“Sandık bizim namusumuzdur” (4)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
Demokrasisiz Cumhuriyet ileTek Parti Hükümeti anlayışı içeriktekilerle birlikte değerlendirilebilir.
Demokrasisiz Cumhuriyet ile Tek Parti Hükümeti anlayışı içeriktekilerle birlikte değerlendirilebilir.

İlginç hikâyemize, “Sandık Bizim Namusumuzdur” diyen kadın kahramanların beldesi olan Mersin Arslanköy’den başlayalım.  Arslanköy’ün kahramanlığı iki ayrı olaydan kaynaklanır. Birincisi; 1919’da başlayan Fransız işgali sırasında düşmanla çarpışmaları, ikincisi;  Tek partili dönemde çok partili sisteme geçiş sürecinde yapılan seçimlerin kanunsuz olduğu iddia edilerek yenilenmek istemesi karşısında “Sandık bizim namusumuzdur” diyerek direnmesidir.

Şimdi bunların hikâyeleri kısaca verelim.

İlk Hikâye, Kurtuluş Savaşı döneminde Fransız İşgalinde yaşanır

Kurtuluş savaşında (Mersin) Arslanköy insanı bir destan yaratmıştır. Bu mücadeleden sonra eski adı Efrenk olan kasaba Arslanköy adını almıştır. 1919 yılının Kasım ayında başlayan işgaller sırasında Arslanköyü işgal etmeye gelen ve aralarında aslen buralı olan birkaç Ermeni gönüllünün de bulunduğu Fransız birliği Yavca köyünde imha edilmiştir..(1)

İkinci Hikâye, 1947 seçimleri ile ilgilidir.  “Sandık bizim namusumuz.”

Tek partili dönemden çok partili sisteme geçiş sürecinde yapılan seçimlerin kanunsuz olduğu iddia edilerek yenilenmek istemesi karşısında “Sandık bizim namusumuzdur” diyerek direnen Arslanköy beldesi halkı, Türkiye’nin demokrasi yolundaki önemli yapı taşlarından biri olarak kabul ediliyor.(2)

Şimdi bu hikayeyi biraz açıyoruz…

…Türkiye’de tek partili siyasal rejim sürecinde açık oy gizli tasnif yöntemi ile sürekli bir şekilde iktidarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi 1946 yılından itibaren siyasi alanda liberalleşmeye gitmiş ve farklı siyasi partilerin kurulmasına izin vermişti..İktidarda bulunan CHP bu süre içinde gerçekleşen seçimlerde istediği sonucu almak için tüm devlet imkanlarını kullanmaktan çekinmedi.

İlk olarak 1946 seçimlerinde yaşanan genel seçimlerdeki usulsüzlükler 1947 yılında gerçekleşen Muhtarlık seçimlerinde artarak devam etti. Bu seçimde de hile olduğu düşüncesi ağırlık kazanmış olmasına karşın yine de seçim sonuçlarına büyük itirazlar gelmedi. Ancak bazı köylerde halkın seçim sonuçlarına tepkisi ve seçim sonuçlarına karşı direnişi öyle büyük oldu ki halkın seçim sanığını nasıl koruduğunu ve haklarını nasıl savunduğunu tüm Türkiye’ye gösterdi.

Bunların başında gelen ise Mersine bağlı Arslanköy’de yapılan muhtarlık seçimlerinde ortaya çıkan olaylardı.

Devlet partisi olarak ülkeyi yönetmeye alışmış olan CHP’nin seçimlere nasıl müdahale ettiğini göstermesi açısından incelenmeye üzerinde durulmaya değer bir örnek olaydır.

Arslanköy halkı 12 yıl boyunca köyü yönetmiş olan Tahir Şahin’den memnun değildir ve muhtarı değiştirmek için gün saymaktadır. 26 Şubat 1947 günü geldiğinde ise halk oy kullanmak için sandık başına gitmiştir. Seçimlerin tamamlanmasından sonra oy sayımı yapılmış ve şöyle bir sonuç çıkmıştır.

Demokrat Parti adayı Harun Yedigöz 565, 12 yıl muhtarlık yapmış olan CHP adayı Tahir Şahin 53, diğer CHP’li aday Hasan Dönertaş 153 oy almıştır.

Oylar bu şekilde sayıldıktan sonra tasnif işlemine geçilecektir. Ancak tasnif gerçekleştirilemez. Sebebi ise yürürlükte olan köy kanununa göre tasnif işlemi sırasında görevde olan muhtar ve altı azanın tasnifte hazır bulunması gerekmektedir.

Ancak tasnif işlemi başlamadan kısa bir süre önce seçimi kaybettiğini öğrenen muhtar ve 3 aza köyü terk etmiştir. Bu durumda Nahiye müdürü tasnif işleminin yapılamayacağını ifade eder.  Muhtarın dönüşüne kadar sandığın karakolda muhafaza edilmesini söyleyen Nahiye müdürüne köylüler karşı çıkarak, sabaha kadar sandığın başında beklerler. Ertesi gün ise sayım tutanaklarını aldıktan sonra sandığın ihtiyar heyetinin doğal üyesi olan ve ilkokulun müdürü olan Mustafa Kubilay’a teslim edilmesini kabul ederler.

Köylüler muhtarın dönmesini beklerken muhtar da Mersine gitmiş ve Vali Tevfik Sırrı Gür’e seçim sonuçlarını iletmiştir.

