Okuma süresi : 10 Dakika.
Son yüzyıllık tarihimizle ilgili devlet-akademik yayınlarda : Osmanlının tasfiyesinde ve kurulacak yeni devlette Lozan Antlaşmasının ilk safhalarından itibaren önemli görevler üstlenen yabancı okul (Robert Koleji – Alliance İsraélite Universelle / Evrensel Yahudi Birliği) mezunları ile, Sabetaistler, Masonlar ve Siyonistler fazlaca öne çıkarılmamıştır.
Bunların yerine 1860’lardan itibaren “Meşrutiyet” veya “Özgürlük !” talepçileri olarak vitrine çıkarılanlar : Siyasetçi, Eğitimci, Diplomat, Gazeteci, Yazar ve Askerlerdir.
…
Osmanlının tasfiyesinde öne çıkan Jön Türk kimliği gerçeğinde maske midir ?
Bu iddiayı açmak için konuya İtalyan Grande Oriente / İtalya Büyük Doğu Locası’ na ait bir hikaye ile başlayalım :
“…Öz Sefarad Yahudisi bir aileye mensup olan Emmanuel Carasso (Türkçeleştirilmiş haliyle Emanuel Karasu) (1863-1934) Selanikli bir avukat iken, İtalyan Grande Oriente adlı büyük mason locasının Macedonia Risorta isimli yerel bir şubesinin Selanik’te kurulmasına ön ayak olmuştur. Selanik’teki bu yerel şube,…1908 Jön Türk Devrimi’nin merkezlerinden biri haline geldi...(1)
Yüzbaşı Mustafa Kemal de Emanuel Karasu’nun kurduğu-İtalyan Grande Oriente- büyük Mason Locası Risorta’nın yerel şubesine kayıtlıdır. (2)
…
İtalyan kaynaklarına göre “Makedonya Risorta ve Labor et Lux Locaları :
Makedonya Risorta Locası, İtalya Büyük Oryantı’nın emriyle, Makedonya Locası’nın küllerinden 1902 yılında kurulmuştur.
1904 yılında Emanuele Carasso (Emanuel Karasu) Büyük Üstat seçilmiş ve bu görevi 1909 yılına kadar sürdürmüştür. Daha sonra, 1908 devriminden sonra milletvekili olarak seçildiği Osmanlı Parlamentosu’nun çalışmalarına katılmak üzere İstanbul’a taşınmıştır. (*)
“Osmanlı İmparatorluğu’nun çehresini değiştirecek olan Makedonya Risorta locasının üyeleri arasında : Genelkurmay Başkanı İsmail Hakki Cambulat, Adalet Bakanı Zade Refik Bey, Mehmet Talat, Midhat Sükrü ve Rahmi Ben Rıza vardı. 1908 devriminde temel bir rol oynadılar.”(**)
…
Emanuel Karasu ve Yüzbaşı Mustafa Kemal ile yolları sık sık kesişecek olan İtalyan Grande Oriente mason locasına kayıtlı İtalyan Komiser Kont Carlo Sforza kimdir ?
“Büyük Savaş” zaferle sonuçlanır sonuçlanmaz, Kont Leopoldo Corinaldi’nin (1875-1952) bu görevi reddetmesi üzerine Sforza, Osmanlı İmparatorluğu ile ateşkesin uygulanması için İtalyan Yüksek Komiseri olarak tekrar İstanbul’a gönderildi (4 Kasım 1918). Corinaldi, Sforza’nın görevinde sağ kolu oldu. Dokuz ay boyunca, İngiliz meslektaşı Amiral Calthorpe ve Fransız meslektaşı Amiral Amet ile birlikte, yenilmiş ülke üzerinde “müttefik askeri hükümet”e benzer bir rol oynadı (3a). Gelecekte Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olacak Mustafa Kemal (3b) …temas kurdu (3c) .
**
Ve hikayemiz başlıyor.
