Kirli olan siyaset mi, insan mı? (1)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

“Öğrenciler kıyma makinelerinde öğütüldü.” Bu Alev Alatlı’nın babası Albay Ertuğrul Alatlı’nın Basın yayın işlerinden sorumlu bir subayın uydurması. Dezenformasyonun dik âlâsı. Bildiri çıktı. Anadolu Ajansı da haber olarak geçti, ‘Öğrenciler kıyma makinelerinde öğütüldü’ diye… Tek araç devlet ajansı… Devlet ajansına güvenmeyip de kime güveneceksin? Kaynak onlar, dabıl çek (çifte kontrol) yapamıyorsun.” Bu konuda da şu dehşetengiz açıklamayı yapıyor (CHP’li bakan Orhan) Birgit: “Ben inandım iddiaya. Sonra baktık ne kıyma var, ne Et Balık Kurumu… (1)

İnsanı güvenilir yapan nedir?

-İnsanlığı, insan olması,

-İnandığı ilkeler, öğretiler,

-Verilen eğitim, gördüğü öğrenim, aile ve çevre kültürü…

Siyasetçiler çoğu kez söz verirler…

-Verilen bu sözler insanları aldatmak…

-Aldatarak bir çıkar sağlamak içindir.

-Gerçeğinde batı anlayışında yalan söylemek siyasetin gereğidir…

.

Günümüzde kazanmak için insanları aldatmak, insancıl, inançlı, dürüst görünmek gereklidir?

-İnsani, yardımsever görüntüler aldatmak için iyi bir kılıftır…

-Hayır! İnançlı görünmek aldatmak için daha etkilidir…

-Kazanmanın dürüstlükle, aldatmakla ilgisi yoktur. Çalışmakla ilgilidir.

.

İnsanların daha fazla kazanmak için araç olarak kullanılmasında mahzur yoktur?

-Kazanmak için her şey mubahtır, yapılmalıdır…

-Kazanmak her şeyden önemlidir, buna ailesi de dahildir.

-Kazanmak merdiven çıkmaya benzer, ancak insanların omuzuna basarak yükselebilirsiniz…

.

Gerçekleri ifade etmek duruma göre değişebilir…

-Mahkemede davası olan çocuğumun kazanması için yalan söylerim…

-Mahkemede kazanmak için gerekirse yalan yere yemin de ederim…

-Bugün çimenleri üstten görmekteyiz, yarın alttan göreceğimiz unutulmamalı, yalan söylenilmemelidir…

Söylenen bir yalana işime gelirse inanır gibi yaparım…

-Söylenenler, çıkarıma hizmet ediyorsa, yalanda olabilir…

-Bana, amaçlarıma hizmet etsin de, isterse kıyamet kopsun…

-Söylenen doğru olmalıdır, İşime gelmesi önemli değil…

Siyasetçiler de her insan gibi gerçeğinde saf ve dürüst insanlardır…

-Siyasetçiler idealist insanlardır. İdealist insanlar başkalarının mutsuzluklarına neden olmazlar.

-İnsanların ideallerine ulaşmaları için yalan söylemeleri normaldir…

– Siyasetçiler de, diğer insanlar gibi kazanmak için tüm araçları kullanabilirler…

İnsan doğarken temiz bir bardak su misalidir…

-Onu iyi bir aile, düzgün bir çevre  ve doğru bir eğitimle, temiz ve saflığını sürdürebiliriz…

-Onu yanlış insanlardan oluşan bir ailede, kötü bir çevrede ve hatalı verilmiş bir eğitimin yanında,  yaşadıklarındaki olumsuzluklar ile  kirletebiliriz…

-Onu doğru edinilmiş ahlaki anlayış ve hesap verme düşüncesi temiz tutabilir…

Sınavlarda hile yapılmış… (Gazetelerden)

İki milyon öğrenci… Dört milyon ana-baba…

Ooh suyundan… Oooh suyundan…

En azından birkaç yüzbin oy gider rakip partinin koynundan…

Yırtarız belki biz de bu oyundan!!!

