Sabetaistler ve “Atatürk’ün hocası” Sabataist Şemsi Efendi’nin Fevziye Mektepleri ile ilişkisi (1)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
şimsi efendi

Bilgi (ilim) Ondan yeni bir bilgi üreteceğiniz zamana kadar size sadece yüktür.

 

Maalesef yeteri kadar okuyan ve araştıran bir halk değiliz. Osmanlıyı “Matbaayı geciktirdiler!” suçlamasına rağmen bugün “Her yer matbaa!” ancak yine yeteri kadar okumamaktayız. Demek ki sorgulanması gereken sistemler değil, halk olarak bizlerin anlayışıdır.

Bir imparatorluk kaybettik ve yerine yeni bir anlayışla “Bir Devlet kurduk!

Yeni Devletin kurucusu” Olarak Mustafa Kemal Paşa’yı bilmemize (yazılmasına-anlatılmasına) rağmen iddia edilebilir ki hakkında (siyasi bağlantıları vb) nerede ise hiçbir şey bilmiyoruz.

İlginç değil mi?

İlkokuldan itibaren, “7 gün 24 saat” Mustafa Kemal Paşa’yı her olayımıza dâhil etmemize, konuşmamıza, tartışmamıza rağmen hakkında kendisinin anlattıkları dışında (Siyaseti-Fikri Yapısı hakkında) fazlaca bir şey bilinmemektedir.

İsmet İnönü ve Kazım Karabekir Paşa, Mustafa Kemal Paşa’nın çok yakınında ve Devletin kuruluşunda birlikte olmalarına rağmen her iki asker ve siyaset adamının anılarında  (günlüklerinde); “dişçi randevuları’” gibi detaylar olmasına rağmen yaşanan (nerede ise) hiçbir önemli olay açıklanmamıştır.

Bunlardan anlaşılan;

Ya yaşananlar üzerinde nedeni bugünde açıklanmayan çok ciddi bir “Devlet Sansürü!” vardır.

Ya da açıklanmasında kendi uygulamaları bakımından bilenmesi istenmeyenler.

“İstiklal Savaşı ile ilgili yaşananları Mustafa Kemal Paşa, NUTUK’ta açıkladı ya…”

Diyenler elbette olacaktır.

Ancak belirtilmelidir ki, “NUTUK” bir siyasi belgedir. Tarih Kitabı değildir.

NUTUK, Olayların Mustafa Kemal Paşa’nın gözüyle (taraf olarak) değerlendirilmesidir.

İlginçtir, İstiklal Savaşı ile ilgili yabancı yazarların (İngiliz-Amerika-Fransız-Almanların) anlatımında da ne hikmetse NUTUK’ta olduğu gibi olaylar hep, 19 Mayıs 1919’da başlamaktadır.

Ve bu nedenle bugün üzerinden yüz yıl geçmiş olmasına rağmen bizler hala,  “19 Mayıs 1919” öncesini tartışmaya devam etmekteyiz.

Bu dizide, hakkında “19 Mayıs 1919” gibi, çok konuşulmasına rağmen (çoğunluk tarafından) fazlaca bir şey bilinmeyen, öğrenci Mustafa’nın öğretmeni Sabataist (Türk ismi ile) Şemsi Efendi ve Fevziye Mektepleri anlatılacaktır.

Ve her zaman olduğu gibi kaynak olarak sadece olaya birinci derecede şahitler ile ilgili dönemin belgelerine ulaşma şansı olanların yazdıkları kullanılacaktır.

Ki, araştırmacılarına (doğru) bir kapı açılmış olsun.

**

Meraklıları için sık sık alıntı yapılacak kaynak kitap ve yazarı hakkında kısaca bir bilgi;

Kitap ve Yazarı; EVET BEN SELÂNİKLİYİM… Türkiye Sabetaycılığı Üstüne Makaleler,  ILGAZ  ZORLU,

ILGAZ ZORLU kimdir?

