Türk Usulü Eğitim Anlayışı; Çocuklarımızı eğitim adına döverken, aslında kimleri, neleri dövmekteyiz (5)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

-kedi--1-

 

Çocuğa atılan dayak, sadece onların kendilerine olan özgüvenlerini sıfırlamıyor, insanlara nefret duymalarına da neden oluyor. Ve bu “Nefret”, en başta kendileri olmak üzere çevresini ve toplumu yakıyor…

Peki, çocukları neden dövüyoruz?

Onları her dövdüğümüzde insan yanlarını yok ettiğimizi, bize olan saygı-sevgilerini kaybettiklerini bildiğimiz halde…

Bu konuya Amerika’dan bir örnek vererek başlanırsa; (Bu araştırmaların sadece ulaşılabilen az sayıda, sınırlı aile ve insanlara ait olduğu her zaman hatırlanmalıdır.)

Amerika’da çocuğa kötü davranma konusunda bir araştırma yapılır. Yapılan araştırmalar, çocuğa kötü davranmanın hayret edilecek kadar yaygın olduğunu gösterir.

-“Aç bırakılan, dövülen, cinsel bakımdan kullanılan, sigara ve demirle yakılan ve karanlıkta elbise dolabına kilitlenen çocukların sayısı oldukça yüksektir. (Amerika’da Çocuğa Kötü Davranma Ulusal Merkezi rakamlara göre;

-ABD’de yılda bir milyona yakın çocuğa kötü davranılır. Bunların 200,000’e yakın bir kısmı bedensel olarak aşırı kötü davranışa maruzdur. 100.000 kadarına cinsel olarak kötü davranılır. Ve geri  kalan kısmı ise, ana  babadan hiç ilgi görmez, bakımsız sokağa bırakılır… Bu anlamda Amerika’da 18 yaşının altındaki her 40 çocuktan birine kötü davranılır. Araştırmalar kötü davranmanın azalmayıp, gittikçe arttığını göstermektedir..” (1)

Bunlardan anlaşılan, çocuklara kötü davranmak, Amerikalıların, Türklerin değil, insanlık meselesidir.

Psikolog Doğan Cüceloğlu’na göre; Kötü Davranışın Altında Yatan Nedenler

“Çocuğa kötü davranmanın altında yatan nedenleri üç temel grupta toplayabiliriz:

(1) Ana-babayla ilgili nedenler; (Çocuğa kötü davranma eğilimi içinde olmak)

(2) Ana-babanın, çocuğun ve bütün ailenin içinde yer aldığı çevreyle ilgili nedenler; (Zor çevre şartları içindeki ana-babanın çevresinden bu konuda bir yardım görememesi)

(3) Çocuktan kaynaklanan nedenler. (Yetiştirmesi zor olan -sağlıklı olmayan- çocuklar)

İslam Dini çocuk -eğitiminde- dövmeyi emrediyor, öneriyor mu?

“Dayak cennetten çıkmadır, “Kızını dövmeyen dizini döver!” 

İslam öncesinde kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü bilinmektedir. Ki; İslam Dini bunların hepsini yasaklamıştır.

Kuran’da açık veya ima edilir şekilde, çocuk eğitimi veya çocuk ile ilgili bir (ceza aracı olarak) “dayak-dövme” olayı bulunmamaktadır.

Bu anlayış olsa olsa, (Kız çocuklarının gömülmesi gibi)  İslam -Kuran- ile değil, cahiliye dönemine, eski Türk-Arap geleneklerle ilgilidir.

Bazı (uydurma) hadislerde, namaz kılmayan çocuklarla -veya kadınlarla- ilgili bahis geçiyorsa da, bilindiği gibi Hadisler; Hz. Muhammed (s.a.v) döneminde yazılmamış-yazdırılmamış ve yazılmasına da mani olunmuştur.

Bu mani olmanın altında, ileride Kuran’ın yanında (yanlış mesaj verebilecek) ikinci bir kaynak olmaması düşüncesi vardır. Ki, Ne kadar haklı olunduğu da geldiğimiz durumda ortadadır.

Hz. Ömer döneminde yazılmış olan (çoğu uydurulmuş) hadisler toplatılmış ve yakılmıştır. Konumuzun dışında olan bu mesele için meraklıları “Uydurulan din ve Kur’an’daki din” kitabından yararlanabilirler.

Özetle: kaşlarını dahi çatmamış, bir Rahmet Peygamber’inin,  “çocukları ve kadınları “dövünüz” demeyeceği tabiidir. Ki; Torunları secdede omuzuna oturmasına rağmen secdeden doğrulmamış, torununun omuzundan inmesini beklemiştir.

Rahmet Peygamber’inin böyle bir önerisi olsa dahi bunun ne ile ilgili olduğu doğru olarak araştırılmalıdır.

Psikolog Doğan Cüceloğlu “İnsan ve Davranışı” kitabında anlatmaktadır;

“…İlkokul öğrencisiyken öğretmenin, sürekli tokatlayarak öğrenciye matematik probleminin nasıl çözüleceğini öğretmeye kalkıştığını hatırlıyorum. Problem nihayet çözüldüğünde, çocuğun her iki yanağı da tokat yemekten kırmızılaşırdı; O öğretmen,

-“Tokadı yedikçe zihnin açıldı değil mi?diye gülerek bir tokat daha vurur ve onu yerine oturturdu. Tahtaya kalkan ikinci çocuk korkudan bildiğini unutur, tokat hakkını aldıktan sonra o da yerine otururdu. Söz konusu öğretmenin ne kadar yanlış bir eğitim anlayışı içinde matematik Öğrettiğini şimdi açık seçik görebiliyorum…

Böyle bir öğretmenin olumsuz etkisi altında yetişen öğrenciler matematikten soğur ve bilim dalında gelişme yeteneklerine büyük bir psikolojik engel konur…

Araştırmalar,  “kötü davranan ana-babalarından alınarak başka ailelerin yanına konan çocukların öğrenme düzeyinin yükseldiğini gözlemişlerdir. Bu gözlem, kötü davranışın çocuk üzerindeki olumsuz etkisine işaret eder. Büyük bir olasılıkla iki yönlü bir etkileşim söz konusudur: Yavaş öğrenen çocuk daha da cezalandırılıp, gelişimi kısıtlanır. Gelişimi kısıtlanan çocuk daha da düşük başarı gösterir ve düşük öğrenme düzeyi onu kötü davranışa daha çok maruz bırakır.“(2) …

Devam edecek;

Çocuklarımızı döverek:

-Yediğimiz dayakların,

-Çektiğimiz acıların,

-Mutsuzluğumuzun, hayal kırıklıklarımızın bedelini onlara mı ödettiriyoruz?

 

www.canmehmet.com

Resim; Web ortamından  alınmış, alt yazı tarafımızdan düzenlenmiştir.

Kaynaklar;

(1-2)İnsan ve Davranışı, Sahife:376

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*