Tekelleşmiş kimi medya, Bilim ve Din, Kirli siyasetin önemli araçlarıdır. (6)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Batılılar güç mücadelesinde, atom bombası dahil her türlü aracı ve yalanı mubah görmüşlerdir. Japonlar 2. Dünya savaşında müttefiklere yenilmiş, teslim şartları konuşulmaktadır. ABD, hiç gerek olmadığı halde, büyük harcamalar yaptığından hareketle ve sonuçlarını görmek için Japonya’ya iki atom bombası atar. (1a-b) Irak’ta, “nükleer silahlar” yalanı üzerine işgal edilir. (2) Taliban’ı Kurduran ABD’dir. (3) 11 Eylül’de Kendi Genelkurmay başkanlarının binalarını vurdurmakla suçladığı Bin Ladin’i, Pakistan yakalar ve ABD’ye teslim eder. Ancak ABD, Ladin’i serbest bırakacaktır. (4)

ABD ve büyük devletler, işgal edecekleri ülkeler için önceden bir senaryo yazarak, bir oyun kurmaktadır. Oyunda rol alacak oyuncular, ajanlar hazırlanır, Tekelleşmiş kimi medyanın, oyun öncesi duyumları! 7 gün 24 saat işlemesinin yanında, yayınlanacak kitaplar ile, kamuoyu şartlandırılır, oyun dünyanın gözü önünde pervasızca oynanır.

Oyun amacına ulaştığında, işgal edilen ülkenin maddi değerleri çoktan paylaşılmıştır. Sırada bu ülkelerde kökleşmek sömürünün kalıcı kılınmasına gelmiştir.

İlgili ülkede cumhuriyet, gerçekte saltanat, güç sahipleri için özel demokrasi! sisteme ve sermayeye özgü(r)! Medya kurulur. (Örnek; Afganistan, Irak! Aslında Irak, ırak değil yakındır!) Bu arada tarihi gerçekler çarpıtılmış, sisteme hayali kahramanlar entegre edilmiştir.

Son aşamada, sömürü düzeninin gerçek vatansever ve aydınlar tarafından bozulmaması için maksada özel anayasa ve yasalar çıkartılır. Bununla da yetinilmez, kimi yerlerde sistemin başına bin yıl! koruyacak gönüllü koruyucular dikilir.

Erbakan’dan şok belge

RefahYol Hükümeti’nin Başbakanı Necmettin Erbakan, 28 Şubat öncesi ABD’nin gönderdiği kripto belgesini açıkladı. Star haberde konuşan Erbakan, D-8’i kurma kararından iki hafta sonra Amerika’dan dönemin ABD’nin Ankara Büyükelçisi Marc Grosmann ile bütün kilit noktalara çekilmiş en yüksek dereceli kriptoda yazılanları özetle şöyle aktardı:

Türkiye hükümetinin milli eğilimlerle dış politikayı Batı’dan Arap Müslüman dünyasına yönlendirmesi bizim için endişe verici.

Bu tutum milli menfaatlerimize aykırı ve düşmancadır.

Biz inanıyoruz ki, Tansu Çiller’in koalisyondan çekilmesi, Erbakan’ı düşürür ve ülkeyi erken genel seçime götürür. Sonuç kesin olmamakla beraber Refah Partisi büyük bir ihtimalle seçimlerden eskisinden daha güçlü olarak çıkacaktır.

Türkiye, bizim anahtar stratejik ortağımız olarak kalmak mecburiyetindedir. (5)

İlginç olan…

Bu soygunlar esnasında dünyadaki aydınların çoğunluğu, özgür tarafsız medyanın tüm çalışanları yıllık izne çıkmışlar ve balık tutmaktadırlar.

Bu arada durumun farkında olan birkaç vicdan sahibi, yapılanlara isyan etmiş olsa da, rüzgara karşı ıslık çalan insanlar misali sesini kimselere duyuramamışlardır…

İşte çağdaş ve modern batı, işte tek eşli-leşmiş, özgür medya ve aydınlar…

İngilizler, 17’inci asrın başında sömürgeleştirmek amacı ile Hindistan’a ayak bastıklarında, İslam’ın inananlarının üzerindeki manevi gücünü görürler. O günden itibaren İngiliz siyasetinin ana omurgasında İslam ve İslam ülkeleri vardır.

Bizdeki meşhur! Arap -Türk Düşmanlığının perde arkasında ne vardır?

-“Şerif Hüseyin imparatorluğun son döneminde ‘Mir-i Miran – Beylerbeyi- rütbesiyle Mekke Emiri’dir.

Şerif Hüseyin, savaşın Osmanlı aleyhine döndüğünün belli olduğu noktada İngilizlere yanaşır… Ünlü casus Lawrence’in girişimiyle de Arapları tek bir bayrak altında toplayacak Arap kralı, hatta imparatoru olacağına inandırılır… Ondan istenen kaderini savaşı eninde sonunda kaybetmeye mahkum Osmanlı’ya değil Londra’ya bağlamasının hakkında hayırlı olacağını kabul etmesidir.

