Milli Mücadele eksik anlatıldı. Yunan işgalinin amacını çözemeyenlere önemli üç belge (son)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

 

kara fatma orijinal

Verilen üç önemli belgenin ikisi: İngiltere, birisi ABD’ye aittir. Ve doğruluklarının tartışılması kaynakları itibariyle mümkün değildir. Bu belgelerin: Milli Mücadele, Yunan İşgali gibi benzer olayları araştıranlara bir fener, ışık olacağına inanıyoruz.

Aşağıdaki belgeleri okuyanlar, lütfen: I. Dünya Savaşı’nın: 28 Temmuz 1914’te başladığı ve 11 Kasım 1918’de sona erdiğini hatırlamalıdır.

Belge 1:

Kaynak: “MİSÂK-İ MİLLÎ’DEN LOZAN’A” Yazar: Doç Dr. Mustafa Budak, (Sayın Budak, T.C. Başbakanlık Devlet arşivleri Genel Müdür Yardımcısı’dır)

“…İngiltere, Fransa ve Rusya, Üçlü İttifak saflarından ayrılması için İtalya’ya Osmanlı topraklarında daha önceden gözüne kestirdiği yerleri vermeyi kararlaştırdılar.

Bunu da, İtalya’nın da katılmasıyla 26 Nisan 1915’te Londra’da gizli bir anlaşma haline getirdiler…

İtalya’nın ve hem de Rusya’nın toprak özlemlerini gideren İngiltere ve Fransa, bu kez Osmanlı Devleti’nin Ortadoğu toprakları üzerindeki kendi amaçlarını gerçekleştirmeye koyulmuşlardı.

Bu amaçla İngiltere, Nisan-Mayıs 1915’te, konu üzerinde müzakerelerde bulunmak için dışişleri uzmanı Sir Maurice de Bunsen başkanlığında bir komite kurdu, Sözkonusu komite, 30 Haziran 1915’te, hazırladığı bir raporu Dışişleri Bakanlığı’na sundu.

Gerçekte bu rapor, İngiltere’nin Ortadoğu politikası için yeni öngörüler/teklifler getirmekteydi. Bu çerçevede, Osmanlı Devleti’nin taksimini öngören şu dört teklif de hazırlanmıştı: (*)

1-Arap vilâyetlerinin taksiminden sonra Anadolu’da Osmanlı Devleti’nin korunması.

2-Sözde bağımsız fakat, etkili bir Avrupa kontrolü altında Osmanlı Devleti’nin korunması.

3-Daha tutucu olan bu teklife göre, mevcut hükümetin yönetiminde bağımsız bir devlet olarak Anadolu’da Osmanlı Devleti’nin korunması.

4-Osmanlı Devleti’nin tamamen korunmasını öngören federal, adem-i merkeziyetçi bir yönetimin kurulması.

Hiç şüphesiz bu teklifler, 21 Ekim 1915’te Londra’da başlayan İngiltere adına Sir Mark Sykes ve Fransa adına da Charles Francois Picot’un katıldıkları görüşmelerde ele alınmıştı.

Fakat asıl mesele, Osmanlı Devleti’nin Arap topraklarının paylaşılması idi.

Nitekim 16 Şubat 1916’da, taraflar, bu konuda bir anlaşmaya vardılar.

Belge 2:

(1) Tevfik Bıyıklıoğlu, ‘Atatürk Anadolu’da, 1, s.2 (Yazar, Türkiye Cumhurbaşkanlığı genel sekreteri’dir)

(2) T.Bıyıklıoğlu, ‘Atatürk Anadolu’da, sahife .l5

(3) “Osmanlının Tasfiyesi”, Cengiz Yazoğlu,  S.448 (Yazar, Kemal Tahir Vakfı Başkanı’dır)

-“..Lord Curzon’un (Lozan’da İngiltere Heyeti başkanı) muhtırasında, “Türklere de kendi mukadderatlarını tayin hürriyet ve etmeleri hakkı tanınmak ve Türklerin asıl vatanı olan Anadolu’nun Hürriyet ve istiklâli ile toprak bütünlüğü garanti edilmeli, fakat Avrupa’daki yerleri Türklerden alınmalı, İstanbul ve Boğazlar’ın idaresi başkalarına verilmeliydi” deniyordu.

5 Ocak 1918’de Lloyd George, (İngiltere Başbakanı) daha açık konuşarak, “Biz Türkiye’yi başkentinden ve çoğunlukla Türk olan Anadolu’nun ve Trakya’nın zengin ve ünlü topraklarından  mahrum etmek için dövüşmüyoruz,” demişti.” (1)

Calthorpe’un 27 Temmuz (1919) tarihli raporundan: (Calthorpe:Mondros Mütarekesi’ni imzalayan İngiliz komutan)

-“…millî hareketi durdurmak için açıkça harekete geçmek, Türk içişlerine karışmak olacaktır ki, bu da Wilson prensiplerine ve Türk anayasasına aykırıdır. Meclisin İstanbul’da toplanmasına mâni olsak bile, içeride toplanmasını ve ihtimal, Anadolu’da bir müstakil hükümet kurmalarını önlemek elimizde değildir.. (2)

Burada ilginç olan, Calthorpe’un Bandırma gemisi ile Samsun’a çıkanları kastederek “millî hareket” tanımını kullanması ve amaçlarının Anadolu’da “müstakil bir hükümet kurmak” olduğunu söylemesidir. Bu raporun Erzurum Kongresi’nin yapıldığı günlerde verilmiş olması, hareketin ileride alacağı biçimi göstermesi yönünden dikkat çekicidir. (3)

Belge 3:

(1) Hikmet Bayur, Atatürk Hayatı ve Eseri, s.262. (Hikmet Bayur: Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Cumhurbaşkanlığı genel sekreterliği görevinde bulunmuştur.)

