Nükleer Teknoloji gerçeği; Radyasyon Çayda var, Finduk’ta yok! (1)

Sonraki Yazı

iran-nükleer-2902903

“Türkiye ve Nükleer Teknoloji” konusu, meraklısını bilgilendirmek adına, ilmi çerçeveden ayrılmadan, basit ifadelerle ve birkaç bölümde ilginç bilgiler eşliğinde aktarılacaktır. Örneğin; İran’a nükleer teknolojiyi Amerika’nın verdiğini; İngilizlerin Çernobil dedikoduları ile ÇAYKUR’un pazarını elinden aldığını, Almanların rüşvet dedikodusu, baskısı ile Ecevit’in nükleerden vazgeçtiğini, Batıların 439 nükleer tesisine karşı neden doğuda bir tane Pakistan’da olduğunun hikayesi…

Çerezlik 1….

-Dünyada halen “442 nükleer santral çalışmakta ve 28 tanesi inşaa, 52 tanesinin de projeleri yapılmaktadır.

Sadece tek-bir (1) adedi doğu ülkesi Pakistan’da kuruludur.

Ne kadar ilginç değil mi?

İslam Dünyası ne kadar akıllı insanlara sahip!

Kendilerini bugüne kadar nükleer felaketlerden korumuşlar!

Özellikle gelişmiş batılılar nükleer teknoloji ve santral felaketleriyle karşı karşıya kalmışken!

-Düşünen yüce insan!

Burada bir gariplik yok mudur?

Türkiye’de nükleer santral kurulmasın…

Peki, Ermenistan’da ve Bulgaristan’da çalışanlar bizim için bir risk taşımıyor mu?

Birkaç kilometre yakınımızda bulunuyorken?

……

Çerezlik 2…

-“Çernobil nedeni ile ortaya çıkan Radyasyonlu çay efsanesi nedir?

Bir İngiliz çay firmasının ticari bir oyunu olup Çaykur’u Avrupa’dan 10 yıl uzaklaşması neticesi ihracatımızın çok azalmasına ve yurt içi piyasada önemli, bir pay elde etmesi ile sonuçlanmıştır. Zaten Avrupa da tek çay üreticisi ülke Türkiye’dir. İngiltere de 1 gr çay yetiştirilmemesine rağmen dünya piyasasına Çin, Hindistan ve Tayland’dan getirilerek harmanlanan İngiliz çayları hakimdir. Bu olay ticari ahlaka aykırı olarak kullanılmış ancak oldukça da tutmuştur.

Radyasyonu yüksek çaylar nerede?

1986 yılında meydana gelen kazada bazı yerlerde çaydaki radyasyon oranı halk için belirlenmiş 12500 bekerel üzerine çıktığı anında tespit edilmiştir. Atom Enerji Kurumu (TAEK) tarafından çay fabrikaları üretimleri, mühendislerce tamamen kontrol altına alınmış ve bu seviyenin üzerinde aktivite bulunan tüm çaylar 46 depoda muhafaza altına alınmıştır. Kontroller sonunda 58.078Ton çay halka intikal ettirilmemiştir.

Paketlenmemiş bu çaylar gömülerek imha edilmiş ve halkımız kesinlikle bu çaydan içmemiştir. Bu konu TBMM araştırma raporunda da mevcuttur.

Çay’la yan yana olan fındıkta neden radyasyon var denilmedi?

Çünkü Avrupalı çikolata üreticileri için tek kaynak Türk fındığı olduğu için ne bir yazı nede “radyasyonlu fındık” kelimesi bile Avrupa basında çıkmamıştır. Görüldü gibi konu tamamen ticari çıkarlar çerçevesinde kullanılmıştır. (Kaynak; Nükleer teknoloji bilgi platformu)

….

Başlamadan evvel,

Neden Nükleer Teknoloji?

“Nükleer Teknoloji gibi devasa boyuttaki bir konuyu bir kaç bölümde açıklamak yeterli olmamakla birlikte amaçlanan meraklısına bir kapı aralamaktır.

