Küreselcilere göre; “Türkiye Büyükçe Bir Tarım Ülkesidir.” Öyle kalmalıdır (2)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Gelişmesi yavaşlayan Avrupa’nın en son istediği, Türkiye’nin sanayileşmesidir.

 

İçerikte, Türkiye’nin bir Tarım Ülkesi olarak kalması, sanayileşmemesi için kapı arkalarında nasıl bir savaş verildiği anlatılmaktadır. Bunları öğrenmeden günümüzdeki olayları sağlıklı değerlendirmek mümkün değildir.

Konya’yı, “Buğday Ambarı” olarak biliriz değil mi? Size, Konya’da yerli motor ve traktör üretildiğini ve ihraç edildiğini söylersek inanır mısınız?

Vali İhsan Dede’nin tayini Konya’ya çıkar. Adet üzerine şehirdeki tesisler gezdirilir, sıra motor, traktör üreten tesistedir.

Vali tesisleri görünce,

– “Allah… Allah! Konya’da yerli motor, traktör mü üretiliyor!” ifadesi ile şaşkınlığını belirtir ve bunu basın yolu ile ülkeye duyurmak ister, ilgililer yayınlanmasını istemezse de, tesis ve üretimi ulusal medyada kamuoyuna duyurulur.

Duyurulması ile birlikte ibretlik hikâyemiz başlar…

Dört yıl önce Milli Gazete’nin Sorumlu Yazıişleri Müdürüydüm. Aynı gazetenin ilan müdürü Halil Gölve, Yardımcısı Metin Emanet ile birlikte TÜMOSAN’ı ziyarete gittik. Bize fabrikayı gezdiren ve imal ettikleri traktörleri göstererek,

“Bu güzel araçları kullandırmadan sizi buradan göndermem” diyen, 54. TC. Hükümeti’nin Çevre Bakanı ve o zaman TÜMOSAN’ın işletme koordinatörü olan Ziyaettin Tokar, sorularımızı şöyle cevaplamıştı:

İSTER HELİKOPTER YAPIN, İSTER TRAKTÖR

-Konya’ya TÜMOSAN’ı kim kurdu?

“Allah O’ndan razı olsun, Erbakan Hocam kurdu. TÜMOSAN öyle güzel bir tesis ki; ister helikopter imal edin, ister otobüs, ister tank yapın, ister traktör. Yani bugün Konya’dan sanayi kenti diye bahsediliyorsa; Konyalı bunu TÜMOSAN’a, yani Erbakan hocamıza borçlu. Bu başarı Erbakan’a mal edilmesin diye bu güzel tesis yıllarca atıl bırakıldı. Buraya genel müdür tayin edilen emekli albay Orhan Şahinoğlu’nun, telefonda birilerine “Merak etmeyin efendim, burada traktör imalatını durduracağım” dediğine bizzat şahit oldum”

TÜMOSAN’A ECEVİT DARBESİ

-Erbakan Hoca, bu fabrikayı nasıl kurmuş? 

1975’te Devlet Bakanı ve Başbakan yardımcısıyken kararname çıkarttırmış. Bu kararname ile devlet teşebbüsü olarak Makine ve Kimya Endüstri Kurumu (MKEK), Türkiye Zirai Donatım Kurumu (TZDK), Şekerbank, Türkiye Denizcilik Bankası ve Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası’nın iştirakiyle, 100 Milyon TL sermaye ile Türk Motor Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi TÜMOSAN’ı kurdu. TÜMOSAN, sadece Konya’da değil, Türkiye’nin 11 vilayetinde motor, aktarma organları ve araç üretimi yapacak entegre tesisler olacaktı. Konya’da traktör ve traktör motorları, mesela İnegöl’de jip ve jip motorları (askeri araç) Niğde, Nevşehir, Mardin’de TÜMOSAN’ın branşları olacaktı.  TÜMOSAN, (Türk Motor Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Türkiye’nin ilk dizel motor üreticisidir.

