Osmanlı-Cumhuriyet-Darbeler: Enver Bey, Lenin, Mao yapacakları darbeler için kimlerden para aldılar (2)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
Mesele, İktidar-çıkar oyunudur. Diğer söylemler, gmörüntüyü krtarmak için içi  boş ambalaj'dır.

Mesele, “İktidar-Çıkar oyunu”dur. Diğer söylemler, görüntüyü kurtarmak için hazırlanan içi boş ambalaj’dır.

 

Bir Çin Kızıl Ordusu kurması için Stalin tarafından verilen mühim bir parayı Mao Çe Tung’a bir dağ başında kendi eliyle teslim etmiş olan bir Rus diplomatı, 1926’da Japonya’da Sovyetlerin siyasî temsilciliğini yapmış olan Bessedovski bu hâdiseyi şöyle anlatıyor:

-1926 yılı Mart ayı, Berlin’de üç ay kaldıktan sonra Moskova’ya yeni dönmüştüm. Dışişleri Komiseri Çiçerin ile iki yardımcısı, Utvinof ve Karahan beni Kremlin sarayında kabul ettiler. Karahan, “Oturunuz yoldaş Bessedovski, dedi. Politburo, sizi Tokyo’ya tayin etti. Tebliğ ediyorum… Yalnız sordum:

-Viktor Kopp ne olacak? …Canım, bu adam bir idare-i maslahatçı… Çin ihtilâlinin Sovyetleştirilmesine taraftar değil.. Çini Sovyetleştirmeğe kalkışırsak İngilizlerle Japonların müşterek müdahalesini davet etmiş olacağımızı sanıyor; bize karşı bir harp patlamasından korkuyor..”

…Politburo’nun yeni direktifleri var. Önce Millî Çin ihtilâlcilerini kuvvetle destekleyeceğiz. Millî ihtilâlci hükümeti sömürgecilere karşı harekete geçireceğiz. Kapitalistlerin bütün imtiyazlarını lâğv ettireceğiz.İhtilâlci hareketler tam kıvamına geldiği anda General Çan Kay Şek’i de Millî Çin hükümetini de tepeleyip ihtilâli komünistleştireceğiz. (1)

Yukarıdaki konuşmalara göre, Rus liderler Çinlilere yardımlarının karşılığında;

a) “Çin ihtilali’nin Sovyetleştirilmesi”ni hedeflemektedirler.

b) Bunun için önce Milliyetçi Çan Kay Şek, sonra da Komünist Mao desteklenecektir.

Burada bir parantez açarak: Rusların, Ankara Hükümeti’ne (Çinli Milliyetçilere yapılanlara) benzer amaçlarla olsa gerek, bize yardımlarına ve Milli Mücadele döneminde Ankara-Sovyet Hükümeti (yetkilisi Çiçerin’le) ilişkilerine geçiyoruz.

MONTREU BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ

…Lozan’da Müttefikler Boğaziçi’ni Marmara Denizi ile Çanakkale’nin güvenliğini sıkı bir kontrol altına almışlardı. Çiçerin boşuna, “oluşturulmak istenilen komisyonun bir barış komisyonu değil, savaş komisyonu” olduğunu anlatmaya çalıştı. İsmet Paşa da, diğer sahalarda, istenilen değişikliklerin Türkiye’nin hükümranlığını ortadan kaldırdığını boşuna söyledi durdu. Büyük devletler bu mülâhazaları dinlemek istemediler. Türk delegeleri diğer sahalarda elde ettikleri çıkarlarını tehlikeye sokmamak için boyun eğdiler. (2)

23 Mayıs’ta (1920) bir mütareke koşulları üzerinde anlaşmaya varılıyordu. Fransız yönetiminin mütareke koşullarını onayladığı, 28 Mayıs’ta Ankara’ya bildiriliyordu. Başlıca koşullar şunlardı:

-Pozantı, Sis, Antep, Maraş ve Urfa boşaltılarak kamu güvenliği Türk jandarmasına bırakılacak, savaş tutsakları ve öteki tutuklular karşılıklı olarak değiş tokuş edilecek,