Wilson İlkeleri: ABD Başkanı’nın ismi ile anılan bu ilkeler,  8 Ocak 1918’deki ABD Kongresinin ortak oturumunda savaş sonrasında yapılacak barış antlaşmasıyla ilgili görüşleridir.

Bu ilkeler arasında, Osmanlı Devleti ilgili kaydedilenler:

– “Osmanlı Devleti’nin Türk nüfusunun yoğun olduğu bölgelerinde Türklere kesin egemenlik hakkı tanınmalıdır. Türk egemenliği altında bulunan diğer milletlere de kendi kendini yönetme hakkı verilmelidir…”

Buradan, “Tevfik Paşa’nın  (Osmanlı Sadrazamı/Başbakanı) 12 Şubat 1919’da İstanbul’daki Amerikan, İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerine Osmanlı barışı ile ilgili olarak vermiş olduğu Önergenin ana çizgilerini anıyoruz:

(1)Wilson ilkelerinin kabulü.

(2)İstatistikler: Bunlara göre Hüdavendigâr, Aydın, Kastamonu, Konya, Ankara, Adana, Halep, Musul ve Trabzon vilayetlerinde Müslümanlar %85, Rumlar %9 ve Ermeniler %5’tir. Mamuretü’1-aziz, Van, Bitlis, Erzurum ve Sivas vilayetlerinde ise Müslümanlar %79, Ermeniler %16,5 ve türlü unsurlar da %4,5 dur. (1)

Bu üç belge, tespit özetlenerek aktarılırsa:

İngiliz dışişleri uzmanı Sir Maurice de Bunsen, 30 Haziran 1915’te, bir raporu Dışişleri Bakanlığı’na sundu. Raporda:

-Arap vilâyetlerinin taksiminden sonra Anadolu’da Osmanlı Devleti’nin korunması.

-Sözde bağımsız fakat, etkili bir Avrupa kontrolü altında Osmanlı Devleti’nin korunması.

Ve Asıl mesele, Osmanlı Devleti’nin Arap topraklarının paylaşılması idi.

5 Ocak 1918’de Lloyd George, (İngiltere Başbakanı) daha açık konuşarak: “Biz Türkiye’yi başkentinden ve çoğunlukla Türk olan Anadolu’nun ve Trakya’nın zengin ve ünlü topraklarından  mahrum etmek için dövüşmüyoruz,” demişti.”

ABD başkanı Wilson’ın  (8 Ocak 1918’de) Osmanlı Devleti’nin geleceği ile ilgili açıkladı görüşü:

“Osmanlı Devleti’nin Türk nüfusunun yoğun olduğu bölgelerinde Türklere kesin egemenlik hakkı tanınmalıdır. Türk egemenliği altında bulunan diğer milletlere de kendi kendini yönetme hakkı verilmelidir…”

Şimdi tekrar sormak gerekir. Bu durumda, madem Anadolu Toprakları Türklere verilecek ve korunacaktı, o halde  Yunanlılar Anadolu’ya (İzmir’e) neden çıkarıldı?

İngiltere başbakanı ile, ABD Başkanının açık ifadelerine rağmen?

Bunun cevabını okuyanların basiretlerine, elbette derin tarih, siyaset bilgilerine bırakıyoruz.

Sonsöz:

Okumanın, okuyana getirdiği en büyük yarar: okudukça, cehaletini, bilgisizliğini ona hatırlatmasıdır.

 

www.canmehmet.com

Resim: Web ortamından alınmıştır.

Açıklamalar:

 (*) A.I. Macfıe, The Eastern Question 1774-1923,2. Edition, London 1991, s. 59; Mim Kemal öke, Kutsal Topraklarda Siyonistler ve Masonlar, İhanetler, Komplolar, Aldanmalar. Çağ Yayınları, Istanbul 1991, s. 263-264; O. Sander, Anka’nın Yükselişi ye Düşüşü, s. 291-292; David Fromkin, Barışa Son Veren Barış (Modern Ortadoğu Nasıl Yaratıldı 1914-1922), Çeviren Mehmet Harmancı, Sabah Kitapları, İstanbul 1993, s. 137-139; Stefanos Yerasimos, Bunsen Komitesi raporunda, ayrıca, Türkiye’nin Asya topraklarının etnolojik ve tarihî kıstaslara göre, Arabistan dışında, Anadolu, Ermenistan, Suriye, Filistin ve Irak-Mezopotamya gibi beş büyük bölgeye ayrıldığını, İngilizlerin çıkar bölgesi olarak mutlaka, Filistin ile Irak-Mezopotamya’yı alması gerektiğini, buna kuzeydoğuda Kurdistan dağlarının eteklerinden güneybatıda Akabe’ye kadar uzanan Hayfa, Akra, Tedmür ve Deyr-i Zor (Yerasimos, Deyr el-Zor diyor) gibi yerleşimlerin bulunduğu bölgelerin de dahil edilmesinin gerekli görüldüğünü yazmaktadır. Bkz., S.Yerasimos, Milliyetler ve Sınırlar (Balkanlar-Kafkasya ve Ortadoğu), 2. Baskı, Çeviren: Şirin Tekeli, İletişim Yayınları, İstanbul 1995, s. 141-143. (MİSÂK-İ MİLLÎ’DEN LOZAN’A (İdealden Gerçeğe Türk Dış Politikası) Yazarı: Doç Dr. Mustafa Budak, dip notu)

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*