Rusları ve Putin’i doğru tanımak: İşte Rusların Hürrem’i Katerina’nın nefes kesen macerası (3)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Catherine

Anlatılacak ve tamamı gerçek olan bu hikâyeyi öğrendiğimizde, beynimizdeki Osmanlı ve Rus anlayışının nasıl değiştiğine herhalde ilk biz şaşıracağız. İşte hikâyemiz.

Katerina’nın Olay Dolu Yaşam öyküsü

(Rusları “Millet” yapan ve onların Kanuni’si seviyesindeki) Deli Petro’nun kalbinde Yevdokiya ve Öteki rakibelerinden sonra yükselmesini bilen Katerina, romantik olaylarla dolu yaşantısından dolayı, Osmanlıların Hurrem Sultanını andırmaktadır.

Şimdi de Katerina’nın (*) yazgısına çok yakından ve en samimi şekilde tanık olan çarın sırdaşının anlattıklarını dinleyim: (1)

Gelecek nesiller için anlatılmaya en fazla hak kazanan, en garip ve en çok olaylarla dolu olan bir yaşam öyküsü varsa, o da Çar Petro’nun ikinci karısı Katerina’nın yaşam öyküsüdür.

Kocası olan Petro’nun yirmi yıl boyunca didik didik yaptığı araştırmalarına rağmen, bir türlü karısının doğumunu ve kökenini örten esrar perdesini yırtamamasına rağmen biz bu konuda bazı ipuçları elde ettik.

Çar Petro’nun ölümünden üç ay, Katerina’nın ölümünden iki yıl önce rastlantı sonucu ortaya çıkan olaylar, çariçenin asıl adının Skravonski olduğunu, Derpt kentinde 1684 yılında Katolik olarak dünyaya geldiğini göstermektedir.

Annesi ile babası, bütün Lehistan köylüleri gibi köle olarak ülkelerini terk etmişler, Letonya’nın Derpt kentine yerleşmişlerdi. Fakat o sıralarda yayılan veba göç etmelerine rağmen her ikisini de yakalamıştı.

Henüz bakıma muhtaç halde iki çocuğu Tanrı’nın korumasına bırakmışlardı. Beş yaşındaki erkek çocuk bir köylünün yanına verilmiş, kasabanın rahibi de üç yaşındaki kızı evlat edinmişti. Fakat çok geçmeden veba rahip ve ailesini de dünyadan ayırmış, böylece küçük kız ailesini ve doğumunu bilemeden yine ortada kalmıştı.

Marienburg kentinin başpapazı salgının biçtiği kasabaya gelmiş, önce papazın evine giderek meslektaşının cenazesini kaldırmak istemişti. Evde karşılaştığı sefil durumdaki kız çocuğunun ailesini bulmak için yaptığı bütün araştırmaları sonuçsuz kalınca, onu yanına almıştı.

Başpapazın hemen hemen onun yaşında olan iki kızıyla birlikte büyütmüştü. Fakat on altı yaşına gelen kıza, başpapazın oğlunun başka türlü baktığı ve genç kızın da bu aşka ilgisiz kalmadığı fark edilmişti.

Ne kadar iyi yetiştirilirse yetiştirilsin, doğanın bazı anlarda akla galebe çalacağı iyi bilindiği için, genç kız Marienburg garnizonunda görevli genç bir subayla evlendirilmiştii.

Şu anda genç çiftin evlenme törenlerine katıldığını anımsayan bir tek kişi bulmak mümkün değildir.

 

Önce Mareşalin Oldu

İsveç Kralı XII. Karl’ın hizmetine giren genç subay, düğünün ertesi günü birliğiyle İsveç kralının ordusuna katılmış, oradan da Lehistan’a geçmişti. Kocasını bekleyen Katerinayine başpapazın evinde eskisi gibi günlerini geçirmeye devam etmiş, bu durum onun da talihini önemli biçimde değiştirecek olan Rusların Letonya’yı istilasına kadar sürmüştür.

Marienburg’u ansızın istila eden Rus birliklerinin komutanı Mareşal Scheremeov, başpapazın evinde gördüğü Katerina’nin güzelliğine hayran kalmış, onu savaş tutsağı olarak alıkoymuştu.

Katerina, talihinin ilk aşaması olan bu ilk ayrılığın ilk günlerinde çok zorluklar çekiğini itiraf etmiştir. Hizmetçi olarak sandığı ve büyütülüp eğitildiği ailenin yanından tanımadığı bir adamın yanına bir cariye gibi alınmasını uzun süre yadırgamıştır.

Kendisini yetiştiren aileye karşı davranışları hiçbir zaman nankörce olmamış. Rusya’nın en büyük kadını olduğu vakit başpapazın çocuklarını Moskova’ya davet etmiş ve hepsine armağanlar vererek onları yüksek makamlara getirmiştir.

Efendilerin köleleri üzerinde sahip oldukları bazı hakları vardır. Ancak Rusya’da bu durum o kadar ileri gitmişti ki, efendiler kölelerinin yaşaması veya ölünü hakkında hiçbir yere danışmadan karar verebilirlerdi.

Köleliğin uygulandığı ülkelerde fedakârlık duygusunun hiç yeri yoktur. Aşık olan bir efendi kendisine itaat edilmesini ister. Köle de, çok şiddetli bir aşkın istediği şeyleri, korku ve itaat duygusuyla yapmak zorunda kalır.

