Yeni ortağımız Rusların tarihi : Çaresizleri devrimlerle kimler aldatır? Bankerler devrimleri neden çok sever! (9)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Bakmak için “iki göz”; görmek için gözün yanında basiret (Akıl gözü) de gerekmektedir.

 

İkinci Wilhelm’in Büyük Umumî Karargâhı, o donsuz Lenin’e, beheri yirmi Marklık iki milyon altın vermiş değil midir? Bu adamı ve arkadaşlarını zırhlı vagonlar içinde talihsiz Rusya’ya sokup medenî ve müreffeh sınıflara birer kuduz pars gibi saldırtmış olan sersem genelkurmay başkanı..(*)

Bunun yanında, sosyal düzenin korunması adına bazı sivil özgürlükler kısıtlandı. Alman hükümeti Lenin ve arkadaşlarının kapalı bir trenle İsviçre’den Almanya’ya geçiş yapmalarına izin vermişti ve Lenin’in Rusya’nın savaş çabalarına müdahale edeceğine inanıyordu. Bu yolculuk nedeniyle Lenin’in Almanlarla işbirliği içinde olduğu söylentileri yayılmıştı

Bolşevikler Alman hükümetinden para ve talimat aldıkları gerekçesiyle vatan hainliğiyle suçlandı ve yüzlerce Bolşevik lider tutuklandı. Lenin ve birkaç Bolşevik lider yurtdışına kaçtı veya saklandı… (**)

Lenin, 1918 yılında tüm itirazlara rağmen Almanlarla “Brest-Litovsk” Anlaşmasını yapar. Bunu yorumunu okuyanlarına bırakalım.

Osmanlı Devleti’nde ilk Siyonist örgütlenme 1908 Meşrutiyet olayından hemen sonra 1909’da “Maskala” adlı bir gizli örgütlenmeye başlamıştır. Bu gizli Masonik bir gizli örgütlenmeye başlamıştır. Bu gizli Masonik örgütlenmeyi başlatan kişi Victor Jacobson (1869-1935) adlı Rusya’daki isveç Masonluğu’nu işleyen Uranis Locası Üyesi bir Yahudiydi. Ve hayret ama gerçektir ki, Jacobson, Osmanlı’nın başkentinde Rus geleneğine uygun örgütlenme yapmıştı.

Jacobson, şu işe bakın ki, Rusya ve İngiltere ile Osmanlı (Levant) ticaretini düzenleyen ve Galata Bankerlerinin döviz/faiz transferlerini gerçekleştiren AngloLevantine Banking Company’nin müdürü olarak İstanbul’da yaşamıştı. Rus Yahudi’si Jacobson, Filistin’e göç, daha sonra tehcir fikrinin en ateşli savunucularındandı…”(1)

Bu ifadeden anlaşılan, uzun vadeli planda önce Ruslar, sonra Osmanlılar hedeftedir. Elbette İranlılar da.

Kısa süre sonra İran tarihi ile ilgili bir blog dizisi yayınlanacaktır.

Ve büyük resimde görülecek olan: 1917 Rus, 1922 Osmanlı, 1915 İran Hanedanlığı attaya gidecektir.

Gidecektir ancak, İngiltere, Hollanda, Danimarka, İsveç ve Japon İmparatorlarını, monarşilerini yerinde bırakarak… Kim kimi kandırırsa mı?

Bir Çin Kızıl Ordusu kurması için Stalin tarafından verilen mühim bir parayı Mao Çe Tung’a bir dağ başında kendi eliyle teslim etmiş olan bir Rus diplomatı, 1926’da Japonya’da Sovyetlerin siyasî temsilciliğini yapmış olan Bessedovski bu hâdiseyi şöyle anlatıyor:

-1926 yılı Mart ayı, Berlin’de üç ay kaldıktan sonra Moskova’ya yeni dönmüştüm. Dışişleri Komiseri Çiçerin ile iki yardımcısı, Utvinof ve Karahan beni Kremlin sarayında kabul ettiler. Karahan, “Oturunuz yoldaş Bessedovski, dedi. Politburo, sizi Tokyo’ya tayin etti. Tebliğ ediyorum… Yalnız sordum:

-Viktor Kopp ne olacak? …Canım, bu adam bir idare-i maslahatçı… Çin ihtilâlinin Sovyetleştirilmesine taraftar değil.. Çini Sovyetleştirmeğe kalkışırsak İngilizlerle Japonların müşterek müdahalesini davet etmiş olacağımızı sanıyor; bize karşı bir harp patlamasından korkuyor..”

