Osmanlı’da Reform: “Eğitim”, İdeoloji-İdeoloğun Emrindeyse, Uysal Bir “İyi-Tim” Olur (13)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

 

 

Eğitim : Bir çocuk için davranışlar bütünü, Bir öğretmen için karakterinin yansıması, Bir iktisatçı için mesleki boyutta yeterli bilgi; Bir siyasetçi ve gazeteci için erdemli yaşamdır.

Eğitim neden tek boyutlu değildir ?

İnsanlık tarihine bakıldığında, insanların ilk başlarda avlanmak için mızrak ve ok kullanılmasına rağmen, ilerleyen süreçte (bir şeyler yanlış yapılmış olmalı ki), bu ilkel silahlar, toplu katliamlar yapabilen makineli tüfeklere ve nükleer silahlara dönüşür.

İlginç olanı, insanların bir taraftan konforları için (otomobil-uçak-gemi-telefon vb.) araçlar üretirken, diğer taraftan nerede ise tüm insanlığı yok edecek kapasitede silahlar üretmesidir.

Bu nedenle, Eğitim tek boyutlu değildir.

(Sözde) bir taraftan Modernlik artarken, diğer taraftan da insan katliamı ve sömürüsüne çanak tutan araçlar çoğaltılmaktadır.

Bu sonuç, “Yanlış Eğitim”in sonucudur.

Eğitimi siyâsetin, siyâsetçinin, paranın emrine verirseniz, “Kazanmak için her şey mubah” (*) olacaktır.

Eğitimin merkezinde sadece insan, onun hakları ve özgürlüğü olmalıdır.

Devlet, sistemini yaşatıp, kendisini korurken; önceliğinin, “halkının refahı” olduğunu asla unutmamalıdır.

Osmanlı Devleti’nin manevi kurucusu Şeyh Edebâli, Osman Gâzi’ye neyi öğütlemiştir ?

“İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın!”

Kaldığımız yerden devamla…

II. Abdülhamid’in ülkesine hizmeti ve eserleri:

Eğitim :

Osmanlı devletinin reform sürecine baktığımızda, bizi hayrete düşüren şey, eğitim ve meslek alanında kadınların sağladığı gelişmenin, Batı örneklerini ne kadar yakından izlediğidir.

İlk kız okulları II. Abdülhamid zamanında açılmıştır. (**)

Bununla birlikte, bilgili bir kişi olan Abdüllatif Suphi Paşa’nın ilk defa bir kız sanat okulu açma teşebbüsünde tereddüt geçirmesi ve titizlenmesi üzerine Abdülhamid :

– “Sen mektebi aç, ben arkandayım” diyerek, açıktan destek vermiş ve çevresini de daîma kızların okuması için ilk adımları atmaya teşvik etmiştir.

Osmanlı tarihinin en canlı eğitim hamlesi Abdülhamid dönemine rastlar. Tahta geçtiği yıl 250 olan rüştiye sayısı, 1909’da 900’e, 6 olan idadi sayısı da 109’a çıkmıştır. 1877’de İstanbul’da sadece 200 modern ilkokul varken, bu sayı (imparatorlukta) 1905’te 9.000’e çıkmıştı. (1)

Bilinenin aksine, Osmanlı tarihinin en canlı eğitim hamlesi, Abdülhamid dönemine rastlar…Mesela 1895’te T.C. sınırlarına tekabül eden bölgede bine yakın (835) ortaokul ve lise bulunuyorken, 1923’te bu sayı 95’e düşmüştür. 1895’teki yüz bine yakın öğrenci sayısı (97.837), 1950-51 sezonunda aşağı yukarı aynı seviyede seyretmektedir (90.356)… 1877’de İstanbul’da sadece 200 tane modern ilkokul varken 1905’te bu sayı (imparatorlukta) 9 bine çıkmıştı. Her yıl ortalama 400 ilkokul açılmıştır ki, bu, Cumhuriyet döneminde bile kırılamamış bir rekordur. (2)

Bu dizinin ilk üç bölümünde tanıttığımız Matmazel Esmeralda’nın, 1893 Şikago (Amerika) Kadınlar Edebiyat Kongresi’nde, II. Abdülhamid’e, kadınların eğitimi için gösterdiği üstün gayretler için bir tebrik telgrafı çekilmesi önerisi ve bu içerikte bir telgrafın çekilmesi de, II. Abdülhamid’in bu çalışmaların sonucudur.

