PKK olayında Sierra Leone’de yaşananlardan ders çıkararak tuzağa düşmemek

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Böl ve yönet politikası, rakiplerini bölerek ya da onları bölünmüş vaziyette tutarak zayıf durumda bırakmak isteyen devletlerin izledikleri yoldur.

Aşağıda daha çok elmasa sahip olabilmek için kurulan kirli tezgâhta, örgüte katılmadıkları için palalar ile elleri ve ayakları kesilmiş gençlerin, ölüm makineleri olarak kullanılan küçücük çocukları hikâyesi anlatılmaktadır.

Sierra Leone’de yaşananlar umarız ki, şimdilik ülkemizde çok uzak bir ihtimal olsa da, bir iç savaşta halkımızı nelerin beklediği ve nelere mal olacağı konusunda bilgilendirir; Kan üzerinden siyaset yapanlara da, bu akan kanlarda boğulduklarını, bu kirli savaşın kazananı olmadığını açıkça göstermiş olur.

“Sierra Leone, Batı Afrika’da bir ülkedir. 71,740 km²lik bir alanı kaplar ve nüfusu 6,5 milyondur. Ülke Komşusu Liberya gibi özgür bırakılmış Afrikalı köleler tarafından 1791’de kurulmuştur. 1961’de bağımsız hale ülke 1990’lardan 2002’ye kadar yıkıcı bir iç savaş yaşamıştır.

Ülkedeki zengin Elmas madenlerinin daha fazlasına, daha ucuza sahip olmak için Batılı sömürgecilerin kışkırttığı ve göz yumduğu bu iç savaşta çocuklar isyancılar tarafından zorla asker yapılmış, asker olmayı kabul etmeyen binlerce çocuk ve gencin elleri, ayakları kesilmiştir. Ülkede binlerce elsiz ve ayaksız sakat insan vardır…”

…1930 yıllarında, Yengeima ve Kenema yörelerinde bulunan zengin maden yatakları, uzun yıllar İngilizler tarafından işletilmiştir. Bağımsızlıktan sonra, % 51’i devletin, % 47’si İngiliz De Beers şirketinin olan Diminco şirketi kurulmuştur.

…Ülke madenlerinin işletilmesinde İngilizlerin hâkim oluşu ve öte yandan kaçak satışlar neticesinde, Sierra Leone halkı sahip olduğu elmas yataklarından elde edilen gelirlerden hakkıyla yararlanamamıştır. Aksine zararı olmuştur. Çünkü ülkede elmas bulununca, tarımla uğrasan yerli halkın çoğunda elmas arama sevdası başlamış ve tarım felce uğramıştır. (1)

Yaşananlardan bir ibret alınsaydı bu acılar tekrar tekrar yaşanır mıydı?

“Sierra Leone’de 12 yıl süren kirli savaşta yüz binlerce insan hayatını kaybetti. Savaşın temelinde yatan gerçek, ülkedeki zengin elmas madenlerinin kime ait olacağının kavgasıydı. Aktörlerden biri, hırsızlık ve yolsuzluk suçundan Sierra Leone Ordusu’ndan atılan Foday Sankoh isimli subay, diğeri de Liberya’nın Devlet Başkanı Charles Taylor’du. Aslında, kanlı elmaslar uğruna çıkartılan savaşın başka ortakları da vardı..

Sonuç olarak, Sierra Leone’de yüz binlerce insanın ölümüne neden olan kirli savaşın başaktörü, Devrimci Birleşik Cephe (RUF) lideri Foday Sankoh, Mayıs 2000′ de tutuklandı ama çatışmalar 2003’e kadar devam etti. Foday Sankoh, yargılanırken, aynı yılın Temmuz ayında hastalıktan öldü. Kanlı elmaslar karşılığında ona silah satarak en büyük desteği veren Liberya Eski Devlet Başkanı Taylor ise, hala yargılanıyor.

Şimdi gelin hep birlikte Sierra Leone’ye gidelim..  Kanlı elmasların ve kirli savaşın perdesini birlikte aralayalım. Çıldırmış bir zihniyetin küçücük çocukları nasıl birer ölüm makinesini dönüştürüldüğünü, kendisine katılmayanları da nasıl cezalandırdığını görelim..

