Osmanlı İmparatorluğu çağdaşlarından asla geri kalmamıştır. İşte Osmanlı İmalat ve üretim yeteneği (6)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
Hicaz demiryolu, Osmanlı İmparatorluğu tarafından yapılmıştır. Yapımında, Osmanlı mühendisleri, ustaları çalışmış, yatırım için yapılan harcamalar, devlet bütçesinden ve halkın yardımları ile karşılanmıştır.

Hicaz demiryolu, Osmanlı İmparatorluğu tarafından yapılmıştır. Yapımında, Osmanlı mühendisleri, ustaları çalışmış, yatırım için yapılan harcamalar, devlet bütçesinden ve halkın yardımlarından  karşılanmıştır.

Geri Kalmış!” bir devlet, 1900 Yılında, kendi bilgisi, insanları ve tamamı kendi kaynaklarından, 1500 km’lik demiryolunu, köprüleri, tünelleri, istasyonları, atölyeleri, hastaneleri ile birlikte yapabilir mi? (*)

Evet! yapabilir mi?

Bu çılgınca ve olanaksız projeyi, acımasız vadilerin, sert volkanik kayaların yer aldığı araziler üzerinde yaklaşık 1500 kilometrelik demiryolu inşaatını,  Büyük Osmanlı İmparatorluğu yapmıştır.

Üstelikte, “Hasta adam!” olarak değerlendirildiği bir dönemde.

Dün Osmanlıya, “Hasta adam!” diyenler, bugün “Hasta adam!” bile değiller!

Onlar bugün, “Hastalıklı Toplumlar!”dır.

Konuya meraklı olanlar aşağıda demiryolunun yapımı ile ilgili ilginç hikayeyi okuyabilirler. (**)

Okuyanların hoşgörülerine sığınarak bu bölümde, Osmanlı İmalatçılarını bir sonraki bölüme bırakarak Osmanlı topraklarındaki demiryollarının hikayesi anlatılacaktır.

“..Osmanlı topraklarında demiryolunun tarihi, 1851 yılında 211 km’lik Kahire-İskenderiye Demiryolu hattının imtiyazının verilmesiyle,  bugünkü milli sınırlar içindeki demiryollarının tarihi ise 23 Eylül 1856 yılında 130 km’lik İzmir-Aydın Demiryolu hattının imtiyazının verilmesiyle başlar…

Osmanlı Döneminde yapılan 4.136 km’lik bölümü bugünkü milli sınırlarımız içerisinde kaldı.

Cumhuriyet öncesinde yapılan ve yabancı şirketler tarafından işletilen hatlar, 1928–1948 yılları arasında satın alınarak millileştirildi.

1856 YILINDAN GÜNÜMÜZE DEMİRYOLU HATLARI
…Türk Demiryolu Tarihi, 1856 yılında başlar. İlk demiryolu hattı olan 130 km’lik İzmir – Aydın hattına ilk kazma bir İngiliz şirketine verilen imtiyazla bu yılda vurulmuştu.

Bu hattın seçimi nedensiz değildi. İzmir-Aydın yöresi diğer yörelere göre nüfus bakımından kalabalık, ticari potansiyeli yüksek, İngiliz pazarı olmaya elverişli etnik unsurların yaşadığı, İngiliz sanayisinin gereksinim duydugu ham maddeye kolay ulaşılabilecek bir yöreydi.

Ayrıca Ortadoğu’nun kontrol altına alınarak Hindistan yollarının denetimi alınması bakımında da stratejik bir öneme sahipti.

1876’dan 1909’a kadar tam 33 yıl Osmanlı Padişahı olan Sultan II. Abdülhamid hatıralarında şunları ifade ediyor; ,

-“Bütün kuvvetimle Anadolu Demiryollarının inşasına hız verdim. Bu yolun gayesi Mezopotamya ve Bağdat’ı, Anadolu’ya bağlamak, İran Körfezine kadar ulaşmaktır. Alman yardımı sayesinde bu başarılmıştır. Eskiden tarlalarda çürüyen hububat şimdi iyi sürüm bulmaktadır, madenlerimiz dünya piyasasına arzedilmektedir.

1856 -1922 yılları arasında Osmanlı Topraklarında şu hatlar yapılmıştır:

-Rumeli Demiryolları 2383 km normal hat

-Anadolu-Bağdat Demiryolları 2424 km normal hat

-İzmir -Kasaba ve uzantısı 695 km normal hat

-İzmir -Aydın ve şubeleri 610 km normal hat

-Şam-Hama ve uzantısı 498 km dar ve normal hat

-Yafa-Kudüs 86 km normal hat

-Bursa-Mudanya 42 km dar hat

-Ankara-Yahşihan 80 km dar hat

Toplam 8.619 km

Cumhuriyet Sonrası Dönem

-Demiryolu Ağırlıklı Dönem (1923-1950 Dönemi):

Cumhuriyet öncesi dönemde, yabancı şirketlere verilen imtiyazla, onların denetiminde ve ülke dışı ekonomilere, siyasi çıkarlara hizmet eder türde gerçekleştirilen demiryolları, Cumhuriyet sonrası dönemde milli çıkarlar doğrultusunda yapılandırılmış, kendine yeterli “milli ekonomi”nin yaratılması amaçlanarak, demiryollarının ülke kaynaklarını harekete geçirmesi hedeflenmiştir.

