“Milliyetçilik” Batının bize kurduğu büyük oyunun bir parçası mıdır? (1)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Kalabalık bir halk pazarında insanlarımızın yüzşekillerine, göz, burun ve ağız yapılarına baktığımızda aralarında fazlaca bir benzerlik olmadığı görülecektir. ‘Orta Asya’dan geldik’ tezine; konu ile ilgili yapılan genetik araştırmalar; “TC’nin nüfusu içinde, damarlarında gerçekten “Orta Asya’dan” denebilecek genleri taşıyanların oranı yüzde üç gibi çok küçük bir oran” var demektedir. (1)

İlk yazıda konu ile ilgili başlıklar verilecek devam eden yazılarda başlıklar detaylandırılacaktır.

-Yakın tarihimiz sırlarla dolu. “Bilmemizi istediklerinden” daha fazlasını bilmiyoruz çünkü…

-“Anadolu’yu biz anayurt olarak görürüz. Ama buraya geleli daha bin yıl bile olmadı. Biz buraya geldiğimizde Anadolu’da kimler vardı?

Bizans İmparatorluğu Anadolu’da o sırada kimleri yönetiyorsa, onlar vardı. Yüksek sayıda Rum ve Ermeni vardı. Kürtler vardı. Araplar, Süryaniler, Keldaniler, Nasturiler, Yahudiler vardı…

Mesela Karaim denen Yahudiler Bizans zamanında İstanbul’da yaşıyorlardı. Rumlar, Ermeniler, Kürtler her taraftaydılar. Rumlar özellikle İstanbul, Karadeniz ve Ege sahillerinde, Ermeniler de daha çok Doğu Anadolu’daydılar. Bunların hepsi iç içe geçmiş nüfuslardı.

-Türkler Anadolu’da yaşayan diğer kavimleri nasıl yönetimleri ve etkileri altına aldılar?

Orta Asya’dan gelen insanlar, Anadolu’da buldukları nüfusla karışmışlar. Anadolu’daki yerli nüfus zamanla Müslümanlaşmış. Yani anlayacağınız şimdiki Anadolu ahalisi, çok uzun bir süreçte oluşmuş.

Özellikle 19. yüzyılda yoğun göç alma ve göç verme olaylarıyla birlikte Anadolu’nun nüfusu çok ciddi bir değişim gösteriyor. Osmanlı’nın toprak kaybının giderek hızlanması sonucunda, 1870’lerden itibaren Anadolu’ya çok yoğun bir nüfus akışı oluyor. Balkanlar kademe kademe elden gidiyor ve sınır sonunda Edirne’nin biraz ilerisine dayanıyor.

-Türkler Anadolu’ya geldiklerinde kaç kişiydiler?

Onu bilen kimse yok. Sayılar o kadar belirsiz ki. Bu konuda rakam söylemeye cüret edecek kişinin doğrusu ben tarihçiliğinden şüphe ederim…

-Anadolu’da Türkleştirme hareketleri ne zaman yoğunlaştı peki?

Buna, Anadolu’yu “gayrımüslimsizleştirme” diyelim… İnsanları Türk yapmak Cumhuriyet’le oldu. İnsanlar önce isimlerini değiştirdiler sonra daha fazla direnemeyip Müslüman oldular.

-Bizim bugün Türk dediğimiz toplumun köklerinde kimler var?

Ben kendimden örnek veriyim.

Benim baba tarafımın bir bölümü bilmem kaç nesil Rumelili. Selanik’te Yahudilik çok yoğun olduğuna göre, baba tarafımdan Yahudilik pekâlâ olabilir. Babaannem sarışın, yeşil gözlü. Slavlık mutlaka var. Babamın babası, Bulgar Müslüman’ı. Pomaklık olabilir. Anne tarafım derseniz, olduğu gibi Kafkas, Çerkez, Dağıstan, Gürcü ve saraylı…Anadolu bir kokteyl. Ne mutlu ki öyle. (2)

-Ermeni ve Rumlar kokteyl değiller mi?

Ki öyle. Kendisine Rum diyen ve Rumca konuşmayan bir sürü insan var. Mesela Karamanlılar var. Hıristiyan Türkler bunlar. Kısacası, Rumlar da Rum değil, Ermeniler de Ermeni değil.