 

GENEL MÜDÜR ŞAHİNOĞLU TELEFONDA: “BURADA TRAKTÖR YAPTIRMAYACAĞIM” DEDİ

-Bu saydığınız tesislerin yapılması gerçekleşti mi?

Gerçekleşmedi, çünkü Milliyetçi Cephe hükümetinden sonra Ecevit geldi, İşletmeler bakanlığı kuruldu. O sırada TÜMOSAN’ın 9-10 tesisi, yaptırılmadı. Yaptırılanlar da kapatıldı. Bir Konya’daki bugünkü TÜMOSAN ile bir de Aksaray kalmıştı. Aksaray’ı daha sonra Otomarsan satın aldı. Konya’daki TÜMOSAN’a da emekli albay Orhan Şahinoğlu’nu genel müdür tayin ettiler. O da burada üretimi durduracağını söyledi. O zaman ben de makine mühendisi olarak TÜMOSAN’da müdür idim. Genel müdürümüz Şahinoğlu, telefonda karşı tarafa: “Efendim, siz hiç merak etmeyin. Traktör fabrikasında önce imalatı durduracağım, sonra fabrikayı kapatacağım” derken şahit oldum.

KEÇECİLER BENİ TAYİN ETTİRDİ, ANAPLI İKİ BAKAN KARARNAMEYİ 12 AY İMZALAMADI

ANAP iktidarı döneminde Konyalı sanayiciler, TÜMOSAN’ın yeniden ihya edilmesini istediler. Çünkü Şahinoğlu traktör üretimini durdurmuş, motor üretimi de sekteye uğramıştı. 1992’de Mehmet Keçeciler beni buraya Genel Müdür olarak tayin ettirdi. Ancak tayin kararnamesini o zaman Sanayi Bakanı olan Şükrü Yürür 11 ay, ondan sonra gelen Kazım Rüştü Yücelen de 30 gün imzalamadı.

-Acaba niçin imzalamamışlar?

Çünkü benim Milli Görüşçü olduğumu biliyorlarmış.

 

TRAKTÖR VE MOTOR  İMAL EDİLMİYOR, İŞÇİLER PERİŞANDI

-Sonra Keçeciler, Konyalıların tazyiki ile yeniden devreye girmiş ve kararnamenizi imzalatmış. Siz buraya genel müdür olarak geldiğinizde nasıl bir TÜMOSAN buldunuz?

Genel müdür olarak buraya geldim ki, 11 aydır işçi grevde. Traktör imalatı yok. İşçiler perişan. MESS rakip bir traktör fabrikasının sahibinin emrinde. O fabrika sahibi buranın kapanmasını istiyor. Biz TÜMOSAN olarak iş veren Sendikası MESS’e üyeyiz. MESS yetkilisi. “Siz İşçi Sendikası Öz Çelik İş ile görüşemezsiniz. Yetkili biziz” diyor.

-Bu durumda ne yaptınız?

Bu böyle olmaz dedik ve MESS’ten ayrıldık. Fabrikayı fatihalar okuyarak, kurbanlar keserek açtık. İşçiler bayram etti. Motor siparişleri iptal olmak üzereydi. Onları aldık. Traktör üretimi için makine ve tezgah var. Ama 10 sene traktör üretilmemiş. Traktör üreteceğiz dedik. Sermaye yok. Sanayi Bakanlığı müsteşarı Akın Çakmakçı ile görüştük. Bana dedi ki: “Evladım bu böyle olmaz. Sen bunu bir sene önce söylemen lazımdı”

KONYA VALİSİ İHSAN DEDE, YERLİ TRAKTÖRLERİ GÖRÜNCE, SEVİNCİNDEN “ALLAH” DİYE BAĞIRDI

-O zaman ne yaptınız?