ILGAZ ZORLU, 1969’da İstanbul’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini bu kentte tamamladıktan sonra, 1986-90 yılları arasında Bursa’da Uludağ Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi Kamu yönetimi bölümünü bitirdi. 1990-91 yıllan arasında Dr. Gad Nasi’nin yardımları Kudüs’te bir yıl sûren araştırmalarda bulundu.  Bu arada Sabetaycılığın önemli kaynaklarının muhafaza edildiği Ben Zwi Enstitüsünde incelemeler yaptı. Yavne Kibbutz’unda Yahudi tarihi ve kültürü konusunda eğitim gördü. Halen İstanbul’da yaşayan yazar, Selanik’te okulu ile ün salan ve Atatürk’ün ilk öğretmeni olan Şemsi Efendinin altıncı kuşaktan torunudur. (İlgili kitaptan)

**

İlk bölümde kaynaklardan alınan kısa alıntılar aktarılmaktadır.

Kavramı, Konusu ve Araştırılması Açısından Sabetaycılık

“..Osmanlı toplumu ve günümüz Türk toplumunun gerek sosyal gerek kültürel evreninde “Dönmelik” konusunun önemli bir veri vardır.

16. yüzyıl Musevi dünyasında beklenen Mesih olduğunu iddia ederek, çevresine topladığı müritlerini kutsal topraklara götürüp orada bir Yahudi devleti kuracağını söyleyen Sabetay Sevi artan gücü nedeniyle Ortodoks Musevi din adamlarınca bir tehlike olarak görülerek, Osmanlı Sultanı’na şikâyet edilmişti. Sultan karşısında, kendisine yapılan telkinlerle Müslümanlığı seçen Sabetay, müritlerini büyük bir düş kırıklığına uğratmışsa da, ikiyüz ailelik bir grup tarafından inançla takip edilmiştir…

(Bu aileler) Selânik’e yerleşerek dışta Müslüman içte Yahudi âdetlerini sürdürmek suretiyle yirminci yüzyıl başlarına kadar yaşayagelmişlerdi.” (1)

…Selanik şehrine yerleşen Sabetaycılar, tüm diğer etnik topluluklardan bağımsız, kendi aralarında iş bölümüne dayalı bir dinî ve sosyal hayatı Osmanlı otoritelerinin hoşgörüsü içinde yaşama çabasına giriştiler. Fakat Yahudi sosyodini hayatına bağlılıkları aralarındaki kan bağı, ortak lisan gibi unsurlar nedeniyle de tam olarak bu yasaklamalara uyamadılar ve tarihî belgelerin de desteklediği gibi her dönemde Yahudi topluluklar ile ilişkilerini sürdürdüler. Hahamlar arasında dinî tartışmalar gizliden gizliye devam etti. Her ne kadar dışarıya karşı bu gizlendiyse de Özellikle gelişen ticari hayatın doğal bir sonucu olarak bu ilişkiler hep varoldu. (2)

Ondokuzuncu yüzyılla beraber Osmanlı toplum dinamiğinde ortaya çıkan faklılıklara paralel olarak değişmeye başlayan siyasî ortamda da, bir kimlik arayışına girdiklerinde de hep Yahudîler yanlarında olmuştur. Nitekim ittihat ve Terakki hareketi ve bununla beraber o dönemde etkinlik kazanan masonluk içinde kurulan dostluklarda Sabetaycılar’ın ve Yahudiler’in aynı amaçlar altında birleşmeleri de bu nedene dayanmaktadır.

O kadar ki dönem içinde doğan ve fakat İstanbullu Yahudiler’ce benimsenmeyen Siyonizm hareketine Sabetaycılar daha fazla destek vermişlerdir.

Dönemin etkili isimlerinden” Cavid Bey’in (*) ve gazeteci Ahmet Emin Yalman’ın  İsrail’in kurulusunu destekleyen fikirleri acaba bir raslantı mıdır? (3)

Sabataistler kimdir?

ATATÜRK’ün öğretmeni Şemsi Efendi, 1852  doğumlu bir Sabataist idi.

O tarihlerde Sabataistlerin bir zahirî Müslüman ismi bulunuyor, bir de asıl kimliklerini teşkil eden Yahudilik ismi bulunuyordu. Şemsi Efendi’nin Yahudilik ismi bulunuyordu. Şemsi Efendi’nin Yahudi ismi neydi, kaynaklarda buna dair bir bilgi bulamadım.

Yahudi Türkler Yahut  Sabetaycılar (4) Şemsi Efendi Sabataist çocuklarını okutmak, Batı medeniyeti seviyesinde genel kültür sahibi olmalarını sağlamak maksadıyla modern bir mektep açmak istiyordu.