Kilikya’da Fransız yönetimi ve iş adamlarına ayrıcalık hakları verilecek, buna karşılık Fransızlar, Türk ulusal akımına karşıt hiçbir davranışta bulunmayacaklar ve bu akımın amaçlarını gayriresmî olarak destekleyecekler. (3)

Moskova, 3 Haziran 1920

TBMM Reisi’ne (Sovyet hariciye nazırı Çiçerin’in Mektubu):

1-Türkiye’nin istiklâlinin ilanı

2-Gayr-ı kabil-i itiraz Türk arazisinin Türk devletine ilhakı

3-Arabistan ve Suriye’nin müstakil devletler gibi ilanı

4-Milletlerin kendi mukadderatlarını belirlemesi için referandum yapılması (Türkiye Ermenistanı, Kurdistan, Doğu Trakya, Türk ve Arapların birlikte yaşadıkları yerler, Batum’da)

5-Azınlıklara bütün hukukun tanınması.

6-Boğazlar için Karadeniz sahil hükümetlerinin konferans toplaması.

7-Kapitülasyonların ve ecnebi devletlerin malî kontrolünün ilgası.

8-Her nevi nüfuz mıntıkalarının ilgası.

Halil Paşa’nın mektubu: (4 Haziran 1920)

“..Moskova’daki Hariciye Nazır Muavini Karahan, Hariciye Nâzırı Çiçerin ve Başkumandanları makamındaki Kaminev ile sizler ve vaziyetiniz hakkında görüşülmüştü. Teşebbüsat ve harekât-ı milliyeye muavenete karar verildi. Fakat bu muavenetin şimdilik ilanına taraftar değildirler.

1-Yarısı altın olmak üzere iki milyon lira.

2-Üç kolordu için, 20.000’i İngiliz, 20.000’i Rus, 20.000’i Japon olmak üzere cem’an 60.000 tüfek ile her tüfeğe 2-3 bin kadar fişek itası takarrür etti… (4)

Ruslar, Çinlileri “Sovyetleştirmek” için ne yapmışlardır? Bir taraftan Milliyetçileri diğer taraftan Komünist Mao’yu –parasal yardımlarla- desteklemişlerdir.

Milli Mücadele döneminde de Ruslar Ankara Hükümetinin –görünür- ilk destekçisi olmuştur. Meraklıları bilecektir, CHP (Halk Fırkası) programının birkaç ilkesi Ruslardan ithaldir. (Bakınız; http://www.canmehmet.com/tehlikenin-farkinda-misiniz-chpnin-oklarinin-arasinda-neden-demokrasi-yok.html)

Rus diplomatı Bessedovski, Rusların, Çin’, “Sovyetleştirme” kapsamında faaliyetlerini anlatmaya devam etmektedir:

-Elçi Nikiforof, yol üzerinde bir Budist Manastırında biraz mola vereceğimizi; orada Çinli, Dungan ve Mongol yoldaşlarla bir toplantı yapacağımızı bildirdi. O yere “Mavi ırmak manastırı” diyorlardı. Kâhta-Ulan Bator yolunun tam ortasındaydı. Oraya vardığımız zaman üçü ile bir odaya kapandık.

En gençleri Çinliydi. Bir çeşit iç savaş üniforması giymişti. Fişenklikler takmıştı. Geceleri çok soğuk olduğu için başına içi tüylü bir takke geçirmiş, kulaklarına kadar çekmişti. Adı: Mao Çe Tung’du

..Nihayet sıra bizim kıymetli valizi teslim etmeye geldi. Aldılar, iki öküz koşulmuş bir arabaya yüklediler. Handa kim varsa bizim haydutlar tarafından soyulduğumuzu sanarak dağlara kaçmışlardı. Ne Mao, ne yanındakiler 100, 500, 1000 dolarlık destelerle dolu valizi açıp bir göz atmaya lüzum görmemişlerdi. Mao, ayrılırken ellerimizi sıktı: Gene görüşürüz… dedi. Yardımınızla yakında kuvvetli bir ordu düzeceğiz. Çang-Kay-Çek’in (Milliyetçi Çin’li lider) artık üç yılı kalmıştır.

