Türkiye’nin “Gizli” Değil, Gizlenmiş Tarihi (4)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Ve Yıldız Sarayı’nın yağmasının tüm hikayesi: Yıldız Sarayı’nda Sultan Hamit’in elinde senelerin biriktirdiği bir hazine vardı. Bu hazine Padişaha hediye edilen kıymetli mücevherat ve saire ile ecdattan kalma, 33 seneden beri, ölen Sultanlardan kalan bir servetti. Bu hazine sarayın bahçesinde bir havuzun altında gizli bir mahzende saklı idi. Bu hazinenin nerede ve nelerden ibaret olduğunu sarayda ancak beş kişi biliyordu.

Bunlardan biri Sultan Abdülhamit, diğerleri Nazik Eda ve Müşfika Kadın Efendilerle Birinci Musahip Cevher, İkinci Musahip Nadir Ağa’lar idi. (*)

Bu hazineden başka Viyana bankalarında Padişahın bir 700.000 altını da vardı. “(1)

“Birçok müzakerelerden sonra şu karara varıldı: Meşrutiyetin ilanında olduğu gibi, askerî bir isyan tertip edilecek, fırsattan istifade Yıldız’daki servete el konacak. Padişahın Viyana bankalarındaki altınlarına da zorla muvafakati alınıp, bunlarla memleketin muhtaç bulunduğu askerî, idarî tenkisat yapılıp memleket gülistanlık olacak. (**)

Hazırlanan plan gereğince askeri isyanın tatbikinde işe hocaların da karıştırılması, taassubu körükleme bakımından müessir olacağı için onların da bu işte maşa olarak kullanılması derpiş edildi…

1325 (1909) senesi Mart ayının 12. Cuma (takvime göre Perşembe’ye denk geliyor. C.Y.) günü her zaman olduğu gibi askerleri Cuma selamlığına götürmüştük. Avdette Taşkışla’ya geldiğimizde her koğuşta sarıklı sakallı birtakım hocalar bulduk. Bunların selamlığa gitmeyip kışlada kalmış olan erata vaaz verdiklerini gördük. Sebebini sorduk, hassa ordusu kumandanlığının emri ile askerlere dini öğütler vereceklerini söylediler. (2)

“Burada dikkate değer bir nokta var: Bu emirden kışlada mesul kumandanların hiç haberleri yoktu. Nizamiye kapılarındaki nöbetçiler emirsiz kuş bile uçurmazken, bu hocaların girip çıkmaları mürettep facianın çok ustaca tertiplendiğinin en bariz delilidir… (3)

 “..Hareket Ordusu kışlaya baskın yapmıştı. Avcılar da onlara karşı mukabil ateş açmışlar, ilk anda vaziyeti bilmeyen askerler kışladan dışarı çıkmışlar, fakat Hareket Ordusu’nun Surp Agop Ermeni Mezarlığı’na yerleştirdikleri mitralyözlerin taraması ile hepsi yerlere serilmişlerdi…

Yıkılmış olan nizamiye kapısının enkazı arasından, elinde tabanca, hürriyet kahramanı Binbaşı Enver Bey, on kadar arkadaşı, yanlarında kıyafetlerinden Bulgar çetecileri olduğu anlaşılan acayip kıyafetli kalabalık kışla avlusuna geldiler.

Enver Bey’in yanında, uzun boylu, sarı seyrek sakallı Makedonya İhtilâl Komitesi’nin reisi meşhur Sandaneski vardı…

Taşkışla faciası bu halde iken Bulgar çete reisi Sandaneski efradını toplayıp Enver Bey’le beraber Yıldız Sarayı’nı bastılar Abdülhamit’in sarayını Bulgar eşkıyalarına yağma ettirdi (4)

Fesatçılar Sultan Hamit’i tahtından indirmek ve Yıldız’daki hazineyi elde etmek için 31 Mart’ı yaratmışlardı.

Saray yağma edildi fakat hazineyi bulamadılar. Baş muhasip Cevher Ağa’yı yakaladılar, türlü işkence yaptılar, sadakat gösterdi, “velinimetine ihanet edmeyecegim” yüzlerine karşı bağırdı, boynuna ip takıp astılar.

Bu sefer ikinci muhasip Nadir Ağa’yı tuttular asık olan Cevher Ağa’nın ölüsünü gösterip hazinenin yerini göstermezse aynı akıbete uğrayacağını söylediler Yapılan işkenceye dayanamadı gizli hazinenin yerini gösterip canını kurtarmıştı.”(5)

**

Bir başka kaynaktan Yıldız Sarayı’ndaki yağmanın hikayesi:

“…Sultan II. Abdülhamit’in tahttan indirilip Selanik’e gönderilmesinin ardından Yıldız Sarayı 29 Nisan 1909’da İttihatçıların ve Hareket ordusu mensuplarının yağmasına maruz kaldı. Yağmalanan sarayda bulunan önemli belgeler de bu sırada yok edildi.