İsmet İnönü, 30 Agustos 1930’da Sivas’da yaptığı konuşmada, 1920’de Mustafa Kemal Atatürk’ün riyaseti altında toplanan hükümetin ilk programına atıfda bulunarak şunları söylüyordu:

“Dünyanın bütün ateşleri başına yağarken, yarınkı mevcudiyeti hazin bir şüphe altında iken, vatandaşlar yalınayak ve sopa ile müstevlilere karşı koymaya çalışırken, bütün membaları elinden gitmişken ve hazinesinde bir tek lira yok iken, ilan ettiği ilk programında; Ankara’dan Yahşihana kadar şimendifer temdit edeceğini söylüyordu.”

Atatürk de Millet Meclisinin 1 Mart 1922 tarihli toplantısında:

“İktisad hayatının faaliyet ve zindegisi ancak münakale vasıtalarının, yolların, şimendiferlerin, limanların hali ve derecesile mütenasiptir.”

Yine Atatürk aynı tarihlerde gazetelere verdiği demeçte:

Memleketin bütün merkezleri yekdiğerine az zamanla şimendiferle bağlanacaktır. Mühim maden hazineleri açılacaktır. Memleketimizin baştan nihayete kadar harap manzarasını mamureye tahvil etmekten ibaret olan gayenin temel taşları her yerde gözleri tesrir edecektir.”

Cumhuriyetimizin ilk yıllarında demiryolu sevdası herkesi sarmıştı. İşte, demiryolunun önemini, kazandırdıklarını Hariciye Sefi Op. Doktor M. Necdet Bey’in 30 Ağustos 1930’da demiryolunun Sivas’a ulasması nedeniyle yapılan törendeki konusma çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor:

“Gözümüz aydın. İşte tren geldi.(.) demiryolu Cumhuriyetin çelik koludur. Artık Sivas hiçbir yere uzak değildir. Şimdi Ankara bize bir günlük yoldur. (.) Bu demirleri toprağın pasını silmek için bu yerlere döşedik. Sarı başaklı ekinleri altına çevirmek için ucuca ekledik. Ankara-Sivas arasını on günden bir güne indiren işte bu demirlerdir.

Kurak tarlalarla, kıraç ovalara bolluk ve zenginlik getiren işte bu demirlerdir. Simdi bir lira eden bir rupla tahili yarından sonra beş liraya çıkaracak işte bu demirlerdir. Bu demir değil , altın yoludur. (.) Yol yerin damarıdır. Nabzıçarpmayan toprak kangren olmuş demektir.

Toprağın yaşayabilmesi için vücudumuzu saran kan damarları gibi onun vücudunu da yol damarları sarmalıdır. Toprağın nabzı, insanin ki gibi bir dakika durmadan işlemelidir. (.) Bir ekini yetişene kadar su, yetiştikten sonra yol besler.”

Gerçekten de onca kıtlığa, imkansızlıklara rağmen, demiryolu yapımı İkinci Dünya Savaış’na kadar büyük bir hızla sürdürüldü. Savaş nedeniyle 1940’dan sonra yavaşladı. 1923-1950 yılları arasında yapılan 3.578 km.lik demiryolunun 3.208 km.si, 1940 yılına kadar tamamlandı..” (1)

Bölümü bitirmeden 2. Abdülhamid ve inşaa ettirdiği Demiryolu hakkında biraz daha bilgi verelim.

Sultan 2. Abdülhamid’in inşa ettirdiği,  “1500 Km. ‘uzunluğunda olan bu demiryolunun inşaası devlet bütçesinden ayrılan tahsisatların yanısıra, İslâm ülkelerinde toplanan yardımların katkısıyla tamamlanmış ve pek çok Müslüman mühendis ve ustanın yetişmesine vesile olmuştur.(2)

“..Demiryolunun inşası 1900 yılında başlamıştır, yapımında çoğunlukla Türkler ve bölge işçileri çalışmış, ama bunun yanında Almanların teknik tavsiyeleri ve destekleri de alınmıştır. Yapımda Alman mühendislerin yer almasına rağmen mühendislerin çok önemli bir kısmı Türk’tü.  Ve kendilerini büyük ölçüde geliştirme imkanı buldular…” (3)

“Yiğidi öldür! Hakkını yeme!