Dünyadaki üç büyük teknoloji önemine göre;

Uzay ve Havacılık

Bilgisayar

Nükleer

Bunlara sahip olmayan bir ülkenin ayakları üzerinde durması, açık ifadesi ile bağımsız olması mümkün değildir.

Tüm soruların cevabı bu anlayış ve gerçeğinin içerisindedir.

“Yenilebilir Enerji” Nedir?

Yenilenebilir enerji doğal kaynaklardan elde edilen ve kaynağın tükenme hızından daha çabuk bir şekilde kendini yenileyebilen enerjidir. En önemli yenilenebilir enerji kaynakları güneş, rüzgâr, akan su ve jeotermal enerjidir.

Toplam enerji tüketiminin içinde yenilenebilir enerjinin payı arttıkça karbondioksit emisyonu, zararlı atıklar ve dışa bağımlılık azalır ve ülke ekonomisine ve istihdama olumlu katkıda bulunulur.

….

Enerji çeşitleri hakkında ilerleyen bölümlerde açıklanacak ünlü 10 Türk Yalanı…

-Yenilenebilir, Doğal (Rüzgar-Güneş-Deniz) kaynaklar enerji sorununu çözer!

-Ülkemizde SU kaynaklarının %15’i kullanılmaktadır!

-Ülkemizde KÖMÜR kaynakları âtıl beklemektedir.

-RÜZGAR Enerjisi tüm Elektrik sorununu çözer!

-GÜNEŞ Enerjisi ülkemizde yeterince kullanılmamaktadır!

-JEOTERMAL kaynaklarımız elektrik sorununa çözüm olacaktır!

-Kayıp-kaçak bitse enerjide ciddi rahatlama olur!

-Ülkemizde elektrik sorunu yoktur, yatırımlar yeterlidir!

-Mühendislerimiz nükleer enerjiye karşıdır.

-Çernobil kazası ile milyonlarca insan öldü ya da kanser oldu! (http://www.nukte.org)

Türkiye için hayati öneme sahip nükleer teknoloji konusuna komşumuz İran’ın Nükleer Hikayesi ile başlarsak…

İran Nükleer Kavgası

Şah ve nükleer enerji,

İran’ın nükleer faaliyetlerinin başlangıç tarihi 15.02.2006

Özet: İran’ın nükleer enerjiye kavuşma çabaları 1950’li yıllara dayanır. Bu dönemde İran’ın nükleer teorileri oldukça idealistti ve şah tarafından destekleniyordu. İran’ı ilk kez nükleer enerji teknolojisine kavuşmaya teşvik eden ülke yani Amerika, bugün bu sürece muhalefet eden ülkelerin başında yer alıyor.

Amerika’nın İran’a nükleer yardımları konusunda iki genel görüş gündemdedir.

– Amerika’nın Hiroşima ve Nagasaki’de atom bombası kullanması ve bu olayın dünyadaki olumsuz etkileri yüzünden Washington mevcut kamuoyunu kırmak ve sözde barış için atom sloganından hareketle bu teknolojiyi kendi güdümünde olan ülkelere transfer edip kendi nükleer faaliyetlerine karşı olumsuz tepkileri hafifletmeye çalışıyordu.

– İkinci görüşe göre, soğuk savaş ve iki süper gücün nükleer rekabeti tüm dünyayı kapsıyordu. Amerika’nın dönem başkanı Ayzenhaver İngiltere, Fransa ve Batı Almanya liderleriyle görüşmelerinde çok kez Sovyetler birliğinin İran’ın kuzeyinden saldırıya geçmesinden ve İran’ın komünizm tuzağına düşmesinden ve sonuçta batının önemli bir üssünü kaybedip komünizmin karşısında kurdukları kuşağın kopmasından duyduğu kaygıyı dile getirmişti. Amerika başkanı batının çıkarlarının korunması için İran’ın nükleer güce kavuşması gerektiğini söylüyordu ve bu yüzden şah nükleer teknolojiye kavuşmak için Amerika’nın desteğini kazandı.

Bu iki bakış açısından ikincisi daha makul gözüküyor ve ilk görüş pek mantıklı bir dayanak sayılmıyor.

Devam edecek….

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*