Ve gerçekler, Cumhuriyet yönetimi Osmanlıdan nasıl bir eğitim sistemi devraldı (4)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Herhalde dünya üzerinde darbe yaparak arkasından cumhuriyet -halk egemenliği- bayramı kutlayan tek ülkeyiz. Halkın seçtiği meclisini kapatır, seçilmişleri idam eder, üzerine de bayram yaparız! Ve ülkemizde kimse bugüne  kadar,  “Cumhuriyet iyi rejim değil” dememiştir,  denilen; “Demokrasi yoksa cumhuriyet diktatörlüktür. Demokrasisiz cumhuriyet, halk idaresi değildir.” Demek ki,  öğrenecek, kavrayacak ve tartışacak daha çok meselemiz bulunmaktadır.

Sırada, “Kız çocuklarının eğitimi cumhuriyetle mi başladı?” Sorusunun cevabı  bulunmaktadır. Arkasından da, Cumhuriyet döneminin ekonomisi gerçek durumu ile açıklanacaktır.

Osmanlı dönemindeki kız çocukları eğitim görmekte midir ve eğitim mecburi midir?

Cumhuriyetle birlikte başladığı düşünülen kız çocukların eğitimi aslında, “1869 yılında yayınlanan “Eğitim Genel Yönetmeliği ile (Maarif-i Umumiye Nizamnamesi)  kız çocuklarının ilkokula devam mecburiyeti başlatıldı. Kız çocuklarının eğitimi için ilk kalıcı ve köklü hamle işte bu dönemde başlatılmıştır.

Ve hikâyesi;

“1869 yılında yayınlanan Eğitim Genel Yönetmeliği’ne (Maarif-i Umumiye Nizamnamesi) göre kız çocuklarının ilkokula devam mecburiyeti kondu. Okula gelmekten kaçınan öğrencilerin anne babasına köy muhtarı veya ihtiyar heyeti müdahale edebilecekti. Kız çocukları için okula başlama yaşı 6 bitirme yaşı ise 10’du.

Kız mekteplerinin okul müfredatı erkek okullarıyla hemen hemen aynıydı. Usul-i Cedide Vechile Elifba, Kur’anı Kerim, Tecvid, Ahlaka Müteallik Rasail, İlmihal, Yazı Talimi, Fenni Hesab, Tarihi Osmani ve Coğrafya.

İlköğretim böyle… Peki ya ortaöğretim?

Aynı yönetmelik orta eğitimi de düzenliyordu. Sultan Abdülaziz büyük şehirlerin her birinde birer kız rüştiye (ortaokulu) mektebi açılması zorunlu kıldı. Öncelik İstanbul’a verildi. Hemen ardından tüm taşra kentlerinde bu okullar açılmaya başlandı.

Kız ortaokullarında erkek bölümlerine ilaveten biçki dikiş ve müzik eğitimi de konmuştu. Ayrıca Kıraat-ı Türkiye, Sülüs Hattı ve Hıyyatiyye dersleri de vardı.

Abdülaziz’in izinde…

Abdülaziz’in intihar mı suikast mı belli olmayan bir şekilde indirilmesinin ardından kısa bir süre sonra tahta geçen Sultan 2. Abdülhamid, eğitim reformlarında amcasından aldığı bayrağı daha da ilerilere taşıdı.

İktidarının ilk yılında sadece İstanbul’daki kız rüşdiyelerinin sayısını 9’a çıkarttı. İstanbul dışında Selanik Yenişehir ve Hanya’da da birer kız okulu açılmıştı.

1892 de ilk ve orta dereceli kız okulları ‘Merkez Rüşdiye’si adı altında birleştirildi. Bu okullardan mezun olan kızlar ise kız öğretmen okullarına devam edebiliyorlardı.

İlk eğitimde kız-erkek karışık tedrisat yine 2. Abdülhamid’in getirdiği yeniliklerdendi.

2. Abdülhamid’in iktidarında 20. yılın sonunda sadece erkek çocuklarının okuduğu;

ilköğretim okulu sayısı 3388,

-Sadece kızların eğitim aldığı okul sayısı ise 303,

-Kız erkek birlikte eğitim yapılan okul sayısı ise, 3750 sayısına ulaşır.

Peki, bu denli yaygın bir eğitim hamlesine yetecek kadar kadın öğretmen var mıydı? Çünkü özellikle el sanatları ile ilgili derslerde çok sayıda kadın öğretmene ihtiyaç vardı.

İmparatorluk sınırları içerindeki tek öğretmen okulu olarak bulunan Darülmuallimat’ın bu ihtiyaca cevap vermesi düşünülemezdi.

Ancak Abdülhamid ve reformcu bürokratı Abdüllatif Suphi Paşa’nın geri adım atmaya niyeti yoktu.

Taşra kız rüşdiyelerinde esas işi öğretmenlik olmayan bürokrat ve subay eşlerini bu okullarda öğretmen olarak görevlendirdi.

Elbette öğretmenlik formasyonuna sahip olmayan bu kişilerin verdiği eğitimde çeşitli sıkıntılar yaşanıyordu.

