“Son Osmanlılar” Batı, Osmanlıdan aldıklarını geri vermezse işte onları bekleyen akıbet (7/Son)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

 

güç

Batı Medeniyeti”nin yakıtı insandır. Bu nedenle “Medeniyet”, Veya, “Gelişmiş yaşamın kurucuları” kavramını-etiketini hiçbir zaman hakketmemiştir.

İnsanı-onun yaşam çevresini tüketerek “Konfor” ve “Madde” için varolan bir yaşam anlayışının insan-insanlık’la nasıl bir ilgisi olabilir?

Bugün dahi, petrol için Ortadoğu ülkelerini kan gölüne çevirmiş, bu kan gölünden kaçan insanlara sınırlarını kapatmamakta mıdır?

Onların katlederek soyduğu ülkelerden canını kurtarmak için kaçan milyonlarca insana, Halkımızın hiçbir maddi sorumluluğu olmadığı halde kucak açmış değil midir?

Üstelikte sebep oldukları bu durumu, hiç sıkılmadan üç paraya bize temizletmek istemektedirler.

Sayılan nedenlerle, İnsanı yakıt olarak kullanan bir anlayışın kullandığı “Medeniyet” kavramı sadece bir aldatmaca’dır.

Avrupa’nın Sanayi Devrimi’nin arkasında kaynak olarak, (Özellikle İspanya, İngiltere, Fransa ve İtalya’nın) “Refah toplumu” olabilmelerinde, Latin Ülkelerinde yaptıkları soygun ve katliamlar vardır. Elbette devamında, Hindistan, Çin halkı ile Afrika, Amerika Yerlileri köleleştirerek çalıştırmakta.

Özetle; “Batı Medeniyeti” kurucularının kazanmadaki ahlak anlayışı;

-“Kazanmak için herşey mubahtır!”

“Batı Medeniyeti”nin üzerinde yükseldiği bu çarpık anlayışı,  kendisinden gurur duydukları Antik Yunan düşünürü Aristo’da seslendirmiş, İtalyan Devlet-siyaset adamı Makyavel’de…

-“Kazanmanın ahlakı mı olurmuş!”

İşte kendisini kontrol ettiği medya üzerinden parlak ışıklar altında pazarlayan, kadını ve çocuğu, çevreyi sömüren “Batı”nın gerçek yüzü.

Bunu bildikleri için, “Medeniyetler Çatışması” (*) iddiasını uydurmakta geri kalmamışlardır.

Bakalım “Medeniyetler Çatışması”, Osmanlı anlayışı ve “Güneş Devlet” arasında nasıl bir ilişki vardır?

İhtimaldir ki, çoğunluk, “Güneş Devlet” kavramını ilk kez duymaktadır.

Güneş Devlet özlemi ve Filozof Tommasa Campanella…

Güneş Ülkesi isimli ütopya eseri ile ünlenen İtalyan Filozof Tommaso Campanella (1568-1639)  şair, yazar ve filozoftur. “Güneş Ülkesi, isimli eser, filozofça bir devlet tasarısıdır. Platon’un Devlet’i, Thomas Moore’ın Ütopya’sı çizgisinde, toplum yararını bireyinkiyle bağdaştırıp, halklı bir düzen tasarısı getiren ana yapıtlardan biridir. (1)

“Filozof Companella, son tahlilde Osmanlı’nın şahsında; her şeyin ideal ve nihaî anlamda tatbik edildiği “Güneş Ülke” özlemini şu şekilde tasvir ve tarif etmektedir:

“Güneş Ülke’yi yeryüzünde bulmak mümkün müdür?

Fikir hürriyetine. Vicdan hürriyetine, lisan hürriyetine ilişmeyen Türklerin varlığı hiç olmazsa yarın böyle bir ülkenin var olacağını bana hissettiriyor.

Madem ki, düşünceyi zindana koymayan, hakikat sevgisini zincire vurmayan bir millet, o cesur, âdil Türkler var; üzerinde yalnız hakikatin, adaletin ve hürriyetin hüküm sürdüğü bir “Güneş ülke” yarın neden vücut bulmasın?”

“Ütopist, yani hayâlî bir cennet ülke tasavvur eden filozof, bunu yeryüzünde ve zamanında en geniş mânâda gerçekleştirenlerin (Osmanlılar) Türkler olduğunu ifade etmektedir.

Yukarıdaki ifadelerden sonra, Bir “Medeniyetler Çatışması” için, kendisine İslam’ı seçen bir anlayışın samimiyetine nasıl inanılacaktır?

Neden çatışma olmalıdır?

Bırak dileyen dilediği gibi yaşasın?

Diğerini kendisine benzetmek, kendine dönüştürmek, kimin hakkıdır?

Ve bu hakkı nereden elde etmektedir?

Mesele, soygun, sömürü için bir bahane daha üretilmesidir?

Tüm darbelerin içinde (Latin Amerika, Ortadoğu, Afrika, Mısır hatta Türkiye’de) Kendine gelişmiş batı yok mudur?

Bunun en son örneği, Mısır’da seçilmiş Mursi’nin bir darbe ile alaşağı edilmesi, hapsedilmesi değil midir?

Neden Osmanlı Anlayışı?

-Çin, büyümek için Ortadoğu ve Afrika’ya uzanmaktadır…

-Çin’i bu bölgede dengeleyecek tek ülke, Türkiye Cumhuriyeti devleti’dir.

-Eğer, Çin dengelenmez ise, bu bölgede ne Amerika yaşayabilecektir, ne de Avrupalı mağrur sömürgeci devletler…

Osmanlı anlayışı Güney Avrupayı yaklaşık 500 (beşyüz) yıl kimsenin burnunu kanatmadan, kendi gelenekleri, inançları ve yöneticileri ile üstelikte refah içerisinde yaşamlarını sürdürmelerine imkan sağlamamış mıdır?

Sömürmeden, dönüştürmeden ve katletmeden…

Bunu en iyi Papalık ve Avrupalı araştırmacılar bilmektedir.

Sonsöz;

-Kendine gelişmiş Batılılar, ya Osmanlı Anlayışı’nın hakim olması için destek sağlarlar, ya da Çin’e geçmişte yaşattıklarına, yaşadıklarına bu kez kendileri muhatap olurlar.

-Tarihte yaşananlar tekrar eder mi?

-Elbette eder, özellikle de aptallar ders almadıklarında.

 

www.canmehmet.com

Resim; http://turkish.alibaba.com/product-gs/new-design-farm-implements-metal-handle-shovel-come-from-china-60282174640.html

(*) Medeniyetler Çatışması, (Samuel Huntington) “..1990’lı yıllardan itibaren uluslararası ittifak ya da ihtilaflarda belirleyici olan unsurun politik ya da ekonomik ideolojiler değil, medeniyetler olmaya başladığını ve 21. yüzyılda da bu trendin devam edeceğini ifade eden bir tezdir.”

(1) Daha fazlası ve kaynaklar için bakınız; http://www.canmehmet.com/vatandasin-osmanli-tarihi-dede-seni-affetmeyecegim-osmanlinin-gunes-devlet-oldugunu-neden-gizlediniz-8.html

713 Toplam Ziyaretçimiz 1 Günlük Ziyaretçimiz

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*