Kanal İstanbul, Çin-Amerika Savaşı mı

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Arap sermayesinin ülkemize yatırım yapması; bina, arsa, arazi alması nedense muhalefet partilileri oldukça rahatsız etmiş gözükmektedir. Gerçeğinde, Arap sermayesinin toplam yabancı yatırım içerisindeki miktarı %5-7 seviyesindedir.

***

Çin’in kalkınmasının arkasında, dünyadaki en büyük 500 şirketten yaklaşık 450 tanesinin yatırımlarını Çin’e kaydırması ve Çin’in emek, çevre ve hammaddesinin yok pahasına kullanılması vardır.

Çin, bu süreçte hem insanını eğitmiş hem de tasarrufları ile yeni yatırımlarını finanse etmiştir.

Buna benzeyen ve bizde fazla bilinmeyen bir husus daha vardır.

***

İngilizler, 1600 yılında kurdukları “Doğu Hindistan Kumpanyası” (şirketi) ile, uzun bir süre boyunca (1620-1820 yılları arasında) Hindistan ve Çin’den satın aldıkları mallar karşılığında, İngiliz gümüş ve altınını, Hindistan-Çin’e taşıyarak Hintlileri zenginleştirmiş; işi ve çevreyi öğrendiklerinde de (1821 yılı sonrasında) Hindistan’ı soyarak adeta kurak bir çöle çevirmiş; arkasında da ‘insanları açlıktan ölen  Hindistan ve Çin bırakmışlardır. (1)

* * *

İpek Yolu

İpek Yolu, tarih boyunca (Doğu-Batı arasındaki) Dünya ticaretinin gerçekleştirildiği yollara verilen isimdir.

Ticarete konu olan mallar Avrupa’ya :

– Deniz yolu ile Ege, Karadeniz, Akdeniz limanlarından taşınmıştır.

– Kara Yolu ile de :

1) Trabzon, Gümüşhane, Erzurum, Sivas, Tokat, Amasya, Kastamonu, Adapazarı, İzmit, İstanbul, Edirne güzergâhından,

2) Mardin, Diyarbakır, Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş, Kayseri, Nevşehir, Aksaray, Konya, Isparta, Denizli, Antalya merkezleri üzerinden taşınmıştır ve

3) Ayrıca Erzurum, Malatya, Kayseri, Ankara, Bilecik, Bursa, İznik, İzmit, İstanbul güzergâhının da kullanıldığı bilinmektedir.

Selçuklular döneminden itibaren bu yollar üzerinde hanlar (kervansaraylar) inşa edilmiş, yolların güvenliği (Derbent Teşkilâtı / Güvenlik Örgütü tarafından) sağlanmış, tüccarların her türlü (araç & gereç, güvenlik, yemek, barınma) ihtiyaçlarının karşılanması için yollar üzerinde bin’er hanelik köyler kurulmuştur.

Osmanlı Devleti’nin, İstanbul ve Atina’yı fethettikten sonra paniğe kapılan papalığın önerisi ile İspanyol-Portekiz denizciler coğrafi keşiflere başlamış ve (Osmanlı Devleti’nden geçen) Kara İpek yolu denizlere kaydırılmış, Osmanlı bu değişiklikle büyük ekonomik kayıplara uğramıştır.

Osmanlı Devleti’nde bu süreçten sonra çıkan iç isyanlar, bu ekonomik kayıpların (fakirleşmenin) sonucudur. Ancak, bunlar tarih kitaplarında (Osmanlının karalanması ve) Batılılara şirin gözükmek adına anlatılmaz.

Kanuni”nin Fransız tüccarlara verdiği ticari ayrıcalıklar, (Kapitülasyonlar) : bir keyfiyetin değil, Denizlere kayan ticaretin (İpek Yolu’ndaki ekonomik kayıpların) telafisi için Avrupalı tüccarlara (Fransızlara) verilen bir teşviktir.

* * *

İpek Yolu ve Hızlı Tren

Demiryolu, bugün için bilinen en ucuz taşımacılık çeşididir. Bu nedenle başta Çin olmak üzere Asya ülkeleri Pekin’den başlayıp, İstanbul’da (Londra’da) sona erecek bir demiryolu projesi üzerinde çalışmaktadır.

