Ve perdeyi açtık! Devrimler neden yapılır? Kalkındırmaya, Medenileştirmeye, Kaldırmaya (6)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Diyorlar ki; “İnsan düşünen hayvandır!” Sorabilseydik; düşünmesini yasaklarsanız, geriye nesi kalır insanın? “Ha……!” 1648 İngiliz, 1789 Fransız, 1917 Rus ile bizdeki Cumhuriyet devrimlerini karşılaştıracak; “Kalkınmanın, kafaların dışına şapka takmaktan çok, içini bilgi ile doldurmaktan mı geçtiği; halkla inatlaşarak sadece zaman mı kaybedildiği,” iddiasının haklılığı tartışılacaktır.

Konunun okuyanlar tarafından açıklıkla anlaşılabilmesi adına önce aşağıda kaynakları belirtilerek ve ilk bakıldığından birbirinden ilgisiz ve bir açık büfe misalinde kısa notlar verilecek ve konu süreçte toparlanacaktır.

“Dünyadaki bütün rejim krizlerinin altında azınlıkların çoğunluklara tahakkümü yatar.

Devlet erkini eline geçiren ve toplumla hiç de uyuşmayan yönetimler, varlıklarını sürdürebilmek için ülkeyi demir yumruklarla yönetir.

Bugün Arap Baharı olarak tarihe geçen olay aslında budur. Azınlık yönetimlerin baskısından sıtkı sıyrılmış toplumun isyanından başka bir şey değildir yaşananlar… “ (1)

İnsanlık tarihine bir göz attığımızda gelişmelerin sadece adına, “konfor” dediğimiz; kağnıların yerlerini otomobile; dumanla haberleşmenin telefonlara; odun sobalarının kalorifer sistemlerine bırakması ile sınırlı kalmadığını görürüz…

İnsanların bilgiden yeni bilgiler üretmeye başlamasıyla birlikte, “Çayın taşları çayın kuşları” ile vurulmaya” başlanmıştır.

Bu anlayışla aşağıda çeşitli ülkelerin işgallerine baktığımızda, gözümüzün önünde olmasına rağmen dikkatlerimizden kaçan-aslında kaçırılan-  bakınız ne cinlikler bulunmaktadır.

“Obama Irak’tan çekileceklerini açıkladı

“ABD Başkanı Barrack Obama, Amerikan ordusunun yılın sonuna kadar Irak’tan tamamen çekileceğini açıkladı… Barack Obama, Irak’ta 9 yıla yakın süren savaşa son vermeyi amaçladıklarını söyledi. Irak’ta halen 40 bin Amerikalı asker bulunuyor…”(Çin haber ajansı)

Bakalım ABD çekilmeden önce Iraklılara neler hediye etmişler!

Noel, İşgal altındaki Irak’ta resmi tatil..

“Irak Bakanlar Kurulu, Noel`in başlangıcı olan 25 Aralık tarihinin ilk kez resmi tatil olacağını duyurdu. Irak Hükümet Sözcüsü Ali el-Debbağ Irak Hükümeti`nin 25 Aralık tarihinde resmi tatil olması kararı verdiğini bildirirken, Başbakan Nuri el-Maliki ise ülkedeki Hristiyanların haklarını koruma yükümlülüklerinin bulunduğunu söyledi. Ülke nüfusunun en iyimser tahminle yüzde iki `sinin Hristiyan olduğu sanılıyor.”  (Dünya Bülteni/ Haber Merkezi, 25.12.2008)

Şimdi de Iraktaki Irak! Vietnam’a bakalım…

“Umarım Vietnam uzun bağımsızlık mücadelesini kültürünü satmak için vermemiştir. Aksi halde bu herkes için yenilgi olur.

Noel’i Vietnam’ın başkentinde geçirirken Noel Baba kıyafetli Vietnamlı çocukları ve neredeyse bütün dükkânlarda ve restoranlarda “Jingle Bells’ Veya “Noel Baba şehre geliyor” şarkılarının çalınmasını şaşkınlıkla izledim.

Vietnamlı bir arkadaşım bana, sadece küçük bir Hıristiyan azınlığın olduğu bu ülkede Sevgililer Günü ve diğer kutlamalarla birlikte son on yılda yerleşen Noel furyasının, yeni zenginlere kendilerini gösterme ve alışveriş yapma fırsatı sunduğunu söyledi…

Batılı pazarlamacılar Amerikan yaşam tarzını ve tatillerini yaymakta belirgin bir başarı kazandı… Bu yüzden, tıpkı Çinliler gibi onlar da Marksist ideolojiyi ülkenin her yerinde para peşinde koşan geniş yığınlara dayalı tek parti kapitalizmine dönüştürmeye başladılar…

İlk sonuç gayet mütevazı: Gelecekte ne olacağı asla bilinmez. 1975’te hiçbir yorumcu Vietnam’da kapitalizmin gelişeceğini ve ABD’ye hayranlıkla bakılacağını tahmin edemezdi…

İkinci sonuç; Ülkeler kendi derslerini kendileri çıkarırlar. Vietnam’da komünizmin ABD yüzünden değil, kendi zaferinin sonuçları nedeniyle çöktü…

ABD’ye karşı verdiği savaş, Vietnam için sadece bin yıllık bağımsızlık savaşının zor bir safhasıydı…

Bunlar, Afganistan ve Irak için, diyelim ki 2050 yılı temel alındığında, hiç de umutsuz çıkarımlar değil.

Ama Noel Babalara bakınca paranın bugünlerde her şeye yön vermesinden endişeleniyorum.