Ya hu… Biz bir araştırsak, soruştursaydık, konu milyonları ilgilendiriyor…

Vebali bir haksızlık yapılmış ise yapana…

Yapılmamış ise, “yapılmış!” diyene çoktur…

-“Boş ver ve anam!

Makyavel ne demiş?

Kazanmana, dalgana bak!

Ooh Oooh suyundan!”

İndik bir kuyuya….

Çıkar mıyız?

Çıkarız herhalde!

(1) Ben söylemiyorum, ismini “CHP siyasetiyle” yan yana yazdırmış Orhan Birgit söylüyor. Diyor ki (özetle), “27 Mayıs darbesine zemin hazırlayan öğrenci olaylarını biz başlattık.” Birgit’in “biz” dediği, CHP’liler… Kendisi anlatsın: “Ben o sırada CHP Beyazıt İlçe Başkanıydım. Öğrenciler (Nurettin Sözen falan da vardı içlerinde) başka birtakım arkadaşlar geldiler, yardım istediler, ‘Ne yapabiliriz?’ diye sordular. Bizim yaptığımız şu, öğrenciler üniversite bahçesinde oturup direnç gösterecekler, miting yapacaklar tahkikatların kurulmasına karşı. Ancak olaylar kontrolden çıktı.”

Kontrolden çıkmış “olayların” akabinde, “Öğrenciler kıyma makinelerinde öğütüldü” iddiası gündeme gelmişti. Bu iddianın önemli seslendiricilerinden biri de CHP’ydi.

Bu konuda da şu dehşetengiz açıklamayı yapıyor Birgit: “Ben inandım iddiaya. Sonra baktık ne kıyma var, ne Et Balık Kurumu… İddianın kaynağı kim? Alev Alatlı’nın babası Albay Ertuğrul Alatlı. Basın yayın işlerinden sorumlu bir subayın uydurması. Dezenformasyonun dik âlâsı. Bildiri çıktı. Anadolu Ajansı da haber olarak geçti, ‘Öğrenciler kıyma makinelerinde öğütüldü’ diye… Tek araç devlet ajansı… Devlet ajansına güvenmeyip de kime güveneceksin? Kaynak onlar, dabıl çek (çifte kontrol) yapamıyorsun.”

İtirafların tümünü, Aksiyon dergisinde Orhan Birgit’le yapılmış röportajdan okuyabilirsiniz. (Ahmet Kekeç, Sabah, 05.04.2011

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Babamın kıyma makinaları safsatasıyla ilişkilendirilme gayreti tümüyle mesnetsiz
Sayın İdris Gürsoy,

Aksiyon Dergisi’nin 2-10 Nisan 2011 tarihli sayısında, Orhan Birgit’le yaptığınız röportajı ilgi ve ibretle okudum. “Basın mensubu” kimliğinin siyasi amaçlara kalkan edildiğinde ortaya çıkabilen şedid, insafsız ve fitnemeşrep söylemi bir kez daha gözler önüne seren bu çalışmanız için sizi candan kutlarım. Şecaat arz ederken sirkatin söylediğinin de bilincinde olmadığı anlaşılan Birgit’in, rahmetli babam Ertuğrul Alatlı’yı “kıyma makinaları” safsatası ile doğrudan ilişkilendirme gayreti yandaşlarını korumaya dönük olup, tümüyle mesnetsiz ve kötücüldür.
“Kıyma makinaları” safsatası, ilk kez, Istanbul Üniversitesi Rektörü PROF.DR.SIDDIK SAMİ ONAR tarafından, 2 Haziran 1960 günü saat 14:00’te yaptığı basın toplantısında telaffuz edilmiş (bkz. ek 1); MBK’nin 4 Haziran 1960’da kaybolan gençlere dair resmi tebliğinde, “…Şehitlerin gizli yerlere gömüldükleri, ıssız yerlerdeki kuyulara atıldıkları, biz kısmının buzdolaplarına konulduğu ve bir kısmının da hayvan yemi yapılan makinalarda kıyılarak toz haline getirildiği hakkında korkunç haberler alınmaktadır” şeklinde yer almıştır (bkz. ek 3).