Mao böyle derken hesabında yirmi yıl yanılıyordu… Fakat Kremlin hiçbir zaman bu derece sağlam bir yere para yatırmış değildi. (5)

Ruslar, 1926’da Çang-Kay-Çek’e karşı oynamaya başladıkları oyunu daha önce, 1920’de, bize karşı da oynamak İstemişlerdi. Ankara hükümetine dostça yardımdan bahsederlerken bir taraftan da Enver’i desteklemeye çalışmışlardı. Üstelik bir kıpkızıl Mustafa Suphi kuvveti de ihdasa kalkışmışlardı. (“Ordu ve Politika” Nizamettin Nazif tepedelenlioğlu)

1781’de Almanya’ya yenildikten sonra can kaygusuna düşen Fransa, “icabında yardımına koşacak bir kiralık ordu” ihdas için Çarlık Rusyası’na nakit olarak milyonlarca altın Ruble vermiş değil miydi? (6)

1917 Martında Mohilef’teki Büyük Umumî karargâhında Çar İkinci Nikola’yi terk-i taç ve taht eylemeye zorlıyan Prens Livof Kerenski hareketi, yâni ilk demokratik-sosyalist ihtilâl. Yahudi-Amerikan parası ile beslenmiş değil miydi? (7)

Gene bu sırada Almanya İmparatoru İkinci Wilhelm’in Büyük Umumî Karargâhı, o donsuz Lenin’e, beheri yirmi Marklık iki milyon altın vermiş değil midir? Bu adamı ve arkadaşlarını zırhlı vagonlar içinde talihsiz Rusya’ya sokup medenî ve müreffeh sınıflara birer kuduz pars gibi saldırtmış olan sersem genelkurmay başkanı, o kakavan Von Ludendorf olmamış mıdır? (8)

(9) Ludendorf harp hâtıralarında şöyle der:

-“Lenin’i Rusya’ya göndermekle hükümetimiz büyük bir sorumluluk yüklenmiştir. Ama askerî bakımdan bu hareket iyi netice verdi. Rusya’yı yere sermek lâzımdı...” (Cild 11, Sayfa 509)

Bir müddet sonra kızıllar Kerenski ile arkadaşlarının yardım gördükleri para kaynaklarını kurutmak ve aynı zamanda o kaynakları kendi taraflarına çekmek istediler. Leiba Braunstein’i Amerika’ya gönderdiler. (10)

Fakat (Amerikalı banker) Jocab Schiff, bu teşebbüse hemen müspet cevap vermedi. Ama birkaç ay soma, 21 Eylül 1917 günü Leiba Braunstein adma Stokholm’de bir bankada büyük bir kredi açıldı. Şimdi Sovyetler Birliği’nin her yıl 7 Teşrin-i Evvel’de kutladığı “Oktiyaber İhtilâli” bu krediden alınan altunların saçılması ile yapılmıştır.(11)

Görülüyor ki ne tarafından baksanız Rusya dâima “siyasî para” ile döndürülmüş bir değirmendir. Sırası gelmişken iç savaşlar esnasında cereyan eden bir para kavgası üzerinde de biraz duralım. Zira bu kavga, en kuvvetli oldukları anda “Beyazlar”ın mahvolmalarına ve bütün ümitlerini kaybetmek üzere oldukları anda da birkaç avuç “Kızıl”ın koskoca Rusya’yı zaptetmelerine sebep olmuştur. (Ordu ve Politika)

Bu bölümü bitirmeden İttihatçı liderlerden Enver Bey’in ( Enver Paşa) Rusyada yaşananlarla benzerlik gösteren Yıldız Sarayı yağmasını, bir ilginç rastlantıyı daha verelim.

-“Emanuel  Karasu, İtalyan Bankası’ndan aldığı 400.000 liralık altınları dört teneke içerisinde Mitroviçalı Necip Draga isminde zengin bir adama vermiş ve o da bu parayı İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin bir uzvu olan merhum Eyüp Sabri Bey’e (Çorum Mebusu) verdi. Bu para 31 Mart’ın yaratılmasına sarf edildi.

-Emanuel Karasu, müteaddit defalar, ‘Sultan Hamit’e 5 milyon altına yaptıramadığımız işi (Kastedilen Filistin bölgesinde Yahudilere toprak talebidir.)  biz İttihatçılara 400.000 liraya yaptırdık,’ diye övünmüştür.’

