Ne Değişti De; Dün Haçlılara Karşı Müslümanlarla Birlikte Savaşan Yahudiler, Bugün Değiştiler (2)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

 

 

Yahudi asıllı Türk profesör ve milletvekili Avram Galanti’nin (*) : “Yahudi ile Türk, tırnak ile parmak gibidir.” (1) ifadesini, okuyan ile başbaşa bırakarak; geçen bölümde bahsettiğimiz, Dünya Yahudilerinin 1892’de , II. Abdülhamid’e yazdıkları mektuba geçiyoruz…

* * *

1492 yılının ilkbaharında İspanya’dan kovulan ve Türkiye’de sığınak bulan Museviler, Osmanlı tarafından öz evlat gibi desteklenmişler, hatta 1892’de II. Abdülhamit’in izniyle göçlerinin dört yüzüncü yılını da kutlamışlardır. Bu vesile ile Aliyans Izrailit Cemiyeti’nin Paris Genel Merkezi, Abdülhamit’e hitaben bir teşekkür mektubu da göndermiştir. Dünya Museviliğinin teşekkür ve minnettarlıklarını ifade eden bu mektup şöyle başlıyordu (2) :

“Haşmetmeap! 1492 yılının ilkbaharında İspanya’dan kovulan Museviler, Türkiye’de sığınak bulmuşlardır. Bunlar dünyanın her tarafında zulüm görürken, şanlı atalarınızın ülkelerinde eksilmeyen bir korumaya erişmişlerdir. Bu koruma, orada yetkin bir güven içinde yaşamaya, çalışmaya ve gelişmeye yardım etmiştir.

Haşmetmeap! Bu gelenek, saltanatınız zamanında da değiştirilmemiştir. Museviler, yüce şahsınızda, bütün iyilikleri eylemlerinde beliren bir koruyucu bulmuşlardır. Aliyans Izrailit’in (Uluslararası Yahudi Örgütü) yönettiği okullarda çocuklar, vatanlarına karşı sevgi ve hükümdarlarına karşı bağlılık duygularıyla eğitiliyorlar ve okuyarak tarım, ticaret, sanayi ve bilim alanlarında yararlı olmaya hazırlanıyorlar. Yüce kişiliğiniz, bu kuruluşlara lütfun ve şefkatin bitmek bilmez belirtisini dağıtıyor. Cenabı Hakkın yüce şahsınıza uzun ve daima mutlu bir saltanat bağışlaması dileklerini kabul eylemeye lütfen tenezzül ediniz.” (3)

Ancak bu kutlamadan yaklaşık on altı yıl sonra, Abdülhamit yönetimine karşı darbe hazırlayan Jön Türk hareketinin içinde, dönemin kilit kişilerinden Yahudi kökenli Albert Carasso (Karasu) ve Maliye Bakanı Cavit Bey’e de rastlıyoruz. Bunlardan Karasu, Yahudi; Cavit Bey ise “dönme”, yani Sabetay Sevi grubundandı. (4)

Toplumumuzun kritik dönemlerinde, bu grupların arkadan vurma politikaları hiçbir vakit eksik olmamıştır. Nitekim, Bilinci Dünya Savaşı’nda dünya Yahudilerinin, Siyonist lejyonlar oluşturarak Filistin cephesinde ve Çanakkale’de Türklere karşı savaştıkları unutulamaz. (5)

* * *

Yukarıda yazılanlarla tüm Yahudileri / Musevileri suçlamak da doğru çok değildir. Önceden verdiğimiz bir örneği tekrar edersek :

Son Halife II. Abdülmecid Sürgüne gönderilmektedir.

“…4 Mart 1924

‘Yol hazırlıkları ancak sabaha karşı tamamlanabildi. Halife Hazretleri’yle oğlu Şehzade Ömer Faruk, kızı Dürrüşehvâr Sultan ve Kadınefendiler, verilen haber üzerine, alt kata indiler. Binek taşında bekleyen ve elini öpen Eşime Efendimiz :

‘Sizi de birlikte götüremediğimize esef ederim kızım; ileride imkân bulunursa ayrıca çağırtırım.’ dedi; kendisini son defa selâmlayan yaverini kucakladı, arabasına binmeden önce de ellerini açarak milletimizin ve memleketimizin selameti için dua etti…

Efendimizin maiyetinde Mabeyinci Hüseyin Nakib Turhan Beyle, hususî tabibi Doktor Selâhattin Bey de bulunuyordu. Aile otomobillerinin önünden ve ardından giden arabalar uzun bir kafile teşkil ediyordu. Edirnekapısı’na vardığımız sıralarda gün ağarmaya başlamıştı…