…Politburo’nun yeni direktifleri var. Önce Millî Çin ihtilâlcilerini kuvvetle destekleyeceğiz. Millî ihtilâlci hükümeti sömürgecilere karşı harekete geçireceğiz. Kapitalistlerin bütün imtiyazlarını lâğv ettireceğiz.İhtilâlci hareketler tam kıvamına geldiği anda General Çan Kay Şek’i de Millî Çin hükümetini de tepeleyip ihtilâli komünistleştireceğiz. (2)

*

1917 Martında Mohilef’teki Büyük Umumî karargâhında Çar İkinci Nikola’yi terk-i taç ve taht eylemeye zorlıyan Prens Livof Kerenski hareketi, yâni ilk demokratik-sosyalist ihtilâl. Yahudi-Amerikan parası ile beslenmiş değil miydi? (3)

Gene bu sırada Almanya İmparatoru İkinci Wilhelm’in Büyük Umumî Karargâhı, o donsuz Lenin’e, beheri yirmi Marklık iki milyon altın vermiş değil midir? Bu adamı ve arkadaşlarını zırhlı vagonlar içinde talihsiz Rusya’ya sokup medenî ve müreffeh sınıflara birer kuduz pars gibi saldırtmış olan sersem genelkurmay başkanı, o kakavan Von Ludendorf olmamış mıdır? (4)

(5) Ludendorf harp hâtıralarında şöyle der:

-“Lenin’i Rusya’ya göndermekle hükümetimiz büyük bir sorumluluk yüklenmiştir. Ama askerî bakımdan bu hareket iyi netice verdi. Rusya’yı yere sermek lâzımdı...” (Cild 11, Sayfa 509)

Bir müddet sonra kızıllar Kerenski ile arkadaşlarının yardım gördükleri para kaynaklarını kurutmak ve aynı zamanda o kaynakları kendi taraflarına çekmek istediler. Leiba Braunstein’i Amerika’ya gönderdiler. (6)

Fakat (Amerikalı banker)Jocab Schiff, bu teşebbüse hemen müspet cevap vermedi. Ama birkaç ay soma, 21 Eylül 1917 günü Leiba Braunstein adma Stokholm’de bir bankada büyük bir kredi açıldı. Şimdi Sovyetler Birliği’nin her yıl 7 Teşrin-i Evvel’de kutladığı “Oktiyaber İhtilâli” bu krediden alınan altunların saçılması ile yapılmıştır.(7)

Görülüyor ki ne tarafından baksanız Rusya dâima “siyasî para” ile döndürülmüş bir değirmendir. Sırası gelmişken iç savaşlar esnasında cereyan eden bir para kavgası üzerinde de biraz duralım. Zira bu kavga, en kuvvetli oldukları anda “Beyazlar”ın mahvolmalarına ve bütün ümitlerini kaybetmek üzere oldukları anda da birkaç avuç “Kızıl”ın koskoca Rusya’yı zaptetmelerine sebep olmuştur. (Ordu ve Politika)

Şimdi de bizden, İttihatçı liderlerden Enver Bey’in ( Enver Paşa) Rusya’da yaşananlarla benzerlik gösteren Yıldız Sarayı yağmasını, bir ilginç rastlantıyı örnek verelim:

-“Emanuel  Karasu, İtalyan Bankası’ndan aldığı 400.000 liralık altınları dört teneke içerisinde Mitroviçalı Necip Draga isminde zengin bir adama vermiş ve o da bu parayı İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin bir uzvu olan merhum Eyüp Sabri Bey’e (Çorum Mebusu) verdi. Bu para 31 Mart’ın yaratılmasına sarf edildi.

-Emanuel Karasu, müteaddit defalar, ‘Sultan Hamit’e 5 milyon altına yaptıramadığımız işi (Kastedilen Filistin bölgesinde Yahudilere toprak talebidir.)  biz İttihatçılara 400.000 liraya yaptırdık,’ diye övünmüştür.’