Bayrak açtığı takdirde kendisine para, silah, cephane, erzak dahil her türlü yardım yapılacaktır…

Şerif Hüseyin, Osmanlı’nın Hicaz’ı boşaltmasından sonra Mekke’de emirliğini ilan eder… Fakat bugün Suudi hanedanının kurucusu Abdülaziz b. Suud tarafından devrilir… (6)

Bölgemizde sömürgecilik yapan Büyük Devletlerin tek görevi, İslam ülkelerinin aralarına düşmanlık tohumları ekmektir. Burada çok başarılı oldukları kabul edilmelidir.

Ekilen bu tohumlara yüzeysel olarak baktığımızda neler görünmektedir?

-Suudilerin Vahabi anlayışı,

-Türk ve Arapların arasında oluşturulan suni düşmanlıklar,

-Sünni-Şii ile

-Alevi-Sünni farklılıklarının körüklenmesi,

-Taliban ve benzeri, gerçeğinde İslam’la hiç bir ilgisi olmayan anlayış, hatta çeteler…

Bizler, “Arap-Türk düşmanlı”ğından nasıl bir yarar bulmaktayız ki, iki lafımızdan birisi “Araplar bizi arkadan vurdu!” ifadesi olmaktadır…

Ki, gerçekte, Araplar çok büyük çoğunluğu ile Birinci Dünya savaşında ve diğer zamanlarda ellerinden geldikçe bize yardımcı olmuşlardır. Özellikle Libya’nın bu konuda büyük katılımı olmuştur.

Bunlarla birlikte, Osmanlı İmparatorluğunu yıkan, ülkemizi işgal eden batılılarla, bugün “Avrupa Birliği” çatısı altında birleşmek istemiyor muyuz? İstiyoruz, üstelik büyük bir azim ve kararlılıkla…

Dünü, Tarihi, bu anlayışlarla değerlendirdiğimiz, eşleştirdiğimizde, Arap düşmanlığı ne anlama gelmektedir?

-Petrol, Musul ve Kerkük mü?

Bu nokta da Rahmetli Erbakan’ın açıklamasını yeniden değerlendirirsek;

“…Ankara Büyükelçisi Marc Grosmann ;

-“Türkiye hükümetinin milli eğilimlerle dış politikayı Batı’dan Arap Müslüman dünyasına yönlendirmesi bizim için endişe verici.

-“Bu tutum milli menfaatlerimize aykırı ve düşmancadır…

-“Türkiye, bizim anahtar stratejik ortağımız olarak kalmak mecburiyetindedir….”

Ve bu vurgulananları birleştirirsek;

“…Dış politikaları, Batı’dan Arap Müslüman dünyasına yönlendirilmemeli, (Türk-Arap düşmanlığı devam etmeli)

“…Düşmancadır… (Türk-Arap dostluğu batı için düşmanlık anlamındadır)

“…Türkiye, bizim anahtar stratejik ortağımız olarak kalmak mecburiyetindir.” (Bunu ne sağlamaktadır veya sağlayacaktır?)

Neyi tartışmıştık?

-“Devlet yönetiminde (insanlarda) ahlak olmalı…”

-“Nereye kadar ahlak?”

Bunun cevabı okuyan verecektir…

-“Nereye kadar ahlak?”

 (1-a)Terörün efendileri, Mesut Karaşahan, Pınar yayınları.

(1-b) İkinci Dünya savaşı, LIDDEL HART 1-2 Cilt.

(2) İngiliz Independent gazetesi tarafından ilk kez yayınlanan belgeler Irak’a düzenlenen saldırının gerçek sebebini ortaya koydu. İngiltere’nin Irak’ın işgalinde öncü rol almadan bir yıl önce, İngiliz bakanların ve dünyanın en büyük petrol şirketlerinin temsilcilerinin bir araya gelerek Irak’ın petrolünün nasıl sömürüleceğini konuştukları ortaya çıktı. Söz konusu toplantılar, İngiliz hükümetine ait belgeler tarafından da doğrulandı. (19 Nisan 2011)

(3-4) Pakistan Cumhurbaşkanı Zerdari, Taliban’ın ABD casusluk teşkilatı “CIA” ve Pakistan iç istihbarat servisi “ISI”nın işbirliğinde kurulduğunu söyledi.
Zerdari, daha sonra çok önemli başka açıklamalar yaptı. 11 Eylül olaylarından sonra 2001 yılının Aralık ayında Pakistan güçleri ile Amerikan askerlerinin Afgan dağlarında operasyon yaptığını anlattı… Zerdari, Usame Bin Ladin’in Tora Bora Dağları’nda yakalanıp Amerikan güçlerine teslim edildiğini ancak Amerikan askerlerinin Usame Bin Ladin’i serbest bıraktığını açıkladı.

(5) Erbakan’ın medyaya açıklaması (http://www.rotahaber.com/erbakan-28-subatin-sok-belgesini-acikladi_123048.html)

(6) Avni Özgürel, Radikal

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*