Kr. Alb. Ertuğrul Alatlı’nın gıyabında ve bilgisi dışında şekillenen bu resmi tebliğ, Ekrem Acuner, Alpaslan Türkeş, Köksal, Ataklı, Karan, Erkanlı, Baykal ve Solmazer’den oluşan MBK Genel Sekreterliği tarafından yayınlanmış olup, Ankara Radyosu ile Anadolu Ajansına, Kr. Alb. Mithat Ceylan tarafından iletilmiştir. Kr. Alb. Ertuğrul Alatlı’nın MBK’nın bu tasarrufuyla ilişkisi, o tarihte MBK üyesi olmasıyla sınırlıdır. Kendisine mal edilen sözleri hiçbir yerde ve hiçbir şekilde telaffuz etmediği, 5 Haziran 1960’da yaptığı basın toplantısında, kendisine sorulan sorulara MBK sözcüsü olarak verdiği cevapların tasdikindedir (bkz. ek 4).

Kr. Alb. Ertuğrul Alatlı, 27 Mayıs harekatının çekirdek kadrosuna (Yurdakuler, Küçük, Acuner, Kuytak, Okan, Kabibay ve Madanoğlu) 3 Mayıs 1960’da katılmış; 27 Mayıs’a tekaddüm eden hafta içinde harekatın Ege ayağını organize etmiş; 30 Mayıs’ta Ankara’ya dönerek, yedi kişilik Basın ve Propaganda Komisyonunundaki sözcü görevini kıdem üstünlüğü nedeniyle üstlenmiştir. Basın Yayın Genel Müdürlüğünü deruhte etmişliği söz konusu değildir.

Kr. Alb. Ertuğrul Alatlı’nın 12 Haziran1960’da MBK’dan, 12 Ağustos 1960’da Genelkurmay Genel Sekreterliğinden ayrılmış olmasının nedeni, Numan Esin ile Muzaffer Özdağ tarafından hazırlanarak 8 Haziran 1960’da MBK tarafından oylanan “Geçici Anayasa” nın kararlaştırıldığı üzere Resmi Gazete’de yayınlanmayıp yerine, Alpaslan Türkeş’in inisiyatifiyle Prof. Velidedeoğlu, Prof. Kubalı, Doç. Dr. Aksoy ve Amli Artus’a hazırlatılan ve rahmetli Menderes ile ekibine yargılanma yolunu ve hazin sonu açan “1 Numaralı Geçici Kanun” a şiddetle muhalefet ederek, imzalamayı reddetmiş olmasıdır.

Ertuğrul Alatlı’nın ahlâki değerleri, tutarlılığı ve aydın kişiliği, 1982 Anayasasına ve idam cezalarına red oyu veren Kurucu Meclis üyesi olmasının ayrıca tasdikindedir. Birgit’in röportajında yerli yersiz göndermede bulunduğu ablam Alev Alatlı’nın da hatırlattığı gibi, rahmetli babamın 27 Mayıs’ı izleyen elli yıl boyunca “kıyma makinaları” hikayesinin kendisine mal edilmesinden duyduğu üzüntüyü, kimse Şair Eşref’den kadar iyi dillendiremez:

Kabrimi kimse ziyaret etmesin, Allah için

Gelmesin, red eylerim billahi öz kardeşimi.

Gözlerim ebrayı alemden öyle yıldı ki,

İstemem ben Fatiha, tek çalmasınlar mezar taşımı.

En iyi dileklerimle,

Işıl Alatlı

7 Nisan, 2011

Ek 1

Istanbul Gazeteleri

3 Haziran, 1960

Rektör Üniversite Hadiselerini Dava Mevzu Yapıyor

Istanbul Üniversitesi Rektörü, Ord. Prof. Sıddık Sami Onar, dün (2 Haziran,1960) saat 14:00’de Üniversite binasında bir basın toplantısı yapmıştır.