“MÜTAREKE DÖNEMİNDE MUSTAFA KEMAL PAŞA-KONT SFORZA GÖRÜŞMESİ”
“…Bilindiği gibi İtilâf Devletleri, Mütarekeden sonra, barış antlaşması imzalanana kadar Osmanlı Devleti ile ilişkilerini “Yüksek Komiserler” aracılığıyla yürütmüşlerdir. İtalya bu göreve Kont Carlo Sforza‘yı tâyin etmiştir.(4a)
Tarihin garip bir cilvesi olarak, karşı kamplarda yer almalarına rağmen bu dönemde iyi ilişkiler kuracak olan Mustafa Kemal Paşa ve Sforza; İstanbul’a aynı gün, 13 Kasım 1918 günü gelmişlerdir.
…Sforza İstanbul’da; ülkesinin menfaatlerini korumak ve kendilerine yapılan vaadlere ulaşmak için çok yönlü ve çeşitli kesimleri kapsayan ilişkiler kurarken, Mustafa Kemal Paşa da gelecekte başlatacağı bağımsızlık savaşının hazırlıklarını yapmıştır.
Aralarında; Îngiltere, Fransa ve Yunanistan’ın Osmanlı Devleti’ne karşı izledikleri siyaseti tasvip etmemenin dışında ortak bir yön bulunmayan Mustafa Kemal Paşa ve Sforza, bu çerçevede iyi ilişkiler kurmuşlardır.
…Türk kamuoyunu kendi yanlarına çekmek için İstanbul’a geldikten hemen sonra çalışmaya başladığı anlaşılan Sforza, Dışişleri Bakanı Sidney Sonnino’ya 11 Aralık 1918’de gönderdiği bir telgrafta isim vermeden, “iki Türk subayını elde ettiğini” ileri sürmüştür. (4b)
Sforza; Osmanlı Hükümeti’nden memnun olmayan, değişik çevrelerden kişilerle dostça ilişkiler kurmuş ve Mütareke aleyhindeki oluşumlarla da yakından ilgilenmiştir. İstanbul’a gelen İzmir Müdafaa-i Hukuk-1 Osmaniye Cemiyeti’nin temsilcileriyle yakından ilgilenen Sforza, İngiliz ve Fransız Yüksek Komiserlerinin kabul etmediği Vilayât-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti temsilcilerini kabul ederek görüşmüştür…
I. Görüşme
Bu görüşmeden önce Mustafa Kemal Paşa ile İtalyanlar arasında şöyle bir olay yaşanmıştı:
Mustafa Kemal Paşa’nın Şişli’deki evi bir İtalyan birliği tarafından aranmak istenmiş ve Paşa’nın karşı çıkması üzerine İtalyan komutan komiserlikle konuşmasını tavsiye etmişti. Mustafa Kemal Paşa’nın komiserlikle yaptığı telefon konuşmasından sonra birlik, arama yapmadan evi terketmiş ve ertesi gün de İtalyan komutanlığının, “eve kimsenin tecavüz edemeyeceği” ibaresini taşıyan bir kartı getirilmişti.(4c)
Mustafa Kemal Paşa, Sforza ile görüşmesini isim vermeden, “Bir İtalyan şahsiyeti” olarak doğrulamıştır. Fakat bu “İtalyan şahsiyetinin” Sforza olduğu kesindir. (4d)
Görüşmeyi önce Mustafa Kemal Paşa’dan aktarıyoruz:
“Bir gün A… Bey bir İtalyan şahsiyetinin Fethi Bey ve benimle görüşmek arzusunda bulunduğundan bahsetti. Teklifi kabul ettik, çaydayız.. Bahsedilen zât hemen söze başladı: ‘Ben Türkiye’nin hakiki dostuyum. Hükümetin âcizliği yüzünden bu memleketin nasıl fena âkıbetlere sürüklendiğini de görüyorum. Sizin bunları düşünecek ve yeni bir hükümet kurabilecek teşkilat ve adamlarınız var mıdır?”
İttihat ve Terakki Fırkası’ndan bahsettiğine ve bizi de fırkanın reisleri arasında saydığına şüphe yoktu.