Mesela 19. yüzyıldaki araştırmalarda ortaya çıktı ki, kendisine Rum veya Yunan diyen insanların büyük çoğunluğu Arnavut. Yunanistan’da Yunanlaşmış, Helenleşmiş çok Arnavut ve Rumen var. Bütün Balkanlar ve Anadolu böyle. Anadolu’da da hiç Ermenice bilmeyen Ermeniler var. Zazaca konuşan Ermeniler var.

-Anadolu böylesine bir karışımsa… Neden hâlâ ırk çatışmaları yaşıyor Anadolu?

Bu ulus-devlet çok başarılı olmadı açıkçası. İşin acıklı tarafı bu.

Türkiye’de birtakım taşlar zamanında doğru oturtulmamış.

-Hangi taşlar bunlar?

Bu devlet kimin?

Bu toplum kim?

Kimlerden müteşekkil?

Burada kimin en son kertede sözü geçer? Karar verme sürecine kimler katılır?

Bu temel sorulara TC doğru dürüst cevap bulamamış.

Cevap olarak “Türkler” demiş.

Türklerin kim olduğu da kendinden menkul bu arada.

TC projesi, Anadolu’yu Türkleştirmeye çalışmış,

Kürtleri yok saymış, gayrımüslimleri göç ettirmiş falan.

Cumhuriyet’in sentezi buydu. TC projesi, 1980’lere kadar oldukça başarılı gibi görünüyordu.

-Ama sonra ne odu?

Kemalistlerin sentezi buraya kadar tuttu.

-Burası dediğiniz neresi?

Bütün toplumlarda, devlet ve toplum arasında bir pazarlık vardır. En ceberut devlet bile herkesin kafasına sopa indiremez.

Ne o kadar askeri vardır ne de o kadar parası.

Dolayısıyla devletin bir şekilde toplumla pazarlık etmesi gerekir.

-Bizde pazarlık yapılıyor mu?

Bizde de bu pazarlık nesillerdir sürüyor. Kemalizm toplumun karşısına belli bir proje getirip koydu.

Her nesil farklı insanlar bu projeyle pazarlığa oturdular.

1946’da bu proje, San Francisco Konferansı’yla tek partili sistemden çok partili sisteme geçmek zorunda bırakıldı.

Toplumun pazarlık gücü arttı.

Çünkü işin içine demokrasi denen şeytan girdi.

Ve sandıktan Demokrat Parti çıktı.

Sonra başka bir pazarlık derken 27 Mayıs oldu.

Askerler defalarca, doğal olarak oluşmakta olan senteze müdahale ettiler.

Bizim ömrümüzde üç tane darbe oldu. Sonra Refah sandıktan çıktı.

Bu bir geçiş dönemiydi. Ve AKP geldi. Beğenin beğenmeyin,

AKP, TC projesinin açık ve net ürünüdür.

Kemalist devletin projesiyle toplum arasında 80 yıldır süregelen pazarlığın vardığı en son noktadır AKP.

-Pazarlığı kim kazandı?

Valla çok şükür ki galiba toplum kazandı.

-Bugün yaşadıklarımız, geçmişin bize bir mirası mı?

Her zaman öyle ve bu, her toplumda böyle.

Bir politikacı gaf yapıncaya kadar bu ülkede insanlar Dersim katliamından habersizdiler.

-Dersim konusunda tarihçilerimiz bugüne dek niye sessiz kaldılar?

Tarihçilerin günahları o kadar büyük ki…

Dersim bu günahlardan sadece biri…

-Son bir soru… Tarihçiler şu konuda ne diyorlar? Osmanlı’nın Türkleri küçümsediği, kaba saba bulduğu hatta aşağıladığı anlatılır hep. Osmanlı Türkleri neden beğenmiyor?

Osmanlı’nın Türkleri aşağıladığı hiç doğru değil.

Cumhuriyet’in, Osmanlı’yı olumsuzlamak için sonradan uydurduğu bir şey bu.

Kocaman bir palavra bu… (4)

Devam edecek…

-Milliyetçilik cici… Ulusalcılık öcü!

-“Dindar Milliyetçi!” Olur mu?

-Milliyetçilik tutkal mı?

(1-2-3-4) Neşe Tüzel -Selim Deringil, 29 ve 30 Mart 2010 Tarihli söyleşiden alıntılar.

(Korkusuz Tarih, Neşe Tüzel, sahife 109)

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*