Sabık Sultan Vahdettin’in eşinin halka hitaben yazdığı ancak bugüne kadar yayınlanmayan mektubu

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

1922'de sürgüne gönderilen Sabık Sultan Vahdettin'in eşi Nazikeda Hanımefendi.

Sabık Sultan Vahdettin’le ilgili bir sır verelim! I. Dünya Savaşı’nın galipleri, 1920’de San Remo’da Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasını masa başında paylaşır, son Sultan’ı da bir mesaj vermek için olmalı paylaşımı yaptıkları bölgeye sürerler.

“…Nazikeda Başkadın bir gün efendimizle mülakat ederken Osmanlı halkına hitab edecek bir beyanname yazmayı düşünmüş ve bu beyannamenin başka bir kişinin adı altında neşredilmesinin mümkün olup olamayacağını sormuştu. Zatı şahane de zevcesinin arzusunu kabul ederek yazısını hazırlamasını söylemişti. Bu mülakattan sonrada başkadın masasının başına oturarak yazıyı yazmaya başlamıştı. Nihayet tamamladıktan sonrada başkadın gururla beyannameyi efendimize takdim etmişti. Aynen şöyleydi:”(1)

Sabık Sultan Vahdettin’in eşi Nazikeda Başkadınefendinin halkına hitabı

Osmanlı Devletini fevkalade müdafaa eden ey yüce Osmanlı halkı,

Bayrağına ve geçmişine sahip çıktın ve adına layık bir şekilde toprağını düşmanının zulmünden kurtardın.

Seninle gurur duyuyor ve şanınla bir kat daha şerefleniyorum.

Evlatlarım, adınız daima yüceltilsin.

Mazide yaptığınızla daima gururla anılacak ve hiçbir vakit unutulmayacaksınız.

Kanınız boşuna akmamıştır. O aziz toprakların kaderini siz kanınız ve canınızla yazdınız.

Müsterih olun evlatlarım, dininiz sayenizde evvelkinden daha kuvvetli parlayacak ve hiç batmayacaktır yıldızımız.

Dininizin size öğrettiği şefkati asla unutmayın, evlatlarınızda bu şefkatle büyüterek topraklarına sahip çıkmalarını gösterin.

Cihan senindi ey Osmanlı halkı, fahr-i kainat aleyh-i efdal-üs salavat ve efdal-ül tabiyat Efendimizin sana bahşettiği bu cennet vatanın kıymetini bil ve onu kendi namusunla müdafaa et.

Adıyla ve canıyla anılmayan bir millet şerefini kaybetmiştir, bu sebeple tarihini asla unutma.

Asla ecdadının sana miras bıraktığı bu topraklara hainler gibi ihanet etme.

Biz ona yüz yılların emeğini verdik, namımızla bütün cihan çalkalandı ve huzura kavuştu.

Bunu asla unutma. Bizden sonra da bu nama leke dürdürme. Ona sahip çık.

Biz seni şerefimizle şereflendirdik ve cihan imparatoru yaptık.

Geçmişinde ki Sultan Fatihleri, Yavuz Selimleri ve Süleymanları asla zihninden silme.

Ebedi zihninde baki kalacak bu isimlerin kıymetini ve değerini bil.

Zira ancak onlar sayesinde bugün ayaktasın. Sana miras bıraktığımız devletimizin istikbalini bütün var kuvvetinle müdafaa et. Muvaffak olacağından eminim.

Eline emanet bırakılan camileri, sarayları ve daha nice tarihi değer tanıyan mekanları kendi hanen gibi himaye ve muhafaza et.

Fani alemi biri birine muhtaç yaratmıştır Yaratan, bu sebepten insafını elden bırakma.

Alemlerin Efendisi seni muvaffak kılsın ey Osmanlı, son nefesimi verinceye kadar da dualarım seninledir.

Yücesin sen ey Osmanlı yüce,

Namınla inim inim inler bütün topraklar füturca,

Parlayacak hiç şüphen olmasın ebediyete kadar şerefinle yıldızlar,

Vatanına namusuna el uzatmak isteyecek düşmanlar,

Fakat mahvolacak senin kudret ve kuvvetin karşısında namussuzlar,

Yüz yılların kefen borcudur ey Osmanlı bu istiklal,

Müsterih ol, yattığın yere gök kubbeden temaşa edecek seni ebedi hilal.

Aziz toprakların tek bekçisi ve varisi sensin ey yüce Osmanlı halkı,

Zira senden başka velinimet kabul etmez bu şanlı Osmanlı (2)

Maatteesüf bu beyanname hiçbir zaman neşredilmedi ve bir müddet sonra da unutuldu.

Muhtemelen bir kadınefendinin kaleminden yazılan ve halka hitab eden ilk beyannamedir, keşke neşredilseydi. (3)

Her ne kadar yayınlanan kitap içerisinde verilmiş olsa da burada bir kez biz yayınlayarak, duyurmuş olalım. Ve bu yüksek memleket sevgisi sahibi Başkadınefendi ve eşi Sultan Vahdettin’e rahmet dileyelim. Mekânınız cennet olsun inşallah.

Ve bu mektubu Necip Fazıl Kısakürek’in bir şiirinden alıntı ile sonlandıralım;

Yarın elbet bizim elbet bizimdir!
Gün doğmuş gün batmış ebed bizimdir

.

Mehmedim sevinin başlar yüksekte!
Ölsekte sevinin eve dönsekte
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!

.

Yarın elbet bizim elbet bizimdir!
Gün doğmuş gün batmış ebed bizimdir! ? (*)

(*) Necip Fazıl Kısakürek.

Resim; osmanlidonemi.blogcu.com200 × 290Görselle ara’ dan alınmıştır.

Kaynak;

(1)SULTAN VAHDEDDIN’IN SON GÜNLERİ, Rümeysa Aredba, TÎMAŞ YAYINLARI | 2032 Hatırat Kitaplığı 1 BASKI, Mart 2009, İstanbul

(2) A.g.e.

(3) A.g.e. sahife; 95

1063 Toplam Ziyaretçimiz 3 Günlük Ziyaretçimiz

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*