Sıddık Sami Onar: “… Şehitlerin listesini tam olarak tesbit etmek üzere gerek İstanbul dahilinde, gerek taşrada bulunan ailelerden, yüksek tahsil yapmakta olan çocuklarından haber alamayanların bize müracaat etmelerini, yarından itibaren radyo ve gazeteler vasıtasıyla ilan edeceğim. Bazı mezarlıklara kamyonlarla getirilip gömülen talebelerden, buzhanelere konulanlardan, kıyma makinalarında çekilenlerden bahsedilmektedir. Bu iş için Üniversite’de bir teknik kurul teşkil edilmiştir. Ölenler hakkında ileri sürülen rakamlar mübalagalı değildir. Ölenler vardır ve bunların tespitine çalışılmaktadır.”

Ek: 2

Istanbul Gazeteleri

3-4 Haziran,1960

Istanbul 2 (AA) – Istanbul Askeri Emniyet Müdürü Kr. Yarbay Abdülvahit Erdoğan, bugün saat 11:30’da bir basın toplantısı yapmıştır. Gazetelerin sordukları muhtelif sualleri cevaplandırarak, ezcümle şunları söylemiştir.

“Hareketimizde hiçbir gizlilik yoktur. Cesetlerle ilgili bir heyetimiz vardır. Üniversite ile temas halinde tahkikata devam edilmektedir.”

Bundan sonra, İkinci Şube Müdürü Vedat Sokollu söz almış ve şu açıklamayı yapmıştır:

“… En ziyade genç üniversitelilerimize insafsızca ateş açanları ve bunlara kimlerin ve ne sebeple emir verdiklerini tesbitle meşgulüz. Bu iş için de ayrı komisyon kurulmuş bulunmaktadır. Cesetlerin ikişer ikişer gömüldüklerine ve Üsküdar’da beş kişinin yan yana gömüldüğüne ve topraklarının taze olduğuna dair ihbarlar almaktayız. Bütün haberlerin sıhhat derecelerini tahkik etmekteyiz. Buzhanedeki ceset meselesini tahkik etmekteyiz.”

Ek 3

Ulus Gazetesi

4 Haziran,1960

Milli Birlik Komitesi’nin Açıklaması:

Cinayetler Mutlak Meydana Çıkarılacak

Canilerin Ele Geçirilmesi İçin Halkımızın Yardımı İstendi

MBK Başkanlığı’ndan Tebliğ Edilmiştir:

1. Kahraman ve fedakar üniversiteli gençlerimizin 22 Nisan 1960’dan, 27 Mayıs 1960 tarihine kadar hürriyet uğruna yaptıkları masım ve inançlı gösteriler sırasında, nu asil gençliğimize eski hükümetlerce coplarla, kılıçlarla hücum edildiği, hiç müdafaa vasıtası olmayan gençlerin teşkil ettiği kitleler üzerine insafsızca ateş açıldığı, kendilerinin ağır şekilde dövülüp yaralandığı ve birçok gençlerin öldürüldüğü artık muhterem halkımızın malumu olmuştur.

Hürriyet şehitlerimizin tespiti işine Silahlı Kuvvetlerimizin idareyi ele aldığı andan itibaren ehemmiyetle devam edilmektedir.

Bugüne kadar yapılan inceleme ve araştırmalarda birçok ipucu ele geçirilmiştir. Cinayetleri yapanların kendi suçlarını örtmek ve cesetleri yok etmek için akla hayale gelmeyecek canavarca tedbirler başvurdukları anlaşılmaktadır. Şehitlerin gizli yerlere gömüldükleri, ıssız yerlerdeki kuyulara atıldıkları, biz kısmının buzdolaplarına konulduğu ve bir kısmının da hayvan yemi yapılan makinalarda kıyılarak toz haline getirildiği hakkında korkunç haberler alınmaktadır. Aramalara dikkat ve hassasiyetle devam edilmektedir. Korkunç bir vahşetle işlenen bu cinayetler er veya geç mutlaka meydana çıkarılacak ve sayın umumi efkara arz edilecektir.

Cinayetlerin kısa zamanda meydana çıkarılması ve canilerin ele geçirilmesi için sayın halkımızın resmi makamlara ve üniversite tahkik heyetlerine yardımcı olmalarını rica ederiz….