Yapılan yağmada 500 bin 5’erlik banknot, 25 bin beşibiryerde Osmanlı altını alındığı belirtiliyor. Yağma hakkındaki resmi rapor 17 Nisan 1910 tarihli İkdam Gazetesi’nde yayınlandı. Rapora göre yağmaya katılan bazı paşalar ve aldıkları mallar şu şekilde:

Mahmut Şevket Paşa: Çok sayıda pantantif taç, yüzük ve bir altın mangal;

Hüsnü Paşa: Murassa tütün tabakası ve bir gerdanlık;

Hareket Ordusu Erkan-ı Harp Reisi Mirliva Ali Paşa: Çok sayıda küpe ve yüzük;

Hasan İzzet Bey: Halılar, seccadeler, kravat iğneleri ve murassa taç;

Enver ve Cemal paşalar ile Damat İsmail Hakkı Bey: Kıymetli eşyalar, mobilya, vazolar, muhtelif pırlanta ve çok sayıda zümrüt hülliyat;

Ayan Reisi Ahmet Rıza Bey: Kıymetli yemek takımları, murassa saat ve çok sayıda değerli eşya;

Bursa Valisi İsmail Hakkı Bey: 2 bin altın lira ve kıymetli bir zümrüt yüzük;

Emniyet-i Umumiye Müdürü eski Hicaz Valisi Galip Paşa: Çeşitli kadın müzeyyenatı;

İsmail Hakkı Bey’in kardeşi Cafer Tayyar Paşa ve Hamdi Bey: İnci küpeler, pırlanta yüzük ve kıymetli revolverler;

Tespit edilemeyen isim: Elmaslı ve inci gerdanlık;

Yakup Cemil: Önemli miktarda tahvilat;

Karesi Mebusu Hüseyin Kadri Bey: Zümrüt kolyeli murassa bir hançer;

Çerkez Kemal Bey: Çok sayıda değerli kadın eşyası;

Hüseyin Cahit Bey: Murassa hokka takımı ve iki murassa saat;

Cavit Bey ve Karasu Efendi: Bol miktarda kıymetli elmas;

Eski Bolu Mebusu Habip Bey: Önemli miktarda tahvilat;

Vehip Paşa: Bol miktarda hisse senedi ile kıymetli ve murassa kravat iğneleri;

Kalan eşya da Hareket Ordusu fedaileri tarafından yağma edilmiştir.

Bir rivayete göre Abdülhamid Han Selanik’e giderken çantası elinden alınmış ve içindeki 900 bin altın liraya el konulmuştur. Çantayı Hüseyin Hüsnü Paşa ile oğlu Ali Rıza Paşa’nın Abdülhamid’in elinden zorla aldığı belirtiliyor.

16 Nisan 1919 tarihli İkdam Gazetesi’nde söz konusu çanta ile ilgili yazıda çantanın Tevfik Bey, İstanbul Reji Müdürü Hasan izzet Bey, Hazım Bey ve Ayan Reisi Ahmet Rıza Bey’den oluşan Yıldız Sarayı Tahliye Heyeti tarafından Hareket Ordusu’na teslim edildiği belirtiliyor. Çantadaki mücevher ve nakdin ordu erkanı arasında taksim edildiği de yazıdaki iddialar arasında…” (6)

Devam edecek

-Tehditle Sultan II.Abdülhamid’in bankadaki parası da elinden alınıyor

www.canmehmet.com

  • Açıklamalar ve kaynaklar:
  • (*) Bu ifşaatı, sonradan Göztepe’de komşum olan Nadir Ağa’nın kendisinden dinlemiştim. (Mustafa Turan anlatımı; Alıntı Kaynağı; Osmanlının Tasfiyesi, Cengiz Yazoğlu)
  • (**) Daha fazlası ve belgeler için bakınız: http://www.canmehmet.com/resmi-tarih-dosyasi-31-mart-vakasi-yildizdan-sonra-sira-sokaga-atilacak-osmanlinin-servetindedir-7.html
  • (1)Mustafa Turan, Taşkışla’da 31 Mart Faciası, Akyurt Neşriyatı, İstanbul 1964, sahife:58)
  • (2) Age, S.61.  Mustafa Turan
  • (3)Age, S.61. M. Turan
  • (4)Age, S.75. (Mustafa Turan) Saray’daki mevcut elmas, inci gibi mücevherler, değeri milyarları bulan tarihî kıymetler, sandıklar içinde Harbiye Nezâreti dış kapısı yanındaki iki binanın alt katlarına yerleştirildi. Ancak daha sonra mühürlü kapılar İttihatçılar tarafından açılarak bunlar yağma edildi ve bu tecavüz sebebiyle hiç kimseye mesuliyet yüklenemediği gibi suçlular da tespit edilemedi.
  • (5) Age, s.75. (M. Turan)
  • 6) http://www.yenisoz.com.tr/iste-yildiz-sarayini-yagmalayan-buyuk-pasalar-haber-12630

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SPAM ENGELLEME SORUSU

*

↓