İstanbul’da (1859) ilk kız rüşdiyesi (ortaokulu) açılır. Taşrada ilk kız rüştiyeleri 1883’te açılacaktır. 1906’da tüm imparatorlukta (gayrımüslim okulları hariç) 85 kız rüşdiyesi ve 25 karma rüşdiye vardır.

1869’da, Dört yıllık ilköğretim, kız ve erkek çocuklar için mecbûri kılınır. 1895’te ilkokul yaşındaki İslam kızlarının %35 kadarı (ilkokul çağındaki 712.423 olan kız nüfusunun, 253.349’u), ilkokullara kayıtlı görünür.

1873 yılında ilk kadın öğretmen atanır. 1881’de ilk kez bir İslâm kadını, bir okulun kapanma töreninde söylev verir.

Fransa’dan alınan (1879 Yılı) Hukuk ve Ceza Muhakemeleri Usül Kanunlarıyla, nizami mahkemelerde kadın ve erkeğin şahitliği arasındaki ayrım kaldırılır. (Seriye mahkemelerinde bu ayrım 1924’e kadar korunacaktır.)

İstanbul’da ilk kız idadisi (lise) 1880’de açılır. Fransa’da ilk kız lisesi de aynı yıl açılmıştır. Ancak İstanbul’daki okul iki yıl sonra ilgisizlikten kapanır; ikinci kız lisesi ancak 1913’te kurulur.

Kadınlar tarafından çıkartılan ilk Türkçe dergi, Şükûfezar, 1886’da yayınlanır; dergi, kadınların toplumsal haklarına ilişkin yazılara yer verir. 1893-1907 yılları arasında yayınlanan Hanımlara Mahsus Gazete, dönemine göre yaygın bir okuyucu kitlesine ulaşır. 1890 yılında İstanbul’da, Amerikan Kız Koleji kurulur. Önceleri yalnız gayrımüslimlere hitap eden bu okul, ilk Türk mezununu 1901’de verir.

Hürriyetin ilânı sonrasında, çeşitli siyasi ve sosyal amaçlar güden 20 kadar kadın derneği (1908’de) kurulur.

Aktif siyasete atılan ilk Türk kadını, Emine Semiye Hanım, Osmanlı Demokrat Fırkası yönetiminde görev alır. Yıl, 1909.

Balkan Harbinde Türk hemşirelerin ilk kez hastanelerde çalışmaları. Yıl, 1912.

Bedriye Osman Hanım, telefon idaresinde göreve başlar. Yıl, 1913.

Aynı yıl, Belkıs Şevket Hanım, “uçak kullanan ilk Türk kadını” unvânını alır. Emval-i Gayrimenkule İntikalatina Dair Muvakkat Kanunla, taşınmazların geniş bir kesiminde, kadın ve erkeğin mirastan eşit pay almaları sağlanır.

İnas Darülfünunu (Kızlar Üniversitesi) 1914’de kurulur. 1917’de; Hukuk-u Aile Nizamnamesiyle, müslim ve gayrimüslimler için medeni nikâh mecburiyeti konur; kadınlara boşanma hakkı tanınır, kocanın ikinci kez evlenmesi, ilk zevce (eş) açısından, geçerli boşanma sebebi kabul edilir.