2. Tesbit edilen hürriyet şehitlerimizin ebedi istirahatgahlarına biran evvel tevdi edilmeleri için, Milli Birlik Komitesince şu hususlar kararlaştırılmıştır:

a) Son hadiseler sırasında hürriyet uğruna şehit düşen gençlerimizle, 27 Mayıs’ta Silahlı Kuvvetlerimiz’in yaptığı inkilap hareketinde şehit olan Kara Harpokulu öğrencisi Teğmen Ali İhsan Kalmaz, 10 Haziran 1960 günü Ankara’da yapılacak büyük merasimla Anıt Kabir’in yanında tesis edilecek Hürriyet Şehitliğ’ne gömüleceklerdir.

b) Askeri ve mülki erkan ile üniversitelerin, askeri okulların, vilayet temsilcilerinin ve baroların ve diğer daire ve müessese temsilcilerinin katılacakları bu merasime ait program ayrıca ilan edilecektir.

Ek: 4

Ulus Gazetesi

5 Haziran, 1960

Basın Yayın Genel Müdürü’nün İzahları

Basın Yayın ve Turizm Genel Müdürü Kurmay Albay Ertuğrul Alatlı yerli ve yabancı basın mensuplarının iştirak ettiği bir basın toplantısı yaparak gazetelerin muhtelif suallerini cevaplamıştır.

Sorulan sualleri ve Albay Alatlı’nın verdiği cevapları aşağıda veriyoruz:

S: Cesetler hakkında kat’i malumata sahip misiniz?

C: Bu hususta kat’i bir malumatımız yok. Birkaç komite bu hususta çalışmaktadır. Neticeden emin olduğumuz zaman her şeyi basına aksettireceğiz.

S: Cesetlerle ilgili olarak oldukça vahim iddialar ileri sürülüyor. Fikriniz nedir?

C: Bu hususta pek çok şaiya etrafta dolaşmaktadır. Bizim gizli tutmak istediğimiz hiçbir şey mevcut değildir. Alınan haberleri olduğu gibi halkın dikkatine arz etmek maksadını güdüyoruz.

S: Komite’nin cesetlerle ilgili olarak bu tebliğ yayınlamasındaki maksat nedir?

C: Bu hususta daha fazla malumat verebilecek durumda değilim. Daha evvel de bildirdiğim gibi, halkın arasında birçok şaiya dolaştırılmaktadır. Bir tebliğ yayınlamak zarureti hasıl olmuş olabilir. Fakat evvela komitelerin çalışmalarını hitama erdirmesini beklemek icap eder.

S: Topkapı’da bir ceset ortaya çıkarılmış. Bu hususta malumat verebilir misiniz?

C: Resmi bir tebliğ yapamayız, çünkü şimdiye kadar gayrı resmi olarak haberler bize ulaşmış bulunuyor.

S: Yeniden gizli olarak saklanan silahlar bulunmuş mudur?

C: Sivil savunma için bazı silahların stok edildikleri yerlerin bulunduğunu bilmekteyiz.

S: Seçimler üç aya kadar yapılabilecek midir?

C: Seçimlerden evvelki devreyi kabil olduğu kadar kısa tutmaya uğraşıyoruz ve daha evvel de belirttiğimiz gibi, maksadımız tecelli edecek milli iradeye iktidarı devretmektir.

S: Komite siyasi partilerden birini tutmakta mıdır?

C: MBK hiçbir partiyi desteklememektedir. Yani, komite hiçbir parti hareketine karışmamaktadır. Bizler halkı destekliyoruz ve iktidarı diktatörün elinden almış bulunuyoruz.

S: Ordu’nun elinde sabık hükümetin muhalefeti ortadan kaldırmak niyetinde olduğuna dair bir rapor mevcut mudur?

C: Bu mevzu ile teşekkül edecek olan tahkikat komisyonu alakadar olacaktır. Tahkikat sonunda herşey belli olacaktır.

Değerli Işıl Alatlı, Bir evlat olarak gösterdiğiniz hassasiyeti takdir ediyor ve size kolaylıklar diliyorum. Okuyanlar konu ile ilgili sizin görüşlerinizi de değerlendirecek bir sonuca gideceklerdir. Sağlıcakla kalınız.

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*