Kemalizm, Eğitim Sistemleri Üzerinden Nasıl Dinselleştirildi? (2)

(Okuma süresi : Beş Dakika)

İlk Bölümde Ülke Anayasasının ve Eğitim Sistemlerinin yapılandırılmasında Demokratik İlkeler ‘in bulunmadığı, Cumhuriyetin kurucuları ve Şeflerinin ifadeleri ile aktarılmıştı.

*

Kemalist Anayasa ve Eğitim Modeli neden halktan bir kabul görmedi ?

Yeni bir toplumsal yaşam biçimi veya kişisel düşüncelerimize göre “İdeal bir toplum!” oluşturmada ; ilgili toplumların alışkanlıklarının ile amaçlarının dikkate alınması zorunludur.

Açık ifadesi ile ; toplumun gerçeklerine-değerlerine uygun olmayan dayatmalar, uzun vadede kalıcı değildir.

Toplumun alışkanlıkları ve amaçlarına zıt dayatmalar, toplumu huzursuz etmesinin yanında ülke ve ekonomisinin büyümesine de engel olacaktır ki: Türkiye ekonomisi 2000’li yıllara kadar halkı için bir refah üretememiştir.

Bunlarla beraber, 1923-2023 Döneminde CHP anlayışı, hiçbir demokratik seçimde halkın serbest iradesi ile iktidar olamamıştır. Bu tespit, Mustafa Kemal Paşa ile İsmet İnönü tarafından da ifade edilmiştir. (*)

Halkın değerlerine ters düşmenin neticesi ile ilgili olarak Dünya çapında şöhrete sahip Harvard Üniversitesi’nde bir İktisat Profesörü bakınız ne demektedir?

Otuz yılımı yatırım, istihsal ve iktisadi gelişme meselelerine verdim ama sonunda şunu anladım ki bütün bu meseleler bir toplumun sosyal yapısı ile orada çarpışan fikirlere, karşılıklı menfaatlerle karşı karşıya gelince hiçbir sonuç vermez. Bizim ekonomik dediğimiz meseleler aslında sosyal ve kültüreldir. (1)

**

Bu kısa açıklamalardan sonra bakalım “Kemalizm” hangi metotlarla ve nasıl dinselleştirildi ?

CHP Tek Parti Döneminde, (1938 Yılında) Cumhuriyet Halk Partisi ile Kültür Bakanlığı bir yazı müsabakası düzenler.

Müsabakanın konusu :  Cümhuriyetin XV. Yıl Dönümünde Türk Gençliğinin Duygu ve Düşüncesi “ dir.

O dönemde, Ülkemizde ilköğretimdeki öğrenci sayısı yaklaşık 800.000 (Sekizyüzbin) civarındadır.

Müsabakaya yaklaşık 100.000 (Yüz bin) öğrenci katılır ki, bu, öğrencilerin yaklaşık %15’nden fazlasıdır. (Kaynağa göre : Katılanlar çoğunlukla ortaokul öğrencileridir ve aralarında az sayıda Lise öğrencileri de vardır.)

Bu müsabaka ile gerçeğinde amaçlanan TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ ‘dir.

**

Verilen bilgiler ile (Yazım-imla hataları) bahsekonu “Şeref Kitabı” na aittir :

“Günümüzde unutulmaya yüz tutmuş olan Şeref Kitabı, Cumhuriyet’in ilanının 15. yıldönümü vesilesiyle (29 Ekim 1938) Cumhuriyet Halk Partisi ve Kültür Bakanlığı tarafından düzenlenen “yazı müsabakası”na katılan ve ödüle layık görülen öğrencilerin yazı ve şiirlerinden oluşuyor.”

Kitabın önemi, alt başlığından ve yayın yılından da anlaşılabileceği gibi, Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünden sadece günler önce Türk gençliğine (ya da en azından Türk gençliğinin o dönemde resmi ideoloji doğrultusunda sosyalleştirilebilmiş olan kısmına) hakim olan duygu ve düşünceleri yansıtıyor olmasından ileri geliyor.

Yine 1938 yılında Cumhuriyet Halk Partisi tarafından kitaplaştırılmış olan bu çalışma, bu yönü itibariyle dönem hakkındaki birincil kaynaklardan biri durumunda…”

“ Şeref Kitabı

Cümhuriyetin onbeşinci yıl dönümünde Türk çocuğunun ve Türk gencinin Cümhuriyet için ve onu kuran Ulu Şefimiz Atatürk için duyup düşündüklerini Cümhuriyet Halk Partisi bir araya toplamak üzere Kültür Bakanlığı ile temasta bulunarak ilk, orta ve öğretmen okulları, san’at, ticaret, ecnebi ve ekalliyet okullarile, lise ve kız enstitüleri talebesi arasında büyük bir yazı müsabakası açtı…

Müsabakaya iştirak eden gençlerimizin yazıları önce mekteplerinde sonra vilayet merkezlerinde teşkil olunan komisyonlarda tetkik olunmuş ve Ankara’da toplanan büyük seçim komisyonuna ilkokullardan 620, orta okullardan 295, sivil ve askeri liselerden 145, öğretmen okullarından 40, hususî liselerden 40, Türk ekalliyet orta okullarından 5, Türk ekalliyet liselerinden 5, yabancı orta okullardan 15, yabancı liselerden 15 talebenin yazısı gönderilmiştir.