Savaş dolayısıyla kadınlardan gönüllü amele taburları oluşturulur. Yıl, 1918. (3)

Ordu’nun modernleştirilmesi ve Donanma’nın durumu :

Sultan II. Abdülhamid, Rus Yayılmacılığı’na karşı Osmanlı Ordusu’nun modernleşmesi için Almanya ile anlaştı. Bu işbirliği kapsamında, Baron Von der Goltz komutasında bir Alman askerî heyeti, özel görevle İstanbul’a geldi ve askerî okullarda köklü reformlar gerçekleştirdi.  Türk generallerinin günümüze kadar dayanan, herkesten daha modern yöntemlerle eğitilmiş olma ve en yeni askerî teknolojileri takip etme şuurunun temel taşını meydana getirdi.

Çanakkale’yi I. Dünya Savaşı’nda geçilmez yapan ve işgalcilerin gemilerini batıran topların yerleştirildiği tabyalar II. Abdülhamid’in eseridir.

Dünya üzerinde ilk kez denizaltı’dan torpido atılması, 13 Ocak 1888 Tarihinde II. Abdülhamid döneminde gerçekleşmiştir. Bu sonuç, dünya denizcilik tarihine geçmiştir.

Büyük ölçüde gerçekleşen projelerden birisi Hicaz Demiryolu‘dur. Bu proje Almanların finanse edip Haydarpaşa-Ankara arasında gerçekleştirdikleri Bağdat Demiryolu’nun aksine, finansmanıyla, inşaatıyla, tasarımıyla, İslâm âleminden toplanan bağışlarla tamamen yerli bir girişimin eseridir. Sirkeci ve Haydarpaşa garları, Abdülhamid’in yaptırdığı mühim binalardır. Haydarpaşa Garı’nın yapımına 30 Mayıs 1906’da başlanmıştır.

1881’de 1780 km olan demir yolu uzunluğu, 1907-1908 dönemine kadar 5883 km’yi bularak, Abdülhamid’in hükümdarlığı boyunca üç misli bir artış göstermiştir.

İlk olarak 1877’de Posta Telgraf Teşkilatı konuya daha etkenlik kazandırmak için, aynı isimle bakanlık hâline getirildi. Ayrıca 27 Haziran 1900’de Posta Telgraf Teşkilatı’nda ilk defa bir “havale kalemi” devreye sokulmuş, 30 Mayıs 1901’de Şehir Postaları kurulmuş, 30 Ağustos 1901’de ise postaların yerine daha hızlı ulaşabilmesi için demir yolları (o zamanki adı Şark Şimendiferleri) şirketiyle özel bir anlaşma yapılmıştır. Telefon ise Avrupa’da kullanılmaya başlandığı tarihten (1876) sadece beş sene sonra, yani 1881’de İstanbul’a getirilmiş ve sınırlı da olsa istifâdeye sunulmuştur. Telgraf hatları döşenmesine onun zamanında hız verilmiş, hatta bu hatların her birinde meteorolojik gözlemler yapılması için de talimat verilmiştir. Böylece telgraf hatlarının yaygınlaşmasıyla birlikte, hatların ulaştığı noktalardaki hava durumunun merkeze bildirilmesi imkân dahiline girmekte, böylece bu çabalar çağdaş ‘hava durumu’ raporlarımızın başlangıcını oluşturmaktadır.

Sağlık

1899 yılında, bugün hâlen faaliyette olan Şişli Etfâl Hastanesi‘ni kurdu.

25 Mart 1906 tarihli fermanıyla Okmeydanı’ndaki Darülaceze’yi kurdurtmuştur.

Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Gelişmeler

– Mülkiye (Siyasal Bilgiler), Fakülte düzeyine getirilerek açıldı.

– Eski Eserler Müzesi açıldı.

– Hukuk Fakültesi açıldı.

-Muhasebat Divanı (Sayıştay) kuruldu.

– Güzel Sanatlar Fakültesi açıldı.

– Ticaret Fakültesi açıldı.

– Yüksek Mühendislik Fakültesi açıldı.

– Terkos Suyu hizmete girdi.

– Ziraat Bankası kuruldu.

– Bursa’da İpekhane açıldı.

