Türkiye dünya devleti mi oluyor? Önce “Katma Değer” ve cari açık konusunu bir anlayalım. (4)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Ülkemizde birçok ekonomik terim çok konuşulmasına rağmen ne olduğu fazla bilinmemektedir. Konu ile ilgili anlatanlar genelde, “karşımdaki konunun tekniğini nasılsa biliyordur, dediklerimi anlar!” Anlayışı ile eczacıya reçete yazmaktadırlar.

Cari açık bir neden değil sonuçtur. Bu sonuca ulaşılmasında; verimsiz üretim ve yüksek teknoloji üretilemiyor olması vardır.

“Neden verimsiz veya katma değeri düşük mal üretiyoruz?” Sorusunun cevabı; Halkımızın veya sanayicilerimizin üretim konularında yeterli güncel bilgiye sahip olmamaları  bulunmaktadır.

Konu neticede yine yetersiz eğitim ile kalitesiz öğretime gelmektedir.

Cari açığın “Katma Değer” konusu ile yakın ilgisi vardır.

Bu nedenle önce Katma Değer örneklerle açıklanmaya çalışılacaktır.

-300 milyon dolarlık bir uydunun karşılığı, 300 bin ton pirinç,1 adet cep telefonunun karşılığı ise, 1 ton domates…

-1 adet lüks otomobil alabilmek için 713 bin kilo salatalık yetiştirmeniz veya 7 adet orta sınıf binek otomobil üretmeniz gerekmektedir.

-750 bin dolar olan Tomahawk füzesini satın alabilmek için 5.7 milyon kilo kabak yetiştirmeli veya 4 bin 143 adet buzdolabı üretmelisiniz.

-Bir askeri tank alabilmek için, 1 milyon 381 bin 215 kilo tişört; Donanımlı bir itfaiye taşıtı almak için 172 bin kilo kayısı yetiştirmeli, kurutmalı, paketlemeli ve ihraç etmeliyiz.

-Bilgisayarlı Tomografi cihazını, 1.1 milyon kilo taze fasulyenin karşılığı olarak lütfen vermektedirler.

-Bir savaş uçağı almaya kalktığınızda sizden,  227 milyon kilo taze fasulye isteyeceklerdir.

-4.6 milyon dolarlık bir tanker, 1 milyon 256 bin kilo tütün;10.5 milyon dolardan bir adet yolcu gemisi, 60 bin adet çamaşır makinası karşılığıdır. (1)

Örneklerimizi biraz detaylandıralım…

Pamuğu hammadde olarak satarsanız, 1.6 dolar,

-İplik yapar satarsanız, 3.78 dolar,

-Eğer, markalı bir tişört olarak pazarlarsanız 40 dolar kazanırsınız.

Özetle; 1 kg ham pamuk satmak yerine bunu işleyip markalı bir ürün (tişört) haline getirdiğimizde yaklaşık 40 kat değer sağlamış oluruz.

Ham bezin 1 metresi 1-1.5 Euro arasında değişmektedir. Bu bezi alıp üzerine boya, işleme gibi maliyetler ekleyerek kumaş haline getirdiğinizde kumaşın metresi 2-2.5 Euro,  Bu kumaşı bir pantolon haline getirdiğinizde bunu, 10 Euro’ ya satabilirsiniz.

Fiyatı artıran unsur etiketin hangi markaya ait olduğu ile de yakından ilgilidir. Pantolonu bir dünya markasının etiketi ile sattığınızda, fiyata marka maliyeti de ekliyorsunuz. Bunu da eklediğinizde pantolonu 25 Euro’ya satabiliyorsunuz.

Genelde marka maliyeti , 1’e 3 eklenir.

Bir otomobil üretici-satıcısı açıklamaktadır;

(A) Marka binek otomobilin tahmini ağırlığı 1 ton 30 kilogramdır.

Bu ağırlığın yaklaşık olarak yüzde 64’ü demir, yüzde 9’u alüminyum, yüzde 7’si plastik, yüzde 5’i kauçuk, yüzde 3’ü cam ve yüzde 12’si de diğer hammaddelerden oluşmaktadır.

Oranlar bu hammaddelerin birim fiyatlarıyla çarpıldığında otomobili hammadde maliyeti 854 dolar olarak karşımıza çıkacaktır.

Bu otomobil kullanıcıya 16 bin 653 dolar olarak ulaştırıldığı düşünülürse, üretim ve satış zinciri boyunca hammadde maliyeti üzerine 19.5 katlık bir katma değer yaratıldığı görülüyor. (1)

Türkiye, toplam mobilya ihracatıyla 7 adet ;

Toplam sebze ihracatıyla 4 adet,

Toplam meyve ihracatıyla 16 adet,

Toplam tarım ürünleri ihracatıyla 21 adet,

Toplam demir-çelik ihracatıyla 44 adet,

Toplam kara taşıtları ihracatıyla 69 adet,

Toplam tekstil ürünleri ihracatıyla da 144 yolcu uçağı alabilmektedir.

Türkiye, kalp hastaları için gereken bir kalp pilini alabilmek için 6 bin 138 kilo demir cevheri veya bin 23 kilo mısır yağı satmak durumundadır.

Bir adet kol saati almak için de, 2 bin 506 adet kiremit veya 185 kilogram tütün…

Özetle, Türkiye Cari Açıktan ve  gelişmekte olan ülke gömleğinden kurtulup, kısa sürede gelişmiş ülkeler sınıfına girmek istiyorsa, yüksek teknolojiye yatırım yapmalıdır.

1 adet cep telefonu alabilmek için 1 ton domates satmak hamallıktan başka bir şey değildir.

Teknoloji üretemeyen bizim gibi ülkelerin kaderi teknoloji çöplüğü olmaktır. Batı renkli televizyon kullanmaya başlayınca, kendisinde tarih olan siyah beyazları Türkiye’ye satmıştı. Aynı olay, bugün de devam ediyor.

Batı’nın terk ettiği teknoloji Türkiye’ye milyar dolarlara maloluyor. 100 dolarlık bir parfüm alıp, 41 kilo kuru kayısı satarak dış ticaret açığını kapatamayız.

Türkiye, teknoloji üretemeden dış ticaret açığı vermekten kurtulamaz.

Türkiye’nin önünü açmak isteyen, teknoloji politikalarının kapağını açmalıdır.”

İhracat ve ithalatta sanayi ürünleri içerisinde teknoloji ürünleri, yüksek teknoloji, orta yüksek teknoloji, orta düşük teknoloji ve düşük teknoloji olarak alt kademelere ayrılıyor. Türkiye, tekstil elyafı ve mamulleri, hazır deri, giyim eşyası, ayakkabı, mobilya ısıtma ve aydınlatma cihazları gibi düşük derecede teknoloji ürününü üretip dışa satabiliyor. (2)

Katma Değer”, Hammaddenin bilgi ile işlenerek daha kazançlı hale getirilmesidir.

Devam edecek…

-Bir Türk şirketi (THY), Uluslararası arenada Alman Lufthansa hava yolu şirketini başarısı ile geride bırakabilir mi?

Resim;teknocanavar.com’dan alıntıdır.

(1)Kaynak; Capital Online / 01 Şubat 2001 Perşembe

(2) ATO Başkanı Sinan Aygün, şunları söyledi

 

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*