Gençliğin verdiği heyecanla bize iş yapan sanayicileri topladık. “Bize parça gönderin, size 120-180 gün vadeli çekler verelim.” Sanayiciler dedi ki: “Çek vermenize gerek yok. Biz size 6 ay sonra ödemek şartıyla parça vermeye devam edeceğiz.” Konya esnafı ve sanayicisi gerçekten bize destek oldu. Sessiz sedasız traktör üretmeye başladık. Yaptığımız traktörleri dizdik. İşçiler seviniyor. Konya Valisi İhsan Dede beni ziyarete geldi. Traktör yaptığımızı görünce, sevincinden “Allah” diye bağırdı.

 

HÜRRİYET’İN HABERİ BENİ GÖREVDEN ALDIRDI

“Mahalli basını, ulusal basını çağırın. Gelsin, haber yapsınlar” dedi. Biz karşı çıktık, “Basını çağırmayın sayın Valim, biz memlekete hizmet olsun diye yapıyoruz” dedik. Vali Dede: “Olur mu öyle şey” dedi ve basını çağırdılar. Ertesi gün Hürriyet gazetesinde “İşte yerli traktör” haberi çıktı. O haber çıktıktan sonra benim TÜMOSAN’dan alınma kararnamem hazırlandı. TÜMOSAN traktör üretimine o zaman başladı ve devam ediyor. Türkiye’de şu anda traktör üretiminde 2. sıradayız. Birinci sırada Türk traktör.

 

TÜMOSAN KONYA’NIN VE TÜRKİYE’NİN GÖZBEBEĞİ

-TÜMOSAN’ın Konya ve Türkiye sanayindeki yeri nedir?

TÜMOSAN Konya Konya için değil, Türkiye için de önder kuruluştur. TÜMOSAN ayağa kalktığı zaman önce Konya sonra Türkiye ayağa kalkar. TÜMOSAN sekteye uğradığında Konya sanayii krize girdi. Yemen’e ihracat yapmışlar. Traktör başına 50 dolar indirim yaptıkları için sorumlular hakkında soruşturma yapılmış. Halbuki ihracat yapmak için değil 50 dolar gerekirse 500 dolar indirim yapabilirsin. 2004 yılının Temmuz’unda burası özelleştirildi ve fabrikayı Albayraklar satın aldı. Üretim adetleri 100’lü adetlerden 10.000’ler seviyesine yükseltildi..

Yılda 45.000 adet traktör ve 75.000 adet motor üretim kapasitesi bulunan şirketimizin 50-115 HP aralığında 3 ve 4 silindirli motorları ile yine aynı güç kategorisinde tarla ve bağ bahçe, 2WD – 4WD çekiş özellikli, kabinli ve tenteli olmak üzere 9 seride 170 farklı model traktörü bulunuyor. TÜMOSAN kendi traktörü üzerinde kendi motorunu kullanan ve Avrupa Birliği normlarına başarı ile uyum sağlayan sayılı üreticilerden biri. TÜMOSAN üretim yeri Konya’da 1.600.000 metrekare arazi üzerinde 82.000 metrekare kapalı alanda faaliyet gösteriyor.

-Fabrikanızda ne kadar insan çalışıyor?

TÜMOSAN olarak İSTANBUL SANAYI ODASI (İSO) değerlendirmesinde 185. sırada yer alan şirketimiz aynı zamanda Konya’nın 2. büyük sanayi kuruluşuna sahip. Üretim tesislerinde hali hazırda 100’ü beyaz yakalı, 255’i mavi yakalı toplam 355 personel görev yapıyor.

 

PAKİSTAN, NİJER, YEMEN, FİLİSTİN  VE KAZAKİSTAN’A MOTOR İHRAÇ EDİYORUZ

Yani, eskiden 3 misli personelle yılda 300 traktör yapılan yerde biz bir ayda yıllık üretimin 2 misli üzerinde ve üçte bir personelle yapmaya başladık. Pakistan’a yılda 24 bin motor gönderiyoruz. Onlar orada traktör yapıyorlar. Pakistan’dan sonra, Nijer’e, Yemen’e, Kazakistan’a ihracatlarımız oluyor. Türkiye’de 81 ilde bayi örgütümüzü tamamladık.