Osmanlıda bir dönem…

-1876′dan 1909′a kadar tam 33 yıl Osmanlı Padişahı olan Sultan II. Abdülhamid hatıralarında şunları ifade ediyor; ,

-”Bütün kuvvetimle Anadolu Demiryollarının inşasına hız verdim. Bu yolun gayesi Mezopotamya ve Bağdat’ı, Anadolu’ya bağlamak, İran Körfezine kadar ulaşmaktır. Alman yardımı sayesinde bu başarılmıştır. Eskiden tarlalarda çürüyen hububat şimdi iyi sürüm bulmaktadır, madenlerimiz dünya piyasasına arzedilmektedir.

Ve Cumhuriyet Sonrası Bir Dönem…

Mustafa Kemal Paşa’nın, Mart 1922 tarihli gazetelere verdiği demeçlerden;

“…Memleketin bütün merkezleri yekdiğerine az zamanla şimendiferle bağlanacaktır. Mühim maden hazineleri açılacaktır…”

Ülkemizin Demiryollarına ait hikaye yukarıda  belgelere göre anlatılmıştır.

Anlatılanların yorumunu;

Her zaman olduğu gibi  okuyanların, bilgi, deneyim ve basiretine bırakıyoruz.

 

Devam edecek

Rakamlarla ve şehir bazında Osmanlı İmalat tesisleri

 

(*) Hicaz Demiryolu, II. Abdülhamit tarafından 1900-1908 yıllarında Şam ile Medine arasında inşa ettirilen, Osmanlı İmparatorluğu’nun İstanbul’dan başlayan demiryollarının bir bölümüdür. Demiryolunun teknik işlerinin başında Alman mühendis Meissner bulunuyordu. Hicaz Demiryolu inşaatında 2666 kâgir köprü ve menfez, yedi demir köprü, dokuz tünel, 96 istasyon, yedi gölet, 37 su deposu, iki hastane ve üç atölye yapılmıştır. Hicaz Demiryolu özellikle İstanbul ile Kutsal Topraklar arasındaki ulaşımı güçlendirmek için yapılmıştır, bu bölgelere taşınacak askerlerin ulaşımının kolaylaşması, hacıların daha güvenli bir şekilde hacca gidip gelmesi ve Arap ülkelerinin ekonomik gücünü yükseltmek öncelikli hedeflerdir…” (Vikipedi)

(**) “..Hicaz Demiryolu kitabının yazarı James Nicholson, aniden gelen sellerin seylaplerin inşaattaki en büyük sıkıntılardan biri olduğunu söylüyor: “Seylapler demiryolu inşaatında en büyük tehlikelerden birini oluşturuyordu. Zaten hat boyunca uzun menfezler görürsünüz. Bu menfezler rayların döşendiği yolu yükseltir, böylelikle aniden basan sular demiryolu hattının altından akıp gider. Buna rağmen bazen sel sularının menfezleri sürükleyip yok ettiği, köprüleri yıktığı bilinir. 1904-1905 kışında, olağanın dışında yağmur yağınca, üzerinde üç köprü olan Amman yakınındaki bir bend yıkılır. O sırada hatta olan trenin makinisti, sağanak yağmura rağmen tam zamanında treni durdurarak 5 yolcu vagonunu kurtarmayı başarmış; ama trenin lokomotifi, yıkılan benden aşağı düşmüş.”

Hicaz demiryolunun inşaatı sırasında 2000’den fazla kârgir köprü ve menfez, 7 demir köprü, 9 tünel, 96 istasyon yapılmış; ayrıca su depoları ve atölyeler, ileri tarihlerde iki hastane yapıldığı da kaydedilir. Bu yol boyunca inşaatta kaya kırma işleriyle, tünel ve köprü yapmalarında Osmanlı askerlerinin yanı sıra Avrupa’dan işçilerin de çalıştığı belirtilir.

Demiryollarının döşenmesinde karşılaşılan her türlü sıkıntıya rağmen Sultan 2. Abdülhamit düzenli olarak, kendisine gönderilen inşaat raporlarını incelerken, eskiden deve kervanlarının ilerlediği yollara demiryolu döşenmeye başlanır. Alman mühendisler Almanya’dan, Rusya’dan, Belçika’dan, İngiltere’den ve ABD’den ray sipariş ederler. Her biten kısım için sultanın doğum gününde açılış töreni yapılması planlanır ve 8 yıl süren inşaat, 1908 yılında tamamlanır ve Şam’dan Medine’ye ilk doğrudan tren sefere çıkar…” Yazının tamamı için bakınız; Yayına Hazırlayan: Celal SANCAR

http://www.ozguruniversite.org/index.php/guencel-yazlar/290-hicaz-demiryolu-demir-eek

**

Resim; http://www.rayhaber.com/2011/yeniden-insa-edilecek-hicaz-demiryolu-ile-istanbul-mekke-arasi-24-saate-inecek/

Kaynaklar;

(1)Yazının tamamı için bakınız;  http://www.tcdd.gov.tr/home/detail/?id=267

(2) Ortadoğu Değişen Dengeler”,YUSUF YAZAR, sahife; 181

(3) İlber Ortaylı (21 Ağustos 2013). Şimdi Söz Sizde. Sky Türk.(Vikipedi’den alınmıştır.)

 

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*