Rıza Tevfik Bey’in 31 Mart günlerinde mahkeme huzurunda söylediği şayan-ı dikkat sözler:

Hâkim Bey, Allah bizi affetsin, günahımız çok büyüktür 31 Mart uydurma ihtilâli hazırlandığı zaman ben Talât Bey’e bundan tevakki (sakınma) edilmesi lazım geldiğini söyledim. Beyhude yere kardeş kanının dökülmesinin ne büyük Cinayet olduğunu anlattım. Bunun fena aksülameller doğuracağını da hatırlattım. Aldığım cevap şu oldu:

-‘Ne yapalım Rıza Bey, Cemiyet’in paraya ihtiyacı var, bu ihtiyacı ancak Yıldız Sarayı’nın zenginliği ve oradaki hazine karşılayabilir’ İmparatorluğu parçalatan kuvvet, şimdi katiyetle söyleyebiliriz ki, Siyonizm ve şer vasıtası olan İttihatçı Masonlardır.

Çünkü İngiltere, ‘hilafetin lağvını’ ve İmparatorluğun çökmesini istiyor. İttihat ve Terakki Cemiyeti de Yıldız Sarayındaki hazineyi yağma etmek istiyor, bunun için bir ihtilâl lazım, o da 31 Mart. (***)

1915 yılı… Yaz ayları… On ay önce, 30 Ağustos 1914’te, Doğu Prusya’da Tanenberg’te uğradığı felâketten sonra taarruzu bırakıp savunmaya çekilen Rus ordularına bizzat Çar İkinci Nikola kumanda etmektedir. Karşı taarruza kalkan Alman orduları durmadan ilerliyor… Uhlan (süvari) alayları Baltık kıyılarındadir… Payitaht Petrograd tehlikede.

Hükümet, her ihtimale karşı, payitahttaki devlet hazinelerini daha emin bir yere nakletmeğe karar veriyor… Kıymetli müze eşyaları, eski tablolar, halılar, yazma eserler, Romanofların (Rus Hanedanlığı) hazinesi hep uzak yerlere gönderiliyor. Bu arada devlet bankasının bodrumlarında zırhlı kasalar içinde saklanmakta olan maliye hazinesi de Petrograd’dan uzaklaştırılıyor:

Yalnız bu hazine bir milyar altın ruble kıymetindedir. On bin sandık dolusu altın para, binlerce çuvala doldurulmuş banknot halinde, kıymetli yabancı döviz, yüzlerce platin külçe. On sandık dolusu Sibirya elması ile Ural yakut ve zümrütleri!

Bu hazinenin büyük kısmı, gayet kısa bir müddet zarfında başka yere nakledilmek kaydı ile Kazan şehrinde Kazan bankasının bodrumundaki çelik odalara konmuştur. Fakat bir buçuk yıldan fazla bir zaman ne arayan ne soran olmuştur. Derken Çar devrilmiş, iktidarı alanlar başta Kerenski, bir an hazineyi hatırlar gibi olmuşlardır… Fakat tam el koyacakları sırada Lenin ile Trocki, Orora adlı küçük bir kruvazörün topları ile kışlık sarayı tehdit ederek devleti ele geçirmişlerdir. “(8)

Milli Mücadele için bize Hindistan’dan önemli miktarda yardım gelmiştir.

Ve bu para ile bir banka kurulmuştur. Ve hikayesi:

HİNT HİLAFET KOMİTESİ:

Hindistan Müslümanları, işgale uğrayan Türkiye’ye yardım için büyük bir yardım kampanyası başlattılar ve Emir Ali başkanlığında Hint Hilafet Komitesi (İndian Committee of the Caliphate) aracılığıyla yardım topladılar. Para miktarı 1.5 milyon İngiliz Sterlini civarındaydı. …bu para, Maliye Bakanlığı tarafından Hazine’ye değil doğrudan Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın emrine tahsis edildi…

