Osmanlı, Cumhuriyet ve Darbeler. Osmanlının Türk’e (geriye) döndürülmesinin gereği ve hikâyesi (1)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
İki darbe arasında (1876 ve 1960) 84 yıl vardır. Ancak, 84 Yıl önceki darbeci- destekleyici anlayışı değişmemiştir

İki darbe arasında (1876 ve 1960) 84 yıl vardır. Ancak, 84 Yıl önceki darbeci- destekleyici anlayışı değişmemiştir

 

Darbeler, uluslararası çetelerin çok uzun süredir kullandıkları ucuz ve sonuç alıcı bir yöntemdir. Ve bu kadar yoğun bilgi kirliliğine rağmen Osmanlı anlayışı, ne geridir, ne geri kalmıştır. Peki, Osmanlının borç içinde yüzmesi, borç para ile saray yaptırılması vb. bunların hepsi kurgu mudur?  Özellikle de Cumhuriyet gerçeği?

Uzun bir yolculuğa çıkmadan evvel konu başlıklarından örnekler;

-Osmanlının güç kaybetmesinde, Osmanlı-Avrupa ilişkilerinde bazı köşe taşları vardır. Bunları öğrenmeden gelinen durumu kavramak, şifrelerini kırmak mümkün değildir.

-I. Dünya Savaşı, Osmanlı-Almanya-Avusturya ile,  İngiltere-Fransa-ABD-Rusya arasında değil, Osmanlı ile Hristiyan Batı arasında geçmiştir.  Büyük savaş, “Haçlı Seferleri”nin sonuncusudur.

-Öyle de, Osmanlının savaştaki ortağı Almanya’nın, I. Dünya Savaşındaki ağır yenilgisi nasıl yorumlanmalıdır? Almanya bu savaşa yenileceği bilerek  kasıtlı olarak mı girdi?

-Bu soruya bir soru ile karşılık verildiğinde;

-I.Dünya Savaşı, 1918’de bitti,  İkincisi 1939 başladı. 1918’de Tükenen bir devlet  (Almanya) nasıl oluyor da, ekonomik boyutta 10-15 yılda tekrar dünyaya kafa tutacak kadar yeniden ayağa kalkabiliyor?

-Bu değirmenin suyu nereden gelmiştir?

-Kaybeden Osmanlı’nın ekonomik durumu ve gelen yüzyıldaki konumu da ortada iken?

Osmanlıyı Dünya Savaşı’na sokan ittihatçı şeflerinden Enver Paşa bir Alman denizaltısı ile yurtdışına kaçarken  itiraf etmektedir:

“Paşam, bütün ef’âlimin (eylemlerimin) hesabını vermeye hazırım.. Turan yapacaktık, viran olduk. Bizim en büyük günahımız, hatamız Sultan Hamid’i anlayamamaktır. Yazık paşam, çok yazık! Siyonistlerin oyununa âlet olduk ve onların hıyanetine uğradık!”

Osmanlı halkı, hırslı-deneyimsiz subayları/idarecileri yüzünden ihanete uğradı da, Alman Milleti uğramadı mı? İki Dünya Savaşı’nda kaybedilen insan sayısı 100 Milyon (yüz milyon can) değil midir?

Bu (sözde “gelişmişlik”) medeniyet mi,  toplu insan katliamı mıdır?  Bu, İnsanın, insanı-insanlığı tüketmesi değil midir?

2.Dünya Savaşı, Batının kendi arasındaki asıl –büyük paylaşım- kavgadır.  Neticesinde, ABD-Rusya, Avrupa’nın sömürgeleri ile dışındakileri aralarında paylaşmamış ve ABD-Rusya –soğuk savaş dönemi– yeni dünya düzeninde belirleyici olmamış mıdır? Geldiğimiz yerde tek belirleyici  ABD’dir. Ancak, yerine Çin parlatılmaktadır ve Batı (yakın gelecekte) ABD, belirleyicilikte oyun dışı kalacaktır.

Bir soru ile burayı da geçelim. Almanya 2. Dünya savaşı için gerekli parayı nereden bulmuştur? Bu, 1.Dünya Savaşı’ndaki  (görünür) yenilgisine karşılık, Bankerlerin-Silah tüccarlarının onlara “mükafat” olarak ödediği bir bedel midir?

Osmanlının parçalanmasıyla ilgili  “Büyük Plan”ın son aşamalarından,  “Doğu sorunu” veya “Şark Meselesi” ismi verilen sürecinin batı tarafından hızlandırılmasında  birçok  etken vardır.  Bunların arasında;  Sultan Abdülaziz  (1861-1876)  ile,  Sultan 2. Abdülhamid’in (1876-1909)  İmparatorluğu kurtarma çabaları ve,  “Başarı olabilirler!”  düşünceleridir.

Batılı büyükelçiler, bu düşüncelerle, Bu iki Sultan için iki ayrı darbe tertip eder, yerli heveslilerini işler ve desteklerler.

Batılıların “Osmanlı kurtulabilir!” korkuları nedeni ile destekledikleri darbeler,  Bilinelerden farklı ve geniş çerçevede ele alınarak, parçalanmamızın karanlık kısımlarına ışık tutulmaya çalışılacaktır.

Artık başlayabiliriz;

Osmanlı çok uzun vadeli bir planla ve “güçbirli”ği ile neden ve nasıl yokedildi?

..Osmanlı İmparatorluğu’nun Yunanlılar için “400 yıllık bir kölelik” dönemi değil, tam tersine, Yunan kültürünün kesin surette katkıda bulunduğu ve Yunanlıların övünç duymaları gereken, evrensel tarihin görkemli bir yapıtı olduğudur. Araştırmalarım sonucunda ulaşılmasını istediğim nokta; -bunun için belki bir yüzyıl daha beklemek gerekecekse de- gelecekte Türk ve Yunan gençlerinin aynı tarih kitabını okumalarıdır. Bu tarih kitabında Osmanlı İmparatorluğu, Türk-Yunan ortak alanında Bizans ve Büyük İskender İmparatorluklarından sonra üçüncü büyük tarihsel İmparatorluk olarak yerini alacaktır.