Umarım Vietnam uzun bağımsızlık mücadelesini kültürünü satmak için vermemiştir. Aksi halde bu herkes için yenilgi olur…” (2)

Mısır’ın işgali, Fransız ihtilali ve Napolyon…

 “…Napolyon 400 parçalık donanması ile 1798’de denize açılır. İskenderiye sahillerine inen Napolyon’un maiyetinde; 40.000 asker, 40 general ve sadece askeri alanda değil, Mısır’ın kültür varlıklarının sömürülmesi ve ahlâken sukût ettirilmesi (ahlaken çökertilmesi ) için de 100 kadar bilim adamı, ressam ve artistine kadar zengin bir kadro bulunmaktadır (3).

“Sefer en ince teferruatına kadar hesaplanmış ve propaganda için Arapça matbaa dahi getirilmiştir. (4) 

“Napolyon bu arada Fransız ihtilali’nin fikirlerini yerleştirmek ve Fransız kültürünü tabana yayabilmek için Kahire’de bir Fransız mektebi ve tiyatro açar. Daha sonra da matbaa kurup gazete çıkartır.(5)

Emperyalizmin bu hedefe ulaşmada kullandığı metot, psikolojik savaş tekniklerini uygulamaktır. Amaç, kişi ve toplulukların davranış, düşünce ve duygularını kontrol etmek, değiştirmek veya yönlendirmektir. Psikolojik savaş metodları, örtülü bir şekilde hedef kişi veya topluluğa, onların anlamayacağı bir şekilde tatbik edilir. Psikolojik savaşın örtülü olmasının nedeni, insanların bilinçaltını (Alt beyin) hedefliyor olmasındadır….”

– “Sömürgecilik, genellikle bir devletin başka ulusları, devletleri, toplulukları, siyasal ve ekonomik egemenliği altına alarak yayılması veya yayılmayı istemesidir. Sömürgeciler genellikle sömürdükleri bölgelerin kaynaklarına el, iş gücüne, pazarlarına el koyar ve aynı zamanda sömürgeleri altındaki halkın sosyo-kültürel, dini değerlerine baskı uygularlar.” (Vikipedi) 

-“I. Dünya Savaşı döneminde şiddetlenen emperyalist hareketler günümüzde de sürmektedir ancak o dönemde çoğunlukla askerî bir işgalle başlayan ve devam eden yağmalama günümüzde şekil değiştirerek küreselleşme adı altında para, hizmet ve fon akışı biçiminde sermayenin ve sıcak paranın engelsiz serbest dolaşımıyla ortaya çıkan/çıkartılan tekelci-ezici bir emperyalist yağmaya dönüşmüş, bunun sonucunda da buna izin veren ülkelerin yönetimlerinde egemen olmaya başlamıştır.

-“Bu duruma direnen veya başkaldıran ülkeler sömürücü/sömürgeci devletler tarafından “terörist ülkeler” olarak ilân edilerek yalnız bırakılmaya, ambargo uygulanmaya mahkûm edilmekte ve dirençleri kırılarak sinsice yağmalanmaya çalışılmaktadır. Bu sinsi planların başarısız olduğu durumlarda ise eskisi gibi askerî işgallerle sömürme içgüdüsü doyurulmaya çalışılmaktadır.(http://www.2023.gen.tr/eylul2008/10.htm   ))  ))   

“…Trinity Üniversitesi 1592’de, İngilizler tarafından İrlandalıları “medenileştirmek” için bir Protestan okulu olarak inşa edilmiş. Katolik Kilisesi ise 1960’lara kadar bu okula gitmeyi günah saymış.http://www.hurriyet.com.tr/seyahat/18158826_p.asp  …….”

-Dede bizde de yabancılaarın açtıkları okullar, hastaneler, yardım kuruluşları, vakıflar var mı?

-Torun, hiç dikkati mi çekmedi var mı?

-“Dede! Galipler, 2. Dünya Savaşında Japonya ve Almanya’yı işgal ettiler mi?”

-Ettiler galiba…

-“Peki, sonra ne yaptılar?”

-Çekildiler…

-“Madem çekileceklerdi,  kalmayacaklardı neden, masraf ederek o ülkeleri işgal ettiler?”

-Torun, bir soru da sana ben sorayım, ABD bugün işgal ettiği Irak’tan neden çekiliyor?

-“Dede, çok safsın be! Çekilmiyorlar, kurdukları sistemleri, askeri üsleri, ülkede uygulamaya koydukları kanunları, onların çıkarlarını temsilen o ülkelerde kalıyorlar ya…”

-Kalıyorlar mı? Bak bunu hiç aklıma gelmemişti. Dediğin gibi bende biraz değil, çok saflık var.

Özetle,

Temsil ettiğimiz kültür, aynı zamanda, gelişmesine katkıda bulunduğumuz, hizmet ettiğimiz kültürdür.

Bu nedenle günümüzde işgal edilen yerler, ingilizlerin tabiri ile, kültürleri ile medenileştirilerek, dönüştürülmektedir.

Devam edecek…

(1)“Alevilerin Dersim gerçeğiyle yüzleşme zamanı”, Mehmet Kamış, Zaman, 23 Kasım 2011,

(2) “Harikalar Diyarına dönüşen Cephe” Roger Cohen,  The New York Times, 03.01.2010

(3-5-) Kocabaş. Şakir; Tarihte Türkler ve Fransızlar. Vatan Yay. İst/90, s. 134.  

(4) Kutay, Cemal Türkiye Hür. ve Mücadele

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*