Osmanlı İmparatorluğu dosyası; Osmanlı çağdaşlarından asla geri kalmamıştır. İşte Osmanlı İmalat Sanayisi (4)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
Osmanlı Döneminde kurulan Kağıt Fabrikası'ndan bir görünüm (resim;.Resimler; http://belgelerlegercektarih.wordpress.com'dan alınmıştır.)

Osmanlı Döneminde kurulan Kağıt Fabrikası’ndan bir görünüm (resim; http://belgelerlegercektarih.wordpress.com’dan alınmıştır.)

ABD’li Prof. Donald Quataert, Osmanlının,  ekonomik, sosyal ve emek tarihi üzerine uzmanlaşınca, “Sanayi Devrimi Çağında Osmanlı İmalat Sektörü” İsimli bir kitap yazar ve gerçeklerimizi gözler önüne serer.

Aşağıda Osmanlı imalat sektörü hakkında detaylı bilgiler verilmektedir.

İnanıyoruz ki bu bilgiler özellikle üniversitelerde okuyan genç kardeşlerimiz için yararlı olacaktır.

“Donald Quataert,  (1941 – 2011, New York), Hollanda asıllı, ABD’li Osmanlı ve Ortadoğu tarihçisi, akademisyendir.

Daha çok Osmanlı Devleti’nin son iki yüz yılının ekonomik, sosyal ve emek tarihi üzerine uzmanlaşan Profesör Quataert, Harvard Üniversitesi’nde başladığı akademik hayatını, aralarında UCLA’nın da olduğu birçok üniversitenin ardından asıl ününü kazandığı New York’taki Binghamton Üniversitesi’nde sürdürür.

Donald Quataert’in Osmanlı iktisat tarihine getirdiği yenilik, o güne kadar bir ‘maliye tarihi’ ve ‘toprak mülkiyeti tarihi’, yani bir ‘devlet tarihi’ olarak ele alınmış olan Osmanlı tarihinin klasik kalıplarından sıyrılarak, üretim, emek, tüketim, imalat ve ticaret tarihine yani ‘aşağının tarihi’ne yönelmiş olmasıdır. (1)

Başlamadan 2. Abdülhamid döneminde yapılan çalışmalarla ilgili kısa bir bilgi verilmektedir.

“..Ruslar özellikle Osmanlı bahriyesindeki gelişmeleri yakından izliyor, kendi savunmalarını ilgilendirdiği için Boğaziçi’ndeki askerî tahkimata büyük önem atfediyorlardı. Oysa 1886’da Abdülhamid’in satın almış olduğu Krupp topları çoktan kurulmuştur, Boğaziçi’nin Karadeniz girişindeki kalelere.

Kaldı ki, 1885’de Woods Paşa’nın The Times’a yazdığı makalede denildiği gibi, Osmanlı donanması da artık 93 Harbi’ndeki donanma değildir. Yeni torpidobotların satın alınması ve bunların Nordenfelt toplarıyla donatılmış olmasıyla da sınırlı kalmamıştır gelişmeler.

Türkler, İstanbul’da bir “roket makinesi fabrikası” kurmak için bir “plant” inşa etmiş ve daha sonra bu roketleri (torpidoları) Kağıthane doklarında teste tabi tutmuşlardı. Bu roketlerin, muhtemel Rus saldırılarına karşı savunma silahı olarak tasarlandığı anlaşılıyor.

…Nihayet ilk Türk denizaltısı Taşkızak tersanesinde tamamlandığında tarihler 6 Eylül 1886’yı göstermektedir. 1887 Şubat’ında denize indirilen ilk denizaltımıza Abdülhamid ismi verilmişti. İlk testler Haliç’te gerçekleştirildi..”(2)

Osmanlı İmparatorluğu için, “Geri kalmış” veya “Çağdışı!” diyenler gerçeğinde bu iddialarını, Osmanlı Devleti’nin, 30 yıllık bir savaşsız geçen dönemden istifade edilerek, sadece 2. Abdülhamid döneminde yaklaşık , 10.000 (onbin) modern ilkokul kurulmasının yanında ülkenin ulaşım ve iletişim sorunlarının çözümlerinde nasıl büyük gelişmeler sağlandığını bilmekte midirler?

Bir ülkenin kalkınması, çağının gereklerine göre yetiştirilmiş nitelikli, yüksek donanımlı insanlar ve yeterli sermaye ile mümkündür.

Osmanlı, Hıristiyan Avrupa’nın bilinçli olarak sürdürdüğü uzun savaşlar nedeniyle ne insanını yetiştirmeye, ne de yatırım için bir sermayeyi birikimine fırsat bulmuştur.

Bulduklarında ise  ilk önceliği, ordunun modernleştirilmesi ve eğitim alanındaki çalışmalara vermişlerdir.

Osmanlı gelişmeleri takip adına Batıda açılmış olan sergi ve fuarların nerede ise tamamına yakınına katılmıştır.

İçeriğin uzunluğu nedeniyle Osmanlı İmalat sektörü  birkaç bölümde verilecektir.