Ben ilk defa tanıdığım bu zâtla konuşur olmaktan çekindim.. Arkadaşım, belki de bizde tasavvur olunan ehemmiyeti yanlış çıkarmamak için, kuvvetli olduğumuzu ve kuvvetli arkadaşlarımız da bulunduğunu söyledi. ‘O halde kendinizi göstermelisiniz’ dedi. Biraz da imtihana benzeyen bu konuşmadan nasıl bir netice çıkaracağını düşünüyordum. O günkü hükümeti biraz daha tenkit ettikten sonra bize veda etti ve gitti.
Herhalde İtalyanların başka bir maksatları olmalı idi… Arkadaşlarla bu maksadın ne olabilėceğine hükmettik: Antalya ve havalisinden başka İzmir ve havalisine de hakim olmak! Buraları Yunanlılar’a bırakmamak! Bazı hadiseler bu kanaatime kuvvet verdi.. İtalyan şahsiyeti bizden, fakat Arnavut aslından bâzı kimselerle de temas ediyormuş.
Onlara şöyle bir sır da emanet etmiş. ‘İzmir ve havalisini Yunanlılar’a işgal ettireceklerdir. Türkiye şüphesiz bundan memnun olmaz. İtalya da aynı endişededir. Onun için İzmir ve havalisinde Yunan istilasına karşı silahlı teşkilat yapmalısınız. Eğer bunda muvaffak olamazsanız, hiç olmazsa dostunuz İtalya’yı tercih etmelisiniz.‘ Bu iş için İtalya’nın istenildiği kadar silah ve malzeme vereceğini de temin ediyormuş.
Gene onlar böyle bir mukavemet teşkilatının başına geçebilecek bir kumandan bile bulmuşlar : Ben!
Bunu yapar mı?” diye sormuş, ’emin olunuz‘ cevabını vermişler.
Hattâ, o zât ile mülakat gününün tesbit olunduğunu da haber verdiler. Mülakat saatinde İtalyan şahsiyetinin evinde bulunuyordum. Çok terbiyeli ve nâzikti. Evimi basan İtalyan müfrezesini geri çağırmak için mümessilin nasıl yardım ettiğini anlattım. ‘Ekselans’ dedi, ‘herhangi bir tehlike karşısında sefarethanenin emrinize hazır olduğunu ben de söyleyebilirim.’
Yıldırımla vurulmuşa döndüm, tessürümü saklamak için nefesimi güç tuttum. İtalyan tebaası mı oluyordum?
Dedim ki: ‘Beni buraya mühim bir şeyden bahsetmek için siz dâvet etmiştiniz. Bu mühim şeyi dinlemek istiyorum.’ Bir an durdu, ‘ha!’ dedi, ‘bu mülakatı sizin de tanıdığınız arkadaşlarınız istediler. Öyle pek mühim bir mesele bahis mevzuu değildi.’ ‘O halde fazla rahatsız etmeyeyim’ dedim ve kalktım…”(4e)
Sforza bu görüşme hakkında 17 Aralık 1918’de Dışişleri Bakanı Sonnino’ya aşağıdaki telgrafı göndermiştir:
“İttihat ve Terakki’nin ileri gelenlerinden bir heyet -aralarında Fethi Bey, Çanakkale Kahramanı İsmail Kemal Paşa ve diğerleri vardı- beni görmek için buraya geldiler.. Gelecekte eski gücüne ulaşarak tekrar iktidara gelmesinin dışında, İttihat ve Terakki’nin şimdi gene, kuvvetli ya da daha az organize olmuş bir örgüt olarak Türkiye’de bulunmasının en önemli amaç olduğuna inandım.
Bu düşüncemi onlar da kabul ettiler, ancak bunun nasıl olacağını bilmiyorlar. Benden, içinde bulunulan durumla ilgili olarak tavsiye talep ettiklerinde onlara; ‘İttihat ve Terakki’nin zalimce hatalar ve çılgın katliamlar yaptığını hatırlamalarını’ söyledim. Gerçeği biliyorlar. Irklar geniş özerklikler verecekler; eski formülleri bir yana bırakarak modern yöntemlerle Türkiye Birleşik Devletleri’ni meydana getirmek ve belki de kendilerini böylece kurtarmak istiyorlar.