Bu proje bitirildiğinde ülkemiz, (daha önce Osmanlı Devletinde olduğu gibi) ana ticaret yolu üzerindeki kilit, bir adım ötesinde de “hayati önemi haiz“, vazgeçilmez ülke olacak ve Doğu ülkeleri, ürettikleri mallar ile Batı’nın ticaret merkezlerine en hızlı, güvenli ve ucuz bir şekilde ulaşacaktır.

Bu yolun (Hızlı Tren – Demiryolu projesinin) gerçekleşmesini kim ister, kim istemez ?

İstemeyeceklerin başında elbette Çin’in, Asyalı ülkelerin ve Türkiye’nin yükselmesini, güçlenmesini istemeyen (Amerika, batılı) rekabetçi devletler gelecektir ?

* * *

İpek Yolu ve Petrol Boru Hatları

Ülkemizin topraklarından geçen / geçirilen doğal gaz ve petrol boru hatları da bir “İpek Yolu” kabul edilmelidir. Bu hatların ülkemizden geçmesi, değerimizi, geleceğimizi daha da artırmaktadır.

* * *

İpek Yolu ve Arap / Asyalı Ülkelerin Sermayesi

“Yeni İpek Yolu güzergâhında yer alması öngörülen şehirlerde yeni havalimanları, beş yıldızlı oteller, kongre merkezleri, rezidanslar ve dünya harikası yapılar yükseliyor.
Bu şehirlere yeni milyarderler yerleşiyorlar. Yeni Asyalı milyarderler, New York ve Londra gibi dünya merkezlerindeki gayrimenkul fiyatlarını uçurdular ama kendi ülkelerinden de hiçbir zaman vazgeçmeyecekler. Yeni İpek Yolu, onları ve sermayelerini de geri çağıracak.

Çünkü bu yol üzerinde Londra misali yeni şehirler kuruluyor. Peter Frankopan’ın fikrine göre, önümüzdeki yıllarda, Ceyhan Limanı dünyanın en büyük limanlarından biri olacak.” (2)

* * *

Yukarıdaki bilgilerden anlaşılanları toparlarsak :

– Ülkemiz, ekonomik manada geleceğin en cazip ülkeleri arasında yer alacak,

– Ülkemiz; Almanya, Fransa ve İngiltere gibi bugünün önde gelen devletlerinin  yerini almakla kalmayacak, onları geride de bırakacaktır.

– Arap ve Asyalı sermayenin ülkemize gelmesi, ekonomimiz için hem bir denge unsuru; hem de bizim bileklerimize (batı tarafından uzun yıllar evvel) takılan kelepçeleri çözecek anahtar olacaktır.

* * * 

Ülkemizde bunca (Batılı) yabancı sermaye-yatırım varken, kimler ve neden İslam Ülkelerinin, Arapların Türkiye’ye yatırım yapmasını istememektedir? İstemeyenler:

Türkiye sevdalıları, vatanseverler mi?

-Türkiye’nin rekabetçisi devletleri ve onların yerel borazanları, paralı askerleri midir?

***

İstanbul’da (Kadıköy’de yaşayanlar her gün önünden geçtikleri için bilirler.) bir mezarlıklar grubu vardır. Mezarlığın duvarının üzerinde bakım için yazılan levhadan, orasının bir “Arap Mezarlığı”  olduğu anlaşılmaktadır. (Osmanlı vatandaşları) bu insanlar, bu ülke için çalışmış-şehit olmamış mıdır?

Bu mezarlığın yanında geçenler, içeride bulunan her biri tarihi eser olan işlemeli mezar taşlarının kasıt ve hınçla parçalandığını ve mezarlığın sahipsiz olduğunu göreceklerdir.

Bunların yanında Mustafa Kemal’in Çanakkale Savaşlarında komuta ettiği birliklerde; bir Türk, İki Arap alayı vardır. (*) Çanakkale Şehitliklerini ziyaret edenler, orada İslam davası uğruna şehit düşen Arapların isimlerini okumuşlardır.  

Çanakkale Zaferleri ile gurur duyarız ancak, İslam davası için bizim yanımızda şehit olan bu insanlara (Araplara) vefa borcunu ödemek aklımıza gelmez.