 

70 TEMEL TİP TRAKTÖR YAPIYORUZ

-Siz göreve geldikten sonra başka ne gibi değişiklikler yaptınız?

Mesela TÜMOSAN devletin iken yılda 3 temel tip traktör yapılırken, biz gelince 70 temel tip traktör yapmaya başladık. Biz bunlara ana tip diyoruz. Bunların çeşitleri de şöyle: Bir ana tipi aldığınız zaman; mesela onun bir normal tipi, çift çekerlisi, tentelisi, dar lastiklisi, geniş lastikli, farklı beygir gücü olanlar var.

 

İSTER TANK, İSTERSENİZ TANK MOTORU YAPALIM

-Yeni Şafak’ta sizinle yapılan röportajda diyorsunuz ki: “Erbakan Hoca’dan Allah razı olsun, öyle bir fabrika kurmuş ki; ister helikopter motoru yapın, ister traktör, ister kamyon, ister otobüs. Her şeye müsait. Bu doğru mu?

Doğrudur. Bugün de iddialıyız. Helikopterin motoruyla birlikte tamamını burada yapabiliriz. Geçenlerde Savunma Sanayi Müsteşarlığından bir ekip geldi buraya. Altay isimli yerli tank projesi var. “Burada tank motoru yapalım” dediler. Gülümseyerek dedim ki: “1970’li yılların sonlarında Erbakan hocam ‘Tank motorlarını yapalım, tank yapalım’ dediğinde başta medya bütün herkes ayağa kalkmıştı. ‘Siz ne yapıyorsunuz? Aklınız başınızda mı?’ Tank motoru yapmak için geldiler. İncelediler. Öyle bir çalışma da var.

-Yeterli teknik eleman var mı?

Eleman konusunda Konya, Türkiye’nin sanayi bakımından gelişen bir ili. İşçilik ucuz, kaliteli, dünyaya açılmış bir sanayi. Eleman, arazi, yerleşim, iletişim sıkıntısı yok.

-Konya’da arazi, eleman, yan sanayi, iletişim ve ulaşım var. Eksik olan ne?

Eksik olan helvacı.

-Helvayı yapacak olan siz değil misiniz?

Biziz tabii, dolayısıyla Konya’da yapılamayacak şey yok. Mercedes, Caterpiller, Chavrolet gibi ünlü markaların yedek parçaları Konya’da yapılıyor. İşçilik ucuz. Kira ucuz. İstanbul, Ankara ve Bursa gibi büyük şehirlerde iş alıyorlar, işin maliyetini kurtarabilmek için kendileri yapamıyorlar. Getirip Konya’da yaptırıyorlar. Konya’da yapılamayacak hiçbir şey yok. Onun için biz her zaman olduğu gibi ona talibiz. Mesela şu anda hibrit otomobillerin yapılması söz konusu. Güneş enerjisiyle çalışan otomobillerin yapılması söz konusu.

 

İSTENİRSE, OTOMOBİL DE YAPARIZ

-TÜMOSAN hibrit otomobil yapımına da talip mi?

Evet, eğer bizden istenirse, onları da yaparız. Bu konuda Sanayi bakanlığı’nın çalışmalarını duyuyoruz. Mercedes’in yurt dışında çalışan Türk asıllı mühendislerinin geliştirdiği projeler var. Başbakanın binip gezdiği otomobil üretimi yapılacak. Hidrojen enerjisiyle yapılacak otomobil motoru için 250 milyon dolar ayırmışlar. İddia ediyorum biz onu 50 milyon doların altında burada gayet rahat yaparız. Biz bu konuda iddialıyız. Önemli olan organizasyondur.

-Bu tür otomobillerin yapılmasına karar verecek olan siyaset mi?

