Ülkemiz Bağımsızlığına Çevreyi Merkez’e Taşıyan Sayın Erdoğan’la birlikte sahip oldu (1)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

 

 

Napolyon’un oğluna babasının savaşları ve zaferleri anlatılmaz. Anlatılmaz, ki; büyüklük ve hırsa kapılmasın.

Yakın Tarihe kadar, “Türkler, bir toplu iğne yapamaz” Türü özgüveni yok etmek için söylenenlerin yanında; Türklerin, “Yüzde altmışı aptal” türü, söyleyenlerin bilinçaltındakilerini yukarı çıkararak söyledikleri de.

Bu yazı dizisinde, bir Cihan İmparatorluğu kuran millet evlatlarının, bir daha büyük bir iddia sahibi olmamaları için nasıl bir kumpasa alındığı; ancak, bunun gerçek Millet evlatları tarafından nasıl kırıldığının hikayesi anlatılacaktır.

Büyük Milletler, Bir Çınar Ağacı Misalidir. Onun dallarını budamanız ona zarar vermez. Onu daha da yüceltir. Kadim Milletler, köklerinden (tarihlerinden) beslenirler. Onları ancak, Tarihleri ile birlikte yok edebilirsiniz. Bu nedenle Tarih gelecek, Tarih, yarınlara beşiklik eden döl yatağı’dır. Özetle, tarihiniz (kökünüz) kadar varsınız.

Napolyon ‘un oğlu genç Roma Kralı ‘nın acıklı öyküsünü unutmamalıdır. Metternich; bu gencin büyüklük ve hırsa kapılmaması için babasının şanlı savaşları ve zaferleri ile ilgili tarihi öğrenmemesi yargısına varmıştı; Bu kurnaz devlet adamı biliyordu ki, insanın kişilik ve yurt sevgisi duygularının geliştirilmesinde, o insanın bağlı olduğu ulusun tarihindeki şanlı olayları iletmekten daha etkili bir yol yoktur. İşte bunun için Napolyon’un oğluna babasının tarihine ilişkin hiçbir şey söylenmemiş ve bu konularla ilgili hiçbir kitabın eline geçmesine izin verilmemişti. (1)

Türkiye’de görev almış İngiliz İstihbarat subayı H.C.Armstrong’un kaleme aldığı ve uzun süre ülkemizde  basımı yasaklanan,  “Bozkurt” isimli kitap, kamuoyuna her ne kadar “Türk düşmanı” olarak tanıtılsa da, gerçeğinde öyle değildir. M.Kemal Paşa bu kitabı sağlığında okumuş ve cevaplandırmıştır. Bu kitaptan kısa bir alıntı:

“Osmanlı İmparatorluğu ölmüş ve gömülmüştü. İyi ki de ondan kurtulmuşlardı, çünkü gerçek Türklerin kemiğindeki iliği emiyordu.

-Beş yüz yıldır Türkler Irak’ta, Arabistan’da ve Afrika’da dövüşmüşler ve ölmüşlerdi; hiçbir kazançları olmaksızın Padişah tarafından arsızca sömürülmüşlerdi: Artık yetmişti! (M.Kemal Paşa) Osmanlı İmparatorluğu’nu diriltmeye filan kalkışmayacaktı….”

Kalkışmaması,  Ortadoğu’daki her kirli olayın içerisinde olan İngilizlerin, İstihbarat subaylarını neden ilgilendiriyordu?

Bir Milletin özgüveni nasıl yok edilir?

“…Türklerin yüzde kaçı akıllı

1990’ların başında “Türklerin yüzde 60’ı aptaldır” diyerek, ilk darbeyi Aziz Nesin vurmuştu. Geçen yıl Almanya’nın eski Merkez Bankası Başkanı Sarrazin, ‘Türklerin zekasının Batılılardan düşük olduğu’ yönünde bir kitap yazdı. Onun şokunu atlatamadan bu defa Müjdat Gezen bir televizyon konuşmasında “Türklerin yüzde 80’inin aptal olduğunu” söyledi. Bu konu daha önce de iki köşe yazarı tarafından matematik alandan, kavramsal alana çekilmişti. Önce Bekir Coşkun ‘Göbeğini kaşıyan adam’ kavramını ortaya attı. Onu daha sonra ‘Bidon kafalı’ deyimiyle Yılmaz Özdil takip etti. Peki bilimsel araştırmalar bu konuda ne diyor? (2)

 **

Peki, Alman Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Sarrazin ne demişti?