Kendisine, Sabataistlerin Kapancı grubu üyelerince maddî imkân sağlanmış ve okul açılmıştı.

İşte Mustafa Kemal de çocukluğunda bu okulda okumuş. Şemsi Efendi’nin rahle-i tedrisinde dirsek çürütüp ondan feyz almıştır.

Araştırmacı Ilgaz Zorlu Bey, Toplumsal Tarih dergisinin sayısında (1 Ocak 1994) yer alan “Atatürk’ün İlk Öğretmeni Şemsî Efendi Hakkında Bilinmeyen Birkaç Nokta”

ilk yazısında bu zatın o zamanın büyük bir Sabataycı kabalisti olduğunu beyan etmektedir. Şemsi Efendi, Osmanlılara ve Müslümanlara kendini Müslüman biri olarak tanıtırken, el altından gizlice Sabatay dininin yayılması, Sabataycıların bilgilenmesi, güçlenmesi, üstün hale gelmesi için çalışıyordu. Kurduğu okulun “Akaid-i diniye” hocalığını üzerine almıştı. Bu derslerde Dönme öğrencilerine zahiren nasıl Müslüman görüneceklerini, bâtınen de Yahudiliğin Sabatay Sevi mezhebine nasıl bağlı kalacaklarını öğretmiş olsa gerektir. (5)

Meşhur Sabataycı gazeteci Ahmed Emin Yalman 1922’de Vatan gazetesinde yazdığı “Tarihin Esrarengiz bir Sahifesi’ adlı yazı serisinde Sabataistlerin Karakaşlar grubunda meydana gelen ilerlemenin Şemsi Efendi’nin açtığı Feyziye Mektebi sayesinde olduğunu iddia ederek “… iki asırlık fakr ü cehaleti beş on senelik bir intibah silip süpürdü. Bir zamanlar memleketin en mükemmel terbiye müessesesi olan Fevz-i Sıbyan ve Feyziye’nin bu intibahın husulüne pek büyük bir tesiri olmuştur” cümlelerini yazmıştır.

Atatürk’ün ilk hocası Şemsi Efendi bütün gayretiyle Sabatay Sevi’nin dinine bağlı olan Selanik Dönmelerinin ilerlemesi ve güçlenmesi için çalışmıştır. Balkan harbinden sonra Türkiye’ye gelen bu zat, 1917’de ölmüş ve dönmelerin Üsküdar  Bülbülderesi’ndeki özel kabristanlarına gömülmüştür.

Ölümünden altı yıl sonra öğrencisi Mustafa Kemal Paşa yeni Türkiye cumhuriyetinin devlet başkanı olacaktır.

Gönül arzu eder ki, ciddî ve kudretli tarih araştırmacıları çıksın ve bu Şemsi Efendi hakkında sahih bilgilere ve belgelere dayalı ciddî kitaplar yazsın.

ABD’de yayınlanan bir gazetede okuduğum bir yazıda, çocukluğunda Atatürk’ün bir de Karay hocası olduğunu beyan ediyordu. 1911’de Trablusgarp savaşma kara yoluyla giden Mustafa Kemal, Kudüs’te bulunduğu sırada, kaldığı otelin lobisindeki birkaç Yahudi ile konuşurken onlara “Babam bana bir Karay hoca tutmuştu” demiş olduğu yazılıdır. Burada daha fazla tafsilât veremeyeceğim. Bu konu da incelenmelidir.

Bu Karay hoca kimdir? (6)

 

Devam edecek…

-Yeni devletin kurucuları kimlerdir?

Sabetaistler Yeni Devlet’in kurulmasında ne ladar etkin olmuşlardır?

Resim;

(*) Cavit Bey, Hem İttihat-terakki, hem de Cumhuriyet dönemi siyaset dünyasının içindedir ve önemli görevlerde bulunmuştur.

(1) EVET BEN SELÂNİKLİYİM… Türkiye Sabetaycılığı Üstüne Makaleler, ILGAZ ZORLU, Sahife;.26)

(2)  A.g.e; Sahife: 23 …

(3) A.g.e; Sahife:24

(4) Yahudi Türkler Yahut  Sabetaycılar,  Mehmed Şevket EYGİ, Birinci Baskı . Ağustos 2000. Sahife;96

(5) A.g.e; Sahife;97

(6) A.g.e; S.98

 

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*