Tabii ki buna karar verecek olan Sanayi bakanlığı, yani siyasettir. Başbakan ya da Sanayi Bakanı dese ki: “Bu otomobil TÜMOSAN’da yapılacak’. Onu da yaparız.” (1)

Peki, Küresel Sermaye bizim sanayileşmemizi çıkarlarına uygun görür mü?

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, 2011’de ülkemizi ziyaretinde;

-“Büyük bir tarım ülkesi olan Türkiye için hammadde fiyatlarının düzenlenmesinin önemli olduğuna işaretle, Tarım, Gıda, Balıkçılık, Kırsal Kesim ve Bölgesel İdare Bakanı Bruno Le Maire ile Türkiye’ye geldiğini ifade ederek, bu konuda Türkiye’nin oynayabileceği çok önemli bir rolü olduğunu…”  açıklar.

Sarkozy Başkan özetle, Konya’yı “Buğday deposu” Türkiye’yi de “Büyük bir tarım ülkesi!” olarak görmek istediğini beyan etmektedir.

Konya’nın kendi pazarı (sömürgesi) olarak gördüğü Afrika’ya buğday yerine; Motor, Traktör satması, Başkan Sarkozy’nin (Özellikle de Almanya’nın liderliğini yaptığı Avrupa Birliğinin) herhalde istediği en son projedir.

Mevcut hükümetin, ülkemizde “Yerli otomobil” üretimi ile ilgili bir ciddi niyeti, çalışmaları olduğunu, üreteceklere de büyük destek vereceğini defalarca açıkladığı ve buna karşılık olarak;

Büyük Sermayenin de hükümetin bu davetine olumlu cevap vermediğini biliriz.

Gelişmesi yavaşlayan Avrupa’nın en son istediği, Türkiye’nin sanayileşmesidir.

Yazılanların yorumunu, Lale Kemal’a ait yazıdan kısa özet vererek okuyanlara bırakıyoruz.

“28 Şubat’ın silah sanayii nihayet yargıda

Daha darbe girişimi iddialarından yargının hesap sormaya başlamadığı 2006 yılında, ağırlıklı 28 Şubat darbesine giden süreçte gerçekleşen silah alımlarında yolsuzluklar yapıldığı, ülke menfaatlerinin korunmadığına dair iddialarla ilgili bazıları şimdi 28 Şubat sanığı olan generaller ve bazı sivil şahsiyetler hakkında suç duyurusunda bulunulmuştu. Yüzlerce sayfayı bulan ve bu iddialara dayanak oluşturan çok sayıda gizli belge ekleriyle birlikte suç duyurusuna konu olmuştu. Ahmet Necip Boynueğri, devletin silah alımlarını gerçekleştirdiği iki kurumundan biri olan Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nda (SSM) kurulduğu 1975 yılından itibaren elektronik mühendisi olarak çalışıyordu ve silah sanayiinde nasıl dışa bağımlı hâle getirildiğimiz iddialarını destekleyen yüzlerce sayfayı içeren suç duyurusunu, 2006 yılında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Genelkurmay Başkanlığı Askerî Savcılığı, Başbakanlık, Maliye Bakanlığı, Sayıştay dâhil pek çok kuruma yapmıştı. Ancak bu suç duyurularına ilgi gösterilmediği için işleme de konmamıştıYazının tamamı için bakınız;  http://www.taraf.com.tr/lale-kemal/makale-28-subat-in-silah-sanayii-nihayet-yargida.htm

**

Resim; http://www.zenartrend.com/yazarlar/gokalp-sofuoglu-1/turkiye-nasil-kurutulur

(1)Haber; Sayın Selami Çalışkan’a aittir. Yazının tamamı için bakınız; http://www.haber365.com/Haber/Yuzde_100_Yerli_TUMOSANin_Hikayesi/

Meraklıları için; http://www.tumosan.com.tr/tr/index.php/tarihce

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*