İş Bankası’nın sermaye sırrı 2 No’lu hesapta
MAZHAR Leventoğlu’nun Atatürk’ün Vasiyetnamesi adlı kitabına ve Doğan Avcıoğlu’nun Türkiye’nin Düzeni adlı eserine göre İş Bankası’nın kuruluşunu sağlayan paraların kaynağı Atatürk’ün İş Bankası’ndaki hesaplarında ortaya çıkıyor. Buna göre; ‘Atatürk’ün İş Bankası’nda 3 hesabı vardı. Emeklilik maaşlarını toplayan emekli hesabı (20 bin TL birikti). 4 numaralı şahsi hesap (cumhurbaşkanı sıfatı ile aldığı maaş bu hesapta birikti 54 bin TL). Asıl önemli hesap İş Bankası’na göre 1 milyon 297 bin lira bulunan 2 numaralı hesaptı. Bu hesabın birinci kaynağı Hindistan’dan gönderilen paradan kalmış paradır. Atatürk de bu parının 250 bin lirasını İş Bankası’na sermaye olarak verdi…” Sadi ÖZDEMİR (****)

Devam edecek

www.canmehmet.com

Açıklamalar ve Kaynaklar:

(*)Ludendorf harp hâtıraları…Cild 11, Sayfa 509.

(**)Rusya Tarihi / A History of Russia, Nicholas V. Riasanovsky – Mark D. Steinberg. Sahife: 492-493-494

(***) Taşkışla’da 31 Mart Faciası, Akyurt Neşriyatı, İstanbul 1964S.19. (Mustafa Turan) (Osmanlının Tasfiyesi, sahife;150) Daha fazlası ver kaynaklar için bakınız: http://www.canmehmet.com/resmi-tarih-ve-31-mart-vakasi-yildiz-sarayi-hazineleri-yagmalaniyor-ihtilallerde-yagma-adetten-midir-6.html

(****) Daha fazlası için bakınız: http://www.hurriyet.com.tr/is-bankasi-nin-temelinde-pakistan-yardimi-var-3424577

(1) Devlet ve Kimlik, Aytunç Altındal, Sahife;53

(2) Ordu ve Politika, Nizamettin Nazif tepedelenlioğlu,

(3) Bu ihtilâl için Newyork’taki “Kuhn, Loeb and Cie” bankası milyonlarca dolar sarfetmişti. Çarın devrilişi akabinde bu banka umum müdürü Jacob Schiff’in yeni geçici hükümet dışişleri bakanı Milyukof a çektiği şu telgraf yeter bir vesika değil midir? ’10 Mart 1917” “Dindaşlarıma karşı güttüğü politikadan ötürü istibdat idaresinin uzlaşmaz bir düşmanı olduğum için Rus milletinin delâletinizle parlak bir başarıya ulaştırdığı son hareketten ötürü sizi ve hükümetteki arkadaşlarınızı tebrik etmeme müsaadenizi rica ederim… ilâh…

(4) Ludendorf harp hâtıralarında şöyle der: “Lenin’i Rusya’ya göndermekle hükümetimiz büyük bir sorumluluk yüklenmiştir. Ama askerî bakımdan bu hareket iyi netice verdi. Rusya’yı yere sermek lâzımdı…” Cild 11, Sayfa 509.

(5) Trocki müstear adını kullanarak Rusya’ya uzun zaman kan kusturan adam.

(6) Amerika hükümeti 1918 yılı Ekim ayında “Alman-Bolşevik gizli hareketi” adı altında bazı resmî vesikalar neşretmiştir. Bahsi geçen kredi telgrafının bir sureti bunlar arasındadır. Stokholm bankası krediyi Warbourg bankasının emriyle açmıştır. Hamburg’taki “Maks Warbourg” bankasının sahipleri olan Warbourg kardeşler büyük banker Jacob Schiff’in akrabaları idiler. Bunlardan Felix adındaki Amerika’da oturuyordu ve Jacob Schiff’in damadıydı, öteki ise Jacob’un bacanağı…(!)

(7) Ordu ve Politika, Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu.

(8) Sonradan “Büyük Rus İhtilâli” adı verilen bu hareket de düpedüz, harcıâlem bir silâhlı baskındı. Bunu bizzat Troçki itiraf eder ve şöyle der: (Rus İhtilâli Tarihi): “Türkiyedeki 1908 hareketi bizim gözümüzü açtı. Örneği İttihatçılardan aldık. Uzun nazariyatla uğraşmayı bıraktık, pratik yola girdik. İşi bir saray baskını ile bitirdik... ilâh…”

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*