Almanya’daki Türkler ve önyargı

…Berlin Eyalet’inin eski Maliye Bakanı ve Merkez Bankası yönetim kurulu üyesi Thilo Sarrazin, son dönemlerde başta Türkler olmak üzere göçmen kökenlilere yönelik eleştirileriyle gündeme gelen bir isim. Birkaç ay önce Türk ve Arapları “sürekli başörtülü kız çocukları üreten bir topluluk” olarak adandıran (adlandıran) Sarrazin, geçtiğimiz günlerde de “Türkiye, Yakın ve Orta Doğu ile Afrika’dan gelen göçmenlerin Almanları aptallaştırdığını” iddia etmişti. (3)

 

Sarazzin devam ediyor…

…Sarrazin 2009 yılında, ”Lettre International” adlı kültür dergisine verdiği röportajda, Berlin’in birçok sorununun kökeninde göçmenlerin olduğunu öne sürdü. “Yanlış politikalardan dolayı sayıları artan bu kentteki Türk ve Arapların büyük çoğunluğunun manavlıktan başka üretim işlevi yok” dedi.(4)

Gerçekten de Türkler’in elinden manavlıktan başka bir iş gelmez mi?

Burada sözü, “TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Avrupa Birliği’ndeki Son Seçimlerin Türkiye Açısından Değerlendirilmesi” Konulu toplantıdaVural ÖGER’e  Alman Sosyal Demokrat Partisi milletvekili ve Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komitesi Üyesi’ne bırakıyoruz.

“…Açık söyleyeyim, geçenlerde bir toplantıda çok doğru, biraz espri ile bir Alman anlattı. Size samimi söylüyorum, sizin hoşunuza gideceği için değil, “ben Türkleri çok seviyorum, ama biz Türklerle baş edemeyiz, anlayan çok insan var, çok çalışkanlar, çok yaratıcılar, çok dinamikler ve çokta güce dayanan insanlar, Avrupalı böyle olamaz” dedi.

Dikkat ederseniz buraya geliyor, bir manav dükkânı açıyor, bir de bakıyorsunuz 10 tane, 20 tane manav dükkanı oluyor, dedi. Adam Cumartesi çalışıyor, Pazar çalışıyor, sohbeti güzel.

Geçenlerde ben Viyana Kayserili bir manavla tanıştım, manav olmuş, adamın aklına gelmiş ben karpuz satacağım Viyana’ya diye, bir kamyon kiralamış beş sene önce, bakın şimdi bir mukayese ediyorum şimdi; adam alıyor halden karpuzları topluyor, atıyor kamyona, tam gaz gidiyor, arabada uyuyor, Viyana pazarına, Viyana’da satıyor karpuzlarını alıyor parayı cebine dönüyor, bir kere daha gidiyor. Dedi ki, Abi, önce bir kamyonla başladım kira, sonra satın aldım, şimdi 17 kamyonum var”.

Yalnız Viyana değil, Stockholm’den tutundan, Münih’e kadar satıyormuş,

-“abi bir teşkilat kurdum, 100 kişi yanımda çalışıyor” dedi, nerelisin dedim, işte Kayseri’nin bilmem ne köyünden dedi. Arkadaşlar Avrupalı böyle değil, ben içlerinde yaşıyorum. Şimdi Avrupalı o kamyona bindiği zaman 8 saati bir dakika geçerse mesai diyecek duracak, ondan sonra diyecek ki işverene “ben burada yatmam, dört yıldızlı otel istiyorum” diyecek, gidecek dinlenecek, o Viyana ile İstanbul arasında bir tur atar ve patrona öyle bir fatura çıkarır ki, patron “ben bu işin altından kal(ka)mam” der, bu adam iki-üç sefer yapıyor ve kamyonunda uyuyor, işte Türk insanı bu.

Bana dedi ki, “ben bundan korkuyorum, bu her tarafı istila ediyor kelimesi doğru değil, öyle gün gelir ki hâkim olur her tarafa” dedi.