Büyük seçim komisyonu, kitabın hacmini ve bayram gününe yetiştirilmesini düşünerek ilkokullardan 12, orta okullardan 19, san’at ve ticaret okullarından 3, sivil ve askeri liselerden 14, öğretmen okullarından 1, Türk ekalliyet orta okullarından 1, yabancı orta okullardan 1 yazı seçmiştir…” (2)

**

“CHP örgütünün hazırladığı “Şeref Kitabı” ndan alınan bir şiir ve bir yazı, o günlerde okulların eğitim durumunu anlamaya yardım edecektir.

ATATÜRK ve CÜMHURİYET

(Mahir Abdumlu, Kütahya lisesi 2nci devre 1inci sınıftan No. 86)

  İçten gelen hislerle, seslerle söylüyorum:

«Bir Atatürk uğruna dünya yansın» diyorum.

  Dumlupınar, yarattı ruhları yeni baştan,

  Her Türk kuvvet alıyor ruha doğan o baştan,

  Cümhuriyeti kurdu Türkün kutsal elinde;

 YARATMAK, İŞTE BUDUR, ALLAHLARIN DİLİNDE.  

 Kalbimin bahçesinden lâle, gül dereceğim,

 Her yıl Cümhuriyetin yoluna sereceğim.

ONBEŞ YIL

(Çetin Güney, Kütahya Lisesi Birinci devre ikinci sınıftan No. 476)

Biz Dumlupınar çocuklarıyız. Bu topraklar üstündeki savaştan doğduk; bu tepeden esen inkılâp havasını içerek büyüyoruz. Kurtuluş destanları, bizi Cümhuriyete bağlıyan ulusal bir iman oldu. Kendi yüreğimizin kabuğunda yaşamıyoruz; içimiz güneş başlı, engin bakışlı Atamızın sevgisile dolu. Altı okla çizdiği ışıklı yamaçlara doğru, dolu dizgin gidiyoruz. Çetin ve uzun yollar, dönüşsüz yürüyüşümüzle kısalıyor.

Ardımıza dönüp bakıyoruz: Onbeş yıl içinde onbeş asırlık yol almışız.

Biz Atatürk çocuklarıyız; istikbal ayaklarımızın sesini dinliyor. Aziz Korucusuna bin şükran.

Devam edecek…

Yönetimin adı, “Cumhuriyet”, ancak, ülkede ne başka bir siyasi parti, ne muhalif bir gazete ve gazeteci ve ne de serbest bir seçimle oluşturulmuş bir Millet Meclisi vardır. CHP anlayışının 7/24 “Demokrasi-özgürlük-eşitlik…!” dediği yönetimin gerçeği budur.

www.canmehmet.com

Açıklamalar ve kaynaklar :

Teşekkür : Araştırmalarımıza ve Osmanlıca metinlerin Türkçeye aktarımında bize yaptığı katkılarından dolayı Evladım Yılmaz Tamer Argüç’e teşekkür ediyorum.

Resim : Tarafımızdan düzenlenmiştir.

(*) A) Mustafa Kemal Paşa : “Seçimleri Jandarma kazandı !” “Yıl 1930, Belediye seçimleri yapılır. Ali Fethi Okyar liderliğinde Serbest Cumhuriyet Fırkası, (SCF) daha ülkenin her yerinde teşkilatını kuramadığı halde, birçok yerde seçimi kazandı. Ama sandıktan çıkamadı ! Bu olguyu seçim sonrası, (Cumhuriyet) Halk Fırkası Antalya Milletvekili Rasih Kaplan’ın, (Mustafa Kemal Paşa’ya hitaben) –‘Paşam, fırkamız seçimleri kazandı !’ sözüne karşılık, Atatürk’ün acı bir tebessümle verdiği yanıt en güzel şekilde açıklar : Seçimleri Jandarma Kazandı !‘ ”Kaynak: SON ÇORBA. Hasan Basri Bilgin, s.115 (Tarih ve Politika, 2002).

B) İsmet İnönü’nün Tek Parti Döneminde yapılan seçimlerle ilgili açık itirafı : “Etrafımızdaki memleketlerin serbest seçimler yaptıklarını görür ve utancımdan odamın duvarlarına bakamazdım..” Kaynak : “tek partiden çok partiye, 1944-1950 (sf:17) Yazar : Metin Toker. (Gazeteci ve İsmet İnönü’nün damadı)

(1)“Osmanlı’dan Günümüze, Kimlik ve İdeoloji”. Yazar: Prof. Dr. Kemal H. Karpat

(2) http://www.derinsular.com/pdf (Yazıdaki vurgulamalar tarafımıza aittir.)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*