 

Sonra Prensin Oldu

Katerina bir köle olarak beş altı aydan beri Scheremetov’un evinde yaşarken, Prens Mentçikov, Letonya’daki birliklerin komutasını eline almak üzere çıkagelir. Gayretli görünmek isteyen Marejal Scheremetov, Letonya’da sahip olduğu her şeyi, köleleri dahil yüzüstü bırakıp derhal çarın emrine girmeyi uygun bulur.

Daha önce Katerina’yı görüp beğenmiş olan Mentçikov, Scheremetov’dan genç köleyi ister. Mareşal de kabul edince, Katerina Prens Mentçikov’un hizmetine geçer.

Mentçikov daha genç ve daha az ciddiydi. Katerina onun arzularına boyun eğerken biraz da eğlenme fırsatı buldu. Bir süre sonra genç prensin bütün iradesine egemen olmuştu. Birkaç ay sonra evlerine gelen bir kimse hangisinin köle, hangisinin efendi olduğunu kestiremiyordu.

Olaylar böyle gelişirken Petersburg’dan Lehistan’a giden Çar Petro, Letonya’ya gelince Prens Mentçikov’un evine konuk oldu. Kendisine hizmet eden köleler arasında Katerina’yı fark edince prense ona nasıl sahip olduğunu sordu. Sonunda Katerina’yı Mentçikov’dan devraldı ve ayrılırken genç kadına özgürlük nişanesi olarak bir duka altını bıraktı.

 

Çar Katerina’yı Moskova’ya Gönderdi

Petro’nun gidişinden sonra Katerina, Prens Mentçikov’a kendisini çarın bakışlarına terk ettiği için serzenişte bulundu. Bu serzenişler prensin kölesine karşı duyduğu aşkı büsbütün alevlendirdi. Ancak Lehistan seferinden dönen Çar Petro Letonya’ya uğrayarak Katerina’yı efendisinin elinden aldı.

Mentçikov’dan ayrılmadan önce Katerina bir hayli gözyaşı döktü. Çar, Katerina’ya alışılmamış bir nezaket ve şefkatte bulundu. Bu davranışlarından ona karşı çok derin bir hayranlık duyduğu anlaşılıyordu. Mentçikov bu kadının çar üzerindeki etkisini fark eden ilk kişi oldu ve ileride bunun kendisine çok fayda sağlayacağını düşündü.

Aşk, bir adamın kalbini çok ciddi bir şekilde meşgul ederse, o adamın bütün mizacı değişir. Çarın Katerina’ya duyduğu şiddetli aşk yaşamındaki ilk ve son aşktır.

Fakat bu aşkını daima bir esrar perdesi altında tutmasını bilmiş, değil herkesin içinde, en samimi arkadaşlarının yanında bile Katerina ile konuşmaktan çekinmiştir.

Letonya’yı terk edip Moskova’ya dönerken, emir subaylarından birini büyük bir gizlilik içinde Katerina’yı başkente götürmesi için görevlendirdi. Yol boyunca gereken bütün özenin gösterilmesini ve her gün sevgili Katerina’nın durumu hakkında kendisine bilgi yollanmasını istemişti.

Emir subayı çarın davranışlarından bu kadına karşı ne kadar derin bir sevgiyle bağlı olduğunu anlamıştı. Çarın şimdiye kadar en fazla ilgi gösterdiği kadın bile onun Katerina’ya gösterdiği ilginin onda birini görmemişti.

Moskova’ya gelen Katerina, iki üç yıl boyunca herkesten uzak fakat iyi döşeli bir evde saygı duyulan bir kadının yanında yaşamıştı. Elde ettiğim ayrıntı bu kadın sayesinde olmuştur.

Bu evde kalan metresi için çar son derece ağzı sıkı davranmış, onun kadınlarla bile ilişki kurmasını önlemiştir. Bu önlem, kadınların davranışlarıyla ilgilenmekten çok, daha büyük sorunlara ilgi duyan Katerina’nın işine gelmişti. (2)

 

Devam edecek: Katerina Çarın Danışmanı

www.canmehmet.com

 

Resim: Web ortamından alınmıştır. Alt yazılar tarafımızdan düzenlenmiştir.

https://tr.wikipedia.org/wiki/I._Katerina (Katerine resmi)

http://www.ekrembugraekinci.com/makale.asp?id=314 (Hürrem Sultan resmi)

(*) Rusçada adı Yekaterina Alekseyevna. Çar Petro’nun ikinci eşi. 1684’te Letonya’da doğdu, 1727’de Petersburg’da öldü. Polonya asıllı, hafif meşrep köylü kızı iken Çar Büyük Petro ile tanıştı. Büyük Petro, zekâsını ve atak davranışlarını beğenerek onunla 1711’de evlendi. 1725 ile 1727  yılları arasında Rus imparatoriçesi oldu. Katerina, Çar Petro’nun Ölümünden sonra, kocasının yaptığı olumlu devlet işlerini elinden geldiğince ve Prens Mentçikov’un yardımlarıyla başarılı bir biçimde sürdürdü. 1726 da senatoyu etkisiz bırakan çok geniş yetkili bir özel yüksek konsey kuruldu. Bunun üzerine soylular sınıfı birbirine rakip birçok hizibe bölündü. Katerina kendisine halef olarak genç Prens Pyotr’u (Çar II. Petro) gösterdi. Petersburg Bilim Akademisi, Katerina’nın zamanında kuruldu. (İsmail Hami Danişmend izahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi adlı yapıtının 4’üncü cilt, 4’üncü sayfasında Katerina’dan “Livonyalı Marthe Rabe” diye söz etmektedir.)

Kaynak; (1-2) Osmanlı Tarih, Alphonse de Lamartine

835 Toplam Ziyaretçimiz 3 Günlük Ziyaretçimiz

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*