Ancak önemli olan kız çocuklarının okula başlatılmasıydı.

Eğitim taarruzu Misyoner okullarının Anadolu’da giderek yaygınlaşmasıyla birlikte buradan mezun olan gayrimüslim kadınlar da Müslüman çocukların eğitimine katkı verdiler.

Müslimi Gayrimüslimi okumuşu okumamışı el ele vermiş tam bir eğitim taarruzu başlamıştı.

Anadilde eğitimÖğretmen yetiştiren tek kurum olan Darülmuallimat’ın müfredatı nasıldı?

Şu dersler vardı. Mebadi Ulum-i Diniyye, Hesab ve Defter Tutmak Usulü, Resim, Müzik, Lisan-ı Osman-i ve İnşa ve her cemaatin kendi lisanı.

Şimdi buraya dikkat ediniz lütfen.

Her cemaat kendi lisanını da öğrenebilecekti.

Ama temel eğitim Osmanlıca olacaktı. (Bugün neler tartışılmaktadır?)

İlk önce açılan ebe okullarını bir tarafa bırakacak olursak öğretmen okulları kızların eğitim hayatına dahil olmaları ve kamusal alanda ilk defa yetkin bir meslek sahibi olmaları için açılmış eğitim kurumları oldular.

Abdülaziz ile başlayan ve Abdülhamid ile devam eden kız çocuklarının eğitimi hamlesi cumhuriyetle birlikte şaha kalktı.

İlkokuldan üniversiteye kadar eğitimin her alanında yerlerini alan modern Türkiye’nin kızları ayrıca el işi, nakış gibi alanlarda da varlıklarını ispatladılar.

Kıyafet zorunluluğu yoktu

Osmanlı dönemindeki bu büyük eğitim hamlesini başlatan 1869 nizamnamesinde kız öğrenciler için bir kıyafet zorunluluğu var mıydı? Hayır yoktu…!

Yani peçe, başörtüsü gibi bir zorunluluk yoktu.

Yukarıdaki fotoğrafda da göreceğiniz gibi ilkokul sıralarından başlayarak kız öğrenciler gayet rahat kıyafetlerle okullarına gidebiliyorlardı.

Evet, 150 yıllık eğitim seferberliğimizin kilometre taşları işte böyle…

Kızlarımızın daha aydınlık bir geleceğe kavuşmaları için eğitimin zorunlu olduğuna inanan bir neslin torunlarıyız.

Kız okullarının mimarı: Abdüllatif Suphi Paşa Kız okulları projesi onun eseriydi. Biraz çekingen davransa da 2. Abdülhamid’in cesaretlendirmesiyle bu projeyi hayata geçirdi. Osmanlı kabinelerinde bakanlıklar yaptı. Ama asıl unutulmaz hizmeti eğitim alanında oldu.

Özellikle kız okullarında okutulacak müfredatı o hazırladı. Kız okullarının tüm ülkeye yayılması için uğraştı.

Öğretmen açığını kapatabilmek için ülke dışından öğretmen arayışına bile girişti.

Osmanlı’da yaktığı eğitim ateşini Cumhuriyet döneminde oğlu devam ettirdi. Hamdullah Suphi Tanrıöver de babası gibi (Her ikisini, tüm atalarımız gibi  minnet ve rahmetle anıyoruz) Milli Eğitim Bakanlığı görevinde bulundu. Ve Cumhuriyetin milli eğitim politikasına yön verdi. (1-2)

Ve Cumhuriyetin ilk yıllarına ait sayılarla öğrenci-okul bilgileri, (3)

Ders Yılı 1923-24

İlkokul sayısı…………..4.894

Öğretmen sayısı……..10.238

Öğrenci sayısı……….341.941

Ortaokul sayısı…………….72

Öğretmen sayısı ……. …796

Öğrenci sayısı…… …. 5.094

Lise sayısı…………………..23

Öğretmen sayısı……………?

Öğrenci sayısı…………1.241

Orta öğrenim düzeyinde..

Öğretmen sayısı………698

Öğrenci sayısı……… 6.547

Yüksek öğr. Öğrt.say.328

Öğrenci sayısı………2.914

Devam edecek…

Resim; eğitimekrani.com’dan alınmıştır.

(1-2-) “Hep inanmamızı istediler. ” Gürkan HACIR ile (http://www.egitimekrani.com/haber.php?haber_id=16271#ixzz1cYYPqH2c)

(3) “Türkiye Cumhuriyeti’nde tek-parti yönetimi’nin kurulması 1923-1931”, Prof. Dr. Mete Tunçay,  Kitabın yazarı, Sayın  Prof.Tunçay Kaynağını da vermektedir.; “1923-24 rakamları, İ. Başgöz-H. E. Wilson, Educational Problems in Turkey, 1920- 1940, s. 233 vd.; 1927-28 ve 1930-31 rakamları ise. Devlet İstatistik Enstitüsü’nün Millî Eğitim Hareketleri 1927-1966 adlı yayınından alınmıştır.)

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*