Palalarla elleri ve ayakları kesilmiş gencecik insanların yaşadıkları o dehşet anlarını, yine onların ağzından dinleyelim..

Sankoh, Ordudan Kovuldu Düğün Kameramanlığı Yaptı

Her şey, kirli ilişkilere bulaşan Foday Sankoh isimli bir subayın ordudan kovulmasıyla başladı.

Sankoh, taşrada düğün kameramanlığı yaptığı sırada, yoksul halkın hükümete karşı duyduğu öfkeyi fırsat bildi ve silahlı bir örgüt kurmak için kolları sıvadı. Bunun için ihtiyacı olan desteği de önce Libya’dan, daha sonra da Liberya devlet başkanı olacak olan Charles Taylor’dan aldı.

Afrika ülkelerindeki devrimci hareketleri destekleyen Libya ve Liberya’nın asıl hedefi hiç kuşkusuz Sierra Leone’deki elmas yataklarıydı.

“İş ve Aş Bulacağız” Vaadiyle Kandırdı

Foday Sankoh yönetimindeki Devrimci Birleşik Cephe-RUF, önce demokrasi ve ekonomiyi düzeltme sözünü vererek işe girişti.

Ülkenin kırsal kesiminden propagandaya başlayan RUF, 1991’de iç savaş yaşayan Liberya sınırındaki işsiz gençleri ve yönetime öfke duyan herkesi, hatta Liberya’daki iç savaştan kaçanları “iş ve aş bulacağız” vaadiyle saflarına çekti.

Ordunun desteğiyle işbaşına gelen Joseph Saidu Momo’nun kurduğu ve kısa sürede yolsuzluk batağına saplanan hükümetin beceriksizliği yüzünden, halkın çoğu açlık sınırında yaşıyordu.

Gün geçtikçe toplum içinde artan huzursuzluğu çıkarları uğruna kullanmayı bilen RUF, kendinden olmayanları acımasızca öldürüp ülkenin her yanına korku saldı.

RUF Önce Şehirleri Sonra da Elmas Madenlerini Kuşattı

Politikasını şiddet üzerine kuran RUF güçlendikçe bu kez nüfusun yoğun olduğu şehirleri kuşattı. Tarih 1992’yi gösterdiğinde, başkent Free Town’da sıkışıp kalan Momoh hükümeti darbeyle devrildi.

Dört yıl süren askeri yönetimden sonra Devlet Başkanı seçilen Ahmet Tejan Kabah’ın, çok partili sisteme geçmesi ve RUF’la barış masasına oturması bile savaşı durdurmaya yetmedi. Gittikçe güçlenen ve çatışmaları tırmandıran RUF güçleri, ülkenin tamamını kontrol etmeye başladığında sıra zengin elmas yataklarına geldi.

RUF’un, başta silah olmak üzere her türlü desteği aldığı ülkelere olan vaatlerini yerine getirmek için, elmas madenlerini kısa sürede ele geçirmesi savaşı daha da şiddetlendirdi.

Elmas Kirli Savaşın Kaynağı Oldu

Boksit, krom ve alüminyum gibi madenlerin yanı sıra Kono Bölgesi’nde bulunan elmas madenlerini kim ele geçirirse aynı zamanda ülkenin tamamına da o hâkim olacaktı.

Libya üzerinden dünya pazarına sürülen elmaslardan elde edilen paralarla silah alındı. Böylece ülkenin zengin olmasında büyük kaynak oluşturması gereken elmas, insanların birer av hayvanı gibi öldürüldüğü kirli bir iç savaşın kaynağı oldu.

Ordudan kovulmuş Foday Sankoh’un etrafında toplanan RUF militanları, köylerden kaçırdıkları çocukları zorla asker yaptı. Kendilerine katılmak istemeyenlerin ailelerini öldürmekle tehdit etti. Bazılarının anne-babalarını gözlerinin önünde öldürdü.

Buna rağmen asker olmayı kabul etmeyenlerin ise, ya ellerini ya da bacaklarını kesti. Böylece sokaklarda kolu bacağı kesik insan sayısının çoğalması, toplum üzerindeki korkuyu daha da artırdı…

Kolu- Bacağı Kesik Binlerce İnsan

Sierra Leone’de şimdi savaş yok, ama savaşın toplum üzerinde bıraktığı bütün izler aynen devam ediyor. Her şeyden önce, kirli savaşın çökerttiği ekonominin yarattığı yoksulluk, adım başı göze çarpıyor.

