Türkiye, Ortak Akıl’la, Orta Gelir’den Üst Gelir grubuna yükselerek “Büyük Devlet” Olacaktır.(3)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
Çağımızda bilgi ve bilgiden yeni bir bilgi üretebilme yeteneği en büyük zenginlik kaynağıdır.

Çağımızda mevcut  bilgiden ihtiyaca uygun yeni bir bilgi üretebilme yeteneği en büyük zenginlik kaynağıdır.

 

2.Dünya Savaşı’nda, ABD savaş gemilerine zarar veren serseri Japon mayınlarına bir çözüm aranmaktadır. Ortalıkta serbestçe dolaşan çok sayıda mayın dalgalarla gemilere sürüklenmekte ve büyük hasarlara neden olmaktadır. Bir gemi komutanı çözüm üretilmesi adına görevlileri ile bir toplantı düzenler. Toplantıda bulunanlardan bir er; “Güverteye çıkar ve mayınlara doğru birlikte üflersek bizden uzaklaşırlar” der.

Dinleyenlerini güldüren bu yöntem, gerçekte çözüm için bir fikre babalık edecek, basınçlı su kullanılarak, serseri mayınlar gemilerden uzaklaştırılacaktır.

Bir sorunun çözümü ile ilgili bir kişi düşünürse, ortada bir;

Bir sorunun çözümü ile ilgili bin kişi birden düşünürde, ortada bin farklı çözüm olacaktır.

Bu doğrultuda çok katılımlı toplantılarda elde edilen bilgiler, “Ortak akıl” olarak değerlendirilmektedir.

İlk iki bölümünde yazılanlar kısaca hatırlanırsa;

-Kızıl genç “bakın dostum, Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettikten sonra Papa Roma’dan kendisine bir elçi göndererek ‘Gel Hıristiyanlığı kabul et. Ben de seni, Doğu Roma İmparatoru olarak takdis edeyim!’ teklifini gönderiyor. Sultan bu teklifi reddediyor. İşte o andan itibaren siz Avrupa’da partiyi kaybettiniz. Bugün demokrasi derler, yarın Kürtlere özgürlük, Ermenilere toprak vs.

-“PKK” veya Kürt Sorunu‘nda tüm suçu Avrupalılara (yabancılara) atmak pek doğru olmayacaktır.

-Sırbistan, Fatih Sultan Mehmet tarafından alındıktan sonra, Osmanlı İmparatorluğu’na bir eyalet olarak katılmış, Sırp köylüsü toprağın gerçek sahibi kalmıştı. Bundan başka Sırplara din ve dil hürriyetiyle kendi kendilerini, geleneklerine göre, idare etmek imtiyazları da verilmişti.

-Sırplar, Türk idaresinden memnundular ve 18 inci yüzyılın ikinci yarısına kadar Osmanlı devletine önemli denebilecek bir gaile açmadılar. Avusturya ve Rusya ajanları Sırplar arasında milliyetçilik ve istiklâl fikriyle duygularını uyandırmaya çalıştılar.

-Sırbistan’da kanunnamelerle kurulmuş olan âdil rejim zamanla bozulmuştu. Sırplar, kalelerde oturan yeniçeri dayılarının (subayların) keyfî muamelelerine maruz kalmaya başlamışlardı. Belgrat paşalığına bazan değerli valilerin gönderilmesi, yeniçeri dayılarının reayaya (Çiftçi, köylü, esnaf, tüccar) kötü muamelelerine karşı bir fren olabiliyordu.

-Nitekim Hacı Mustafa Paşa (1794-1801), reayayı koruyucu muamelesinden dolayı, Sırplar arasında baba diye anılmakta idi. 1801’de yeniçeriler Hacı Mustafa ile kavga çıkararak onu öldürdüler. Bundan sonra Pazvantoğlu’ndan kendilerine katılan bozguncu kimselerle Sırbistan’da bir terör rejimi yarattılar. Bu rejim Sırp isyanının yakın sebebini teşkil etti.

Yazılanlar bir cümle ile özetlenirse;

-Ülkenin, adaletli bir şekilde yönetilmemesi, halkın huzurunu kaçırmakta, ülkenin parçalanmasında yararı olanlar için de  bu ortam (kışkırtılmaya) uygun hale gelmektedir.

Kalınan yerden devamla;

Türkiye, 2023 Yılına, hangi gerekleri yerine getirerek, Orta Gelir’den, “Üst Gelir” grubuna girebilmesinin yanında, “Küresel Güç” olabilecektir?

-Doğu ve Güneydoğu bölgesindeki işsizliğe çözüm olabilmesi,  refahın artırılmasına katkı sağlaması için yatırımların önünün açılmasının yanında hızlandırılması gereklidir.  Bunun için öncelikli olarak, “PKK sorunu” halledilmiş olmalıdır.

-Türkiye’deki yüzbinlerce imalatçı işletmenin, “Reform yapması” ürün ve hizmet kalitesini artırarak, dünya genelinde 8-10 marka şirket ortaya çıkarılması, “markalaşması”;

–Küresel düzeyde, tüm unsurları ile,  güçlü bir ordu hazırlanması;

-Küresel düzeyde etkin, istihbarat kuruluşlarının kurulması;

-Küresel Düzeyde etkin medyaya sahip olunması;

-Küresel Düzeyde etkin Büyük Şirketlere sahip olunması;

Elbette tüm bu sayılanların gerçekleşmesi için, ülke ekonomisi’nin artarak büyümesi ile sürdürülebilir kalkınma yeteneklerine sahip olunması gerekmektedir.

Bu gerekleri Napolyon’un ifadesi ile verirsek; “Para… para… para!”ya, diğer ifadesi ile, “satın alma gücü”ne sahip olunmasıdır.

Bir devletin ve ekonominin büyümesinde “Ortak Akıl” nedir?

-Bir konunun taraflarını (paydaş) bir araya getirerek, belirli soruların cevaplanmasını sağlayan toplantılardır. (search conference, future search vbg adlarla anılır).

-Bu konu ticari bir şirket, bir vakıf ya da bir devlet kurumunun misyonunun ortaya çıkarılması, vizyonunun belirlenmesi ya da belirli bir konudaki politikasının esasları üzerinde uzlaşı arayışı olabileceği gibi, ulusal ölçekteki bir anlaşmazlığın taraflarının uzlaştırılması da olabilir.

-Ya da bu kurumların, belirli bir konudaki geleceği tahmin etme arzuları da (future search) yine arama toplantıları yoluyla tatmin edilir. (1)

Öztlenirse, “Ortak Akıl“; Ülke meselelerine, onu meydana getiren tüm üyelerinin (temsilcilerinin) ortak katılımıyla bir çözüm bulunması-geliştirilmesi yöntemidir.

www.canmehmet.com

Resim;http://www.internethaber.com/abd-vietnam-irak-turkiye-kuresel-guc-turk-ordusu-ucak-gemisi-f-35-savas-ucaklari-403860h.htm

Kaynak;

(1) daha fazlası için bakınız: http://tinaztitiz.com/profesyonel-hizmetler/ortak-akil-toplantilari/#sthash.bmz6B4kU.dpuf

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*