“Amerika’nın Sesi”ne göre “Türkiye, Afrin’de Kendi Ürettiği Silahları Mı Test Ediyor ?”

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

 

      İnanırsan ve çalışırsan oluyor.

 

1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nda, iletişim gereçlerinin yetersizliği nedeniyle kendi gemisini batıran Türkiye; bakınız, ülke sevdalıları sayesinde, kısa sürede nerelerden nereye geldi ? Önce, bu acı olayı hatırlayalım :

Kıbrıs’ta 1974 yılında, Rumlara karşı yaptığımız savaşta kendi uçaklarımız, Kıbrıs’a asker ve teçhizat getiren Yunan gemileri zannıyla kendi gemilerimizi bombalamış ve Akdeniz, 54 denizci evladımıza mezar olmuştur. Kocatepe, kendi uçaklarımız tarafından batırılırken; savaş gemilerimizden Adatepe ve M.Fevzi Çakmak ise, bu bombalama olayında hasar görmüştür.

Şimdi de 1974 yılından, 2018 yılına geliyoruz :

“amerikaninsesi.com” (Amerika’nın Sesi) sitesine göre, “Türkiye’nin Afrin bölgesinde yürüttüğü operasyon, Türk silah endüstrisinin gelişimini gösteriyor. Son yıllarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan silah sanayisinde dışa bağımlılığı azaltmanın yollarını arıyor. Erdoğan, önceki gün başkanlık sarayında yaptığı konuşmada, Afrin’deki operasyonlarda kullanılan silahların neredeyse tamamının yerli üretim olduğunu söyledi.” (1)

Bu noktada ülkemizin gözbebeği, ASELSAN’ın danışmanı olan emekli Tuğgeneral Aytekin Ziylan’a kulak veriyoruz :

“…Türkiye, Cumhuriyetin kuruluşundan 1950’lere kadar, milli savunma sanayii kurma çabası içinde idi. 1950’lerde başlayan Amerikan ve daha sonra(ki) Alman askeri yardımları, Türkiye’de savunma sanayiinin geliştirilmesi çabalarının sonu oldu. Ancak 1974 silah ambargosundan sonra, Türkiye milli değil yerli savunma sanayiini geliştirme çalışmalarını başlattı…” (2)

Yukarıdaki açıklamadan anlaşılan, 1974 silah ambargosuna kadar ülkemizde yerli bir silah endüstrisi bulunmamaktır.

Bu konuda sorumlu olan herkes, tabiri uygun olursa “uyumuş”tur.

Kıbrıs Barış Harekatı’nda batırdığımız ve yaraladığımız gemilerimizden sonra bir ders almış olmalıyız ki, 1975’te “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin haberleşme ihtiyaçlarının milli ve özgün olarak karşılanması “ adında bir şirket kurmuşuz.

İşte bu şirket, hepimizin bildiği “ASELSAN”dır.

ASELSAN, kuruluşundan yaklaşık 5 sene sonra 1980’de, ilk sırt ve tank telsizleri üreterek, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim eder ve Erdoğan Hükümeti ile üretim çeşidini daha da artırarak, hızlı bir şekilde yüksek teknolojik ürünleri hedefine alır ve ASELSAN bugün savaş gemisi, füze ve savaş helikopteri yapabilecek seviyeye gelir.

2002’DE ASELSAN ŞAHA KALKTI

“…2003 yılında, SPEWS-II F-16 Elektronik Harp Kendini Koruma Sistemi, Jandarma Entegre Muhabere ve Bilgi Sistemi gibi büyük projeler için uzun dönemi kapsayan sözleşmeler imzalandı.

– 2004 yılında HEWS-CMDS CHAFF/FLARE atıcı sistemi projesi imzalandı.

– 2005 yılında HEWS, Helikopter Lazer İkaz Alıcı sistemi projesi (LİAS) Projesi ve K.K.K.’ lığı Aviyonik Sistem Modernizasyonu projesi imzalandı.

