Yenilmiş Galipler! Bayar, ‘”Atatürk’e teklif edeceğim, altı oku milli bayrağımız yapalım” (son)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
Halka bir uygulamayı, "Dayatır yaptırırım!!" diyenlerin hiç biri bugün ortada yoktur. Ancak, halk, kendisi olarak buradadır.

Halka bir uygulamayı, “Dayatır yaptırırım!!” diyenlerin hiç biri bugün ortada yoktur. Ancak, halk, kendisi olarak buradadır.

Bayar’ın CHP’ye mutiliğine gelince: Bayar, belki de bu partiye İnönü’den daha çok bağlı ve onun mutisi idi…Nadir Nadi’nin yazdıkları doğru ise, babası Yunus Nadi ile birlikte Bayar’la sohbet ederlerken cereyan eden bir konuşmayı Şöyle anlatır: Bir aralık Bayar, ‘ Atatürk’e teklif edeceğim, partinin altı okunu (altı oklu parti amblemi- logosu)  milli bayrağımız yapalım !’ demez mi?

Ayyıldızı Şarklılığın ve geriliğin dış belirtisi sayıyordu. Bu dış belirtileri altı oka çevirmekle Batı’ya daha kısa yoldan yaklaşabileceğimizi mi düşünüyordu?” Nadir Nadi, babası ile birlikte bu teklife hayret etmişler, “Koyu CHP’li” olan kendileri bunu ret etmişler. (1)

İnönü kararını vermişti. Atatürk, kendisi ve CHP’ye mutiliği ile tanınan ve bu sebepten de sözünden çıkmayacak birisi olan Celal Bayar’ı Fethi Okyar’ı olarak bulmuştu. Muhalefet partisini o kuracaktı. “İnönü, muhalefetin Celal Bayar’ın liderliğinde yapılmasını, teşvikten de çok, ısrarla istemiştir. Bayar’a defalarca haber göndermiştir.” (2) Elçisi yukarıda bahsettiğimiz üzere Kâzım Özalp’dı.

Fethi Okyar, SCF’nın (Serbest Cumhuriyet Fırkası) kuruculuğunu başlangıçta İnönü’den korktuğu için nasıl ret etmiş ise (3) Bayar da aynı korku sebebiyle parti kurmak hususunda endişesini dile getirmiş,

-“İnönü’nün ipi ile suya inilmez. Hırslı ve kinci bir adamdır. Fırsatın bulursa bir kaşık suda boğar, adamı ipe götürür” demişti.’’(4)

Burada bir açıklama için ara veriyoruz.

Celal Bayar, (Demokrat Parti’nin) anlaşmalı olarak kurulacak olmasına rağmen, ilerleyen dönemde başına gelecekler için ne demektedir?

-“İnönü’nün ipi ile suya inilmez. Hırslı ve kinci bir adamdır. Fırsatın bulursa bir kaşık suda boğar, adamı ipe götürür”

-“Adamı ipe götürür!” Neticede götürmüştür, ancak, “Mutemet Adam”ı olan Celal Bayar’ı değil, ondan daha amatör olan Adnan Menderes ve arkadaşlarını.

İnönü, Bayar’a parti kurması için defalarca haber göndermiş, Bayar, en sonunda” Güçlükle razı edilmişti.”(5)

Bu arada Bayar, parti kurmak için İnönü’nün “icazetini almak uğrunda onunla bizzat görüşmüş, İnönü, “Kendisine istenen teminatı şifahen vermişti. (6) ’Atatürk’e bağlılığı, İnkılaplara olan saygısıyla başarabilecek tek insan Bayar, kendisini yeni ve mukaddes bir misyona hazırlıyordu…. Bayar’ın kuracağı muhalefet partisi, devrimler için bir teminattı.” (7)

İnönü, Nihat Erim’e Bayar ve arkadaşlarına güvendiğini şöyle dile getirmişti:”

‘DP iktidara gelirse halimiz nice olur?’ gibi konuşmalara İnönü daima: ‘Hiçbir şey olmaz!… Demokrat idareciler, dini siyasete alet edecek insanlar değildirler, devrimleri ortadan kaldırmazlar. Bayar, devlet hizmetinde çalışmış bir insan, “Menderes genç bir istidat (kabiliyet). Köprülü neden bizdeki şu veya bu zattan daha az vatanperver olsun!” (8)

İnönü ile Bayar Arasında Muvazaa (gizli anlaşma) Şartları

Aralık 1945 sonlarına gelindiğinde İnönü ile Bayar arasında yapılan görüşmeler sonucu CHP’nin karşısında muhalefet partisinin kuruması görevi Bayar’a verilmiş, muvazaanın başta gelen şartı bu olmuştu. Yani Türkiye’de demokrasiye geçiş mücadelesini İnönü- Bayar ikilisi yürüteceklerdi.

