Sanayileşme aile ve çevreyi katlederken pozitif ayrımcılık yaranın üzerine tuz biber ekmektedir (3)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Bilgi, kendisinden yeni bilgiler üretiliyorsa yeni bir değer daha kazanmaktadır.

 

Yasalardan amaçlanan: İnsanların arasındaki ilişkiyi düzenlemek, aralarındaki sorunları çözmek mi, yoksa birilerinin elde ettiğini; diğerine, hakkı olmayana bol keseden dağıtmak mıdır? Konuyu biraz açalım:

-“Hukukun üstünlüğü, kişilerin hükümdarlar (Ülkeyi yönetenler) tarafından keyfi kararlarla değil, kabul edilen kurallara göre yönetilmesini gerektirir. Bu kurallar genel ve soyut, bilinen ve kesin olmalı ve tüm bireylere eşit şekilde uygulanmalıdır. “

Soru:(“Yasa” ismi altında uygulanan) Kurallar, kime ve neye göre “Doğru/Yanlış” olarak belirlenmekte; bir eylem ne zaman (ve neye göre) “Doğru”,  “Yanlış” olarak kabul edilmektedir?

“Doğru” veya “Yanlış” Göreceli değil midir? Kişiye, ortama, şartlara göre değişiklik arz etmez mi?

Doğru ve Yanlış

Ahlakın doğruluğunu veya yanlışlığını ölçen hiçbir bilimsel araç yoktur. Dolayısıyla neye inandığınıza karar vermeniz gerekir.

Kanun kapsamına girmeyen ya da hiçbir zaman bahsetmediğiniz ahlaki bir tercihle karşı karşıya kalırsanız ne yapacaksınız?

Ahlak felsefesi, eylemlerin doğru veya yanlış yapan şey hakkında olduğu gibi, hangi eylemin doğru ve hangisinin yanlış olduğu hakkında fazla (bilgi sahibi) değildir .

Bir eylemin doğru mu yanlış mı olduğunu nasıl anlarsınız?

İyi ya da kötü? (hakkında) Karar vermemiz için bir tür (bilgi altyapımız) sisteminiz var mıdır? Yoksa, bu konuda tercihimizi ; Kültür, Din, duygular, Acı ve zevk, İlgi, İlişkiler (bıraktıkları gölgeler!) Karakterimiz mi belirlemektedir?

Eğer, biz bir karar mevkiinde (belirleyici) isek, alacağımız karar veya tercihimiz (gerçekte) neye göre belirlenmektedir?

Hukuk devletinin amacı (zayıfların-azınlıkların) haklarını korumak değil midir?

-Bir insanı (erkeği!) masum olduğunu ispatlayana kadar suçlu bulan düzenlemeler ve “suçlu” anlayışına göre karşı karşıya bırakılan uygulamalar,  ne ölçüde “Doğru” ve ne ölçüde “Yanlış”tır.

Herhangi bir konuda bir mecliste yasa yapılmaktadır:

-O (çıkarılacak) yasanın tanımını kimler yapmaktadır, içeriğini, müeyyidelerini kimler neye göre hazırlamakta, belirlemektedir?

-Neden “Hekim bilmez çeken bilir!” İfadesi yaygın kabul görmektedir?

-Hekimler (yasa yapıcıları) asar ve keserken! Çekenler, (ameliyat olanlar!) çekmeye, kesilmeye devam mı etmektedir?

-İlgili yasa (içeriği) hazırlanırken:  O güne kadar, (bu konuda) yaşananlarla bir ilgisi, bilgisi deneyimi olmayanların, o yasanın oluşturulmasında (olumlu) katkısı ne ölçüde olacak, meseleye çözüm getirebilecek mi, getirmekte midir?

Soru : Yasaların “doğru” düzenlendiği ülkelerde mahkemelerin iş yükü artar mı, azalır mı? Veya belirli bir çizgide kendisini (olay sayısını) muhafaza eder mi?

Eğer, Sorunlar (dava sayısı) artıyorsa bu konuda neden insanlar sorgulanırken, yasa ve yapıcıları sorgulanmamaktadır?

-“Pozitif Ayrımcılık; tanım olarak ”yalnızca dezavantajlı grubu, olumlu yönde ayırmak / kayırmak” anlamına gelir…”

-Bir toplu taşıma aracında hasta, hamile ya da sakat insana yer verilmesi, “Pozitif Ayrımcılık” değil, bir insani yaklaşımdır.

-Bir insana (ihtiyacı yoksa) “pozitif ayrımcılık” yapmak hangi anlayıştan kaynaklanmaktır?

-Örneğin: Nezaket (sadece) Kadına nezaket değil, insana, bir kuşa, bir ağaca, bir akan suya ; insanı var eden, yaşama bağlayan tüm değerlere gösterilmelidir.

-Kadın/Erkek :  Okumamış, meslek edinmemiş veya çalışabilir durumda iken çalışmamış, üretmemiş ve bu etkenlerle (toplumda) olumlu bir basamak, bir konum sağlayamamış ise, onu diğerlerinin çizgisine çıkarmak, “pozitif ayrımcılık” la mümkün müdür? Doğru olanı; ona bu imkanları sağlamak, kendi ihtiyacını karşılaması için ortam hazırlamak değil midir?

Pozitif ayrımcılık” insanları bencilleştiriyor, iyi niyeti olumsuz duruma dönüştürüyor, istismara zemin hazırlıyorsa ; amacına hizmet etmek bir tarafa, bir haksızlığa (çarpıklığa) kapı açmakta değil midir?

Yukarıda yazılanlar toparlanırsa:

-Yasalardan amaçlanan: İnsanların arasındaki sorunları çözmektir.

-“Doğru” veya “Yanlış” Görecelidir. Kişiye (anlayışına), ortama, şartlara göre değişmektedir.

İyi ya da kötü? (Hakkında) Karar vermemiz için bir tür (bilgi altyapımız) sisteminiz vardır. Bunlar: Kültür, Din, duygular, Acı ve zevk, İlgi, İlişkiler (bıraktıkları gölgeler!) Karakter, vb.

-Bir insanı (erkeği!) masum olduğunu ispatlayana kadar suçlu bulan düzenlemeler ve “suçlu” anlayışına göre karşı karşıya bırakılan uygulamalar ne ölçüde “Doğru” dur?

-Yasaların “doğru” düzenlendiği ülkelerde mahkemelerin iş yükü artmaz azalır. Artıyorsa sorgulanması gereken yasalardır.

-“Pozitif ayrımcılık” insanları bencilleştiriyor, iyi niyeti olumsuz duruma dönüştürüyor, istismara zemin hazırlıyorsa, amacına hizmet etmek bir tarafa, bir haksızlığa (çarpıklığa) kapı açması kaçınılmaz bir durum olacaktır.

Devam edecek

www.canmehmet.com

Resim: http://www.hercampus.com/school/bristol/positive-discrimination-insult-or-price-worth-paying-social-inclusion

sitesinden alınmış, alt yazı tarafımızdan düzenlenmiştir.


Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*