Sultan Vahdettin’i İmparatorluğun parçalandığı San Remo’ya sürmekle Osmanlıdan neyin intikamı alınmıştır (1)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Uluslararası siyasette tesadüfler değil, uzun vadeli, oya gibi işlenen stratejiler vardır..

Son hükümdar Sultan Vahdettin’i, İmparatorluğun paylaşılmasıyla ilgili toplantının yapıldığı San Remo’ya sürmekle kime, neyin bedeli ödettirilmiştir?

Tarihimizde birçok ilginç tesadüfler bulunmaktadır.

Ancak, bu ilginç tesadüfler ne araştırılmakta ne de ilgilileri tarafından gündeme taşınmaktadır.

Bunlardan birisi de, I. Dünya Savaşı’nın galipleri tarafından, İmparatorluğun paylaşıldığı İtalya’nın San Remo şehrine, son Osmanlı (sabık) hükümdarının sürgün edilmesi ve  İmparatorluğun burada sonlandırılmasıdır.

I.Dünya Savaşı’nı sona erdiren Mondros Mütarekesi (30 Ekim 1918) imzalandığında yaklaşık dört yüzyıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası olan Mezopotamya toprakları, Musul hariç İngiliz işgali altına girmiş bulunuyordu.(1) İtilaf devletlerinin 1920 Nisanında kendi aralarında gerçekleştirdikleri San Remo Konferansı’nda (*) Musul dahil Irak’ın, İngiltere’nin mandasına verilmesi kararlaştırılmıştır. (2)

Ve Sultan Vahdettin San Remo’da

Bilindiği gibi Osmanlı Saltanatı, TBMM tarafından, 1 Kasım 1922’de kaldırılmış ve (sabık) Sultan Vahdettin, 17 Kasım 1922’de İtalya San Remo (**) Şehrine (Sultan değil bir vatandaş olarak) sürgüne gönderilmiştir.

Elbette…

Üç kıtada asırlarca hükümranlık yapmalarının yanında İslam Âlemi’nin de lideri olan Osmanlı hanedanlığın son üyesinin, Halifenin, kontrol altında tutulabileceği ve mesaj verileceği bir yerde ikamete zorlanacağı açıktır.

Neden San Remo (**)

Birinci Dünya Savaşı’nın galiplerinin, 1920 Nisanında San Remo’da yaptıkları Konferansta Osmanlı İmparatorluğu’nun varlığına son verildiği yukarıda açıklanmıştı.

-İmparatorluğa son verilen yer neresidir?

-San Remo şehri

Peki, İngilizler  son Osmanlı Hükümdarını nereye gönderirler?

-Nereye?

-San Remo’ya…

-İlginç…

-Peki, bu ilginç rastlantıyı tarihçilerimiz bilmez, araştırmazlar mı?

-Bunu bize değil muhataplarına sormak gerekir.

Bugün olanları doğru anlamak ile dün yaşananları doğru öğrenmek…

Lütfen aşağıda verilen metni, yazı bittiğinde tekrar değerlendirmek üzere not ediniz.

-“San-Remo Konferansında,

-Osmanlı Devletinin Asya ve Kuzey Afrika’da bulunan Arap toprakları üzerindeki bütün haklarından vazgeçmesi,

-Bağımsız bir Ermenistan’la özerk bir Kürdistan’ın kurulması kararlaştırıldı.

Ayrıca Osmanlı Devletinin eski Suriye topraklarında iki A tipi manda teşkil edilerek

-Suriye ve Lübnan’ın Fransa,

-Filistin’in ise İngiltere’nin idaresine bırakılması

-Irak topraklarının da İngiltere’nin mandasına girmesi kararlaştırıldı.”

Konunun açılması ve anlaşılması adına San Remo’nun komşuları olan İtalya kent devletlerinden Cenevizliler ile Venediklilerden biraz bahsetmemiz gerekmektedir.

Gerçekte konu ile ilgileri, Haçlı seferleri ile Suriye meselesinde anlaşılacaktır.

Yaklaşık, 700-800 yıl evvel yaşananlardan hareketle, bugün Fransa’nın ve diğer Batılıların, Başta Suriye, Orta doğu, Anadolu ve Afrika’ya düşkünlükleri daha net anlaşılacak, hiçbir şeyin değişmediği görülecektir.

Özellikle de Suriye meselesi Gelişmiş Batılılarca, neden Irak, Libya, Mısır, Yemen, Cezayir devletlerinde olduğu gibi kısa sürede çözülememediği…

Aradan bu kadar zaman geçmesine rağmen görülecektir ki, olaylar birebir tekrar etmektedir.

Ne bir eksik, ne de bir fazla…

Devam edecek..