“Gerçi sahnede, bir tarafta İnönü, değer tarafta Celal Bayar gibi iki eski ihtilalci vardı. Ve öyle görünüyordu ki, onlar, gene sahnede ve kumanda mevkiinde kalacaklardı. Evet durum böyleydi ve bu iki insandan hiçbiri, kumanda mevkiini terk etmeyeceklerdi.”(9)

 “DP, Celal Bayar tarafından bir muvazaa partisi olarak kurulmuştu.” (10)

 “İnönü, Türkiye’ye demokratik bir düzen getirmekten çok, Batı dünyası için göstermelik bir muhalefet yaratmış, başına da eski Başbakanlarından ‘mutemet adamı’ Celal Bayar’ı münasip’ görmüştü.

Bayar, ‘Milli Şef’in bu eğilimine boyun eğmiş, Demokrat Parti bir muvazaa partisi olarak siyaset sahnesine girmişti. Bayar muhalefeti, İnönü iktidarıyla ülke “gül’ gibi yöneteceklerdi. Milli Şef, sürekli olarak Bayar’a ne yapması gerektiğini gösteren ‘talimatını’ iletiyordu. (11)

Muvazaa şartları:

İnönü’nün talimatı veya muvazaa şartları şunlardı:

1-Dini siyasete âlet etmemek. İrticaya karşı olmak.

2-Dış politikada aynı olmak.

3-Köy Enstitüleri ve köy eğitim seferberliğini devam ettirmek.

4-Devrimler ve Atatürkçü düşünceden taviz vermemek.

5- Hükümet ve Meclisin otorite ve itibarını zayıflatmamak (12)

İnönü’nün istediği bu şartlar yerine getirilmezse “Demokrasinin kaderi” ne olacaktı? Buna, İnönü’nün damadı Toker şu cevabı verir:

-“Çok partili sistemin bunlara zarar verebileceği inancına eriştiği anda Milli Şefin Demokrasi’ye paydos diyeceği muhakkaktı. Bunların ötesindeki her tenkide, bütün çalkalanma ve dalgalanmalara tahammül göstermek niyetindeydi ve bunu  Bayar anlamıştı.” (13)

İnönü’nün kendisi de şunları söylemişti: “… Yaptığımız bir tecrübedir. Muvaffak olursak ne âlâ, Olmazsa vazgeçer, birkaç sene daha eski usulde gideriz. Sonra yeniden tecrübe ederiz.” (14)

İnönü’nün, muvazaa şartlarından olarak, en büyük önemi verdiği İki husus “İrtica” ve “Dış Politika” konusu olmuş, neredeyse “İnönü- Bayar Mukaddes İttifakı” bu iki konudaki fikir birliği üzerine kurulmuştu. İnönü en çok irticadan korkarmış. Bu konuda şunları söylemiş:

“Ben irticanın kokusuna o kadar hassasımdır ki, Cumhuriyeti kurduğumuz günden beri bilirim o kokuyu… Katil, hırsız, komünist, faşist hepsi canından korkar. Ama mürteci (irticacı – gerici) öleceği zaman kendisinin Hz. Peygamberin yanma gömüleceğini sanır… Bunlarda ölüm korkusu yoktur. Her şeyi yaparlar”. (15)

Daha önce “iki demokrasi deneyimi “ TCF ve SCF sırf “irticaya taviz vermek” ten kapatılmışlardı. Tabii ki bu suçlama enine boyunu tartışılabilir. Bu satırların yazarının kanaatine göre, halk CHP ve icraatlarını sevmeyip adı gecen partilere akın ettikleri için CHP yok olacağı endişesiyle bu partileri kapattırma yoluna gitmişti.

Sonra, bu partilerini kurucuları her defasında irticaya karşı olduklarını söylemişlerdi. Kapatılmalarının ana sebebi Devrimlere halkın tepkisi idi. (16)

İnönü’nün DP’nin programına onay verişi: Bayar ve arkadaşları, İnönü’nün komutuyla parti kurma kararı alınca, bir araya gelerek kuracakları DP’nin programını hazırladılar. Bayar, partinin kuruluşu ve program açıklaması resmen yapılmadan önce programı İnönü’ye götürüp ondan onay almak için randevu istedi.

Olup bitenleri Toker” den okuyalım:

-“İnönü, kendisinden İstenen randeuyu derhal verdi. Bayar, yeni partinin programını elinde Çankaya’ya çıktı. Parti’nin rozeti de hazırlanmıştı. Ve Bayar onu da getiriyordu. Cumhurbaşkanı kendisini köşkün kütüphanesinde kabul etti…

DP rozeti üzerinde şakalaşmalardan sonra Bayar: ‘Paşam bunu da yakanızda görmek bize şeref verecektir dedi. İnönü programı aldı ve sordu:

-‘Terakkiperver’de olduğu gibi, “Itikat-ı diniyeye riayetkarız’ diye bir madde var mı?’ Celal Bayar:

-‘Hayır Paşam. Laikliğin dinsizlik olmadığı var” dedi.

