Mustafa Kemal’in Karizması Kimler tarafından Nasıl Oluşturuldu (1)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Kurtuluş Savaşı, Türk Milletinin eseri olmasına rağmen Mustafa Kemal Paşa hangi gerekçelerle öne çıkarılmıştır? Bu konuda bizlere en geniş bilgiyi, uzun süre Mustafa Kemal Paşa’nın yakınında bulunan Falih Rıfkı Atay aktarmaktadır.

Kazım Karabekir Paşa, 1918’de Büyükdere açıklarında, İstanbul’u işgal eden İngiliz ve Fransız gemilerinde bayrakların göndere çekildiğini görünce dayanamayarak; “Tek dağ başı mezar oluncaya kadar düşmanla mücadele ederek istiklalimizi kurmaya vicdanıma karşı ahd ettim. Ya istiklal ya ölüm…” (1) diyerek, şahsında Türk Milletinin görüşlerini ortaya koyar.

Karabekir Paşa, Milli Mücadele yıllarında Mustafa Kemal Paşa’ya birinci dereceden yardım etmesine rağmen, Paşa’nın, İstiklal Savaşı ile ilgili hatıralarının yayınlanmasına izin verilmez, kitapları toplatılarak yakılır. Bu da yetmez, “İzmir Suikastı” ile hiçbir ilgisi olmamasına rağmen suikasta karıştığı gerekçesi ile ölüme mahkum edilir,  ancak İsmet Paşa’nın araya girmesi ile af edilir.

Tarih: 27 Mart 1945.

Yer: Milli Eğitim Bakanlığı bakan odası.

Odadaki üç kişi derin bir tartışmaya dalmışlardır

Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel, İstanbul Milletvekili emekli General Kâzım Karabekir ve Prof. Dr. Enver Ziya Karal, Cumhuriyet ve Devrim tarihi konularını tartışmaktadırlar.

General Kâzım Karabekir, Prof. Dr. Enver Ziya Karal tarafından yazılan Cumhuriyet Tarihi kitabının hangi kaynaklara dayanarak hazırlandığı sormaktadır.

Karal şu yanıtı vermektedir

En çok Atatürk’ün Nutuk’undan ve Tarih Kurumu’nun yayınladığı Tarih Cilt IV’ten, Genel Kurmay Harp Tarihi Encümeni Neşriyatı’ndan, gazete koleksiyonlarından ve inkılap Tarihi Enstitüsü’ne gelen vesikalardan yararlandım.

General Karabekir Prof. Karal’ın bu yanıtından sonra şu yorumu yapmaktadır

– Elimdeki mevcut vesikalarla bunların benzerleri neşredilmedikçe Türk İnkılap Tarihi doğru dürüst yazılamaz.

Bakan Yücel, Karabekir’e şu yanıtı vermektedir

– Cumhuriyet Tarihi, bir okul kitabıdır Bu itibarla inkılabımızın bütün tafsilatını ihtiva etmez. Bu her şeyden önce ana hatlar belirtmek amacıyla yazılmıştır Vesikalar neşredildikçe etraflı bir cumhuriyet tarihi yazılması ve yazdırılması daima mümkündür

-Karabekir, yeniden söz alır

– Cumhuriyet Tarihi, çok çalışılarak yazılmış bir eserdir Tarih Kurumu’nun Cilt IV’ten zihniyet itibariyle çok ileri olduğunu kabul ediyorum. Ancak, kitapta inkılabımızın esasları değil teferruatları yazılmış.

-Karabekir daha sonra, Kurtuluş Savaşı ile ilgili değerlendirmelerini yapar. Yücel, Karabekir ve Prof. Karal arasında geçen konuşmalar bir tutanakla saptanır. (2)

Karabekir Paşa konuşmasında Mustafa Kemal’e verdiği destek ile ilgili bir olayı da aktarır:

…Yine bu sıralarda Celâlettin Arif Erzurum’a geldi. Esas maksadının Erzurum’da bir kuvvet teşkil ederek Enver Paşa’yı çağırtmak olduğunu sonradan anladım. İsmet Paşa çok geç olarak M. Kemal Paşa ile Celâlettin Arif Bey’in aralarının açık olduğunu söyledi. Celâlettin Arif ve taraftan kırk imzalı sahte bir telgraf ile M. Kemal Paşa’yı tehdit etmişler Ben müdahale ettim. M. Kemal Paşa, Kâzım Dirik’e bu kırk kişinin ellerini bağla Ankara’ya sevk et, demiş. Benim müdahalem ile mesele tavazzuh etti.

Mustafa Kemal’in durumu çok zayıflamıştı. Kendisine destek olacak bir kuvvet, Topal Osman’ı ve kuvvetlerini gönderdim.” (3)

Bakan Yücel, General Karabekir ve Prof. Karal arasındaki görüşmeler 2 Nisan 1945 günü de devam eder Karabekir bu toplantıda da ileri sürdüğü savlarla ilgili açıklamalar yapar.

