Türkiye 3. Havalimanı ve THY ile Küresel Oyunculuğunu Tescil Ettirmiştir (3)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

 

 

 

Bugüne kadar Ülkemizin stratejik konumu ile çok övünmüş, ancak, bir yararını görmemiştik. Yararını görmemiz için onlarca nedene sahip olmamıza rağmen.

Ülkemiz; petrol, kara ve hava taşımacılığının kilit noktasıdır. Yumuşak iklimi, yeraltı zenginlikleri, boğazları ve askeri avantajları bizi daha da önemli hale getirmektedir.

Yeni ekonomik güç Çin’in inanıyoruz ki, yakın gelecekte mallarını Avrupa’ya taşımada en büyük ticari ortaklarından birisi, Doğuyu Batıya bağlayan konumda olan Türkiye olacaktır.

Bunu, iktidara geldiği 2000 yıllarında görebilen (Sn. Erdoğan ve Sn. Binali Yıldırım ile) zamanın yöneticileri; gelen bu fırsatı iyi değerlendirerek, gururumuz olan THY’i bir dünya markası haline getirmiş; kısa sürede açılacak, 3. Havalimanı ile de, Hava taşımacılığında bizleri, (Dünyanın en büyük, modern tesisleri ile) küresel oyuncu ligine yükseltmişlerdir.

“GÜÇLÜ NETWORK, GÜÇLÜ TRANSFER MERKEZİ…

Küresel bir oyuncu olma hedefiyle yola çıkan THY’nin önünde yapacağı birçok ev ödevi vardı. Şirketi yeniden konumlandırmak, yapılacakları sıralamak için mevcut durum ve potansiyelin analizini yapmak gerekliydi. Yurtdışında yaşayan Türklerin bulunduğu şehirlere ve turistik amaçlı seyahatlerin yapılacağı noktalara uçuş yapan THY, 2OO3 yılında 26’ sı iç hat, 77’si dış hat olmak üzere 103 noktaya sefer gerçekleştiriyordu. Bölgesinde bilinen bir havayolu şirketi olmasına rağmen uluslararası yolcu trafiğinin önemli oyuncularından biri değildi…

Havacılık sektöründe küresel oyuncu olmanın yolu uluslararası yolcu trafiğinden pay almaktan geçiyor. Bunu yapabilmek için de önemli bir aktarma merkezine (HUB) ev sahipliği yapmanız gerekiyor.

Yapılan değerlendirmeler ülkeler arasındaki hava trafiğinin yüzde 66’sının İstanbul üzerinden geçtiğini ortaya koyuyor.

Ülkemize ve İstanbul’a 3 saatlik uçuş mesafesi içinde 41 ülke 78 şehir, 4 saatlik uçuş mesafesi içinde 53 ülke 118 şehir, 5 saatlik uçuş mesafesi içinde de 66 ülke 143 şehir bulunuyor.

Rakamların dili aslında Türkiye’nin ve İstanbul’un potansiyelini net biçimde gösteriyor. Uçuş için 3-5 saat arasında değişen sürelerde bu kadar çok şehre sefer olanağına sahip başka bir ülkenin bölgede bulunmayışını da dikkate aldığımızda, İstanbul bir kat daha önem kazanıyor.

Türkiye ne yazık ki var olan potansiyelini uzun bir süre kullanamamış ya da buna imkân bulamamış. (1)

Uçuş mesafeleri havacılık sektörünün en önemli dinamiğidir. Beş-altı saatlik uçuşları yapabilen, daha düşük maliyetle operasyon gerçekleştiren dar gövde uçaklarla yolcuların aktarma merkezine toplanması, buradan da geniş gövde uçaklarla daha uzun mesafelere aktarılması modeline en uygun şehirdir İstanbul.

THY’yle aktarmalı uçacak bir yolcunun 3-4 saat arasında kısa uçuş ve 7-10 saat arasında uzun gideceği noktaya ulaşması mümkünken Avrupa’daki havayolu şirketleri 1-2 saatlik kısa uçuş, 8-12 saatlik uzun uçuş, Körfez havayolları ise 7-10 saat arasındaki iki uzun uçuşla bunu sağlayabilirdi.

Yolcuların daha az yorularak daha konforlu seyahati için en iyi seçenek İstanbul’du, işte bu avantajı iyi değerlendiren THY için yapılması gereken şey basitti. Mümkün olduğunca hızlı bir şekilde uçuş ağını genişletmek İstanbul’u merkez haline getirmek stratejik hedefin ilk adımıydı.

