Türkiye cari açık ve Enerji gerçeği ile Almanya’yı hangi tarihte geride bırakacaktır?

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
Altın yükselir mi, dolar düşer mi, cari açık kapanır mı, Türkiye büyük devlet olur mu,

Altın yükselir mi, dolar düşer mi, cari açık kapanır mı, Türkiye Büyük Devlet olur mu?

Basit ifadesi ile Ekonomide “Cari Açık”, bir Takasta kaybeden tarafta olmaktır. Kurulu bir düzende karşınızdakinden daha değerli bir mala sahip değilseniz, Cari Açık sizin için kaçınılmaz sonuçtur.

Cari Açık, Kapitalist düzenin bir oyunu mudur?

Batı Avrupa’nın Sanayi Devrimi, Kapitalist anlayış bir sömürü üzerine kuruludur. Bu sistemin işleyişini ekonomi dili ile basitçe tanımlarsak;

– Makineleşme sonucu yapılan hızlı üretim, çok sayıda üretim için ihtiyaç olacak malın ve emeğin düşük maliyetle elde edilmesi ve bunları alacak pazarları bulabilmek ve kontrol edebilmek.

Bir Kapitalist-Liberal ekonomik sistemde, Sanayileşen bir ülkenin zenginleşmesi veya mevcut refahını devam ettirmesi; sürekli olarak ucuz işçi ve hammadde temin etmesine,  ürettiği fazla sayıdaki mal-hizmeti, gelişmemiş ülkelere (sömürgelere) yüksek ücretle satmasına bağlıdır.

İlk Sanayi Devrimi’ni yapanlardan İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya ve  ABD anlatılan bu sistemle yaklaşık 150 yıl başarılı oldular.

20’nci asrın başlarında dünya üzerindeki çok sayıda ülkenin sanayileşmesi, beraberinde hammadde ve enerji açığı sorununu getirdi.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’nın arka planında bu hammadde, enerji ve Pazar (açığı ve paylaşımının) kavgası vardır.

Türkiye, Cari Açık  ve  üretim meselesi…

Ekonomi basit tanımı ile karşılıklı bir mal veya hizmet takasıdır. Örneğin, siz;

Bir ton domates üreterek bunu bir adet telefonla takas edebilir (değiştirebilir) veya;

– Bilgi ve teknoloji ile ürettiğiniz bir telefon karşılığında bir ton domates alabilirsiniz.

Bir ton domates üretimi, birkaç aylık (ekim-bakım ve hasat) çalışmalarıyla,

Bir telefonun üretimi, bir üretim bandında birkaç dakika içerisinde mümkündür.

– Bir tarafta birçok insanın birkaç aylık (bedeni) çalışması; diğer tarafta robotların -makinelerin-  bir üretimde bandında birkaç dakikalık hareketi vardır.

– Domates üretenler (tarımla uğraşan) ülkeler (örtülü) Sömürge, telefon (teknoloji) üreten ülkeler ise sömürge sahibi konumundadır.

– Yukarıda sayılanları, Otomobil, uçak, denizaltı, silahlar, sağlık gereçleri ve benzeri ihtiyaçlarınızla da değerlendirebilirsiniz.

-Özetle, bizler yukarıda verilen örnekte anlatıldığı gibi bir tarım ülkesi mantığı ile hiçbir zaman cari açıktan kurtulamayız. Kurtuluşumuz, bilgi ve ileri teknoloji üretimindedir.

-Türk Halkı, okumadığı için bilgi-teknoloji üretememekte ve bu nedenle bir tarım ülkesi anlayışı ile Cari Açığı büyümektedir.

Türkiye, Cari Açık ve yatırım meselesi,

-Türkiye gelişmek, kalkınmak ve refaha kavuşmak için yatırım yapmak zorundadır.

-Türkiye’nin yatırım için sermayeye ihtiyacı vardır.

-Türkiye ihtiyacı olan sermayeyi, ya kazandıklarından biriktirerek (tasarruf ederek), ya da dışarıdan (Faiz karşılığı) borç alarak temin edecektir.

-Türk Halkı yatırım yapabilmek için kazandıklarından yaklaşık yüzde yirmiki (%22) oranında para biriktirmesi gerekirken bugün ancak yüzde on (%10) oranında biriktirmektedir.

-Türk Halkı tasarruf yapmadığı için  yüzde oniki açığı kapatmak, ihtiyacı olan yatırımı yapabilmek için dışarıdan yüksek faizle borç almaktadır.

-Türk Halkı cari açık vermemek, borçlanmamak için  tasarruf yapmak zorundadır.

-Türk Halkı tasarruf yapmadığı için cari açığını kalıcı hale getirmektedir.

Türkiye, Cari Açık ve  Enerji meselesi…

Günümüzde (bir hastahanede) nefes almak enerji ile mümkündür.

-Günümüzde, tüm ev aletleri, araçlar, makineler, silahlar vb. enerji ile çalışmaktadır.

-Günümüzde kışın ısınmak, yazın serinlemek  enerji ile mümkündür.

-Türkiye, konfor araçlarını artırdıkça, enerjiye daha bağımlı hale gelmektedir.

-Türkiye, kendisine gerekli olacak miktarda yerli enerjiye sahip değildir.

-Türkiye enerjiye bağımlı hale geldikçe cari açığı büyümektedir.

Türkiye ekonomik anlamda Almanya’yı geçebilir mi?

-Türkiye, Almanya kadar kitap-dergi-gazete okuyabilirse,

-Türkiye Almanya kadar okuduklarından bilgi ve ileri teknoloji üretebilirse,

-Türkiye Almanya kadar yüksek oranda tasarruf edebilirse,

-Türkiye, Almanya kadar işini ciddiye alarak yapabilirse,

-Türkiye ekonomik manada  Almanya’yı geçebilir.

Son söz;

Okumuyor, üretmiyor, tasarruf etmiyor ve sonrasında;

– Bilmeden Tarihi konularda yazıyor, sadece uyduruyoruz;

– Bilmeden Ekonomi hakkında yazıyor, bilene maskara oluyoruz;

– Bilmeden, “Dolar yükselecek mi, Altın düşecek mi!” konularında kahinlik  yapıyor, gönül eğlendiriyoruz.

-“Aaa…. Sahi ya! Dolar düşer mi?”

– Çok mu merak etmektesiniz?

– Dünya genelinde aralarında birlik oluşturmuş, 400-500 büyük sermaye sahibi, web ortamında borsa (hammadde-para) ile  oynayarak  dünyayı soyuyor, kimilerine de, ayran ayran! bakmak  (soyulmak) yorumlamak kalıyor…

– Maç kritiği yapanlar misali. Yahu maç bitmiş. Neyi tartışıyor, neyi tartışarak geri kazanıyorsunuz? Zamanınızı, ömrünüzü çöpe atmaktan başka…

 

Resim;web ortamından alınmıştır.

654 Toplam Ziyaretçimiz 2 Günlük Ziyaretçimiz

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*