Karabekir, 9 Nisan günkü dördüncü toplantıda şu görüşü ileri sürer :

Nutuk çok yanlış ve tarafgiranedir Nutuk’ta daha ziyade teferruat üzerinde durulmuş ve esaslar kamilen ihmal edilmiştir Benim yakılan kırk kitabım içinde biri de Nutuk’un hata ve sevap cetveli adını taşımaktaydı. Bunda Nutuk’un yanlışlar bir bir gösterilmişti,” (4)

Falih Rıfkı Atay, gazeteci, yazar, milletvekili. Cumhuriyet döneminin en etkin gazetecilerindendir. İzmir’in kurtuluşundan sonra Mustafa Kemal ile tanışıp dostluğunu kazanmıştır.

Falih Rıfkı Atay, “Milli Mücadele yıllarında Mustafa Kemal in karizmatik bir lider olarak ön plana çıkarılmasını sağlayan İstanbul basın mensupları arasında öne çıktı, ilerleyen yıllarda ise özellikle Cumhuriyetin ilanı ve ulus devletin inşasında Atatürk karizmasının pekişmesi ve halkın Atatürk algısı üzerinde etkili olurken, aynı zamanda ulusun ve devletin inşasında pek çok tutum, tavır ve tepkinin üzerinde de belirleyiciydi.”(5)

Falih Rıfkı, İzmir suikastı ve sonrasındaki istiklal Mahkemeleri dönemindeki yazılarında sürecin kendisinde yarattığı etkiyi de ortaya koyar, Mustafa Kemal için aşkın, insanüstü özelliklere sahip bir varlık, bir kahraman söylemini kullanır. Mustafa Kemal Paşa, Türk milletinin ve ulusun “benliği, şuuru, babası” (6) olarak tasvir edilir. Mustafa Kemal, milletle özdeşleştirilir. Suikast, Ata’nın şahsında millete yapılmış bir suikasttır. (7)

Yargılamalar sırasında kaleme aldığı yazılarında Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın genç nesil için en doğru, en iyi rol modeli, örnek alınacak tek kişi olduğunu tekrar vurgular. Cumhuriyetin ideal insanı ve örnek modeli Gazi Mustafa Kemal Paşa olarak gösterilirken, kötü örnekler ise suikasta isimleri karışan ’Kazım Karabekir, Refet Bele, Cafer Tayyar’ (8) gibi muhaliflerdir. Suikasta katılan ittihatçıların sorununun temelinde “liderlik meselesinin, yani Mustafa Kemal sorununun yattığı kanaatindedir…

Bu noktada bir not düşülmelidir:

Özellikle ittihatçı muhalefet arasında mevcut olan negatif karizmaya karşı pozitif karizma ön plana çıkarılırken, okuma yazma bilmeyenler için de Mustafa Kemal heykelleri yaptırılır. Heykeller böyle bir amaca hizmet etmenin yanında resmi tarihin görselleşmesini de sağlıyordu. Bkz., Faik Gür, “Atatürk Heykelleri ve Türkiye’de Resmi Tarihin görselleşmesi” , Toplum ve Bilim, Sayı: 90 (Güz, 2001), s. 147-166.

Mustafa Kemal’in karizmatik liderliğine yönelik vurgunun yoğunlaştığı ve karizmanın inşasının devam ettiği bir dönem de belirttiğimiz gibi, 1930’lu yıllardır. Durum üzerinde iki önemli gelişme etkilidir. Bunlardan ilki Serbest Cumhuriyet Fırkası muhalefeti, diğeri ise 1930’larda Kemalizm’in sistemleştirilmesi bağlamında rejimin daha totaliter bir yöne kaymasıdır. Atay, her iki durum karşısında da Gazi Mustafa Kemal’in güçlü ve karizmatik liderlik vurgusuna ağırlık verir. (9)

Dönem içinde Mustafa Kemal karizmasının pekiştirilmesi bağlamında pek çok önemli girişim de gerçekleşmiştir. 1928 de yazılan Türk’ün Altın Kitabı”, “Gazi’nin Hayatı ‘, Gazi Mustafa Kemal in zaferlerle taçlanan biyografisini anlatmaktadır. Kitapta Paşa, yetenek ve zekâsı ile ön plana çıkan, doğuştan askeri bir yeteneğe sahip büyük bir komutan ve lider olarak tanımlanır. Yine benzer içerikteki diğer bir kitap da “Türk’ün Yeni Amentüsü” adı ile aynı yıl yayınlanan Her iki biyografinin de en temel özelliği, Mustafa Kemal paşayı yüceltici mahiyette olmalarıdır.

Özellikle ikinci biyografide Paşa, Allah’ın en sevgili kullarından biri olarak görülürken, Türklük de bir iman konusu olarak öne çıkarılmaktadır.