Rıza Tevfik Bey’in 31 Mart günlerinde mahkeme huzurunda söylediği şayan-ı dikkat sözler:

Hâkim Bey, Allah bizi affetsin, günahımız çok büyüktür 31 Mart uydurma ihtilâli hazırlandığı zaman ben Talât Bey’e bundan tevakki (sakınma) edilmesi lazım geldiğini söyledim. Beyhude yere kardeş kanının dökülmesinin ne büyük Cinayet olduğunu anlattım. Bunun fena aksülameller doğuracağını da hatırlattım. Aldığım cevap şu oldu:

-‘Ne yapalım Rıza Bey, Cemiyet’in paraya ihtiyacı var, bu ihtiyacı ancak Yıldız Sarayı’nın zenginliği ve oradaki hazine karşılayabilir’

İmparatorluğu parçalatan kuvvet, şimdi katiyetle söyleyebiliriz ki, Siyonizm ve şer vasıtası olan İttihatçı Masonlardır.

Çünkü İngiltere, ‘hilafetin lağvını’ ve İmparatorluğun çökmesini istiyor. İttihat ve Terakki Cemiyeti de Yıldız Sarayındaki hazineyi yağma etmek istiyor, bunun için bir ihtilâl lazım, o da 31 Mart. (*)

..

1915 yılı… Yaz ayları… On ay önce, 30 Ağustos 1914’te, Doğu Prusya’da Tanenberg’te uğradığı felâketten sonra taarruzu bırakıp savunmaya çekilen Rus ordularına bizzat Çar İkinci Nikola kumanda etmektedir. Karşı taarruza kalkan Alman orduları durmadan ilerliyor… Uhlan (süvari) alayları Baltık kıyılarındadir… Payitaht Petrograd tehlikede.

Hükümet, her ihtimale karşı, payitahttaki devlet hazinelerini daha emin bir yere nakletmeğe karar veriyor… Kıymetli müze eşyaları, eski tablolar, halılar, yazma eserler, Romanofların (Rus Hanedanlığı) hazinesi hep uzak yerlere gönderiliyor. Bu arada devlet bankasının bodrumlarında zırhlı kasalar içinde saklanmakta olan maliye hazinesi de Petrograd’dan uzaklaştırılıyor:

Yalnız bu hazine bir milyar altın ruble kıymetindedir. On bin sandık dolusu altın para, binlerce çuvala doldurulmuş banknot halinde, kıymetli yabancı döviz, yüzlerce platin külçe. On sandık dolusu Sibirya elması ile Ural yakut ve zümrütleri!

Bu hazinenin büyük kısmı, gayet kısa bir müddet zarfında başka yere nakledilmek kaydı ile Kazan şehrinde Kazan bankasının bodrumundaki çelik odalara konmuştur. Fakat bir buçuk yıldan fazla bir zaman ne arayan ne soran olmuştur. Derken Çar devrilmiş, iktidarı alanlar başta Kerenski, bir an hazineyi hatırlar gibi olmuşlardır… Fakat tam el koyacakları sırada Lenin ile Trocki, Orora adlı küçük bir kruvazörün topları ile kışlık sarayı tehdit ederek devleti ele geçirmişlerdir. “(12)

İnsan sormadan edemiyor!

Enver Paşa kim, Lenin kim?  Osmanlı Sarayı nerede, Rus Sarayları nerede?

Ancak, gerek Osmanlı’da gerek Rusya’da oynanan oyunlar birbirlerinin kopyası.

Hani derler ya… Duy da inanma!

…Alman Erkân-ı Harbiyesinden aldıkları iki milyon altın suyu çektikten soma ihtilâl tahrikatına sarfetmek için Amerikan Yahudilerinden para koparmaya gitmiş olan bir Troçki ile iş ortağı Lenin elbette bu hazineye el atacaklardı. Fakat hâdiseler yardım etmedi. 1918 İlkbaharında Don bölgesinde dahilî harp başladı. Aralık 1917 ile Ocak 1918 de yer yer patlak veren darbeler, başkaldırmalar birden bire disiplinli bir kuvvet halini alıvermiş ve Kızıllara karşı kutsal savaş başlamıştı.