Avrupa Devletlerinin kontrolünden de kurtulmak istiyorlarsa, özellikle İtalya ve diğer Batılı Devletlerden her alanda müşavir talep etmekte mümkün olduğunca acele etmelerinin kendi menfaatlerine olduğunu da ilave ettim.
Bana teşekkür ettiler ve eğer tekrar iktidara gelirlerse, İtalya’nın desteğini temin etmek istediklerini söylediler”(4f)
**
İtalyan Komiser Sforza ve Mustafa Kemal Paşa Grande Oriente d’Italia üyesi midir ?
“…Massa’daki Mason localarının tarihi büyüleyici. Savaş sonrası dönemde, 1946’da, çoğunlukla eski partizanlardan oluşuyordu…
Bu loca, 1961’de “Carlo Sforza” locası kurulana kadar varlığını sürdürdü. Yirmi son derece gizli üyesiyle bugün hala varlığını sürdürüyor. Bir kişi hariç, hepsi gizli. Massa’lı bir mimar olan, büyük bir kültüre ve yeteneğe sahip Claudio Palandrani , gururlu bir üye olarak bize 2018’de Massa’da bir Mason olarak yaşamanın nasıl bir şey olduğunu anlatıyor:
“…Locam, İtalya Büyük Doğu Locası’na (Canmehmet :Grande Oriente d’Italia) bağlı. Tamamen erkeklerden oluşan bir loca. Massa’da karma loca yok. Sadece kendim adına konuşabilirim, diğer localardan değil. Arkadaşlarımın isimlerini asla açıklamam…”(5)
Kont Carlo Sforza’nın da kayıtlı olduğu İtalya Büyük Doğu Locası’na ait diğer kaynak :
Il sito del Grande Oriente d’Italia (6)
…
Ve İtalyan Büyük Doğu Locasının yerel şubesini kuran Emanuel Karasu kimdir ?
Öncesinde ve sonrasında bir İtalyan vatandaşı olan yakın tarihimizde öne çıkarılan yönü : Sultan II. Abdülhamid’in tahttan indirilme kararını tebliğ edenler arasında olmasıdır.
Gerçeğinde 1908 olaylarının (Devriminin!) tertipçisi olmasının yanında : Osmanlı İmparatorluğunun tasfiyesinin nedeni olan Birinci Dünya Savaşına, Enver, Cemal ve Talat Paşaları kullanarak girilmesini sağlamasıdır.
İddia doğru ise ! Ölümünde sonra gömüldüğü mezara :
“…Emanuele Carasso hakkındaki son haberler,
8 Haziran 1934’te ölüm haberini yayınlayan Londra “Times” gazetesinde yer aldı. Kısa bir süre sonra kızı Ester, onu İstanbul’daki Arnavutköy Yahudi mezarlığına defnetti. Eski Osmanlı İmparatorluğu’ndaki siyasi çalışmaları anısına mezarına bir devlet plaketi yerleştirildi...”(***)
“…Makedonya Risorta Locası, İtalya Büyük Oryantı’nın emriyle, Makedonya Locası’nın küllerinden 1902 yılında kurulmuştur. 1904 yılında Emanuele Carasso Büyük Üstat seçilmiş ve bu görevi 1909 yılına kadar sürdürmüştür. Daha sonra, 1908 devriminden sonra milletvekili olarak seçildiği Osmanlı Parlamentosu’nun çalışmalarına katılmak üzere İstanbul’a taşınmıştır.“
Devam edecek
Resim : Tarafımızdan düzenlenmiştir.
Açıklama ve Kaynaklar :
(*),(**), (***) : Emanuela Locci IL CAMMINO DI HIRAM LA MASSONERIA NELL’IMPERO OTTOMANO. Pagine:50, 51, 52, 77.
