Yeni ortağımız Rusları ve tarihlerini öğrenirken Osmanlıya benzerlikleri bizleri çok ama çok şaşırtacaktır (1)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Rus siyaseti: Komşular düşman, komşuların komşuları dost!

 

Ruslar için Batıyı taklit, Ulusal gururun yaralanması olarak görülür. Osmanlının son döneminde Jön Türkler üzerinden Batının körü körüne taklit edilmesi, Çağdaşlaşma yerine Batılılaşma ile adeta bir tuzağa düşülmesi bizdeki tepkilerin ana nedeni değil midir?

Ruslar, Batıdan ilmi değerleri almış, onları özümsemiş ve kendi değerleri ile bütünleştirmişlerdir.

Bu kalkınma anlayışına Japonlar ile Çinliler de ilave edilmelidir.

Başkasının izinden gidenin ulaşacağı yer, sadece iz sahibinin evi ve onun çıkarlarıdır.

Ruslar, Avrupa’da kalkınmayı başlatan Rönesans ve Reformlardan ilk planda nasiplerini alamaz, yaklaşık 17. Asrın sonuna kadar kendi içlerinde (dışarıya kapalı) yaşarlar.

Rusya’nın kalkınmasının arkasında (1682-1762 dönemi) “ iki önemli isim bulunmaktadır,” denilirse, büyük bir hata yapılmayacaktır.  Bunlar : Çar I. Petro ile (Büyük) II.Katerina’dır.

Rusya, Türkiye ve İran’ın birlikteliği (ekonomi ve siyaset boyutunda) yeni bir dünya düzeni :

Rusya ve Türkiye’nin güvene dayalı sıkı bir işbirliği ise, batı için yeni bir dünya savaşı nedenidir.

Bu manada son olaylar (Uçak düşürülmesi de dahil) çok iyi değerlendirilmelidir.

Gerçeğinde Ruslarla Türkler (Moğol/Tatarlar üzerinden) birbirlerini çok iyi tanımaktadırlar. Bakınız nasıl:

Rusya Tarihi isimli eserden:

“Çinliler ve Ruslar Moğolları-tatarları anlatıyor

Sürüleriyle çok ilgilidirler, etrafta dolaşırlar, ne şehirleri, ne duvarları, ne yazıları, ne kitapları vardır; bütün anlaşmaları sözlü olarak yaparlar. Çocukluktan itibaren at binip ok atarlar… Böylece yağma ve savaş için gerekli cesareti elde ederler. Başarı umutları olduğu sürece bir ileri bir geri hareket ederler, umut olmadığında ise zamanında yapılan bir kaçış ayıp karşılanmaz. Dini ayin ve yasal kurum bilmezler… Sadece öldürdükleri hayvanların etleriyle beslenirler, onların deri ve kürklerini giyerler. Aralarında en güçlü olan en büyük parçayı alır; diğer yandan yaşlılar geriye ne kalırsa onu yer ve içerler. Sadece en cesur olana saygı duyarlar, yaşlılık ve dermansızlık küçümsenir.

Harika dövüşçü ve savaşçı olsalar da genel olarak Moğolların çabaları pek çok kavim içindeki kardeşler arası ihtilaflara yönelikti ve bu çekişmeler Çinliler tarafından gayet güzel bir şekilde kışkırtılmaktaydı. Sadece olağanüstü bir lider Moğolları birleştirmeyi başarabilir ve onları aniden dünya çapında öneme sahip tek bir güç haline dönüştürebilirdi.. (1)

1800’ün Rus kültürü 1700’ünkine çok az benziyordu. Elbette devam eden şeyler vardı, en azından dini inancın süregelen etkisi bulunuyordu. Sıradan insanın kültür dünyası çok az değişmişti; burjuvazi hâlâ kayıptı ve az miktarda görülen muhalif ses ise kolaylıkla susturulabiliyordu. Her şeyin ötesinde eğitimli üst sınıf Batılılaşmıştı. Karamzin’in daha sonra öne süreceği gibi (erken on dokuzuncu yüzyıl ulusal kimlik ve deha fikirlerinden etkilenerek) “Dünya vatandaşı haline geldik ama bazı yönlerden Rus vatandaşı olmayı bıraktık.” Karamzin gibi pek çok Rus, Batı’dan toptan alımdan endişeleniyordu.

