Yeni bir Dünya Düzeni isteyenlerin derdi nedir? Petrol, Su, Altın veya Olayları Belirleme gücü (2)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

"Bir damla petrol, bir damla kandan daha değerlidir. Kim demiş? İngiltere başbakanı Churchill. İngilizler başka ne demişler? "Kuran Türklerin ellerinden alınmalıdır!" Şunu mu anlayalım, İngilizler, Petrol ve Kuran'ı elimizden aldılar? O artık size kalmış...

 

İnsanlık tarihine baktığımızda katliamların; Bir zafer kazanmak veya daha çok altın elde etmek veya bir belirleme gücüne sahip olmak adına yapıldığı görülmektedir. Anlaşılan, İnsan uygarlaştıkça! daha çok maddi ve manevi tatmine ihtiyaç duymakta ve daha fazla cinayet işlemektedir!

İlk bölümü özetlersek;

-Bir öncekinden farklı olarak Dünya Savaşları’ndan sonra 1945 yılında kurulan Yeni Düzeninin; son düzen olduğu ve ABD’nin iddia ettiği gibi; 1991’de Rusya’da yaşananların sonucunda, “Bir Düzen” daha gerçekleşmediğidir.

-Şimdi başta Amerikalılar olmak üzere, dünyanının anlı-şanlı siyasetçileri, tarihçileri, yazarları doğruyu söylememekte midirler?

Bu uygulamanın basit bir test yolu vardır;

-Yeni bir dünya düzeni kurulduğunda, güç ve gücü temsil edenler yer ve el değiştirmektedir.

-1945’den itibaren ABD başta olmak üzere Batı Avrupalı ülkeler güç merkezleri değil midir?

-2012 yılında da bu merkezlerin ağırlıkları devam etmemekte midir?

-Bugün; Yenidünya düzeninin -gerçek manada- belirleyicileri kimlerdir?

-Çinliler mi, Ruslar mı, Hintliler mi, Müslümanlar mı?

-Cennet ülkemizin üzerinde esen tüm rüzgarları;

-Cennet ülkemizin üzerinde parlayan güneşin sıcaklığını;

-Cennet ülkemizin üzerine yağan yağmurların oluşturdukları barajlardaki suları;

-Ve bugün ve gelecek 10 yılda çıkarılacak tüm kömürleri enerjiye dönüştürdüğümüzde, ihtiyacımızın ancak  %50-60 oranında (1) karşılandığını bir tarafa not ederek ve dünya ülkelerinin de ihtiyaç manasında bizden aşağı kalmayacağını düşünerek soralım;

-Eğer, yeni bir düzen kurulacaksa bu neyin düzeni olacaktır?

Enerjiyi kontrol edenlerin düzeni!

Bu konuda yetkililerimiz ne demektedir?

-“Türkiye’nin yerel enerji kaynakları çok yetersiz.

-Petrol ve doğalgaz gibi fosil enerji kaynaklarında mutlak bir dış bağımlılığı var.

-Bu yüzden ulusal ekonomisi sürekli zararda ve bu zararını dış borçla kapatıyor(uz)….

-Maliye Bakanı Mehmet Şimşek,

-“Enerji ithalatımızı saymazsak cari açığımız olmayacak, dış ticaretimiz başa baş gelecek”

dedi ve enerji konusunun Türkiye için ne denli başat bir konu olduğuna dikkat çekti. (2)

19’uncu asır, Dünyada bir üretim ve tüketim çılgınlığının yaşandığı asırdır. El tezgâhlarının yerini makineler almış ve artık dünyanın bir çok yerinde  kolayca ve büyük miktarlarda üretim yapılabilmektedir.

20’inci asra gelindiğinde, ilk tüketim açlığı yerini patlayan üretime, hammadde ve Pazar bulma telaşına bırakmıştır.

21’nci asır, dünyanın her köşesinde çalışan makinelere enerji bulma asrıdır.

Ve sıradan makineler artık yerlerini akıllı robotlara bırakmaktadır.

Şimdi daha çok hammaddeye, daha büyük pazarlara ve daha fazla enerjiye gereksinim vardır.

Özetlenirse yeni dönemin efendileri;

-Petrol hatta Su kaynaklarının sahipleri ile bunları kontrol edenler olacaktır.

Burada sormak gerekir, Türkiye Coğrafi Bölge olarak hangi konumdadır?

Türkiye, stratejik manada bir Kilit Ülke midir?

Peki, Enerjinin en önemli belirleyici olarak öne  çıkacağı gelecekte, Nükleer silahlara ve teknolojilerine sahip olanlar, gücün hangi başamağında yer alacaklardır?

Bilindiği gibi daha doğrusu açıklandığı üzere;

-ABD, Rusya, Çin, Fransa, Pakistan, Hindistan, Kuzey Kore gibi devletlerin Nükleer Silah ürettiği bilinmektedir.

Bu diğer ifadesi ile Nükleer silahlar konusunda birçok devlet caydırıcılık imkânına sahiptir.

Bu silahlar birçok farklı kültüre sahip devletler de olsalarda;

-Yakın dönemden itibaren Amerika ve AB, Israrlı bir şekilde, Nükleer teknolojilere sahip olduğu ileri sürülen Pakistan ve İran üzerinde baskı kurmaya çalışmaktadır?

Bunun nedeni Nükleer silahların kendileri için bir tehlike olmasından değil;

-İran’ın Körfezi, Pakistan’ın ise Afganistan’ı kontrol yeteneğine sahip olmasıdır.

Onlar için mesele,

-Enerjinin ve taşınma yollarının İslam ülkelerinin kontrolunda olmaması meselesidir.

Peki, Amerika ve Gelişmiş Avrupalı ülkelerin, diğer ülkelerin nükleer silahlara sahip olmalarına bir engelleme hakları var mıdır?

Burada cevabı şu ifade vermelidir;

Güçlünün hukuka ve haklılığa ihtiyacı mı vardır?

Öyle de,

-“Uygarlık, Birleşmiş Milletler, ülkelerin içişlerine karışmamak, Cumhuriyet, Demokrasi, Fransız ihtilali, felsefe vb ne olacak?

-Onlar mı ne olacak?

Zıkkımın kökü Olacak….

Devam edecek…

Artık kuyuya inebiliriz…

Resim;tarafsizhaber.blogspot.comPaylaş

(1) Taner YILDIZ, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, Kasım 2012 KobiEfor, sahife  23

(2) Kasım 2012 KobiEfor, sahife, 21

 

 

 

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*