Her dört kişiden üçü işsiz. İş bulabilen bir kişinin aylık 30 dolara çalıştığı Sierra Leone’de bir de savaşın bedelini çok ağır ödeyen binlerce insan var. Kolu bacağı kesilmiş savaş mağdurları, her köşe başında karşınıza çıkıyor.

Hele, uluslararası yardım kuruluşları ve yeni hükümetin işbirliği ile şehir dışında kurulan bazı köyler var ki, insanı dehşet günlerine götürüyor. Çünkü burada yaşayan insanların neredeyse tamamı sakat.. Kiminin kolları, kiminin hem kolu hem bacağı, kiminin ise iki bacağı kesik.. Hepsi de, sebebini bilmedikleri, tarafı olmadıkları kirli savaşın kurbanı..

Kirli Savaşın Hem Sanığı, Hem de Tanığı

Bir de tehdit edilerek, korkutularak, işkenceye maruz bırakılarak, uyuşturucu müptelası yapılarak savaştırılan çocukların dramı var. Bu durumdaki binlerce genç ruhsal bozukluk yaşıyor. Hemen hepsi işlenen cinayetlerin ya tanığı ya da sanığı..

Savaş bittikten sonra hükümetin aldığı bir kararla RUF askerlerinin bir kısmı orduya alınmış, önemli bir kısmı da toplum içinde serbestçe dolaşıyor.

Ruh sağlıkları normal olmayan ve o kötü günleri hatırlamak bile istemeyen bu gençlerin çoğu işsiz… Hiç biri neden ve kime karşı savaştığını bilmiyor.

Hatırladıkları tek şey “Eğer onlara katılmayı kabul etmeseydik bizim de kolumuzu ve bacağımızı keseceklerdi. Ya da öldüreceklerdi. Veya ailemizi öldüreceklerdi” (2) Yazının tamamı verilen web adresinden okunabilir;Gazeteci Ramazan Öztürk, http://kirilmanoktasi.com.tr/Detay.aspx?c=10&i=1238

**

PKK çocuk kaçırdı ortalık karıştı

“Çocukların beynini daha rahat yıkıyorlar

Silopi’de babasıyla çobanlık yapan 16 yaşındaki çocuk, “örgütün bunun gibi gençlere çok ihtiyacı var” denilerek kaçırıldı.

Kayıp kapatma peşinde

TÜRKSAM Başkanı Prof. Dr. Celalettin Yavuz: PKK özellikle Şemdinli operasyonunda ağır zaiyatlar verdi…Terör örgütünün bunu bir şekilde kapatması eleman ihtiyacını gidermesi gerekir. Özellikle AKP ilçe başkanının oğlunu da bu sebeple kaçırdılar. Daha sonra bırakmak zorunda kaldılar. PKK bu tarz küçük yaşta çocukları kaçırarak devşiriyor ve daha sonra kırsal alana sürüyor.

Yetişkinleri dağda tutamıyor

BİLGESAM Başkanı Prof. Dr. Atilla Sandıklı: PKK, daha önceleri de çocukları kaçırıp belli bir süre eğitim verdikten sonra bunları terör faaliyetleri içinde kullanıyordu. Yaklaşık 14 aydır devam eden terörle mücadelede kararlı operasyonların yapılması örgütün büyük zarar vermesini sağladı. Ayrıca bu operasyonlar bölge halkının üzerindeki baskıyı azalttı, PKK’nın bölgedeki etkinliğini de düşürdü. PKK kendi personelini dahi dağda tutamıyor. Kaçma ve teslim oranları arttı. Örgüt, 20 yaşından büyükleri ikna etmekte zorlanmaya başladı. 14-15 yaşındaki çocukları kaçırarak böyle eylemlerde kullanıyor. Böylece bunlar örgüte daha fazla bağlı oluyor ve hizmet ediyor. Büyükler bir süre sonra örgütten kaçıyor.

