Ve Musul’da IŞİD maskeli balo başlar! İngilizler baloya Sirk At Cambazı kıyafeti ile gelirler (3)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
Hem kendini hem düşmanını tanırsan girdiğin yüz savaştan galip ayrılırsın. (Çin deyişi)

Hem kendini hem düşmanını tanırsan girdiğin yüz savaştan galip ayrılırsın. (Çin deyişi)

Sirkte at cambazlarının gösterilerini izleyenler bilirler. Gösterici, birbirine yakın mesafede koşan bir atın sırtından diğerine atlayarak yeteneklerini sergiler. Bunun politik lisandaki anlamı; yerine gelmeyen vaatler, bol zigzaglar ve muhatabını şoka soran sürprizler! Tanımlanan “İngiliz Siyaseti!”dir.

Musul-Kerkük Petrolleri, (Irak) ile Suriye’nin el değiştirmesi, Birinci Dünya Savaşı’nın hedeflenen en belirgin sonuçlardandır. Bu sonuçla döneminin iki güçlü devleti İngiltere ve Fransa’nın uzun süredir hayal ettikleri gördükleri rüya gerçekleşmiştir.

Bu sürecin arka planını öğrenmeden, ne yaşanmış İki Dünya Savaşı’nı, ne de günümüzde yaşanan, yaşanacak olayları anlamak mümkün değildir. Bu nedenle konunun anlaşılması adına çok kısa olsa da bu hikayenin anlatılması gerekmektedir.

Başlamadan günümüzde çok konuşulan; “IŞİD”, Vahhabilik veya  Taliban benzeri, Gelişmiş Batı’nın Global Devlet Terörü’nün yerel uzantıları’nın akıl almaz provokasyonlarla ve vahşetlerle dolu uygulamalarının, İslam’la hiçbir ilgilerinin olmadığı gibi, kontrollerindeki bu terör örgütleri ile hem İslam’ı bunlar üzerinden vurmak, yanlış tanıtmak, hem de toplumları kendi içerisinde bölerek, bir “Denge!” oluşturarak! Kolayca sömürmeye devam ettikleri  ifade edilmelidir.

Okuyacaklarımız bugün değil yaklaşık 100 yıl evvel yaşanmıştır.

Tekrar edelim, Yüz yıl…

Musul-Kerkük-Petrol ve Kürtler ile Araplar

“…Sykes-Picot Anlaşmasında, (*) Irak’ın kuzeyi Fransız nüfuz bölgesi olarak tanımlandığı için, İngiltere Musul petrolünün çıkarılması ve işletilmesinde Fransa’nın da imtiyaz sahibi olmasını garanti etmiş ve bu garanti karşılığında Fransa Musul’un İngiltere tarafından işgalini kabullenmiştir. Amerika Birleşik Devletleri ise, Ortadoğu’da İngiltere ve Fransa tarafından nüfuz bölgeleri oluşturulmasına karşı çıkmamakla birlikte, özellikle petrole ilişkin ticari faaliyetlere müdahale edilmemesini ve Amerika’nın bu yöndeki girişimlerinin engellenmemesini istemiştir. Amerikan firması Standart Oil of Newyork Secony),1919 yılında iki mühendisini Irak’a petrol aramak üzere göndermiştir. Bunlardan birisi yazdığı mektupta (1)

“… pasta o kadar büyük ki, bunun Amerika’ya ait olması için her şey yapılmalıdır.

Şeklinde görüşlerini belirtmiştir. Mektubun işgal altındaki İstanbul’da İngilizlerce ele geçirilmesi üzerine Londra, Irak Yüksek Komiseri Arnold Wilson’a jeologların petrol aramasının yasaklanması yönünde talimat vermiştir. Bu gelişme nedeniyle Socony firmasının talebi üzerine, Amerika Dışişleri Bakanlığı İngiltere’yi protesto etmiştir.

Benzeri çıkar çatışmaları bir süre daha devam ettikten sonra, her biri %23,75 hisseye sahip Anglo-Persian Oil Company (daha sonraları BP adını almıştır.); Royal Dutch Shell; Standart Oil of New Jersey ve Socony-Vacuum (Mobil); Compagnie Française des Petroles firmalarından oluşan çok uluslu Irak Petrol Şirketi kurulmuş, kalan % 5 hisse ise Ermeni asıllı Gülbenkyan’a verilmiştir. (2)

Musul-Kerkük-Petrol ve Kürtler ile Araplar

“..Sykes-Picot taksim anlaşması ile Musul Fransa’ya bırakılmıştır. Birinci Dünya Savaşı sonrasında Suriye’den İngiliz birliklerinin çekilmesi üzerine Fransa, Suriye’de hakimiyet kurmakta zorlanmıştır. Büyük Britanya İmparatorluğu’ndan yardım istemek zorunda kalmıştır. Büyük Britanya Hükümeti Fransa’ya yardım edebileceğini fakat bunun karşılığında Fransa’nın Musul bölgesindeki haklarından vazgeçerek Musul’un Büyük Britanya İmparatorluğu’na bırakılmasını istemiştir. Fransa’nın teklifi kabul etmesi üzerine İngiltere, Suriye konusunda Fransa’ya yardım etmiştir. Büyük Britanya Hükümeti ile Fransa arasında 15 Eylül 1919 tarihinde anlaşma yapılmıştır.(3)

Bu anlaşmaya göre İngilizler Urfa, Antep, Maraş sancakları üzerindeki haklarını Fransızlara, Fransızlar da Musul üzerindeki haklarını İngilizlere devretmiştir. İngiltere, birliklerini Musul bölgesine kaydırmış ve Mondros Ateşkes Anlaşması’ndan hemen sonra da sistemli bir plan dahilinde Musul’u işgal etmiştir.