– 2006 yılında ASELPOD projesi imzalandı.

– 2007 yılında ASELSAN Entegrasyon Holü Binası inşası tamamlandı ve yerleşme faaliyetleri gerçekleştirildi.

– 2007 yılında MİLGEM savaş sistemi tedarik projesi imzalandı

– 2008′ de, ATAK sözleşmesi, Çok Bantlı Sayısal Müşterek Telsiz (ÇBSMT) projesi imzalandı ve ASELSAN özgün olarak geliştirilmiş ilk Hava Savunma Radarı’nı teslim etti.

– Ocak 2008′ de Mikrodalga ve Sistem Teknolojileri Grup Başkanlığı, Savunma Sistem Teknolojileri ile Radar, Elektronik Harp ve İstihbarat Sistemleri Grup Başkanlığı olarak yeniden yapılandırıldı.

– 2008 yılında Sahil Güvenlik Komutanlığı arama kurtarma gemisi projesi, AKSAZ ve FOÇA Deniz üssü su altı ve üstü gözetleme ve tespit sistemi (Yunus) projesi, Yeni Tip Karakol Botu projesi ve JEMUS Kastamonu, Konya Telsiz sistemi projesi imzalandı.

– 2009 yılında dört Ar-Ge Merkezi kurulmuş,Leopard-1 Tankı modernizasyonu tamamlandı, MİLGEM Savaş Sistemi 2nci Gemi projesi, Kundağı Motorlu Obüs (Fırtına) Mühimmat aracı için Mühimmat Transfer sistemi projesi ve SAR/ Keşif Sistemi Tedarik Entegrasyon projesi imzalandı.

TELSİZ ÜRETİMİNDEN ULUSLARARASI PROJELERE

– 2011 yılında ASELSAN tarafından özgün olarak geliştirilen Gemi LPI Radar sistemi ALPER (ASELSAN Low Power ECCM Radar), üretiminin ve fabrika kabul testlerinin gerçekleştirilmesini takiben MİLGEM Projesi kapsamında TCG Heybeliada korvetine entegre edildi.

– 2011 yılında “MİLGEM 1. Gemisi TCG HEYBELİADA Deniz Kabul Testleri başarı ile tamamlandı ve donanmaya teslim edildi. SSM, ASELSAN, STM, RAYTHEON firmaları arasında “Ay Sınıfı Denizaltı Modernizasyonu Projesi” imzalandı. SSM ile ASELSAN arasında “Alçak ve Orta İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi Projesi Tasarım ve Geliştirme Dönemi Sözleşmesi” imzalandı. (3)

* * *

Şimdi tekrar kaldığımız yerden “Amerikanınsesi”ne dönüyoruz :

“…Geçen yıl Erdoğan, Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nı doğrudan kendisine bağlayan bir kararname yayınladı. Hükümet, savunma sanayiinin gelişimi amaçlı yatırımlara milyarlarca dolar akıttı. Daha fazla yatırım da yolda. Cumhurbaşkanlığı tarafından Ocak ayında SSM’de yapılan toplantıda ilan edilen resmi rakamlara göre, toplamda 9,4 milyar dolar değerinde toplam 55 proje değerlendirmeye alındı.

Global Source Partners siyasi uzmanı Atilla Yeşilada’ya göre, daha önce yeterli miktarda para yoktu, ancak şimdi var ve AKP bu vizyonunu gerçeğe dönüştürebiliyor. Bu da parti açısından bir başarı hikayesi. Yeşilada, daha önce Türkiye’nin silah ihtiyacının yüzde 80’ini yurtdışından karşıladığını ancak şimdi, kendi tüfeğini, insansız hava aracını ve zırhlı araçlarını ürettiğini söylüyor. Bu şekilde yabancı bağımlılığının azaldığına ve ülkenin yabancı para birimi bazında tasarrufta bulunduğuna dikkat çekiyor. Ama bu noktada Afrin operasyonu, Türkiye’nin kendi silahları için bir vitrin görevi görüyor.

