Türkiye Ekonomisi 2013; Cari açık, dış borç, gelir dağılımı ve özgürlük (1)

Yoksulunu mutlu eden devlet düzeni, her türlü övgüyü haketmektedir.

Bir devlet; halkını çağının gereklerine göre hazırlıyor, ihracatını artırıyor, artan zenginliğini de düşük gelirlileri gözeterek dağıtıyorsa; biliriz ki o ülke mutlu insanların ülkesidir ve doğru yönetilmektedir.

Ülkemiz son yıllarda ciddi manada değişmektedir.

Elbette ülke vatandaşı bu değişmelerden kendi yararına, refahına olumlu katkılarını görmek isteyecektir.

Bu anlayışla, 1999-2012 Dönemi basit ve tarafsız bir gözle değerlendirilmektedir.

İşlenecek konular ana başlıkları ile;

-Cari açık, dış borç ve ihracat-ithalat rakamlarındaki değişmeler,

-Ülkenin büyümesinde kullanılan kaynaklar,

-Milli gelir dağılımında düşük gelirler lehine bir düzelme var mıdır?

-İhraç ürünlerinde kullanılan girdilerde, yerli oranı giderek yükselmekte ve bunu sağlayan, AR-GE’ye ayrılan kaynaklar büyümekte midir?

-Ülkenin gelirini yutan enerji (petrol vb) ödemelerinde ülke lehine bir çözüm üretilmekte midir?

-Sayılanların sonucunda Türkiye’nin rekabet gücü artmakta mıdır?

-Özelleştirmeler ülke kaynaklarını savurmak mı, yoksa ülke kalkınmasında bir manivela olarak kullanmak mıdır?

-Hepsinden önemli olan, bir ülkenin gerçek manada kalkınmasının arkasında yatan ana etken, Düşünce ve İfade hürriyeti ne durumdadır?

Ve ülkemizin son yüzyılında yaşanan siyasi ve ekonomik krizlerin arka planını öğrenmek;

-1900’lü yılların başından günümüze kadar olan süreçte; Hindistan, (Pakistan), Afganistan, İran, Mısır, Suriye, Irak, Almanya, Rusya ile Osmanlı (Türkiye) Devletlerinde yaşananlar;

-Gerçekleşen iktidar değişiklikleri, (gizli ve açık darbelerle birlikte), yeni ekonomik düzen tercihleri, oluşturulan siyasi paktlar, devlet adamların karşılıklı ziyaretleri; silah alım ve satış anlaşmaları, açık ve gizli ekonomik yardımlar, ülkeler arasında imzalanmış ticari anlaşmalar;

-Benzer zaman dilimi içerisinde; İran, Osmanlı ve Avrupada kaldırılan hanedanlıklar;

-Eş zamanlı olarak, Pakistan, Mısır, İran, Suriye, Irak, Afganistan ve Türkiye’de yaşanan darbeler ve siyasi hareketlenmeler;

-Birinci ve İkinci Dünya savaşı sonucunda kurulan yeni dünya düzeninde, bahsedilen ülkelerin yer aldığı paktların ortak noktaları?

-Dünyada, 1970-1980 ile, 1990-2000 yıllarında arasında  yaşanan; siyasi ve ekonomik krizler ve sonrasında gerçekleşenler;

-21’nci asrın başında yaşanan, “Arap Baharı!”nın arkasındaki nedenler? Mesele; halkların özgürlüğü mü, ekonomik yönden sıkışan Gelişmiş Batı’nın yeni bir ekonomik-soygunu, bir ayak oyunu mudur?

Ve bilinmelidir ki;

Medeniyetler çatışması, Dünyanın sonu ile İslamsız Dünya!” Tezleri ile arkasında gelen dönemlerde yaşananların arka planını öğrenmeden, ulaşılan sonuç ve tespitler, köşe yazarlarının ve Televizyondaki konuşmacıların, “Rüzgâr gülü!” olmaktan öteye geçmeyecektir.