Sonucun kendisi  ve CHP adına “yıkıcı” olduğunu ve yeniden seçim yapılması isteğini valiye iletmiştir

Bu istek üzerine vali, bir yüzbaşı ve birkaç askeri, seçimlerin yenilmesi amacıyla köye göndermiştir. Köye gelen yüzbaşı, yeni bir seçim için hazırlıklarını başlatmıştır. Köylüler yüzbaşıya seçimlerin kurallara uygun bir şekilde gerçekleştiğini anlatmaya çalışmışlarsa da bu konuda başarılı olamadılar. Yüzbaşının, içinde kullanılmış oy pusulalarının olduğu yedieminde bulunan seçim sandığını istemesi üzerine ise gerginlik baş göstermeye başladı. Köylüler seçim sandığını yalnızca Cumhuriyet savcısına verebileceklerini, bunun dışında kimseye verilmeyeceğini ifade ettiler. Yüzbaşının seçim sandığını ancak zorla alabileceğini vurguladılar. Sandığın zorla alınma ihtimaline karşı köyün kadınları seçim sandığının bulunduğu evin etrafını çevirdiler ve korumaya aldılar.

Yüzbaşı ise seçim sandığını almakta kararlıdır. Askerleri ile beraber evin önüne gelir ve zor kullanarak eve girmeye çalışır. Yüzbaşının kapıyı kırması için onbaşıya emir vermesi üzerine kadınlar onbaşının üzerine atlar ve yere düşürür. Bunun üzerine yüzbaşı emrindeki bir manga askere süngülerini takıp ateş etmesi emrini vermiş ve işte bu anlardan itibaren olaylar büyümüş ve önlenemez bir hal almıştır.

Bu sırada Osman Yavuz adında Demokrat Partili olduğu bilinen bir kişi köylü kadınlara “Asker size hiçbir şey yapamaz. Ölürsek de sandığımızı ve namusumuzu koruyarak öleceğiz. Vurun.” diyerek sandığı vermemek adına kadınları yönlendirmiştir.

Askerler havaya ateş ederken köylü kadınlar askerlerin üzerlerine yürümüş ve askerler ile aralarında bir süre arbede yaşanmıştır. Jandarmalar ve yüzbaşı havaya ateş ederken bir çoğu kadın olan köylü de ellerindeki sopalarla ve taşlarla jandarmaya karşı koymuştur. Olayların bu şekilde büyümesi üzerine Vali Tevfik Sırrı Gür yüz seksen beş jandarma, bir üsteğmen ve iki yüzbaşıyı olayların bastırılması için köye göndermiştir. Köyün etrafı askerler tarafından çevrilmiş, halkın evlerinden dışarı çıkması ise yasaklanmıştır.

Yapılan tahkikatın ardından onlarca kişi tutuklandı ve mahkemeye sevk edildi. Suçları devlet otoritesine, devlet güçlerine karşı gelmekti.

Bu arada köyde seçimler yenilendi. Köy meydanına konulan sandıkta gerçekleşen seçimlerin sonucu oy pusulalarını kimseye göstermeden ilan eden Yüzbaşının dilediği şekilde neticelendi.

Önceki seçimin iki adayı da bu seçimde kazanan değildi. Demokrat Parti adayı Tahir Şahin’e bir oy bile çıkmamıştı. Muhtarlık seçimini kazanan Yüzbaşının köye geldiğinden beri iaşesini dağıtan iyi ilişkiler kurduğu yeni aday olan Ahmet Doğandı. Seçimin sonucunu yüzbaşı belirlemişti. Tasnif sırasında oy pusulasında her ne isim yazarsa yazsın Yüzbaşı, Ahmet Doğan’ın ismini okuyordu.  Bu sonuca kimse itiraz etme gereği bile duymadı.

Sonrası ise Arslanköy halkı için daha zorlu oldu. Tutuklu ve tutuksuz olarak uzunca süre mahkemelerde devlet otoritesine karşı gelmekten, isyan çıkarmaktan idam ile yargılandılar. Ancak seçim sandığına sahip çıkmalarındaki kararlılık ve direnişle Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde önemli bir yer aldılar. (3)

Devam edecek…

-Demokrat Parti’nin kurulmasında İsmet İnönü ve Celal Bayar nerededir?

Resim; http://www.yazilihaber.com/sandik-namusumuzdur-sozunun-mimari-arslankoy/131513/ sitesinden alınmıştır.

Kaynaklar;

(1)Daha fazlası için bakınız;
http://www.ummiyekocak.net/?Syf=26&Syz=260617&%2FSANDIK-NAMUSUMUZDUR-S%C3%96Z%C3%9CN%C3%9CN-M%C4%B0MARI-ARSLANK%C3%96Y

(2)http://www.ummiyekocak.net/?Syf=26&Syz=260617&%2FSANDIK-NAMUSUMUZDUR-S%C3%96Z%C3%9CN%C3%9CN-M%C4%B0MARI-ARSLANK%C3%96Y

(3)Vikipedi

Ve Kaynakları :

-Hüseyin Baran;Tek parti dönemi’nde iktidar muhalefet ilişisi: Arslanköy örnek olayı.

-Osman Akandere, Milli Şef Dönemi, Çok Partili Hayata Geçişte Rol Oynayan İç ve Dış Tesirler

Arslanköy internet sitesi

Arslanköy Yahya Aydın Lisesi internet sitesi

Arslanköy Kadın Tiyatro Topluluğu İnternet Sitesi

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*