Savunma uzmanı Metin Gürcan, Türkiye’nin çok sayıda yeni askeri teknoloji geliştirdiğini, bunların arasında silahlı insansız hava araçları, helikopterler, akıllı mühimmatlar bulunduğunu ve bunların ilk kez sahada test edildiklerini söylüyor. Gürcan’a göre sahada denenen tüm bu silahlar ve sistemler, daha da geliştirilmiş olacak ve böylece değerleri de artacak.

Stratejik silahların geliştirilmesi konusundaki bağımsızlıkla birlikte Ankara, gözünü uluslararası silah pazarına da çeviriyor. Uzmanlara göre Türkiye, dünyanın önde gelen silah üreticileriyle rekabet etmeyi denemiyor, onun yerine kendisine bir yer edinmeye çalışıyor. Gürcan, Türkiye’nin Ortadoğu, Asya ve Afrika pazarında önemli bir oyuncu olamaya çalıştığını söylüyor.

Gürcan’a göre Türkiye, silah üretiminde teknoloji transferi konusunda tekliflere açık ve ayrıca normal piyasa fiyatlarının altında fiyatlar sunuyor. Bu noktada Türk silah endüstrisinin daha etkili, daha düşük bedelli, cephede denemesi yapılmış ve alıcılar açısından daha az sorun yaratacak yapıda olduğunu öne sürüyor. Ancak Türk silah endüstrisi dışa bağımlılığı azaltma konusunda maksimum noktaya yaklaşmış olabilir.

…Teknolojik boşluklar arasında köprüyü kurmak Ankara’nın önceliği durumunda. Bu durum özellikle sofistike silahların, örneğin yerden havaya füze sistemlerinin siparişi noktasında teknoloji transferini en önemli talep haline getirdi. Aralarında Amerikan Patriot füzelerinin de bulunduğu siparişler, teknoloji transferi konusundaki anlaşmazlıklar yüzünden gerçekleşemedi.

Bu durum Ankara’nın Rusya’dan S-400 füze sistemi sipariş etmesiyle ilgili tartışmalı durumu ortaya çıkardı. Türkiye’nin NATO’daki mütteffikleri de sistemler arasında yaşanabilecek uyum sorunu konusunda uyarılarda bulundular. Ortadoğu Üniversitesi’nden Uluslararası İlişkiler Bölümünden Prof. Dr. Hüseyin Bağcı’ya göre, Türkiye siparişi verdi, ödemesinin yüzde 40’ını yaptı ve ilk teslimatı 2020 yılında alacak…” (4)

Yukarıda yazılanlar toparlanırsa :

Bağımsızlık, ülkenin ihtiyacı olan sivil ve askeri yüksek teknolojiyi ve yüksek teknolojik araçları üretmekle mümkündür.

Bununla birlikte, 21. asırda Nükleer Teknoloji’yi üretemeyen milletlerin, bu teknolojiyi üretenlerin sömürgesi olacağını da bugünden açıkça ilan etmiş olalım.

Son söz :

İnanırsan ve çalışırsan oluyor.

www.canmehmet.com

Resim: Tarafımızca düzenlenmiştir.

Kaynaklar :

(1) https://www.amerikaninsesi.com/a/turkiye-afrin-de-kendi-urettigi-silahlari-mi-test-ediyor/4266540.html

(2) Daha fazlası için bakınız : Naci Özkan, http://www.milliyet.com.tr/2000/03/09/t/entel/ent1.html

(3) Sezgin Akar, Haberler.com (daha fazlası için bakınız : https://www.sondakika.com/haber/haber-aselsan-in-muthis-oykusu-4344327/

(4) https://www.amerikaninsesi.com/a/turkiye-afrin-de-kendi-urettigi-silahlari-mi-test-ediyor/4266540.html

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*