Çocuk terör örgütü

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner: 18 yaş altı kişilerin bir örgüte katılması kendi rızasıyla olmaz. Çocukların gönüllü olarak örgüte katıldığı söylenemez. Örgütün yüzde 80’den fazla kısmı 18 yaş altı çocukların katılımından oluşuyor. Bunlar en fazla 25 yaşına kadar yaşıyor. Dış basın bununla ilgili birçok haber yazdı, fotoğraf paylaştı. Yani PKK bir çocuk terör örgütüdür. Uluslararası alanda bakıldığında çocukları sanayide bile kullanamazken örgütte elinde silahla terör eylemine katılıyorlar. Ayrıca özellikle adam devşirmek için de yapılanlar var. Örgüt ailesini terk eden çocuklara da kucak açıyor. Aile devlete veya PKK’nın karşısına geçmesin diye örgüt çocuklardan 1 veya 2 tanesini dağa kaçırıyor. Çocuklara en çirkin işleri yaptırıyorlar. Bu çocukları dağda veya Avrupa’da uyuşturucu piyasasında kullanıyorlar.

Korku oluşturmak istiyorlar

Kürt Yazar Ümit Fırat: PKK’ya bir takım şartlardan etkilenip gitmek isteyen çok insan var. Önceden de çocuk kaçıran PKK’nın uzun süredir böyle bir eylemi yoktu. Bunu yaparak her tarafa korku ve dehşet yaymak istiyorlar. Propaganda ve şiddetini öne çıkaran bir tavır. Şehir merkezlerinde eylem yaparak ve çocukları kaçırarak korkuyu bölgeye yerleştirmeye çalışıyorlar. Çocuğun ailesi veya o çevre incelemeye değer çünkü orda bir korku oluşturmak istiyor.Haberin tamamı bu adresten okunabilir; plani/gundem/gundemdetay/26.08.2012/1586552/default.htm (3)

**

PKK çocuk kaçırdı ortalık karıştı

…Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde 4 gündür, aşiretlerin karşı karşıya geldiği büyük bir kavga yaşanıyor. Sebebi ise 12 yaşındaki 3 çocuğun para karşılığında PKK’ya teslim edilmesi. Çocuğu kandırılarak terör örgütünün dağ kadrosuna verilen isimlerden biri BDP’li Belediye Başkanı Yusuf Temel.

Evlatlarını kurtarmak isteyen aileler, örgüte çocuk kazandırmakla suçladıkları Cin ailesi tarafından linç edilmek istendi. Başkan Temel’in yakınları da Cin ailesinin evini silahla taradı.

4 günde 5 kez kavga eden aile fertlerinden 10’u silahla, 5’i de taş ve sopalarla yaralandı. Aileler, terör örgütüyle görüşerek çocuklarının geri verilmesini istedi, ancak PKK bu talebi reddetti. Çocukların her birinin 2 bin Euro karşılığında satıldığı iddiası ise gerginliği iyice artırdı… “(4)

**

Ve…

Milliyetçilik ve etnisite konusundaki çalışmalarıyla ünlü ABD’li Prof. Michael Walzer sorunun doğuşunu büyük bir  ustalıkla  özetlemektedir;

-“Öncelikle baskı terörizm için bir bahane haline getirilir, ardından da terörizm baskı için. İlki aşırı solcuların bahanesidir, ikincisi ise neo-con sağın.” (5)

Anlatılmak istenen; terör örgütü için en uygun ortamlar, ülkedeki baskı ortamlarıdır.

Olayları önlemek için uygulanan şiddet ve işkenceler arttıkça olay belki bir süre küllenmekte ancak bilenmiş olarak en uygun ortamlarda yeniden boy göstermektedir.

Bu görüşü ülkemizde yaşananlarla eşleştirerek kendimize göre bir sonuca gidebiliriz.

(1) Kaynakça; Doç. Dr. Ramazan ÖZEY, ALTINOLUK Dergisi, Kasım 1997

(2) Gazeteci Ramazan Öztürk, http://kirilmanoktasi.com.tr/Detay.aspx?c=10&i=1238

(3) http://gundem.bugun.com.tr/pkk-nin-kanli-cocuk-plani-haberi-203175

(4)http://www.ajans04.net/pkk-cocuk-kacirdi-ortalik-karisti.html

(5) İslamsız Dünya, S.309, Graham E. Fuller

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*