M. Kemal Paşa: “ABD’de olduğu gibi bizde de Cumhurbaşkanını halk seçer!” CHP’ye soruyoruz, “Başkanlık” sistemine itiraz ettiğinizde… (1)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

 

Bilgi eşek yüküdür. Eğer, ondan yeni bir bilgi üretilemiyorsa.

Bilgi eşek yüküdür. Eğer, ondan yeni bir bilgi üretilemiyorsa.

 

CHP’liler, Serbest Cumhuriyet Fırkasını (*) iyi bilirler. Bu partiyi M. Kemal Paşa’nın kurdurduğunu da. Kimilerine göre bu uygulama: “Çok Partili siyasal yaşama geçiş”, kimilerine göre “halkın biriken tepkisini azaltmak”, kimilerine göre de, “M. Kemal Paşa’nın muhalefeti tasfiye harekatı!

Gazi Mustafa Kemal, Paris Büyükelçiliği dönüşünde Ali Fethi Bey’e (Bir siyasi parti) Serbest Cumhuriyet Fırkası’nı (SCF) kurmasını önerir. (12 Ağustos 1930).  Görünüşte “Muhalefet” anlayışında olan yeni parti, kısa sürede geniş bir destek kazanarak (İktidarda olan ve bugünkü ismi ile) “CHP” yönetimini kaygılandırır.

(Görünürdeki) kurucusu Ali Fethi Bey, SCF’nin iktidara ancak cumhurbaşkanıyla (M. Kemal Paşa) çatışarak gelebileceğini kavrar ve bunun ağır sonuçları olabileceği öngörüsü ile (Veya başka nedenlerle) yaklaşık 3 (üç) ay sonra 17 Kasım 1930’da, Dahiliye Vekâleti’ne başvurarak SCF’nin feshedildiğini açıklar.

Ancak ilginçtir, ortada muhalif yoktu. Mustafa Kemal, en yakın arkadaşlarını SCF’ye üye kaydettirdi. Sanal değilse bile yapay bir muhalefet partisi olarak SCF, milletin muhalefetinin adresi olunca SCF kurucuları bile havaya girer gibi oldular.

Muhalefet, CHP ve İnönü’ye karşı belki bir anlam ifade edebilirdi, ancak bunun da temel şartı, muhalefet partisinin iktidar olamayacak daha doğrusu iktidarı sarsamayacak olan SCF’nin sadece iktidar olma ihtimali değildi, Mustafa Kemal’in Cumhurbaşkanlığı da tehlikeye giriyordu, Türk siyasî tarihinde bu noktaya pek temas edildiğini zannetmiyoruz.

Mustafa Kemal, CHP reisiydi, ancak adil bir seçimde CHP’nin meclis çoğunluğunu sağlayamayacağı netleşmişti. Mustafa Kemal, yine cumhurbaşkanı seçilecekse bunu SCF’ye borçlu olacaktı.

Bu, Mustafa Kemal’in kabul edebileceği bir şey değildi. Bu millet kendisinin CHP kurucusu ve reisi olduğunu bile bile SCF’yi iktidar yapacak ve cumhurbaşkanlığını tartışma konusu haline getirecekti.

Bu tartışmanın derecesinin az veya çok olmasının hiç önemi yoktu. Fethi Okyar ve SCF’liler artık Mustafa Kemal tarafından seçilen değil, onu seçen insanlar olacaklardı.

Fethi Okyar; Karabekir, Cebesoy, Orbay gibi eski arkadaşlarından daha basiretsiz olduğunu ispatlayan bir hataya imza atarak tabiri caizse SCF’nin de fişini çekmiş oldu.

Çünkü Mustafa Kemal’e

-“merak etme, biz seni cumhurbaşkanı seçeriz”

diye üst perdeden teminat vermeye cüret etti. SCF hadisesi hakkında en sahih bilgilerin kendisinden sadır olduğu Asım Us, kardeşi Hakkı Tarık Us’la Vakit gazetesini çıkaran, uzun seneler CHP milletvekilliği yapan, Mustafa Kemal’in sofrasından eksik olmayan bir gazeteci-milletvekiliydi. Hem kendisinin hem de kardeşi Hakkı Tarık Us’un SCF’ye geçmeleri Mustafa Kemal tarafından emredilmiş olmasına rağmen her ikisi de bir şekilde CHP’de kalmayı başarmıştı.

