Lozan’ın Sırrı : Britanya’nın Saltanatın İstanbul’dan Uzaklaştırılmasını İstemesi mi?

Türkiye’nin Paylaşılması (*)

İngiltere İstanbul’da, Fransa Kilikya’da.

İçerik : 8 Mart 1920 tarihli (Fransız) Umanite (L’Humanité) gazetesinin baş makalesinin tercümesidir :

Geçmişte Türkiye’nin paylaşılması hakkında düzenlenen projeler içinde, şimdi ansızın ortaya çıkan arazi dağıtımı gibi projeyi vaktiyle kimse keşfedemez ve İngiltere’nin bir gün İstanbul’da yerleşmek isteyeceğine de şüphe edemezdi.

On sekizinci asırda; 1854, 1878 senelerinde olduğu gibi İngiliz siyasi geleneği, Rusya gibi bir büyük devletin İstanbul’u zapt etmesini daima engellemek olmuştu.

1915’teki gizli anlaşma ile boğazların Çarlık Rusya’sı eline geçmesine İngilizlerin onay vermesinin tek etkeni, Rusya’nın Üçlü Anlaşma’ dan ayrılmak tehdidi ve Fransa’nın, Londra Dışişleri Bakanlığı’na uyguladığı baskı olmuştu.

Rus Emperyalizmi ’nin ortadan kalkması ve Türkiye üzerindeki Alman siyasi ve iktisâdi vesayetinin yok olması ile İstanbul, Boğaziçi ve Çanakkale’yi İngiliz mülkleri arasına katmak gibi beklenenlerin de ötesinde bir projeye Londra Kabinesi karar verdi.

Dünya Savaşı genel sonuçlarıyla incelendiğinde, Rus ve Alman Emperyalizmi ’nin mahvolmasından yararlanan İngiltere’nin, Asya’daki sömürgelerini genişletmekten başka bir sonuç vermediği görülüyor. Geçen yaz ”Cox” Anlaşması ile İran’a el konulması, bu sonuçların birincisi ve İstanbul’un işgali de ikincisi olmuş olacaktır. (Canmehmet : İran ve Türkiye’nin hangi operasyonlarla dizayn edildiğini merak edenler : Şimdi Tam Sırası: Asrın Dizaynını Türkiye ve İran Birlikte Açıklamalı başlıklı yazıyı okuyabilirler.

Pamuk devrinde İngiltere, Hindistan’dan harikulade bir surette kâr elde ettiği gibi, demir devrinde de madeni servetten azami derecede yararlandı. Şimdiki petrol devrinde, adalarında ve sömürgelerinde petrol kaynaklarının olmamasıyla, Amerika ve Azerbaycan’a (petrol için) haraç verir bir durumda olmak istemezdi.

Bunun için yeni bir program uygulamaya koyuldu. İngiliz askerleri, Hazar Denizi sahillerinden Batum – Bakü demiryolu hattı boyunca yerleşmiş bulunuyorlar. Bu askerler oralarda şimdi mevcut değilse, şüphesiz Kafkas Cumhuriyetleri’ne açılan bol krediler ve kadrolar ile doldurulmuştur.

İran’a ve henüz keşfedilmemiş birçok petrol madenlerini içeren Irak bölgesine hâkim olan İngiltere, Hindistan ile daha seri ve daha güvenli bir şekilde bağ kurmayı düşündü. İngiliz diplomatlarını iki önemli mesele uğraştırıyordu. Mısır vasıtasıyla, müstakbel Bağdat’ın kapılarından birini elde etmesiyle İngiltere, hakikatte Bağdat’ın ikinci bir kapısı demek olan İstanbul’u da eline geçirmişti.

Lloyd George, birkaç gün evvel Londra Konferansı’nda, Saltanat ’ın İstanbul’da bırakılmasını isteyen Fransız ve İtalyan görüşlerini onaylar gibi göründü. Başarılarından dolayı birbirlerini tebrik eden Fransız ve İtalyanlara (karşı) Lloyd George, diğer taraftan bir oyun hazırlıyordu.

İstanbul’da şimdiye kadar görülmemiş, müthiş İngiliz Akdeniz filosu, başkent İstanbul’un önünde demirlemiş ve 30.000 İngiliz ve Hintli fert de, bu şehrin civarında yerini almış bulunuyordu. Aynı zamanda Britanya’da tam bir ahenk ile Kilise, Sanayi ve Maliye kurumları ve Gladstone liberalleri, (**) Saltanat ’ın İstanbul’dan uzaklaştırılmasını talep ediyorlardı. (Canmehmet : Gladstone, ülkesine unutulmaz hizmetleri karşılığında : “İngiltere Kraliyet Ailesinden olmayan bir kişi için ilk defa devlet cenaze töreni William Ewart Gladstone için düzenlenmiştir.”

