Yeni ortağımız Rusların Tarihi: Ve Putin gerçeği. Putin, bir “Komünist” değil “Vatansever” olduğunu iddia etmektedir. (4)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Evdeki hesap (genellikle) pazara uymamaktadır.

 

 

Putin, 9. Sınıf öğrencisiyken Leningrad’daki KGB (*) binasına gelerek en iyi şekilde nasıl hazırlanabileceğini sorduğunda ona Hukuk okuması tavsiye edildi. Mezuniyeti ile birlikte Putin artık bir KGB çalışanıdır. Putin, kendi ifadesi ile bir “Komünist” değil, “Tamamen ve saf bir biçimde Sovyet vatansever eğitiminin başarılı bir ürünü’ dür.

“Vatansever, İşbitirici” Putin Rusya’nın mevcut durumu özetlemektedir. (Mart 2001)

 “Devrimlerden sonra genelde karşı devrimler, reformlardan sonra karşı reformlar olur, ardından da devrimci yanlışların failleri aranır ve cezalandırılır. Rusya’nın tarihi tecrübeleri bu örneklerle zengindir. Ancak artık bu döngünün bittiğini söyleyebilirim. Artık devrim ve karşı devrim olmayacaktır. Sağlam ve ekonomik olarak desteklenmiş devlet istikrarı Rusya ve halkı için iyidir. Bu normal beşeri mantığa göre yaşamayı öğrenmekte hayli geciktik.”  (1)

Rusların tarihine geçmeden önce içerisinde bulunan durumun (bugünün) karşılaştırılması adına, verilmesi daha uygun bulunmuş, bu şekilde Rusya’nın nereden geldiğinin daha kolay anlaşılacağını düşünülmüştür.

Siyasetçi ve Devlet adamı (Başbakan ve Başkan) Putin hakkındaki açıklamalar başlıklar halinde  verilmektedir. İçerik ilerleyen bölümlerde detaylandırılacaktır.

PUTİN RUSYA’ SI

Vladimir Vladimiroviç Putin Ekim I952’de Leningrad’da doğmuş İkinci Dünya Savaşı ve Stalin dönemini birebir yaşamamıştı…Derinden vatansever ancak özellikle ideolojik değil, muhalif kalıptan veya adanmış komünist değil. Başkan seçildikten sonra bir gazeteciye dediği gibi:

Tamamen ve saf bir biçimde Sovyet vatansever eğitiminin başarılı bir ürünüydüm…”  Vurgunun komünist değil, vatanseverliğe yapıldığına dikkat edin.

Gençliğinden itibaren, kendi anlatımına göre, “romantik casus öykülerinden” ilham alarak, Sovyet istihbaratında çalışmayı hayal etti ve 9. Sınıf öğrencisiyken Leningrad’daki KGB binasına gelerek en iyi şekilde nasıl hazırlanabileceğini sordu. Hukuk okuması tavsiye edildi ve sonrasında Leningrad Devlet Üniversitesi’nde hukuk öğrencisi oldu, mezuniyetinin ardından KGB’ye kabul edildi. Doğu Almanya’da Dresden’e tayin edildi, ancak hiçbir zaman casus değildi…

Putin evine döndü ve kısa süreyle Leningrad Devlet üniversitesi’nde yabancıları izleme ofisinde çalıştı. 1990 yılında liberal reformcu Antoli Sobchak (Putin’in eski hukuk profesörü) belediye başkanı seçilince, Putin uluslararası ilişkiler asistanı oldu ve mükemmel bir idareci olarak isim yaptı.

..Putin’in sekiz yıl süren başkanlığı sırasında, kamuoyunda desteği %70’İ aşıyordu (ki bu da herhangi bir lider için olağanüstü bir orandır). Anayasaya göre iki defadan fazla başkanlık yapamayacağı için, Putin kendinden sonra gelecek başkan olarak Dmitri Medvedev’i aday göstererek etkisini korudu. Medvedev 2008 yılında yapılan seçimle oyların % 71’ini aldı ve Putin’i başbakanlığa getirdi…

Putin’in olağanüstü popülerliğinin arka planında, özellikle gittikçe marjinalleşen muhalefet tarafından demokrasiyi ihlal suçlamalarının yanı sıra uluslararası insan hakları kuruluşları ve medya tarafından eleştiriler göz önünde bulundurulduğunda, kısmen halkın politik karmaşadan bıkmış olması ve istikrarlı bir hükümet ve güçlü bir lider istemesi vardır, denilebilir.

Ekonomide 1998’den 2008’e kadar istikrarlı gelişmelerin olması önemli bir etkendir, ancak bu tamamen Putin’in kontrolünde değildi.

…Putin ideolojik düşünceleri olmadığını ve resmi devlet dogmalarına karşı olduğunu belirtmiştir. Bu da, kendisinin de sıkça dediği gibi, dönüşüm için devrimci girişimlerin sonu anlamına gelmektedir:

2001’de dediği gibi, “Son yüz yılda Rusya devrim kotasını fazlasıyla doldurmuştur.” Diğer bir ifadeyle, Rusya’da “normal’ politikanın geri getirilmesinin zamanı gelmişti.(2)

Ancak Putin’in ideolojisinin olmadığını söylemek tam olarak doğru değildir. Birçok uzmanın dediği gibi, Putin Rusya’da uzun bir geçmişi olan bir akımdan oldukça etkilenmiştir; devletçilik (Putin’in dediği gibi gosudarstvennichestvo), güçlü bir devletin Rusya’nın ilerlemesi için gerekli olduğu, ilerleme tanımının da bir parça; olduğu inancı. 1990’larda devletin zayıflamasından sonra -kamuoyuna ve Putin’e göre, devlet gerçek politik gücü oligarşi ve kriminal unsurlara teslim etmiştir- Putin devlet gücünün yeniden meşrulaştırılması ve toplanması gereğini dile getirmiştir.