Atay, özellikle halkın (Serbest Cumhuriyet Fırkası) SCF’ye ve liderine karşı ilgisinin arttığı günlerde Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’in bir lider olarak iki özelliğini, ülkenin kurtarıcısı ve kurucusu olduğu söylemini yeniden gündeme getirir.(10)

Hasan Ünder, Mustafa Kemal Paşanın ve bu dönemin yüceltilmesinde önemli olan bir etmenin de “kurucu kuşağın dinsel kültürü” olduğunu söyler. Aslında bu kuşaktan pek çok kişinin bir din geçmişi, hatta tarikat bağlılığı olmasına rağmen, bunun inşa yıllarında yaşanamadığını ve bu durumun da bir boşluk yarattığını söyler. İnşa yıllarında özellikle ulusun putlaştırılması bağlamındaki girişimler, liderin kutsallaştırmasına geçişi kolaylaştırmıştır. (11)

Atay’ın inşa yıllarında Mustafa Kemal karizmasının oluşması bağlamında kaleme aldığı yazıları, aslında bu sürecin bir parçası olarak değerlendirilebilir. Murat Belge, bu süreçte Atatürk ün epigonlarının, yani yalnız önderini izleyen değil onun belirleyici özelliğini abartarak taklit eden kişilerin önemli bir yer işgal ettiklerine değinir,(12)

Devam edecek

www.canmehmet.com

(*)Yazılardaki vurgulamalar tarafımızdan yapılmıştır.

  • Kaynaklar:
  • (1) “Atatürk ve Kâzım Karabekir Paşa, Bir Dostluğun Dargınlığa Dönüşmesi “ Dr. Yaşar SEMİZ
  • (2) KAZIM KARABEKİR ANLATIYOR, UĞUR MUMCU. 25. Baskı: Aralık 2009, Ankara, 1500 adet (Dip Not,67: (Yazarın notu: ”Bu tutanakları Hasan Âli Yücel’in kızı Sayın Canan Eronat’tan aldım. Kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum.”)
  • (3) KAZIM KARABEKİR ANLATIYOR. UĞUR MUMCU.25. Baskı: Aralık 2009, Ankara, 1500 adet. (Dip Not.68: M. Suphi-Yahya Kâyha-Ali Şükrü-Topal Osman ilişkileri ile bu cinayetler arasındaki ilişkiler ilginçtir.)
  • (4)KAZIM KARABEKİR ANLATIYOR.UĞUR MUMCU.25. Baskı: Aralık 2009, Ankara, 1500 adet. Sahife:160
  • (5) İMPARATORLUKTAN CUMHURİYETE BİR AYDIN. Funda Selçuk ŞİRİN
  • Mustafa Kemal’in Karizmatik lider olarak öne çıkaranların başında Falih Rıfkı Atay gelmektedir.
  • (6)Falih Rıfkı, İzmir Vakası, Hâkimiyeti   Milliye, 19 Haziran 1926; Atay, a.g.e., Cilt: II, s. 357 (İMPARATORLUKTAN CUMHURİYETE BİR AYDIN. Funda Selçuk ŞİRİN)
  • (7) İmparatorluktan cumhuriyete Sahife:135
  • (8) İmparatorluktan cumhuriyete Sahife:135 (Dip Not:Falih Rıfkı, “Yeni Adam , Hâkimiyeti Milliye, 12 Temmuz 1926; “Asıl Dava” , Hâkimiyeti Milliye, 16 Temmuz 1926; “Ahlak Mücadelesi”, Hâkimiyeti Milliye, 23 Temmuz 1926; “Son Tahlil”, Hâkimiyeti Milliye, 15 Temmuz 1926- Basın üzerinden Mustafa Kemal karizması son sürat pekiştirilir, Özellikle ittihatçı muhalefet arasında mevcut olan negatif karizmaya karşı pozitif karizma ön plana çıkarılırken, okuma yazma bilmeyenler için de Mustafa Kemal heykelleri yaptırılır. Heykeller böyle bir amaca hizmet etmenin yanında resmi tarihin görselleşmesini de sağlıyordu. Bkz., Faik Gür, “Atatürk Heykelleri ve Türkiye’de Resmi Tarihin görselleşmesi” , Toplum ve Bilim, Sayı: 90 (Güz, 2001), s. 147-166.
  • (9) Falih Rıfkı, ‘Adaylar, Hâkimiyeti Milliye, 23 Ağustos 1930; “Bizim Politikamız , hâkimiyeti Milliye, 26 Ağustos 1930.Dip Not:130. (İmparatorluktan cumhuriyete, Sahife:137)
  • (10)Falih Rıfkı, “İzmir” Hâkimiyeti Milliye, 5 Eylül 1930: “Çöküntü”, Hâkimiyeti Milliye, 5 Eylül 1930. Dip Not:133.(İmparatorluktan cumhuriyete, Sahife:137)
  • (11)Hasan Ünder, “Atatürk İmgesinin Siyasal Yaşamdaki Rolü”, Modern Türkiye’de Siyasal Düşünce, Kemalizm, Cilt’- 2, İstanbul 2002, s. 146-149. (İmparatorluktan cumhuriyete, Sahife:139.Dip not 138.)
  • (12) İmparatorluktan cumhuriyete, Sahife:139.(Dip not:139. Murat Belge, “Mustafa Kemal ve Kemalizm”  Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce, Kemalizm, Cilt:2 İstanbul 2002, s. 39.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SPAM ENGELLEME SORUSU

*

↓