Yunanlı’nın Türk’e duyduğu ve Batılıların yayılma emellerini kolaylaştırmak üzere işledikleri nefretin yarattığı sonuç, Yunan tarihinden bu büyük Türk-Yunan İmparatorluğunun eseri olan sütunu çıkartmak ve yerine, “400 yıllık kölelik” adı verilen kara lekeyi bırakmak olmuştur…” (1)

“Osmanlı İmparatorluğu, ‘tüm bölgelerinden bilginlerin övdüğü, dünyanın en güzel krallığı’ idi.”  (Rigas Feraios,  1797 Yunanlı Devrimci) (*)

‘Türkleri, Tanrı tarafından, Hıristiyanlığı terbiye, cezalandırma ve ıslah için gönderilmiş millet” olarak selamlayan Protestan Mezhebi’nin kurucusu Martin Luther’in, Osmanlı’nın Avrupa içlerine kadar ilerleyip ortaya koyduğu âdilâne sistemle yerli halkın gönlünde taht kurması üzerine, halkı acımasızca sömüren yöneticileri uyarmak amacıyla beyan ettiği şu sözler, Osmanlı’nın insanlık mertebesindeki büyüklüğünü göstermesi açısından çok ilginçtir:

“Sizin gibi gözü doymaz prenslerin, toprak ağalarının ve burjuvaların idaresi altında yaşamaktansa, Osmanlıların idaresi fakirlere daha hayırlıdır.” (2)

Ünlü Fransız düşünür Voltaire, Osmanlı’nın aleyhindeki art niyet ürünü tarihî iftira ve çarpıtmalara cevap verdikten sonra gerçeği şu şekilde itiraf etmiştir:

“… Ulusların mal ve canlarıyla topyekün pâdişâhın kölesi sayıldığı iddia ediliyor. Böyle bir idare kendiliğinden çökerdi.

Türkler, hür ve bağımsızdırlar. Aralarında hiçbir sınıf farkı yoktur. Sultanlar müstebit değildir. Bütün tarihçilerimiz, Türk imparatorluğunu istibdada dayanan bir devlet olarak göstermekle bizi çok aldatmışlardır.

Türk Devleti demokrasidir. Sultanlar devlet işlerinde keyiflerine göre hareket edemezler. Vergileri artıramazlar ve hazinenin parasına dokunamazlar…

Hiçbir Hıristiyan Devleti, kendi topraklarında Türklerin bir camisi bulunmasına müsaade etmez. Oysa, Türkler bütün Rumların kiliseleri olmasını hoş görürler.” (3)

Eğer Abdülaziz (1861-1876)  kuvvetli ordunun, zırhlı modern donanmanın kıymetini kavradığı gibi devlet idaresinde en önemli rolü oynayan kudretin “İstihbarat Teşkilâtı” olduğunu da kavrasaydı Fransa ile İngiltere’den yardım gören dört buçuk komitecinin entipüften baskınına kurban olmazdı. (4)

Bu şekilde hırslı ve intikam hissi ile yanan (Hüseyin Avni) Paşa kullanılır ve Abdülaziz indirilir, sonra gelen 2. Abdülhamid’te (1876-1909) bu nedenle tedirgin olur ve istihbarat örgütü kurar, onu da masonlar, İngiliz-Fransızlar İtalyanlar indirir. (5)

Sultan Abdülaziz’in kurduğu donanma, dönemin büyük donanmaları arasında ilk üç arasındadır.  Sultan 2. Abdülhamid’in kurduğu İstihbarat Servisi, Dünya genelinde oluşturulmuş  ve bugünkü manası ile ilk modern kuruluştur.  Sultan 2. Abdülhamid, ayrıca yaptırdığı 30.000 km. tefgraf hattı yanında, eğitimin de önemini çok iyi bildiği için, yaklaşık 10.000 (onbin) modern ilkokul yaptırmıştır. Buna kız çocuklarının okutulduğu okullar da dahildir.

Tamamı halkın maddi katkısı ve Osmanlı Mühendis ve teknik adamlarının yaptığı, 1500 km. uzunluğundaki Hicaz Demiryolu‘da unutulmaz hizmetleri arasındadır.

 

www.canmehmet.com

Devam edecek

Resim; Resim; http://ademozbay.com/alcakligin-kisa-tarihi/

Açıklama;

(*) “Türk-Yunan İmparatorluğu, Arabölge Gerçeği Işığında Osmanlı Tarihine Bakış”, DİMİTRİ KlTSlKlS, (L’Empire Ottoman)

Kaynaklar;

(1)Türk-Yunan İmparatorluğu, Arabölge Gerçeği Işığında Osmanlı Tarihine Bakış, DİMİTRİ KlTSlKlS, L’Empire Ottoman

(2) Daha fazlası için bakınız;http://www.canmehmet.com/vatandasin-osmanli-tarihi-dede-osmanliyi-martin-luther-ve-voltaireden-mi-ogrenecektik-10.html

(3) Daha fazlası için bakınız; http://www.canmehmet.com/vatandasin-osmanli-tarihi-dede-osmanliyi-martin-luther-ve-voltaireden-mi-ogrenecektik-10.html

(4) “Ordu ve Politika”, Nizamettin Nazif Tepedelenloğlu, Sahife; 46

(5) A.g.e.

832 Toplam Ziyaretçimiz 1 Günlük Ziyaretçimiz

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*