Taraflı haberciliğiyle Medya nereye su taşımaktadır? İşte Oklahoma ve Salman Rüşdi olayı (3)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Doğruya ulaşmak, Bir iddiayı, karşı iddiası ile birlikte değerlendirmekle mümkündür.

19 Nisan Çarşamba günü, Oklahoma’nın merkezindeki Federal Bina, içine bir tona yakın bombanın yerleştirildiği arabanın patlamasıyla harabeye döner. Ortada 400 kadar yaralı, 100’ün üzerinde de ölü vardır.

Patlamanın üzerinden henüz birkaç saat dahi geçmemiştir. Yerel bir televizyon kanalı, kimliği belirsiz bir kişinin telefon ederek, Müslüman bir grubun saldırıyı üstlendiğini bildirdiğini söyler.

Ardından İngiliz haber ajansı Reuters 12.16’da tüm dünyaya geçtiği haberde şüphelileri “siyah saçlı, sakallı” olarak tanımlayıvermiştir.

Reuters, 17 dakika sonra aynı bülteni tekrar geçti. Bu sefer habere şüphelilerin ‘Ortadoğu kökenli’ oldukları da eklenmişti. CNN ise, Oklahoma Eyaleti eski Temsilcisi Dave Mc Curdy’yi ekrana çıkarıyordu.

Mc Curdy bütün pervasızlığıyla milyonların gözlerinin içine baka baka, elinde hiçbir delil olmadığı halde, “sorumluların İslam radikalleri” olduğunu anlatıyordu.

Diğer medya kuruluşları da bunları kaynak alınca, Amerika’da yaşayan 6 milyon Müslüman cemaati birkaç saat içinde hedef haline geliverdi. Camiler ve kültür merkezlerine tehdit telefonları yağmaya, Müslümanlar okul ve işyerlerinde taciz edilmeye başlandı.

Soruşturma ilerleyip, şüphelilerden bir kısmı yakalandığında terör hadisesinin Müslümanlar’la ilgisi olmadığı ortaya çıktı.” (1)

Ancak, Atı alan Üsküdar’ı geçmiş…

Geride, yüzlerce milyon insanın hafızasındaki ”İslam ve Terörizm” sorusuna bir çentik daha atılmıştır.

Şeytan Ayetleri,” Salman Rüşdi ve Ayetullah Humeyni…

“Şeytan Ayetleri” adlı kitabıyla İran’ın boy hedefi haline gelen Salman Rüşdî hakkında İranlı mollaların yayınladıkları ölüm fermanları, tüm dünyada “İslâm=terörizm” imajını oluşturmaktan başka hiçbir işe yaramadığı bilinmektedir.

Batılı ülkeler, özellikle de ABD, Ortadoğu’daki ağırlığını hissettirmek ve bölgeye daha fazla yerleşmek için dünyada “İslâm=terörizm” sloganını hiçbir zaman ağzından düşürmemiş, bölgedeki varlıklarının ekonomik çıkarı olduğunu gizlemek için, insan hakları şemsiyesi ve kılıfı altında gerçek emellerini gizlenmekten çekinmemiştir.(2)

Batılı araştırmacılardan Karen Armstrong,  Ayetullah Humeyni’nin Salman Rüşdî hakkındaki ölüm fetvasına taraftar olanların sokak taşkınlıklarına ait haberler Avrupa medyasında tüm detaylarıyla, hem de abartılmış olarak geniş biçimde yer alırken,

Mart 1989’da toplanan ve 45 İslâm Ülkesinin katıldığı İslâm Konferansı’nda, çeşitli İslâm ülkelerinden din adamlarınca oluşturulan kurulun,

-“Ayetullah Humeyni’nin Salman Rüşdî hakkındaki ölüm fetvasının yanlış olduğu” na dair açıklamalarının Batı medyasında hiç yer almadığından sözeder.’(3)

Bir itirafta eski ABD Başkanından…

“Nitekim Batı dünyasının önemli siyasî simalarından ve ABD’nin eski Başkanlarından Richard Nixon, 1992 yılında yayınladığı bir eserinde İslâm dünyası için aynen şunları yazmaktadır:

-“Amerikalılardan çoğu, Müslümanları uygar olmayan, kirli, barbar, irrational (aklını kullanmayan) bir toplum gibi görme eğilimindedir.” (4)

Şimdi, bu çeşit yayınlardan sonra bırakınız Batı Dünyasını, Batı basınından beslenen ve nerede ise hakkında hiç bir şey öğretilmeyen veya yapılan tek taraflı yayınlar nedeniyle öğrenmeye istekli olmayan halkımızın kendi dini olan İslam hakkında ne düşünecektir?

Kimi görsel ve yazılı medyada gün geçmiyor ki,

-Afganistan’daki bir dede torunundan daha küçük yaştaki bir kızla evlenmemiş olsun…

-Afganistan’da CIA üretimi Taliban üyelerinden biri, başı açık bahanesi ile bir kadına kezzap atmış olmasın,

-Suudi Arabistan’ın Vahabi mezhep temsilcilerinin çarpık uygulamaları medyada yer almasın…

-Veya Şii İslam Devleti olan İran’dan, Batıya malzeme olacak bir uygulama özenle seçilmemiş olsun…

Peki, İslam bu uygulamaları barındırmakta veya onaylamakta mıdır? Elbette hayır…

O halde, 5-10 cahil inananının uygulamaları ile kasıtla yaptırılan yanlışlarla neden insanların kafaları karıştırılmakta, İslam ve Müslümanlar üzerine gölge düşürülmektedir?  

Üstelikte bu çalışmalarla kimin, kimlerin değirmenine su taşındığının çok iyi bilinmesine rağmen..

Resim;derinduşunce.org’dan alıntıdır.

(1) 29 Nisan 1995 / FATİH BAŞARAN, Aksiyon

(2) Osman Özsoy, “Türkiye’nin imaj sorunu”, s.73

(3) a.g.e. Dipnot; “Müslüman imajı”, TDV yy, sahife,210

(4) a.g.e. sahife,70

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*