Bugün Almanya’daki istasyonlardaki gazeteciler, zerzevatçılar, manavlar, yüzde 95 Türklerin elindedir. Gidin bugün bir Alman manava rastlayamazsınız, bunlar işçi olarak giden insanlar ve onların çocukları. Bizler çok güçlü ve dinamik bir milletiz, bir de dikkat edin hiçbir ülke bizi işgal edemedi, işgal etmeye kalkanlarında ağzının payını verdik.

 

…Ben Türkiye’nin geleceğini çok parlak görüyorum, inşallah iç darbelerle şunlarla bunlarla, demin dediğim ideolojik görüşler bu gelişmemizi durdurmaz, Türkiye çok iyi yerlere gidiyor.

30 sene önce Almanya’dan buraya her işçinin sırtına yüklediği televizyonları bugün biz yapıyoruz, Almanya’da 100 televizyonun 40’ını Türkler yapıyor, beyaz eşya elimize geçti. Biraz daha yaşlılar bilirler, bu ülke 50 sene önce toplu iğne yapamıyordu, bakın İstanbul’daki vitrinlere, Avrupa’da bile yok, kendimize güvenelim, ben o mesajı veriyorum güvenelim kendimize. (5)

Kaldığımız yerden özgüven meselesine devam ediyoruz.

 

“…SARSILMAZ TÜRK EFSANESİNİ SARSAN YÜZDE 60 RAKAMI

1990’lı yılların hemen başında bir Ege kasabasında yaptığı konuşmada, “Türklerin yüzde 60’ı aptaldır” diyerek, ‘Büyük ve sarsılmaz Türk efsanesine’ ilk büyük darbeyi Aziz Nesin vurmuştu.
Birçok insan Aziz Nesin’e kızmış köpürmüş ama olağanüstü mizahının apaçık ortaya koyduğu zekâsı nedeniyle kendisine, “Aptal sensin” diyebilen çıkmamıştı…

GÖBEĞİNİ KAŞIYAN ADAM MI ÇOK YOKSA BİDON KAFALI MI

Müjdat Gezen bir televizyon konuşmasında “Türklerin yüzde 80’inin aptal olduğunu” söyledi.
Bu defa tepki daha örgütlü oldu. Olaya Başbakan Tayyip Erdoğan da girdi. O kargaşa içinde kimse kendisine şu soruyu sormadı.
“20 yıl içinde aptal Türklerin oranı nasıl olup ta yüzde 60’tan yüzde 80’e çıkmıştı?”
‘Türklerin aptallığı’ konusu, bundan bir süre önce, iki ünlü köşe yazarı tarafından matematik alandan, kavramsal alana çekilmişti…
BİLİMSEL ŞOK: TÜRK HALKI 90 IQ İLE SONDAN İKİNCİ

Türklerin akıl seviyeleriyle ilgili tartışma, ‘Aziz Nesin kriterleri’yle devam ederken, 2011’de önümüze taş gibi somut bir araştırma düştü.
İngiliz Ulster Üniversitesi’nden Prof. Richard Lynn, çeşitli ülke halklarının IQ’su üzerine bir araştırma yayınladı.
Buna göre Türklerin ortalama IQ’ları, yani zekâ seviyeleri 90’dı. İngiliz araştırmacının 22 ülkelik listesine bakınca moralimiz bir daha bozuldu.
Çünkü Türk halkı, IQ sıralamasında, 22 ülke arasında 21’inci sırada bulunuyordu. Altımızda kalan tek ülke Sırbistan’dı ve onunla aramızdaki IQ farkı sadece bir tek puandan ibaretti.