Bir tarafta ülkemizi işgal eden ve lisanlarını ana okullarından itibaren çocuklara öğrettiğimiz işgalci İngiliz-Fransızlar:

Diğer taraftan: İslam, Osmanlı, Hilafet uğruna şehit olmuş ve bu ülkeyi kendi toprakları kabul eden Arap kardeşlerimiz. Düşmanı olduğumuz Arapça.

Kimileri bilmeden, kimileri de kasıtlı olarak ağızlarına sakız ettikleri: “Araplar arkamızdan vurdu!” iddiasının içi de tamamen boştur.

265 Milyon Arap içerisinde ve I.Dünya Savaşı döneminde Osmanlıya ihanet eden bir aşireti  hedef tahtasına yerleştirerek, onların şahsında hem İslam’ı, hem de Arapları kötüleyenler: Bu aşiretin ihanetine Osmanlının yanında çarpışan diğer Arap aşiretleri görmemezlikten gelirler.

Arap-Türk düşmanlığı, çok açık bir İngiliz oyunudur. Dertleri bizi bir araya getirip güçlendirmemek. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliklerinin onlara (İktidarda kalmaları karşılığında) nasıl oyuncak olduğu da ortadadır.

* * *

İstanbul Havalimanı’nın,

Marmaray’ın,

Orhangazi ve Çanakkale Köprüsü’nün, Otoyolların,

Ve Kanal İstanbul’un istenmemesi,

Bunların tüm zorluklara ve engellemelere rağmen yine de gerçekleştirilmesi ;

Gerçekleştirilmesi aşamasında da Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın; Batılı Emperyalistler tarafından hedefe konulması, ona (ülkemize) siyasi-askeri-ekonomik yaptırım uygulanması, darbe üzerine darbe yapılmasının arkasındaki amaç Türkiye’nin büyümemesi, güçlenmemesi ve bu şekilde onlara olan muhtaçlığın devam etmesinin istenmesi vardır. 

“Sözde” müttefik olan bir devletin başkanının açıkça : 

“Erdoğan bunları yaparsa (sözümüzden dışarı çıkarsa) ekonomisini yok ederim !” demesinin arkasında olan da budur.

* * *

İstanbul Havalimanı ; hem İngilizlerin, hem de Almanların hava taşımacılığının geleceği için, en hafifinden “büyük bir pazar kaybı“dır.

Kanal İstanbul” da sadece bir kanal değildir.

– Türkiye’nin tam bağımsızlığının tescili,

– Yükselen Türkiye’nin gücü,

– Türk devlet adamlarının / askerinin / bürokrasisinin / dışişlerinin / halkının kararlılığı,

– Ve Türkiye’nin hem bölgesine, hem de dünya siyaset / ekonomi masasına vurduğu “Ben de varım” yumruğudur.

Sonsöz:

Osmanlı İpek Yolu üzerinden 500 yılda ancak yıkıldı.

-Türkiye, Yeni İpek Yolu üzerinden kısa sürede ayağa kalkacak kalkmaktadır.

KANAL-İSTANBUL, bir su yolu değildir. Bir güç göstergesi, semboldür.

YİĞİT DÜŞTÜĞÜ YERDEN KALKAR.

Çok Yaşa Milletim,

Çok Yaşa Türkiyem.

… 

www.canmehmet.com

KAYNAKLAR :

(*) Cengiz Yazoğlu, Osmanlının tasfiyesi, sh:253 

(1) DÜNYAYI DEĞİŞTİREN ŞİRKET : DOĞU HİNDİSTAN KUMPANYASININ MODERN ÇOKULUSLULUĞU ŞEKİLLENDİRMESİ. Nick Robin. s.238.

(2) http://uzmanpara.milliyet.com.tr/haber-detay/yazarlar/ipek-yollari/89664/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SPAM ENGELLEME SORUSU

*

Next Post

Heykel Sanatı Üzerinden Siyaset (1)

Cum Oca 3 , 2020
Önceki Yazı Sonraki Yazı 21 Temmuz 1929 tarihli The New York Times gazetesinin 47.sayfasında, “Türkler, Kemal’e Bir Kabir Yapmak İçin Para Topluyorlar” başlığı ile verilen haber, aşağıdaki içerikle devam etmektedir : “Türkler, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal öldüğünde, onun bedenini barındırmaya lâyık bir mezar inşaatına katkıda bulunmak için para toplamaya […]

Eğitim

↓