Avrupa’nın ekonomik krizler yaşadığı dönemlerde dahil dünya ticaretinde önemli yer tuttuğunu, dünyanın hemen hemen her ülkesinden insanların Avrupa’ya ulaşmak için seyahat ettiğini verdiği röportajlarda vurgulayan Genel Müdür Kotil’in şu sözleri stratejinin dayanaklarından biriydi:

Çin, dünyanın en büyük ekonomisi haline geldi. Artık Avrupa’yla daha sıkı ticari ilişki içinde. Endonezya ve Hindistan büyüyen ekonomiler ve süper güç haline geldiler. Bu ülkelerin de en büyük ticaret partneri Avrupa. Tüm bu ülkelerin Avrupa ya ulaşabilmesi demek seyahat demek, İstanbul bu noktada bir ulaştırma “hub” ı olacak.(2)

Uzun yıllar Avrupa’nın en önemli aktarma merkezleri arasında bulunan Frankfurt (Almanya), Heathrow (Londra-Ingiltere), Charles De Gaulle (paris-Fransa) havalimanları bu niteliklerini bugün korurken, Madrid (ispanya), Roma (italya), Atina’daki (Yunanistan.) havalimanları ulusal havayolu şirketlerinin düştükleri ekonomik zorluklar ve Avrupa’da yaşanan sektördeki konsolidasyon nedeniyle bu özelliklerini yitirmiş durumdadır. Güçlü ülke ekonomilerinin desteğiyle oluşturulan havayolu şirketleri aracılığıyla da Körfez’deki taşıyıcıların merkezleri olan Dubai (Birleşik Arap -Amirlikleri), Doha (Katar) havalimanları bölgedeki önemli aktarma noktaları haline gelmiştir.

THYnin büyüme stratejisinin doğru uygulanmasıyla ana uçuş merkezi İstanbul bugün en önemli transfer merkezlerinden biridir. Avrupa’da yolcu sayısı bakımından 2003 yılında onuncu sırada bulunan Atatürk Havalimanı, 2015 yılına gelindiğinde Frankfurt’un ardından ikinci sıraya yükseldi.

Milli havayolu şirketinin hedeflerini yakalamasıyla ulaştığı yolcu sayısı bunu sağlayan en önemli etkendir. THY’nin uçuş ağını genişletmesi, transit yolcu pazarından aldığı payı büyütmesi ve diğer havayolu şirketlerinin İstanbul’a olan ilgisinin artmasıyla oluşan yolcu sayısı Atatürk Havalimanı’nı Avrupa’nın en önemli aktarma merkezlerinden biri yapmıştır. (3)

THY’nin uzun yıllar genel müdürlüğünü yapmış Temel Kotil başarılarının nedenlerini anlatıyor:

“Turkish Airlines: Widen Your World” adı altında düzenlenen durum çalışmasında (case study) (Harward Üniversitesi’nde) sunum yapan THY Genel Müdürü Temel Kotil, THY’nin başarıya uzanan hikayesini, vizyonunu ve geleceğe dair planlarını, Harvardlı öğrencilerle paylaştı.

…Kotil, bir kamu şirketi olan THY’nin 2006’da borsada özelleşmesinden sonra her şeyin değiştiğini vurgulayarak, 2004’te Orta Doğu’ya açılan 24 hattın, THY’nin kaderini etkilediğinin altını çizdi. 

Bu hatlar sayesinde Avrupa-Orta Doğu bağlantısının sağlandığını ve THY’nin transfer yolcuları çektiğini vurgulayan Kotil, 2004’ten bugüne kadar THY’nin transit yolcu sayısının 1 milyondan 14 milyona çıktığını ve şirket cirosunun yarısını transfer yolcuların oluşturduğunu belirtti…

İstanbul’un coğrafi olarak Avrupa, Asya ve Afrika’yı birbirine bağlamada çok avantajlı bir konumda bulunduğunu söylediler. Atatürk Havalima’nın geçen yıl Frankfurt’takini geride bıraktığına ve yeni havalimanıyla İstanbul’un coğrafi avantajının çok daha artacağına işaret ettiler. (4)

Bitirirken ülke meselelerini sorgulayanlara üzerinde düşünmeleri için iki sorumuz var:

1)Ülke olarak Avrupa ile Asya (Afrika) arasında köprüsünüz. Ancak, bu köprünün, Asya-Afrika’ya giden kapınızı kapatmışsınız, Neden?

2)Bittiğinde, milyarlarca dolar döviz-kar getirecek dünyanın en büyük havalimanlarından, 3. Havalimanına ülkenin (kimi) insanı-medyası neyin ve kimin çıkarlarına adına karşı çıkar?

www.canmehmet.com

Resim:Tarafımızdan düzenlenmiştir.

Kaynaklar:

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*