Başlarken;

Temel göstergeler;

-2002’de 3.492 dolar olan kişi başına düşen yıllık gelirimiz, 2012 başında 10.469 dolara yükseldi. Yani, kişi başına ortalama 3 misli zenginleştik. Son 10 yılda net 3 kat zenginleşmediğini hisseden varsa, onun zenginleşme hakkı başkasına gitmiş demektir.

-2001 “100” olduğunda, Türkiye’nin tüketim endeksi son 10 yılda “170”e çıktı. Avrupa ülkelerinin hiç birinde, bizdeki tüketim artışı yok. Tasarruf oranımız, Avrupa ülkelerinin altında olduğuna göre, başkalarının tasarruflarıyla (borçlanarak) tüketim yapıyoruz.

-184 ülke arasında, 2001 yılında dünyanın en yüksek enflasyonuna sahip ülkeler arasında 3. sırada idik. 2011 sonunda 31. sıraya yükseldik. Enflasyonla mücadelede çok büyük bir başarı elde ettik…

-2002’de 36.1 milyar dolar olan ihracatımız 2012 sonunda 150 milyar dolara yükseldi. İhracat artışında “Asya Kaplanları” hariç dünya birincisiyiz. Ama hâlâ, dış ticareti açık veren ülkeler arasında en kötü durumda olanlardan biriyiz. Gayri Safi Milli Hasıla’ya oran olarak dış ticaret açığına bakarsak ABD’den bile 2 kat kötü durumdayız. Otomotiv sanayindeki montajcılık nedeniyle, ithalatı arttırmadan ihracatı arttıramıyoruz.

-2002’de 20 milyar dolar döviz rezervlerimiz varken; bugünlerde rezerv 117 milyar dolara yükselmiş durumda. (2013 yılında, bu kadar büyük rezervin ne getirip ne götürdüğünü tartışmaya başlamalıyız.)

-1985-2002 arası, 8 milyar dolarlık özelleştirme yapılmışken; 2003-2011 arasında 48.7 milyar dolarlık özelleştirme yapıldı…(1)

2000-2012 Yılları arasında ülkedeki gelir dağılımındaki değişmeler;

-2000 yılında ülkemizdeki gelir dağılımı, yüzde olarak;

-Birinci % 20 En fakir, yüzde olarak..4,9

-İkinci % 20 Fakirler…………………….8,6

-Üçüncü % 20 Alt orta ……………….12,6

-Dördüncü % 20 Zengin………………19,0

-Beşinci % 20 En Zengin…………….54,9

-2012 Yılı gelir dağılımı;

‘Dünya Bankası Dünya Kalkınma Göstergeleri (WDI) 2012 Raporu’na göre, Türkiye’de kişi başına milli gelir itibarıyla;

-Birinci ve en fakir yüzde 20’lik kesim ise tüm gelir ya da tüketimin yüzde 5,7’ini aldı. (2000 yılı, 4,9)

-İkinci yüzde 20’lik kesim gelirin yüzde 22.4’ünü, (2000 yılı, yüzde 8,6)

-Üçüncü yüzde 20’lik kesim gelirin 15.9’unu, (2000 yılı, yüzde 12,6)

-Dördüncü yüzde 20’lik kesim yüzde 10.9’unu elde etti. (2000 yılı, yüzde 19.0)

-Toplumun beşinci (En zengin-elit tabakası) yüzde 20’lik kesimi ise Türkiye’deki gelir ya da tüketimin yüzde 45.1’ini elde etti. “2000 yılı, yüzde 54,9” (2 ve 3)

Devam edecek…

Resim;www.haber7.com‘dan alıntıdır.

(1) Yaman Törüner, (Eski Merkez Bankası Başkanı), Yazının tamamı için; “2013’te mutlu olacak mıyız?Çözümyaman.toruner@milliyet.com.tr, 25 Aralık 2012

(2) Kaynak; “TÜRKİYE NEREYE GÖTÜRÜLÜYOR?” Yahya Düzenli

(3) http://www.78liler.org/78web/default.asp?Sayfa=KoseYazari&yazid=19&id=673

 

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)


*

SPAM ENGELLEME SORUSU