Nihayet öğleden sonra Çatalca Demiryolu İstasyonu’na varabildik. Rumeli Demiryolları Şirketi’nin oradaki amiri meğer bir Musevi vatandaşımızmış. Efendimizin ve ailesi azasının dinlenmelerine elverişli başka bir yer bulunmadığı için, üst kattaki dâiresini böyle habersiz gelen yüksek misafirlerinin istirahatine tahsis etti, çoluk çocuğuyla da îzaz ve yardımlarına, Efendimiz tarafından takdirle teşekkür ettiğimiz zaman da :

Osmanlı Hanedanı, Türkiye Musevilerinin velinimetidir. Atalarımız İspanya’dan sürüldükleri, kendilerini koruyacak bir ülke aradıkları zaman onları yok olmaktan kurtardılar, devletlerinin gölgesinde tekrar can, ırz ve mal emniyetine, din ve dil hürriyetine kavuşturdular. Onlara, bu kara günlerinde, elimizden gelebildiği kadar hizmet etmek bizim vicdan borcumuzdur.‘ dedi ve gözlerimizi yaşarttı.” (6)

* * *

Devam edecek…

 

– Ne değişti de, Yahudiler için “Vicdan borçları”nın yerini, başka şeyler aldı ?

 

www.canmehmet

Açıklama ve Kaynaklar :

(*) Avram GALANTİ (cilt : 13; sayfa : 297.  http://www.islamansiklopedisi.info/dia/ayrmetin.php?idno=130297&idno2=c130162)

“1946 seçimlerinden sonra milletvekilliği sona erince, Ankara’dan İstanbul’a dönerek Kınalıada’ya yerleşen Avram Galanti, uzun süren rahatsızlığı sebebiyle son yıllarını Balat Or-Ahayim Yahudi Hastahanesi’nde geçirdi. 8 Ağustos 1961’de öldü. Mezarı Arnavutköy Musevî Kabristanı’ndadır. Öldüğünde, aralarında Osmanlı Yahudileri, Türk-Yahudi ilişkileri, Yahudilik kültür ve tarihiyle Türk kültürü üzerine önemli araştırmaları da bulunan altmışa yakın kitap ve risale ile, değişik ülkelerdeki dergi ve gazetelerde yayımlanmış yüzlerce makale bıraktı.

Eserleri. A) Türkçe ve Türklük’le İlgili Olanlar : “Küçük Türk Tetebbular” (İstanbul 1925), “Türkçe’de Arabî ve Latin Harfleri ve İmlâ Meseleleri” (İstanbul 1925), “Arabî Harfleri Terakkimize Mâni Değildir” (İstanbul 1927), “Vatandaş Türkçe Konuş Yahut Türkçe’nin Tamimi Meselesi” (İstanbul 1928); bu eserlerde Türk dilinin çeşitli meseleleriyle Türk tarihi, Türkçülük, yakın devir Türkiye olayları ele alınmış, özellikle Latin harflerinin kabulü teklifine karşı çıkarak bunun kültür mirası, ilim, politika ve ticaret açısından mahzurları anlatılmış, Arap alfabesinin terki yerine, Türkçe’nin bünyesine uygun işaretler konularak ıslah edilmesi gereği üzerinde durulmuş, Japonya gibi daha karışık alfabelere sahip olan milletlerin bile böyle bir teşebbüste bulunmadığı vurgulanmıştır. Sonuncu kitapta, Türkiye’de Türkçe’nin dışında kullanılan diller üzerinde durulmuş, Türkçe’nin yaygınlaşması yolları gösterilmiştir”

(1) Türk Toplumunda Aydın Sınıfın Anatomisi. Prof. Dr. Orhan Türkdoğan. Dip not : 74.

(2) Türk Toplumunda Aydın Sınıfın Anatomisi. Prof. Dr. Orhan Türkdoğan.

(3) Türkler ve Yahudiler. Avram Galanti. s.82-83. (Aktaran : Türk Toplumunda Aydın Sınıfın Anatomisi. Prof. Dr. Orhan Türkdoğan. Dip Not : 32).

(4) İslam Dünyasında Yahudiler. Bernard Lewis. s.202-203. (Aktaran : Türk Toplumunda Aydın Sınıfın Anatomisi. Prof. Dr. Orhan Türkdoğan. Dip Not : 33)

(5) Yahudi Türkler Yahut Sabetaycılar. Mehmet Şevket Eygi. s.43. (Aktaran : Türk Toplumunda Aydın Sınıfın Anatomisi. Prof. Dr. Orhan Türkdoğan. Dip Not : 34)

(6) Son Halife Abdülmecid. O. Gazi Aşiroğlu. s.123. Ocak 2011, İstanbul.

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*