Musul-Kerkük bölgesi zengin yeraltı kaynaklarıyla İngiltere’nin iştahını kabartmıştır.

Bölgenin etnik yapısını yakından bilen İngiltere, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Kürt, Arap ve diğer unsurları kışkırtarak Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklandırmaya ve Osmanlı Devleti’nin otoritesini sarsmaya çalışmıştır.

Bu amaç doğrultusunda İngiltere, Musul Viskonsolosu Vibliki’yi Hemavend Aşireti içinde dolaştırarak onları devlete karşı kışkırtmıştır. Osmanlı yetkilileri İngiltere’nin Musul Viskonsolosu olan Vibliki’yi bölgeden uzaklaştırmıştır. İngilizler bir taraftan bölgeyi işgal ederken diğer taraftan Kürtlerin menfaati için burada bulunduklarını söyleyerek şeyhleri ve reisleri ele geçirmeye gayret etmiş, bölgenin önde gelenlerinden Seyyid Taha’ya Cezire Rumiye arasında beylik vaadinde bulunmuş, adamlarına gizlice silah ve mühimmat yardımı yapmış, Simko adlı aşiret reisini Türk kuvvetlerine saldırması için teşvik etmiş, ve bu kişiye Rumiye, Deyleman ve Hoy havalisini vadelerek buralara Ermeni ve Nastürileri yerleştirmeye çalışmışlardır. Bir İngiliz yüzbaşısı Milli Aşiretini kendi taraflarına çekmek için görevlendirilmiş, bu amaçla Viranşehir’e gelmiştir. (4)

Musul-Kerkük-Petrol ve Kürtler ile Araplar

İngiltere ve Kürdistan

“.. Mütareke döneminde İngilizler Anadolu’da giriştikleri işgallerle birlikte bölücülük faaliyetleri de başlamışlardır. Anadolu’da İngiliz müstemlekesi zayıf oluşumları gerçekleştirmek amacıyla etnik kimlikleri ön plana çıkartmayı hedefleyen İngiliz politikası çok yönlü olarak uygulamaya konulmuştur.

Nitekim bu dönemde İngilizler, Kürtçülük propagandalarına hız vermişler; kendi denetimlerinde Kürt Teali Cemiyeti başta olmak üzere İngiliz Muhipler Cemiyeti, Teali İslam Cemiyeti gibi demekler kurdurarak propagandalarını artırmışlardır.

İngilizlerin Kürtçülük propagandası yapmaktaki başlıca amaçları, Orta Doğu’da zengin petrol yataklarına sahip Musul ve Kerkük civarını koruyacak kukla bir Kürt devleti vücuda getirmektir.

Basra Körfezindeki Süleymaniye sancağında İngilizlerin siyasi temsilcisi Yüzbaşı Edward NOEL’in propagandaları Kürtler üzerinde ağırlık kazanmaya başlamıştır. (5)

Yazılanlar tekrar edilirse;

-Amerika için Musul, “… pasta o kadar büyük ki, bunun Amerika’ya ait olması için her şey yapılmalıdır.”

-İngiltere için Musul, “Bir damla petrol bir damla kandan daha değerlidir.”

Amerika, “Musul için her bedel ödenir!”;

-İngiltere,“Bir damla Petrol, bir damla kandan daha değerlidir.” Demektedir.

Toparlanırsa;

Suriye, Fransa’nın birkaç asırlık rüyası, politikası;

Irak, İngiltere’nin “Büyük Devlet” olarak kalmasının gereğidir.

Peki, ya Amerika?

-Rusya Akdeniz’e iner, Çin, (Hatta Hindistan) Ortadoğu ve Afrika’ya yerleşir, Almanya ve Japonya, kendilerine her iki dünya Savaşı’nda atılan kazığı çıkarmanın, hesabının peşinde olurlar;

-Bunlara, Avrupa’nın Büyük Devletleri’nin (Fransa, İtalya, İspanya) Kaybettikleri sömürgeler ve yaşlanan nüfusları dolayısıyla sona giden merdivenlere tırmanmaya başlamasını, paniklerini de eklersek,

-Ortaya Yeni bir Dünya çıkacak ve “Amerika” kendi bölgesine kapanacaktır.

Devam edecek…

(*) Sykes-Picot Anlaşması; İngiltere ve Fransa arasında (1916 tarihinde) yapılan ve Osmanlı Devleti’nin Orta Doğu topraklarının paylaşılmasını öngören gizli antlaşma.

(1) Fromkin, D. 1989, s. 534: (SEVR’E GİDEN YOL” AHMET HURŞİT TOLON, dip not)

(2) “Sevr’e giden yol” A. Hurşit TOLON, s. 144)

(3)Musul ve Kerkük ile ilgili Arşiv Belgeleri, Başbakanlık Osmanlı Arşivi Yayınları, İstanbul, İ993, s. 9, vd.

(4)(Musul ve Kerkük ile ilgili Arşiv Belgeleri, Başbakanlık Osmanlı Arşivi Yayınları, İstanbul, İ993

(5)“SEVR’E GİDEN YOL” AHMET HURŞİT TOLON, Birinci Baskı: Atatürk Araştırma Merkezi 2004, sahife; 140 ve sonrası

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*