– Halkalı Ziraat ve Veterinerlik Fakülteleri (Halkalı Ziraat ve Baytar Mekteb-i Âlisi) açıldı.

– Aşîret Okulu açıldı.

– Kudüs Demiryolu hizmete girdi.

– Ankara Demiryolu hizmete girdi.

– Hamîdiye Kağıt Fabrikası kuruldu.

– Kadıköy Gazhanesi kuruldu.

– Beyrut’ta Liman ve Rıhtım inşa edildi.

-Osmanlı Sigorta Şirketi (Osmanlı Umum Sigorta Şirketi) [50] kuruldu.

– Kadıköy Su Tesisatı hizmete girdi.

– Selanik-Manastır Demiryolu hizmete girdi.

– Galata Rıhtımı inşa edildi.

– Mum Fabrikası kuruldu.

– Tuna Nehri’nde Demirkapı Kanalı açıldı.

– Haydarpaşa Liman ve Rıhtımı inşa edildi.

– Maden Fakültesi açıldı.

– Şam Tıp Fakültesi açıldı.

– Haydarpaşa Askeri Tıp Fakültesi açıldı.

– Bütün yurtta Telsiz İstasyonları kuruldu.

– Şam’da Elektrikli Tramvay hizmete girdi.

– Hicaz Demiryolu hizmete girdi. 27 Ağustos’ta İstanbul’dan kalkan tren, 3 gün sonra Medine’ye ulaştı.

-İlk rakı fabrikası Tokat Umurca açıldı.

– İlk bira fabrikası Bomonti açıldı.

Ve daha yüzlerce eser…

Osmanlı İmparatorluğu’nu olması gerektiği gibi büyük resimde değil; amatör çalışma anlayışı ile ancak, çok küçük bir resimde anlatmaya çalıştık.

Eksiklerimiz için okuyanın hoşgörüsüne, anlayışına sığınıyoruz.

Gelecek bölümde, yazılanlar özetlenerek bu dizi sonlandırılacak ve İran Tarihi’ne kalınan yerden devam edilecektir.

Devam edecek

www.canmehmet.com

Resim: web ortamından alınmış, yazı tarafımızca düzenlenmiştir.

Açıklama ve Kaynak :

(*) Niccolo Machiavelli 1469-1527 tarihlerinde yaşamış düşünürlerinden biridir. Makyavel, ülkelerin kurtuluşunun kuvvete dayanan ulusal devlette olduğuna inanan, ulusal devlet yada ulus-devlet düşüncesinin ilk temsilcisidir. Felsefesini temsil eden ana düşünce : ‘Amaca ulaşmak için her araç yasaldır.’ fikridir.  Ancak her araç derken; bunların ahlaki, hukukî ve hattâ dînî bir sınırı da yoktur.

(**) Dârü’l-Muallimât : 1870 yılında Osmanlı Devleti’nde, ilk ve orta öğretim kız okullarına öğretmen yetiştirmek için açılan eğitim kurumu (Kız öğretmen okulu). Osmanlı Devleti’nde, kızlar için ilk iptidâiye (ilkokul) ve rüştiye (ortaokul) mektepleri 1858 yılında açıldı. 1869 Maârif-i Umûmiyye Nizamnâmesi’nde (Genel Eğitim Yönetmeliği’nde), bu okullara öğretmen yetiştirmek amacıyla bir kız öğretmen okulunun açılması öngörüldü. Okulun açılması, 26 Nisan 1870’te gerçekleşti; Dârülmuallimât adıyla, İstanbul’da Sultanahmet semtinde bir konakta açılan okulda eğitime başlandı. Tanzimat süresince de tek bir okul olarak kaldı.

(1) Sevan Nişanyan, Yanlış Cumhuriyet.

(2) http://web.archive.org/web/20091220010759/http://www.mustafaarmagan.com.tr:80/yaziGoster.php?yaziNO=1214

(3) Sevan Nişanyan, Yanlış Cumhuriyet.

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*