(1) “Emanuel Karasu’nun İtalyan Olmasının Öyküsü: Osmanlı İmparatorluğu’nda Egemenliğin Sınırları, Tabiiyet Meseleleri ve bir Biyografi” Ramazan Hakkı Öztan, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/4056810
(2)“…Atatürk’ün 100. doğum yılı münasebetiyle Mimar Sinan dergisi bir özel sayı çıkarmıştı. Bu sayı içerisindeki yazılarda Atatürkçülüğün masonluğa eşit olduğu ve birbirinin aynı olduğu belirtiliyordu. Bu özel sayıda baştan sona Kemalizm-masonluk yakınlığı dile getirilmiştir…Daha sonra (17 Temmuz 1978) Şûra dergisi bu olayı kapaktan vermişti.
Ayrıca Paris’e gittiğimde, ‘Dictionaire Universal de la Franc maçonnerie’ (Paris-1973) isimli mason kaynağından aldığım belgeyi de 1 Aralık 1978 tarihli 153 sayılı Sebil dergisi neşretmişti. Neşredilen belgelerimde Türkiye’de ilk kez, Atatürk’ün de bir mason olduğunu ve locasının “Macedonia Risorta et Veritas” locası olduğunu ispatlamıştım.
Yayımladığım belgelere ne bir resmî kaynaktan ve ne de bir mason locasından bugüne kadar bir tekzip almadım. Belgelerimin aleyhine de herhangi bir yerde yazı yayımlanmadı. İtalyan mason dergisi ‘Rivista Masonica’, Ocak 1973 tarihli sayısında Atatürk’ün, ölümüne kadar faal bir mason olarak hayatını sürdürdüğünü ve ‘Macedonia Risorta et Veritas’ adlı locaya kayıtlı olduğunu küstahça belirtmiştir“(Kaynak : AHMET KABAKLI, “TEMELLERİN DURUŞMASI 2 GAZİ VE ATATÜRKÇÜLER” Sh: 130-31. ON BİRİNCİ BASKI
(3a)Carlo Sforza, İtalya 1914’ten 1944’e, s.54.(3b)Carlo Sforza, Builders and Destroyers, cit.,s.355 ve sonrası.(3c)Carlo Sforza, İtalya 1914’ten 1944’e,s.59. bahsedilen üç eser : (https://it.wikipedia.org/wiki/Carlo_Sforza maddesi kaynaklarıdır.
(4a)Sforza’nın İstanbul Yüksek Komiserliği dönemi için bkz. Mevlüt Çelebi, “Millî Mücadele Таrihimizden Bir Portre Kont Sforza”, C.B.Ü. Fen – Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, Yıl: 1997, say1: 1, ss. 44-53.
(4b) I Documenti Diplomatici Italiani, Ministero Degli Affari Esteri, sesta serie: 1918 – 1922, volume -I-, (4 Kasım 1918-7 Ocak 1919), Roma, 1955, s. 284, Belge 516.
(4c)Falih Rıfkı Atay, Atatürk’ün Bana Anlattıkları, İstanbul 1955, s. 92-93, Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam, c. I, (10. Bsk.), İstanbul 1985, s. 354-355.
(4d) Carlo Sforza, Makers of Modern Europe, Indianapolis, The Bobbs – Merill Com. 1930, s. 365, Gotthard Jäesckhe, Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri, (2. bs.), çev: Cemal Köprülü, Ankara, TTK Yay., 1986, s. 100-101, Lord Kinross, Atatürk Bir Milletin Yeniden Doğuşu, (9. bsk.), çev: Necdet Sander, İstanbul, Sander Yay. 1984, s. 232, Cemal Kutay,
(4e) Atay, a.g.e., s. 100-102.
(4f) I Documenti Diplomatic Italiani, a.g.e., s. 317-318, Belge 582.
Daha fazlası için bakınız : https://atamdergi.gov.tr/tam-metin-pdf/391/tur
“MÜTAREKE DÖNEMİNDE MUSTAFA KEMAL PAŞA-KONT SFORZA GÖRÜŞMESİ” Yrd. Doç. Dr. Mevlüt ÇELEBİ (4a,4b,4c,4d,4e,4f sayılı kaynaklar bu esere aittir.)
(5)MANUELA D’ANGELO.