Asım Us, hatıratında hadiseyle alakalı hazine kıymetinde bilgiler vermektedir: (1)

-“Bir gün Fethi Okyar’in söylediği bir söz S.C. Fırkası liderinin pek kısa bir zamanda iktidara geçmek ümidine düştüğünü göstermişti. Fethi Okyar Atatürk’e şöyle demişti:

‘Paşam halk efkârı bizi tutuyor. Yeni bir seçimde biz mutlaka ekseriyeti alacağız. Fakat bizim mecliste ekseriyeti alışımız zat-ı devletlerine zarar vermez. S.C. Fırkası da yine zat-ı devletlerini Cumhurbaşkanı seçecektir’.

Atatürk renk vermemişti. Fakat Fethi Okyar’ın bu sözü ona hayli dokunmuştu.

Atatürk Cumhuriyet Halk Fırkasının kurucusu ve hakikî lideri idi. Kendi fırkasına karşı muhalif olarak ortaya çıkan S.C. Fırkası seçimleri kazanırsa onların verecekleri rey ile kendisi Cumhurbaşkanı seçilmek istemiyordu.

Bu sırada bir akşam Atatürk’ün Çankaya’da sofrasında bulundum. O gece rahmetli Akşam Başyazarı Necmettin Sadak da vardı. Atatürk Fethi Okyar’in kendisine söylediği sözleri naklettikten sonra dedi ki:

-Aklınızın bir köşesinde benim bu sözümü iyi muhafaza ediniz. “Fethi Beyin  fırkası seçimlerde ekseriyet alacak ve beni Cumhurbaşkanı seçecekler.

-Olabilir. Fakat ben bunu arzu etmem. Öyle bir zamanda Cumhurbaşkanlığı seçimi usulü değişir. Amerika’da olduğu gibi bizde de Cumhurbaşkanı doğrudan doğruya halk tarafından seçilir.” (2)

Ancak milletin seçimlerde ne yapacağının belli olmayacağını en iyi bilenlerden biri de Mustafa Kemal’di ve onun bu tür konularda riske girmesi pek düşülemezdi. (3)

Devam edecek

-“Partinin kapatılması: Serbest Fırka’nın kurulmasının üzerinden çok geçmeden Limancı Hamdi (Ahmet Hamdi Başar) Ankara’ya giderek Atatürk’e gerici unsurların destek olduklarını, partiye akın ettiklerini, buna hâkim olamayacağını, bu hareketin Atatürk’ün kendisine de karşı olduğunu anlatarak partinin kapatılmasını talep etti. Ahmet Hamdi Başar’ın anılarında, Atatürk “Bu vefasızlık neyin nesi?” diye sorduğunda, Atatürk’e büyük bir nezaket içinde “Halk dışarıda kaldı.” (4) yanıtını verdiği yazılıdır

www.canmehmet.com

Resim:

(*) Cumhuriyet Halk Fırkası: Mustafa Kemal Paşa, Paris Büyükelçiliği’nden dönen Ali Fethi Bey’e,  ‘Serbest Cumhuriyet Fırkası’nı kurmasını önerir. (12 Ağustos 1930). Bu partinin seçilerek iktidara gelemeyeceği düşünüldüğünden,  kısa sürede geniş bir destek kazanması, Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF) yönetimini telaşlandırmasının  yanında Ali Fethi Bey’in, İktidara ancak, cumhurbaşkanıyla (M. Kemal Paşa ile) çatışarak gelebileceğini kavraması ve bunun olası ağır sonuçları nedeniyle; (gerçekte görüntüde -çok partili yaşama geçiş için- kurulmuş olan partiyi, kuruluşundan yaklaşık 3 (üç) ay sonra 17 Kasım 1930’da Dahiliye Vekâleti’ne başvurarak  (Kapatıldığını) feshedildiğini açıklar.

(1) Jön Türklük ve Kemalizm kıskacında ittihatçılık, İsmail Küçükkılınç, Ötüken yayınları, İstanbul-Mart 2016 Sahife:327

(2) Asım Us, Gördüklerim Duyduklarım Duygularım, sahife: 145. (Dip not kaynak: Jön Türklük ve Kemalizm kıskacında ittihatçılık, İsmail Küçükkılınç, Ötüken yayınları, İstanbul-Mart 2016)

(3) Jön Türklük ve Kemalizm kıskacında ittihatçılık, İsmail Küçükkılınç, Ötüken yayınları, İstanbul-Mart 2016

(4) Daha fazlası için bakınız:http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=111374

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*