Moda : 15-35 Yaş Grubu İçin Bir Tuzak Mı ? (3)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Kim, gözden düşmek, değerini yitirmek ister? Hiç kimse değil mi? Peki, ne oluyor da insanlar gözden düşüyor, değerlerinden kaybediyorlar?

Modacılar : kendilerine yoğunluklu olarak, 15-35 yaş grubunu hedef kitlesi olarak alırlar. Çocuklar ve yaşlılar onların (doğrudan) hedef kitlesi değildir.

Modacılar için 15-35 yaş grubunun özelliği nedir?

Bu yaş grubunun ortak özelliği: Toplum içinde daha yüksek (Elit!) bir kimlik, yer edinme arzuları, ancak, bu konuda çeşitli sıkıntılarının olmasıdır. Bu grup ; kendini moda giyim ve davranış tarzı ile ifade edeceğini hatta kabul göreceğini düşünür.

Daha doğrusu yapılan yoğun propaganda ile böyle olacağı düşündürülür.

Bir örnek: Hiçbir eğitim-öğrenim ve başarı öyküsü olmayan birisi için medyada önce uçuk-kaçık konularla bir haber yapılır. Arkasından tekrar eden yayınlarla bu “model-sanatçı!” hedef grubunun adeta gözüne sokulur. Bir süre parlatılan bu kimsenin artık davranış şekli, yediği, içtiği, giydiği, bindiği her ne varsa o modadır ve bu hedef kitlesi (toplum) onun üzeriden bir “koyun sürüsü” misali yönlendirilir.

Burada önemli bir nokta: Moda (ve onu tanıtan model üzerinden) insanlara sadece ilgili ürün değil, o ürünü sunanın (çarpık!) yaşam biçimini de dayatılır.

Bu nedenle birçok (sorunlu) insan, “Popüler!” modellere benzemek için estetik ameliyat dahil birçok uygulama yapmaktadır.

Bu (ısmarlama modellere) örneklere dışarıda ve içeride sıkça karşılarız.

Aslında bu insanlar da bir süre kullanıldıktan (modaları geçtikten) sonra sıkılmış limon misali çöpe atılmaktadır. Bir sakız-çiklet misali, “çiğne at!”

Bahsekonu (15-35) yaş grubuna; günlük yaşam içerisinde diğerleri tarafından (sözde) farkedilmelerini sağlamak için dayatılan bir yol da :  farklı (uçuk) giyim, lüks otomobil, pahalı moda elektronik eşya satın aldırmaktır. Hedef kitleye; Bu eşyalar üzerinden kendilerini daha iyi ifade edecekleri, yeni bir (elit!) kimlik sahibi olacakları, toplumda kabul görecekleri örtülü biçimde işlenir.

Modaya uyan insanlar için belirleyici (sınırlayıcı) olan: din, ahlak, edep kuralları değil, modaya uydukları sürece toplumdaki (geçici) kabul göstergelerinin yüksekliğidir.

Bu şekilde, “modaseverler!” belki de normal yaşamlarında hiç kabul etmeyecekleri bir yaşam biçimi  içerisine çekilmiş, girmiş olmaktadır.

“Neden böyle davranıyor, veya giyiniyorsun?”

-“Moda, hayatım!”

“Moda” dediğinizde akan sular durmakta ve bir “tabu” olarak sorgulanamamaktadır.

İsterseniz sorgulayınız, “Gerici, cahil, çağdışı!” ifadeleri ile yaftalanmaya hazır iseniz.

“Kültür ve Kimlik” kitabında Fred Davis bakalım bize bu konuda ne aktarmaktadır:

“…Fred Davis, güzel ahlakın “ölçülülüğü” ile modanın “erotizm’ini karşılaştırır. Davis söze şöyle başlar:  

“Giyimde erotizm ile ölçülülük arasındaki diyalektik (*) de çok farklı tellere dokunabilir… Akla ilk gelen karşıtlıklar arasında,

İffetli – rasgele cinsel ilişkiye açık

Terbiyeli – edebsiz

Sade – göz kamaştırıcı

Ketum – dobra

Masum- deneyimli

İncelikli – küstah

Korunmalı – açık

Manevi – dünyevi” (1)

“Moda insanları değiştirmez, insanların karakterini değiştirir.”

Devam edecek

www.canmehmet.com

Açıklama ve Kaynak:

(*) Diyakletik: “Kavramlar arasındaki karşıtlık ilişkisinden yola çıkarak bunu doğruya varan süreçlerin açığa çıkarılmasında bir ilke olarak kullanan düşünme ve araştırma yolu.

(1) Fred Davis, Kültür ve Kimlik. (Aktaran: Dr. İsmail Yıldız, “Din ve Modernizm”)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SPAM ENGELLEME SORUSU

*

↓