-‘Ziyanı yok. Köy Enstitüleriyle, ilkokul seferberliğiyle uğraşacak mısınız?’ ‘Hayır.

-‘Dış politikada ayrılık var mı?’ ‘Yok.’

-O halde tamam.’ (17)

Yukarıdaki alıntılardan ve olayın birinci dereceden şahitlerinin ifadelerinden anlaşılacağı üzere, Tek Parti Dönemi, anlaşmalı olarak kurdurulan Demokrat Parti ile de devam etmiş,

Deneyimsiz politikası Menderes’in başına buyruk hareket etmesi sonucu Bayar’ın, en başında dediği gibi;

“İnönü’nün ipi ile suya inilmez. Hırslı ve kinci bir adamdır. Fırsatın bulursa bir kaşık suda boğar, adamı ipe götürür”

İfadesinde olduğu gibi çizgi dışına çıkanlar!, “iple götürülmüştür.”

Sonrasında da;

-Tek Parti Dönemi, şekil değiştirerek darbelerle devam ettirilmiş, o da yapılamayınca (bu kez asker  vesayeti yerine) Yargı Vesayeti devreye sokulmuştur.

Sırada herhalde Sermaye Vesayeti olmalıdır.

Sonlandırırken;

-Yaklaşık 90 yıldır bu ülkede:  filli manada Halkın iradesinin yansıdığı bir yönetim olmamıştır.

-Cumhurbaşkanı seçimlerinin Kanlı-Canlı-Heyacanlı! Olmasının arkasında bunun, yönetimin Halkın iradesinin Temsiline dayanmamasının kavgası vardır.

Sonsöz:

-Bu ülkede hiçbir zaman, kastedilen manada bir “ Cumhuriyet” veya Laiklik anlayışı olmamıştır.

-Aslında, “Cumhuriyet” diye bir kavram da yoktur.

-Nasıl yani, peki, bize anlatılanlar nedir?

-Onlar, “Laiklik Anlayışı”dır. (“Kilise ve Devletin bağımsızlaştırılması” kastedilse de, aslında devletin bu süreçle birlikte kilisenin ve inananlarının tepelerine binmesidir.)

-Yine anlamadım, “Cumhuriyet eşittir Laiklik” ise, (Cumhuriyet nasıl Temsili Demokrasi olabilmektedir?)

-Onun uzun hikâyesi gelecek yazının konusu olacaktır.

-Bakalım halkımız hangi “pembe rüyalar”la uyutulmuş ve hala ısrarla uyutulmak istenmektedir?

Resim; http://www.3aegitimaraclari.com, alt yazı tarafımızdan düzenlenmiştir.

Kaynaklar;

Meraklıları daha geniş bilgi için;  Süleyman Kocabaş, “Saklanan Gerçekler”, Kitanına bakabilirler.

(1) Nadir Nadi, sahife: 278 (Naklen Saklanan Gerçekler)

(2) Metin Toker, Tek Partiden Çok Partiye, sahife: 52

(3) Okyar, hatıralarında yazdığı üzere, “Bizde muhalefete tahammül güçtür. Şimdiye kadar görülen misaller (Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası örneği) ispat etmiştir. Rica ederim beni İsmet Paşa ile karşı karşıya getirmeyiniz” demişti. (Okyar, s. 12 – 139)

(4) Nadir Nadi, s. 276 – 277, Selek, Milliyet, 1 Ocak 1975

(5) Sabahattin Selek, Ölümünün I. Yıl Dönümünde İnönü ve Demokrasiye Geçiş, Milliyet, 29 Aralık 1974

(6) Başar, Hatıralarım, C. II, s. 88

(7) Baban, sahife. 28

(8) Baban a.g.e, 29

(9) Süreyya aydemir, İkinci Adam, C. E, s. 465

(10) Nesimi, sahife: 233

(11) Cüneyt Arcayürek, s. 154

(12) Metin Heper, İsmet İnönü, Yeni Bir Yorum Denemesi, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul, 1999, s. 167, Toker, Tek Partiden Çok Partiye, s. 127

(13) Metin Toker, Tek Partiden Çok Partiye, s. 112 – 113

(14) A.g.e: sahife: 128

(17) A.g.e: sahife: 112-113

(16) Saklanan Gerçekler, Sahife:89

(15) Sabri Babacan (Der.), inönü’den Anılar, Bilgi – Haşan Yayınlan, İstanbul, 2005, s. 82

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*