1999 sonunda, “Ruslar devlet gücünün bariz bir şekilde zayıflatılmasından kaygı duyuyor,” diye yazmıştı; “Halk devletin yönlendirici ve düzenleyici rolünün geri getirilmesini bekliyor.” Putin’in devletçiliği çelişkisiz değildir. 2000 seçim kampanasındaki “kanun diktatörlüğü” ve “Devlet ne kadar güçlüyse birey o kadar özgürdür,” diye bahsettiği konuşması çelişkilerle dolu gibi görünebilir.

..“Vatanseverliği” ve hatta “milliyetçiliği” devletçiliğiyle yakından ilişkilidir,  çünkü çoğunlukla Rusya’nın özel tarihi ve kültürüyle bağlantılıdır. Başkan olarak açıklamaları vatansever ve milliyetçi dil içermektedir. Özellikle hükümetin internet sitesinde yayımlanan ve 1999 Aralık’ında basında çoğaltılan, Rusya’nın kalkınmasıyla ilgili en ünlü program niteliğindeki denemesi, “Milenyum Sonunda Rusya” ve Federal Meclis’e (parlamentonun her iki meclisi bu yüzden “ulusun durumu” konuşması olarak adlandırılır) yaptığı yıllık konuşmada bu unsurlar görülebilir.

Vatanseverliği tipik olarak karmaşık ve bazen çelişkilidir. Bir açıdan Batıcıdır: Sürekli olarak Rusya’nın “Avrupalı” olduğu, güneyi ve doğusuyla Batı’nın bir parçası olduğunu savunmaktadır. “Milenyum Sonunda Rusya” manifestosunda “Rus fikri” konusunda konuşurken, Rus halkının “ifade özgürlüğü, yurtdışına seyahat özgürlüğü ve temel politik haklar ve insani özgürlükler” gibi “milletler üstü evrensel değerleri asimde etmeye ve benimsemeye başladığını” söylemektedir.

“Modernleşme” sürecinden bahsederken, bundan sadece gelişmiş ülke olmayı kastetmemiş, Rusya’yı Pazar ekonomisi, sivil toplum, hukukun üstünlüğü ve demokrasi gibi Batılı terimlerle tarif etmiştir.

Ancak bunlardan bahsederken Rus bir tavırla konuşmuş ve eleştirenlerin söyleyeceği gibi Rusya’nın özel geleneklerinden söz ederken otoriterliğin canlandırılmasını ve hatta “otokrasiyi” meşrulaştırmaya çalışmıştır. (3)

Amerikalı kadın yazar, Elizabeth Wagele  gözü ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin,

“Putin’in Kişilik Türü Nedir?

Putin, 1952’de Leningrad’da (şimdi St. Petersburg’da) dünyaya geldi. Ekonomi dalında doktora derecesine, Leningrad Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Doğu Almanya’da KGB’de çalıştı. Söylentilere göre eşini zihinsel bir hastaneye yatırdı, böylece yirmili yaşlarında bir kadınla yaşayabilirdi…

Putin, Fiziksel yeteneklerini göstermek için yorucu sporlar yapıyor, vahşi hayvanlarla etkileşim kurmak gibi tehlikeli eylemlere katılarak zorlu bir adam olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Rus TV, şiddetli bir orman yangınına su dökmek için yangın söndürme uçağını ortak pilotluk yaptığı ile ilgili bir video yayınladı. Putin, Basın özgürlüğünü kısıtlayarak güvensizliğini gösterir…

(Bloomsberg Businessweek) , Putin’in istihbarat konusundaki arka planının “düzen, hiyerarşi ve örgüt içindeki doğal sevgisini güçlendirdiğini” söyledi. Onun karakteri ve kişiliği kesinlikle bir diktatörünkileri (gibi) değil, ama mükemmeliyetçi ve denetleyici “diyor Alexander Rahr Rusya’daki Koerber Enstitüsü ve Berlin’deki CIS ve Putin’in bir biyografi yazarı. ”

(Bloomsberg Businessweek), Putin’in bir diktatörün güçlerini istemediği… “Bu tür insanlar, bir görev duygusuyla hareket ederler.” (Daha fazlası için: https://www.psychologytoday.com/blog/the-career-within-you/201112/what-is-putin-s-personality-type

Devam edecek

www.canmehmet.com

Resim: web ortamından alınmış tarafımızdan düzenlenmiştir.

Açıklamalar ve Kaynak:

(*) “KGB: Devlet Güvenlik Komitesi, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin istihbarat ve gizli servisi. KGB’nın ana görevleri yabancı istihbarat ve karşı istihbaratı sağlamak, devlet sınırlarını korumak, milliyetçilik, muhalefet ve Anti-Sovyet faaliyetleri gibi suçlarla mücadele etmek… KGB ulusal güvenliği tehdit eden ve savunmayı gerektiren konularda devlet adına istihbarat sağlar ve gerektiğinde doğrudan olaya müdahale ederek, tehdit unsurlarını ortadan kaldırırdı…”

(1) Rusya Tarihi, Sahife:671

(2) A.g.e. Sahife:.689

(3) A.g.e.  Sahife:693

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*