Açıklamalar;

Resim;www.clendening.kumc.edu

(*)San Remo Konferansı, “I. Dünya Savaşından sonra, 18-26 Nisan 1920’de, Osmanlı topraklarının paylaşılması ve Osmanlı ile yapılacak olan Sevr Antlaşması’nın şartlarını hazırlamak için, İtalya’nın San Remo şehrinde toplanan milletlerarası konferans idi. İngiltere başbakanı Lloyd George, Fransa başbakanı Alexandre Millerand, İtalya başbakanı Francesco Nitti ile Japonya, Yunanistan ve Belçika temsilcilerinin katıldığı konferansta I. Dünya Savaşı’ndan mağlup olarak çıkan Osmanlı Devleti topraklarının ve Ortadoğu petrollerinin paylaşılması görüşüldü ve Sevr (Sévres) Antlaşmasının son biçimi tespit edildi… Konferans sırasında hiçbir Türk yetkiliye söz verilmedi….Lloyd George kesinleştirilen kararların gerekirse zorla kabul ettirileceğini söyledi…Konferansta ayrıca İngiltere ile Fransa arasında bir petrol anlaşması imzalandı. Bu anlaşmayla Musul’un İngiltere’nin Irak manda bölgesine dahil edilmesi, Fransa’ya Irak petrollerinden % 25 hisse verilmesi ve petrol taşıma kolaylıkları tanınması sağlandı…

San-Remo Konferansında, Osmanlı Devletinin Asya ve Kuzey Afrika’da bulunan Arap toprakları üzerindeki bütün haklarından vazgeçmesi, bağımsız bir Ermenistan’la özerk bir Kürdistan’ın kurulması kararlaştırıldı. Ayrıca Osmanlı Devletinin eski Suriye topraklarında iki A tipi manda teşkil edilerek Suriye ve Lübnan’ın Fransa, Filistin’in ise İngiltere’nin idaresine bırakılması Irak topraklarının da İngiltere’nin mandasına girmesi kararlaştırıldı.

Teşkil edilen A tipi manda idaresi, söz konusu ülkelerin bağımsız sayılmasını, kendini idare edebilecek siyasi olgunluğa erişinceye kadar manda otoritesi altında kalmasını öngörüyordu. Ayrıca İzmir ve Trakya Yunanistan’ a bırakılacak, Adana ile Antalya ve gerisindeki topraklar ise İtalya ve Fransa’ nın etkin olacağı bölge olarak tayin edildi…”

(**) Sanremo antik Roma çağlarında Matutia veya Villa Matutiana adlı köysel yerleşke idi. Ortaçağların başlarında daha iyi savunma sağladığı için daha yüksek mevkilerde konumlandıktan sonra kasaba büyümeye başladı. Arap korsanlarının hücumlarına karşı halkı korumak için soylular yerleşkede bir şato ve La Pığna köyü etrafında surlar yaptırdılar. Yerleşke önce Ventimıglia kontlarının koruması altındaydı. Sonra şehrin idaresi ve korunması Ceneviz piskoposlara verildi. 1297de kasaba Genovalı soylu aile olan Doria’lara sonra da De Mari ailesine satıldı…Ceneviz Cumhuriyeti’nin Ligurya kıyılarında genişleme siyasetine Sanremo uzun zaman bağımsız kalarak karşı koyabildi. Fakat 20 yıl süren bir mücadeleden sonra 1753de Ceneviz Cumhuriyeti’ne karşı şiddetle karşı koymakta iken Cenevizliler hegomanyalarını göstermek için Santa Tacla’da limana yakın deniz sahilinde bir büyük kale yaptılar. Fransız Devrimi ve sonraki Napolyon Bonapart rejimleri altında Ligurya’daki Savoya Dükalığı’na ait diğer arazilerle birlikte Sanremo da Fransızlar hükmü altına girdi. Ligurya Cumhuriyeti’nin Palme Departmanı adıyla Fransızlar tarafından idare edildi. 1814 Viyana Kongresi Sanremo’yu Savoya dükü de olan Sardinya Krallığı idaresine verdi. Bu krallık uzun süren İtalya’yı birleştirme uğraşlarından sonra İtalya Krallığı’na dönüşüp Sanremo bir İtalyan şehri oldu. Son Osmanlı hükümdarı olan VI. Mehmet Vahiddedin de İstanbul’dan ayrılmak zorunda kaldıktan sonra 11 Haziran 1923’de Sanremo’ya yerleşmiş ve bu şehirde 15 Mayıs 1926’da vefat etmiştir…” (Vikipedi)

Kaynaklar;

(1)HOLT, P. M. İslam Tarihi Kültür ve Medeniyeti, c.II, S.111, Hikmet Yayınevi, İstanbul 1989 (http://www.gefad.gazi.edu.tr/window/dosyapdf/2009/5/73.pdf)

(2)UÇAROL, Rıfat; Siyasi Tarih, S.445, İstanbul, 1985 (http://www.gefad.gazi.edu.tr/window/dosyapdf/2009/5/73.pdf)

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*