Türk Ve Rus Yakınlaşmasının Uzun Vadede Kazananı Kim Olacaktır (2)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

 

BİR DEVLET DİĞERİ İLE ANCAK ÇIKARI KADAR DOSTTUR.

 

Avrupalı Büyük Devletler; Türklerin ve Rusların geçmişleri ile birtakım benzerlik taşıdığını düşünmektedir. Her ikisi de güçlü imparatorluklar kurmuş, sanayileşmeye, 19. yüzyılın ikinci yarısında başlamış ve her ikisi de yirminci yüzyılın başında savaş ve devrim felaketlerinden geçerek dönüşmüşlerdir.

Eğer; Osmanlı, Rus ve İran Hanedanlıklarını dünya savaşları ile yıkarak, gönüllerine göre bir düzen oluşturduklarını görmezlikten gelirseniz, yüzeysel olarak söylenler doğrudur.

Meraklıları, İran ve Osmanlı Hanedanlıklarının nasıl yıkıldığını ve yıkıldıktan sonra yaşanan sürecin ne kadar büyük bir benzerlik taşıdığını mutlaka araştırarak öğrenmelidir.

Bu doğrultuda  20.yüzyılın başında Rusya ve Osmanlı’da yaşanan ihtilal ve iç karışıklıklar nerede ise diğerinin kopyası gibidir.

Bizler, Batı medyasından beslendirildiğimiz için hiçbir şekilde büyük resmi göremiyoruz, görmemiz de istenmemektedir. Bugün dahi.

ABD’nin, “Her yere ve her şeye egemen olma” siyaseti, Trump’ın müttefiklerine karşı son dönemdeki agresif yaklaşımı ile daha görünür hale gelmiştir.

Ancak, dünyanın bugün içerisinde bulunduğu şartlar, 2. Dünya Savaşı sonrası gibi değildir.

Trump’ın bu yaklaşımına verilen tepkiler, değişmekte olan yeni dünya düzeninin yeniden şekillenmesine hız verecektir.

Amerika’nın, askeri gücünü Pasifik’e kaydırmayı düşünmesinden hareket edilirse; Ortadoğu, Afrika ve Avrupa’da birtakım dengelerin değiştiğini kendilerinin de kabullendiği anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan Amerika; Rusya’nın askeri, Çin’in elde ettiği  ekonomik güç karşısında elinde kalan tek seçeneği, ekonomik imkanlarını silah olarak kullanmasıdır.

Ancak, Çin ve Rusya’nın (müttefiklerinin) ekonomik işbirliği içerisinde olması bu silahı da etkisiz hale getirebilecektir.

Yeni dünya düzeninin başaktörlerinden Çin, bu aşamada bir denizaltı misali ortada gözükmemekte, muhtemeldir ki, şartların olgunlaşmasını beklemektedir.

Bekleme aşamasında bugün ve gelecekteki dostları ile saflarını sıklaştırmaktadır.

Bunlar arasında; Rusya, İran, Türkiye ve Afrika Ülkelerini sayabiliriz.

Türkler ve Ruslar Siyaset anlayışları ile neyi hedeflemekte ve gelecekten ne beklemektedir.

Rusların, Türkleri yanlarına çekerek, NATO’yu zayıflatmaları kendi hanelerine bir puan olacaktır.

Türkiye ise, yönünü doğuya çevirerek kurulacak yeni ittifaklarla; finansal, ekonomik, siyasi ve askeri katkı kazanımlar elde edecektir.

Özgürlük (bağımsızlık) seçeneklere bağlıdır. Seçeneği olmayanın özgürlüğü de yoktur.

Bunlarla beraber Rusya’nın, Türkiye’ye ekonomik manada bir destek vermesi şartları gereği mümkün değildir.

Burada iki tarafın kazancı, ileriye yönelik karşılıklı güven üzerine kurulacak ve derinliği olan normal ve sağlıklı ilişkilerdir.

Bir tarafta not edilmesi gerekenler:

-Türkler, Müslümandır ve uzun yıllar İslam Alemine liderlik yapmalarının yanında, bir Cihan İmparatorluğu geçmişleri (mirası) vardır.

-Ruslar, Hıristiyan Ortodoks’tur. Ve Rusların da geçmişten gelen (Çar I. Petro’nun vasiyeti) bir dünya imparatorluğu hayalleri vardır. Ruslar, süreçte yaşanan fırsatlar nedeniyle kendilerini (yıkılan) Roma İmparatorluğu’nun varisi görmektedir.

Bu durumda her iki ulus,  geçmişten gelen vizyonlarını revize mi edecek, yoksa çıkarları karşılıklı beslendiği sürece “taktik ortaklık”larını (*) sürdürecek mi?

www.canmehmet.com

Resim: Tarafımızdan hazırlanmıştır.

(*) Taktik: Günün şartlarına göre düşünmek, çözüm üretmektir. Strateji: Günün şartlarını da (değerlendirerek) dikkate alarak uzun vadeli planlar yapmaktır.

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*