YOKSA SARAZİN SONUNA KADAR HAKLI MIYDI

Bu liste, Türklerin zekâsı hakkında fikir yürüten Sarazin’i haklı çıkarıyordu. Çünkü listenin birinci sırasında onun ülkesi Almanya vardı.
1. Almanya 107
2. Polonya 106
3. İsveç 104
Birinci sıradaki Almanya ile aramızdaki IQ farkı sadece 17.
Ama bazıları bunun, Richter ölçeğine göre 6.4 şiddetindeki depremle 6.9 arasındaki kadar büyük olduğunu söylüyor.
Sonra birden yedi yıl önceki bir araştırma aklımıza geldi.
Türkiye, 1999’da, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı’nın (OECD) yaptırdığı ‘PISA’ araştırmasına katılma kararı almıştı. Bu araştırmalarda, her ülkenin lise çağındaki çocuklarının matematik, fen, okuma kabiliyeti gibi alanlardaki becerileri ölçülüyordu.
2003 yılında yapılan araştırmanın sonuçları 2004’te yayınlandığında Türkiye için tam bir şok olmuştu.
Türk gençleri;
Matematik alanında, 29 OECD ülkesi arasında 28’inci
Okuma becerisinde, 29 OECD ülkesi arasında 28’inci
Problem çözmede, 29 OECD ülkesi arasında 28’inci sıraya yerleşmişti. Altımızda bir tek Meksika vardı.
Araştırmanın bizi teselli eden iyi bir yanı vardı. Bu araştırma, Türklerin zekasını düşük bulan Sarazin’e kötü bir oyun oynamıştı ve haberimiz yoktu. İngiliz araştırmasında birinci sırada çıkan Almanya, OECD araştırmasında epey gerilere düşmüş durumdaydı. Alman gençleri, matematikte 16’ncı, okuduğunu anlamada ise 19’uncu sırada yer alıyor.
Türklerle aralarındaki sekiz sıra ise, ne Almanları zeki, ne Türkleri aptal yapmaya yeterdi. Olsa olsa Sarazin’in yüzünü kızartabilirdi.
Yine de o kadar üzülmesin. Çünkü, Batı dünyasında Almanlardan kötüsü de vardı. ABD’li gençler matematikte 24’üncü, problem çözmede 24’üncü sıradaydı.
Neyse ki, tartışma orada kesildi. Çünkü uzasaydı, belki de ABD’nin Steve Jobs’u nasıl çıkardığı sorusu gelecekti.
…TÜRKLERİN APTAL OLDUĞU TEZİ BİR EMPERYALİST OYUNUDUR
İstanbul Üniversitesi Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Sedat Özkan, Radikal gazetesine şunları söylüyor:
“İnsan zekâsını ırklara indirgeyen her çalışma bilim dışıdır. İnsan zekâsı en çok tek tek insanların zekâsıyla ölçülebilir. Bu iddialar Avrupa’daki emperyalist zihniyetin yansımasıdır.”
Türkiye Zekâ Vakfı Başkanı Emrehan Halıcı’nın görüşüyse şöyle: “Şimdiye kadar yapılan çalışmaların hiçbiri bir ulusun ötekinden zeki olduğunu sonucunu çıkarmadı.”
Kısaca Türk bilim adamları, bu araştırmalarla ve Aziz Nesin’in yargılarıyla aynı fikirde değildi…(6)

 

www.canmehmet.com

 Devam edecek

-“Toplu İğne Yapamayan Türkler…”  Değil, Eğer, Türkler, kıskaca alınmış ise, bir toplu iğne dahi  yaptırılmaz.  Yakın  tarihimiz bunun sayısız örnekleri ile doludur.

Kaynaklar:

(1)Charles N. Sherrill – Bir ABD Büyükelçisinin Türkiye Hatıraları – Mustafa Kemal, Cilt-2

(2)http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/aklinizi-basinizdan-alacak-bir-tartisma-19230421

(3) http://www.dw.com/tr/almanyadaki-t%C3%BCrkler-ve-%C3%B6nyarg%C4%B1/a-5717265  21 Haziran 2010

(4)http://www.dw.com/tr/g%C3%B6%C3%A7menlere-zek%C3%A2-testi-tart%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1/a-5739916     28.06.2010

(5)  “TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Avrupa Birliği’ndeki Son Seçimlerin Türkiye Açısından DeğerlendirilmesiVural ÖGER  Alman Sosyal Demokrat Partisi milletvekili ve Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komitesi Üyesi’ne aittir. Konuşmanın tamamı için bakınız:

http://www.rekabet.gov.tr/File/?path=ROOT%2F1%2FDocuments%2FPer%25c5%259fembe%2BKonferans%25c4%25b1%2BYay%25c4%25b1n%2Fperskonfyyn112.pdf

(6)Daha fazlası için bakınız:

http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/aklinizi-basinizdan-alacak-bir-tartisma-19230421

 

 

 

 

 

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*