Lloyd George, hiç olmazsa şimdilik sözüne sadıktır. Türklerin Padişahı Asya’ya sürülmeyecek fakat İngiliz himayesi altında ezilecektir. El koymadan önce, Mısır sınırının ya da Hindistan Genel Valisi’nin denetlediği Nizam Sultanı ile aynı sona uğrayacaktır.

(2.sy devam) Bu suretle İngiltere, imparatorların asırlarca paylaşamadığı, dünyanın en birinci stratejik noktasına hakim bulunarak, yetmiş milyon Bengal Müslümanları’na diyecek ki : İslamiyet’e hürmetim sonsuzdur. İşte, İslamların Halifesini de İstanbul’da bıraktım”. Bakalım yetmiş milyon Müslüman bunu nasıl karşılayacak ve aldanacaklar mı ? Lloyd George tehlikeli bir rol oynuyor.

Lloyd George’un tavsiyesiyle Emir Faysal, Şam’da yaptığı konuşmada Arap İmparatorluğu’nu -Arap İmparatorluğu demek daha doğru olacak-, kurmak üzerinde bulunduğunu beyan etti.

Bir kere haritaya bakınız. İngiltere arazisi ne kadar müthiştir, üstünlüğü ne kadar korkunç görünüyor.

Yarı resmi gazetelerimiz kendilerini teselli ediyorlarsa da, şimdiye kadar ya oyuncak ya da suç ortağı olan diplomasimizin her daim olduğu gibi, bu defa da âciz bulunduğunu anladılar fakat hislerini gizliyorlar. Bu gazetelerimiz Türk İmparatorluğu’nun bölünmesini isteyerek, kendilerini tesellide devam etsinler !

Suriye elden gitti. Kilikya’ya saldırarak, Maraş’a kuvvetlerimizin girişini ilan ettik. General Gouraud’un bu şehre karşı sonuçsuz kalan saldırısı, bize yüzlerce insana mâl oldu. Bu saldırı tekrar edilecekmiş. Fakat şimdiye kadar Türk milliyet-perverliğini İstanbul’da himaye eden ve millet-perverlerin başkanı (M. Kemal) ile Sivas’ta görüşen sefer kuvvetleri kumandanı, bu defa nasıl Mustafa Kemal’e karşı bir düşmanlık ilan edebilir ? Biz bunu anlayamıyoruz.

Hem ganimete ortak olmak, hem İstanbul’da Lloyd George’un bize oynadığı oyunu millete unutturmak ve hem de kurmay subaylarımızın, ruhban sınıfının ve müdürlerimizin emperyalizm hislerini tatmin etmek için (Fransız) Cumhuriyet Hükümeti, Doğu’da yeniden savaşa başlıyor.

Acaba memlekete soruldu mu ? İngiltere’yi Hindistan’da ve Fransa’yı Kuzey Afrika’da tehdit edebilecek İslâm galeyanı göz önünde bulunduruldu mu ?. Bu girişim her yönüyle bir cinayettir.

İşte hazırlanmakta olan Türk barışı. (son)

www.canmehmet.com

Resim : Tarafımızdan hazırlanmıştır.

NOT : Meraklıları, konunun daha geniş pencereden görülmesi adına : https://www.canmehmet.com/lozan-antlasmasina-zafer-diyenler-7-ocak-1920-tarihli-timesi-uc-kez-okumalidir yazısını okuyabilirler.

(*) Kaynak : 8 Mart 1920 tarihli (Fransız) Umanite (L’Humanité) gazetesinin baş makalesinin tercümesidir. Makale : 13 Nisan 1920 / İstikbal Gazetesi, 1.sy (*) yayınlanmıştır. (Metin, -anlamlara dokunmadan- günümüz Türkçesine uygun olarak tarafımızca sadeleştirilmiştir.)

(**)GLADSTONE LİBERALLERİ (Gladstone ‘un adını taşıyan siyasi doktrin)  : William Ewart Gladstone (d. 29 Aralık 1809 – ö. 19 Mayıs 1898), İngiliz Liberal Partili bir politikacı ve Birleşik Krallık Başbakanı…Liberaller seçimi kaybedince Benjamin Disraeli’yi yıpratmak için Osmanlı yönetimindeki Bulgarlar hakkında 5 Eylül 1876 tarihinde basılan, Bulgarian Horrors and the Question of the East, başlıklı 64 sayfalık bir broşür kaleme alan ve Osmanlıların bağımsızlık isteyen Bulgarlara yaptıklarını alçakça ve eşi görülmemiş bir zulüm olarak sayan Gladstone, Türklerin dünyadan tasfiye edilmesi gerekliliğini anlattı. Gladstone ‘a göre Türkler, insanlığın dev bir insanlık dışı örneği” dir. “Türk hükûmeti” olarak adlandırdığı Osmanlı hükûmeti için ise “hiçbir hükûmetin işlemediği kadar günah işlemiş, hiçbir hükûmet onun kadar günahkârlığa saplanmamış, hiçbiri onun kadar değişime kapalı olmamıştır der.    ( Alıntı ; wikipedia.org  )

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*