Sevr İddiası: İtalyan-İngiliz Entrikası sonucu Musul resmen kaybedilir ve şampanyalar patlatılır (7)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

bozkurt

 

Piyonla şahı mat edebilir misiniz? Eğer, bu kadar tesadüfün bir araya gelmesi: bir kıyamet alameti değilse, çok uzun yıllar evvelinden kazılmaya başlanılan mezarın artık hazır olduğuna işarettir.

Sevr (gerçeğinde taslaktır. Öyle de kalmıştır) Bu antlaşmanın ne olduğu; arkasında nelerin yattığı (Musul/Petrol Dosyası) açıklanmadan anlaşılması pek mümkün değildir.

Musul gerçeğini öğrenemeyenlerin bugün yaşadıklarımızı anlayabilmeleri sıfır ihtimal derecesindedir.

Sykes-Picot Anlaşmasında, Irak’ın kuzeyi Fransız nüfuz bölgesi olarak tanımlandığı için, İngiltere Musul petrolünün çıkarılması ve işletilmesinde Fransa’nın da imtiyaz sahibi olmasını garanti etmiş ve bu garanti karşılığında Fransa Musul’un İngiltere tarafından işgalini kabullenmiştir.

Amerika Birleşik Devletleri ise, Ortadoğu’da İngiltere ve Fransa tarafından nüfuz bölgeleri oluşturulmasına karşı çıkmamakla birlikte, özellikle petrole ilişkin ticari faaliyetlere müdahale edilmemesini ve Amerika’nın bu yöndeki girişimlerinin engellenmemesini istemiştir.

Amerikan firması Standart Oil of Newyork Secony),1919 yılında iki mühendisini Irak’a petrol aramak üzere göndermiştir. Bunlardan birisi yazdığı mektupta (Fromkin, D., 1989, s. 534): “… pasta o kadar büyük ki, bunun Amerika’ya ait olması için her şey yapılmalıdır. Şeklinde görüşlerini belirtmiştir. (1)

Amerikalıların:

“… pasta o kadar büyük ki, bunun Amerika’ya ait olması için her şey yapılmalıdır.” Öngörüsüne karşılık, Winston Churchill (İngiliz Bakan/Başbakan) 1936 yılında İngiltere’de Avam Kamarası’nda:

-‘Bir damla petrol, bir damla kandan daha değerlidir diyor. (2)

Petrol:

-Amerikalılar için: “Uğrunda her şey yapılmalıdır…”

-İngilizler için: ” Bir damla petrol, bir damla kandan daha değerlidir.”

Bugün Ortadoğuda yaşanan açık ve örtülü savaşların, katliamların, milyonlarca insanın yerlerinden yurtlarının kovulmasının, denizlerde boğulmalarının arkasında olan tek neden: “Petrol/Siyah altın”dır.

I.Dünya Savaşı’nın, Osmanlının parçalanmasının, Osmanlı Saltanat ve Hilafet kurumu’nun kaldırılmasının arkasında ana neden; “Petrolün ele geçirilmesi” hikâyesi ile bunun bir daha Müslüman Türklerin (Osmanlı’ların) eline geçmemesi için önceden yapılan tüm hazırlıkların uygulanmasıdır.

Resmi açıklamalara göre:

-“Musul/Petrol Sorunu”,  5 Haziran 1926 tarihinde İngiltere ve Türkiye arasında imzalanan “Ankara Antlaşması” ile çözülmüştür.”

“Lozan Barış Antlaşması’ndan sonra Türkiye’nin uğraştığı sorunlardan biri de Irak sınırı ve Musul sorunudur. İngiltere ile Türkiye arasında barışı tehlikeye sokan Musul sorunu zorlukla çözümlenebildi.

Musul sorununun çözümlenmesi için İngilizler ile ilk kez 1924 yılında İstanbul’da Haliç Konferansı’nda görüşmeler yapıldı. Bu görüşmelerde İngilizler’in Musul Vilayeti’nin yanı sıra Hakkari’yi de talep etmelerinden ötürü anlaşmaya varılamadı.

1926 yılında Musul Sorunu Milletler Cemiyeti’ne götürüldü. Sorun burada da çözümlenemeyince Yüksek Adalet Divanı’na verildi. Burada da olumlu bir sonuç alınamadı.

Nihayet, İngilizlerle Ankara’da bu konu üzerinde yapılan görüşmeler bir anlaşma ile sona erdi.

Sonuç olarak 5 Haziran 1926 tarihinde Ankara’da, Ankara Antlaşması imzalandı. 7 Haziran 1926’da T.B.M.M’de onaylanarak kabul edildi.”

Musul/Petrol’ün, Osmanlı İmparatorlu’ğundan hile ile alınması, İngiliz, Fransız ve Amerikalılar tarafından ele geçirilmesinin hikâyesi şeytana parmak ısırtacak cinstendir.

Ancak, Osmanlının ahı tutmuş olmalı ki; aradan geçen 90 yıl olmasına rağmen bu (paylaşım) konu kapanmamış, kara altının uğrunda hergün binlerce insanın kayıp edilmektedir. Açık ifadesi ile katledilmektedir.

Devam edecek: Sultan Vahdettin, Gerçeğinde Devletin işgalcilere tesliminin bir belgesi olan: Mondros Ateşkes antlaşması’ndan, (30 Ekim 1918) vefat ettiği; 16 Mayıs 1926 Tarihine kadar gözaltında tutulmuştur. Esir, esaret altındadır” ifadesi daha doğrudur. Bu konudaki belgeler açıklanacaktır.

Sabık Sultan Vahdettin, Musul Petrollerinin resmi devrinden (5 Haziran 1926) sadece birkaç gün evvel vefat etmiştir. (Zehirlendiği de iddialar arasındadır)

Kim bilir!

Belki de bir seçenek olarak el altında bulundurulmuştur. Ve Anlaşma sağlanınca, varlığı da doğal olmayan yollardan ortadan kaldırılmıştır.

Meraklılarını uzun ancak çok ilginç şeytanı hayrete düşüren hikayeler beklemektedir.

www.canmehmet.com

Resim: web ortamından alınmıştır.

(1)SEVR’E GİDEN YOL, AHMET HURŞİT TOLON. Sahife: 144. (I. Baskı: Atatürk Araştırma Merkezi 2004)

(2) http://www.milliyet.com.tr/turkiye-ye-ortadogu-da-strateji-uyarisi-adana-yerelhaber-764184/

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*