Yazılanlar özetlenirse;

“Uydu” veya “sömürge” olarak hedeflenen ülkelerdeki iktidar değişikliği bu işten çıkar sağlayanlar (Bankerler-devletler) tarafından alenen desteklenmektedir.

-Ruslar, Çin’i komünistleştirmek için ne yapmışlarsa bizde de benzerini hedeflemişlerdir.

-Rusların yardımları, Osmanlı yerine kurulacak “Yeni Devlet” içindir.

-Darbeler başarılı olduğunda (Borçların ödenmesi için olmalı) gidilen ilk yer, “Devlet Hazinesi” paranın adresi olmaktadır.

Banka-Bankerlerin en iyi müşterileri ihtilal liderleridir.

-İhtilallerden amaçlanan, “İktidar-Hazine”dir.

www.canmehmet.com

Devam edecek…

Açıklama;

(*) Kaynaklar ve daha fazlası için bakınız; http://www.canmehmet.com/resmi-tarih-ve-31-mart-vakasi-yildiz-sarayi-hazineleri-yagmalaniyor-ihtilallerde-yagma-adetten-midir-6.html

Kaynaklar;

(1) “Ordu ve Politika” Nizamettin Nazif tepedelenlioğlu,

(2) “KURT VE PARS”, Beniot  Michen, Sahife:294

(3) “Kurtuluş Savaşı Günlerinde” age, Sahife:331.

(4) Kâzım Karabekir, “İstiklâl Harbimiz”, 1960, s.799. (“Osmanlının tasfiyesi”, Cengiz Yazoğlu )

(5) Miroir de L’Histoire, Ağustos 1962.

(6) 1913’te borcu 897 milyon Emperial altınıydı. Çarların Emperialleri Sterlin ayarındaydı (107 milyar Türk lirası) (1967 yılı).

(7) Bu ihtilâl için Newyork’taki “Kuhn, Loeb and Cie” bankası milyonlarca dolar sarfetmişti. Çarın devrilişi akabinde bu banka umum müdürü Jacob Schiff’in yeni geçici hükümet dışişleri bakanı Milyukof a çektiği şu telgraf yeter bir vesika değil midir? ’10 Mart 1917” “Dindaşlarıma karşı güttüğü politikadan ötürü istibdat idaresinin uzlaşmaz bir düşmanı olduğum için Rus milletinin delâletinizle parlak bir başarıya ulaştırdığı son hareketten ötürü sizi ve hükümetteki arkadaşlarınızı tebrik etmeme müsaadenizi rica ederim… ilâh…”

(8) Ludendorf harp hâtıralarında şöyle der: “Lenin’i Rusya’ya göndermekle hükümetimiz büyük bir sorumluluk yüklenmiştir. Ama askerî bakımdan bu hareket iyi netice verdi. Rusya’yı yere sermek lâzımdı…” Cild 11, Sayfa 509.

(9) Trocki müstear adını kullanarak Rusya’ya uzun zaman kan kusturan adam.

(10) Amerika hükümeti 1918 yılı Ekim ayında “Alman-Bolşevik gizli hareketi” adı altında bazı resmî vesikalar neşretmiştir. Bahsi geçen kredi telgrafının bir sureti bunlar arasındadır. Stokholm bankası krediyi Warbourg bankasının emriyle açmıştır. Hamburg’taki “Maks Warbourg” bankasının sahipleri olan Warbourg kardeşler büyük banker Jacob Schiff’in akrabaları idiler. Bunlardan Felix adındaki Amerika’da oturuyordu ve Jacob Schiff’in damadıydı, öteki ise Jacob’un bacanağı…(!)

(11) “Ordu ve Politika”, Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu.

(12) Sonradan “Büyük Rus İhtilâli” adı verilen bu hareket de düpedüz, harcıâlem bir silâhlı baskındı. Bunu bizzat Troçki itiraf eder ve şöyle der: (Rus İhtilâli Tarihi): “Türkiyedeki 1908 hareketi bizim gözümüzü açtı. Örneği İttihatçılardan aldık. Uzun nazariyatla uğraşmayı bıraktık, pratik yola girdik. İşi bir saray baskını ile bitirdik... ilâh…”

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*