 ABD’li Prof. Donald Quataert  ve Sanayi Devrimi Çağında Osmanlı İmalat Sektörü

Bu kitap, yaklaşık 1800-1914 döneminin Osmanlı Ortadoğu’sundaki imalat sektörü ve imalatçılar hakkındadır. Çalışma, meydana gelen olayları anlatmaktadır; dışarıda belirlenmiş bir kalıba uygun sanayileşmenin nasıl bir türlü gerçekleştirilemediğinin öyküsü değildir.

Bugün Üçüncü Dünya Ülkeleri, yüksek teknolojiye dayalı sanayi atılımıyla hayat standartlarını iyileştirmeye çalışıyor ve pek çoğu başarısızlığa uğruyor, işte bu araştırmanın çerçevesini de günümüzde yaşanan sorunlar oluşturuyor.

Analiz konumuz, özgün Üçüncü Dünya Ülkelerinden biri olan Osmanlı İmparatorluğu ve bu ülkenin genişleyen, gayet etkin ve rekabetçi Avrupa sanayi sistemiyle başa çıkma girişimleri. İncelenen coğrafya, 20. Yüzyıla kadar Osmanlı İmparatorluğu’nda kalan bölgelerle sınırlandırılmıştır.

Dolayısıyla, kitap, Selanik, Makedonya, Anadolu, Kuzey Suriye ve –mümkün olduğunca- Irak vilayetlerindeki imalat sektörünü ele alıyor. Şam, Güney Suriye ve Filistin üzerine çok daha geniş bir literatür bulunduğu için bu bölgeler, yalnız karşılaştırma yapılırken dikkate alınmıştır.

Çeşitli eserlerde Osmanlı imalat sektörünün değişik yönleri incelenmiştir.

Ancak, bu büyüleyici ve karmaşık konuyu enineboyuna ele alan tek bir çalışma bulunmamaktadır.

…Osmanlı dünyasında 19. Yüzyılın ikinci yansında canlı bir imalat faaliyetinin yürütüldüğü dört ana bölgeden söz edilebilir.

Bunlardan birincisini Selanik ve Makedonya kırsal kesimi oluşturur.

Buralarda, esas olarak, yünlü dokuma ve yün iplik üretimi üzerinde yoğunlaşılmıştır.

Ancak, dönemin sonuna doğru artan pamuklu dokuma üretimi de göze çarpmaktadır. Batı Anadolu, ikinci büyük imalat bölgesini oluşturuyordu ve burada ham ve dokuma ipek, halı ve değişik türde pamuklu dokumalar dâhil olmak üzere çok çeşitli tekstil ürünleri üretiliyordu.

Bu bölgelerin üçüncüsü ve belki de en az önemli olanı, Samsun ile Trabzon arasında Karadeniz sahilinin 100-200 km. iğinde yer alan bir grup kasabaydı.

Bu kasabalarda, en fazla pamuklu ve bir miktar yünlü dokuma üretimi yapılıyordu. Dönemin sonlarına doğru halı üretimine de başlanmıştır.

Muhtemelen en önemli bölge, Güneydoğu Anadolu ile Kuzey Suriye’ydi. Burada dokumacılık ipekli ve ipekli-pamuklu ürünler üzerinde yoğunlaşmıştı.

19. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren saf pamuklu dokumalar giderek artan bir ağırlık kazandı. Bir bütün olarak, bu dört bölgenin öyküsü, bir zamanlar bilinmeyen faaliyetlerin varlığını ortaya koymakta ve Emperyalizm Çağı’nda bu son bağımsız İslam devletinin imalat sektörüne bakış açımızda değişiklik yapmayı gerekli kılmaktadır.

Ayrıntılar biraraya getirilince, Osmanlı sanayiinin.Avrupa’nın endüstriyel hegemonya döneminde yalnızca bir çöküş ve/veya duraklama yaşadığı şeklindeki iddia sarsılmakta ve kanımca çürütülmektedir. (Prof. Donald Quataert, “Sanayi Devrimi Çağında Osmanlı İmalat Sektörü”, Sahife;14)

Devam edecek…

Resim; http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/05/20/osmanli-devletinde-fabrikalar-matbaa-osmanli-geri-kaldi-yalani/

Kaynaklar;

(1)Vikipedi (kaynakları; a)“Celebrating the Life of Donald Quataert” (İngilizce). binghamton.edu. Erişim tarihi: 11 Temmuz 2011. b) Atlas Tarih, Dergisi (Haziren-Temmuz 2011). Hocamız Prof. Dr. Donald Quataert’in Ardından. Sayı 7. ss. Sayfa 18.

(2)Yazının tamamı için bakınız; “Abdülhamid’in KURTLARLA DANSI” (1) Mustafa Armağan. Yazarın bir de meraklıları için notu bulunmaktadır. “..II. Abdülhamid döneminde ordunun modernleşmesi ve silahlanma yarışında hangi yollara başvurduğu gibi konular üzerine yapılmış bir çalışma için bkz. Zekeriya Türkmen, “XIX. Yüzyıldaki silahlanma yarışında Osmanlı Devleti”, Editör: Kemal Çiçek, Pax Ottomana: Studies in Memoriam Prof. Dr. Nejat Göyünç, Haarlem-Ankara, 2001, SOTA-Yeni Türkiye Yayınları, s. 351 vd.)

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*