Çok sayıda yazar, özellikle Sovyet tarihçiler ulusal ruha yabancı olan her şeyin atıldığı konusunda ısrar edip yerel Rus başarılarına ve orijinalliğine vurgu yaparak Batı’nın rolünü küçülttüler. Yaralanmış ulusal gurur ortak olsa da talihsiz ve genellikle de gerekçesiz bir duygudur.

Elbette Rusya’nın on dokuzuncu yüzyılda dünya kültürüne önemli katkılarına karşın on sekizinci yüzyıl Rus yazar veya sanatçılarından hiçbiri Rusya dışında tanınmaz ve bunun nedeni esasen haksız bir ihmal değildir. Rus kültürü gerçekten de o dönemde hâlâ taklitçiydi. Ama bu bir istisna değildi: Avrupa ülkelerinden sadece İngiltere ve Fransa entelektüel, edebi ve kültürel tam devamlılık iddia edebilirler ve onlar bile elbette yabancı etkiler tecrübe etmişlerdir.

Daha önemlisi Ruslar Batı’dan ödünç aldılar, ama aynı zamanda Batı kültürünü özümsediler, adapte ettiler ve geliştirdiler.  (2)

Yukarıdaki satırların anlattıkları; Bizde, Tanzimat ile başlayan tartışmalarla birebir örtüşmekte değil midir?

-Ruslar Hıristiyanlığa 10. Asrın sonunda geçerler. Peki ya (Tatarlar) Türkler? Onlarda nerede ise aynı dönemde Müslüman olurlar.

-Yarı şaka yarı ciddi, Eğer, İslam, İçkiyi yasaklamamış olsaymış, İhtimaldir ki Ruslar da Müslüman olacaklarmış. (Belki de bugünkü alkol bataklığına düşmeyecekler, tarih bir başka şekilde yazılacaktı.)

Streltsy (Bizdeki Yeniçerilerin karşılığı) Moskova siyasetinde bir unsur haline gelmesi ve ayaklanmalar çıkarması üzerine Büyük Petro tarafından şiddetli bir şekilde cezalandırılıp dağıtıldı. Streltsy, dağıtılmasının hemen öncesinde, Petro’nun devrilmesi ve Sophia’nın iktidara getirilmesiyle ilgili yeni bir komplo içesindedir. Çar I. Petro, isyancı ve komplocu askerleri istisnai bir şiddet ve vahşetle ezer; soruşturma ve işkenceden sonra binden fazla streltsy  idam edilir ve ezilmiş cesetleri ibret olması için sergilenir… Streltsy’nin korkunç ölümü eski düzenin yıkılmasını simgelerken pek çok işaret de yenisinin geldiğini gösteriyordu…Daha da önemlisi. Büyük Petro, ordusunu Batılı modele göre yeniden organize etmeye girişti. (Yıl: 1715) (3)

– Bizde ise Streltsy  karşılığı Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması, II. Mahmut dönemindedir. Yeniçerilerin kaldırılması için Eşkinci ocağı adı verilen yeni bir askeri sınıf kurulur ve onlara Avrupa tarzında üniforma giydirilir.  Yeni Ordu hazır hale gelince (Haziran 1826)  II. Mahmut, Sancak-ı Şerif’i çıkararak halkı yeniçerilere karşı savaşmaya çağırdı. Aksaray’daki Etmeydanı’nda bulunan yeniçeri kışlaları top ateşine tutuldu. 6.000’den fazla yeniçeri öldürüldü. Bu Ocak, 16 Haziran 1826’da tarihe karıştı.

Rusların siyasete karışan orduyu (Streltsy) dağıtması, 1715 ; Osmanlıların İsyancı Yeniçerileri ortadan kaldırmalarının tarihi, 1826’dır. Peki, Osmanlı neden uzun bir süre beklediler?

Devam edecek

-İşte yeni iş ortağımız Rusya’nın yaklaşık 2700 yıllık tarihi

www.canmehmet.com

Resim: Web ortamından alınmış ve alt yazı tarafımızdan düzenlemiştir.

Kaynak:

(1)Rusya Tarihi, Sahife: 65

(2)Rusya Tarihi, Sahife: 309-310

(3)Rus tarihi: Sahife :230

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*