İsrail-Kürdistan (PKK) dosyası; “Büyük Oyun”da nöbet Yahudiler’den sonra Kürtler’de mi (4)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
Güç oyununda tek kural; "Yere düşersen parçalanırsın!"

Güç oyununda tek kural; “Yere düşersen parçalanırsın!”

 

13 Ekim (2012) Cumartesi günü Paris’te, Millet Meclisi’nin Victor Hugo Salonu’nda bir konferans düzenlendi. Konuşmacı,Büyükelçi Dorin. Fransız parlamentosunun çatısı altında düzenlenen “Batı Kürdistan”, yani “Suriye Kürtleri” konferansını açış konuşmasında da görüşlerini olanca açıklığıyla dile getirdi:

Suriye Kürtleri ulusal mücadelelerinde sonuna kadar haklılar. Onların birlik ve dayanışma çabalarına tam destek veriyorum. Suriyeli Kürtler sadece kültürel taleplerle yetinmemeli, Güney’deki (Not: Kuzey Irak’taki) Kürtler gibi yönetim özerkliği için mücadele etmeliler. Kürtler artık başkalarının idaresi altında yaşamaya son vermeli, kendi kendilerini yönetecek duruma gelmeliler...”  (1)

Burada bir mola vererek, Fransızların ünlü komutanı Napolyon’un, 1798’deki  Mısır İşgaline gidiyoruz.

Görülecek olan: Uluslararası güç oyununda hiçbir şeyin değişmediğidir.

Şimdi anlatılacaklar kamuoyunda az bilinenlerdendir.

– “18 yy. da Avrupa’da iki büyük sömürgeci güç vardır: İngiltere ve Fransa. Ve bunlar birbirleriyle amansız rekabet halindedir. O dönemde İngiltere, Fransa’yı Hindistan’dan kovmuştur.

Fransa, Hindistan’dan kovulması işle birlikte büyük bir gelir kaynağından mahrum kalır. Elbette Fransa’da boş durmayacak yeni oyunlar peşinden koşacaktır.

Yapılan uzun vadeli bir planla;  Hem Hindistan, hem de Hindistan’ın giriş kapısı, tahıl ambarı Mısır’ı alınarak, İngiltere’ye darbe vurulacaktır.

Bu gaye ile 5 Mart 1798’de Direktuvar yönetimi Mısır seferi için I. Napolyon Bonapart’ı vazifelendirir.

Bu görev, şöhret düşkünü Napolyon’u çok sevindirir. Napolyon kendisini “Büyük İskender” rolünde görmekte ve İstanbul’u da bu “Yeni İskender İmparatorluğu’nun başkenti olarak düşünerek hayallerini Hindistan’a kadar uzatmaktadır.”

-“Napolyon 400 parçalık donanması ile 1798’de denize açılır. İskenderiye sahillerine inen Napolyon’un maiyetinde; 40.000 asker, 40 general vardır…

Fransızları suyun dibinde olsalar yine bulacağım” diyerek aylardan beri Akdeniz’de dolaşmakta olan İngiliz Amirali Nelson. Sonunda 400 parçalık Fransız donanmasını Ebûkir Koyu’nda yakalayarak kıstırır ve hepsini yakar (14 Ağustos 1798).

Gemilerinin yakılması Napolyon’u çok sarsar. Çünkü Mısır’a hapsolmuş durumdadır. Uzun bir müddet burada kalacağı için köklü tedbirler alıp, halkla iyi geçinmek zorundadır. Bu çerçevede Müslümanlara sempatik görünme taktiklerine başlar.

Hz. Muhammed (sav)’in velâdetinin yıldönümünde büyük mevlit alayları tertip ettirir. Kendisi de şark usulü elbise giyerek başına sarık sarar. Bununla da kalmayıp Müslüman olduğunu ilan eder.

Ancak, “Mısır’a çaresiz olarak hapsolan Napolyon için durumunu sağlamlaştırmaktan başka yol yoktur. Fakat bunun için de herşeyden önce Suriye’ye sahip olmak gerekmektedir. Çünkü Suriye; Akdeniz çevresindeki Mısır, Anadolu, Arabistan. Irak gibi dört büyük beldeyi coğrafi bir merkez olarak birbirine bağlarken, bu bölgeler arasındaki ulaşım ve ticaret bağlantısını da yapacak tek mevki durumundadır.

Bunun yanısıra stratejik olarak da değeri büyüktür. Bu bölgeye sahip olacak herhangi bir devlet öteki devletlerin sömürgeleri ile olan bağlantılarını kesebilecek konumdadır …

Fransızlar, ardında kanlı izler bırakarak 15 Mart’ta Suriye seferinin kilit noktası olan Akka’yı muhasara ederler. Fakat şehrin alnında ta Selahaddin Eyyubî devrinden kalma bir kahramanlık damgası vardır. Bir vakitler üçyüzbin kişilik haçlı ordusunun perişan olduğuna şahit olan şehrin eskimiş kale duvarları, yeni bir destana şahit olmaya hazırlanmaktadır. Kalede, şehadet soluklamaya hazır bekleyen seksenlik polat sineli bir ihtiyar vardır: Cezzar Ahmet Paşa…

“… Napolyon, olanca kuvvetiyle saldırır. Fakat ihtiyar Arslan metanetle kaleyi savunur. Oysa bu şöhret müptelası Fransız, kaleyi yirmi dört saat içinde ele geçirmeyi planlamıştır.

Napolyon Akka’da ilk raundu kaybedince civardaki emir ve beylere, Hıristiyan ve Yahudi ileri gelenlerine mektuplar yazarak yardımlarını ister:

Vahhabilerin kurucusu Abdulvahhab’a,

– Mekke şerifi Galip bin Musaid’e,

-Maskad İmamı’na,

-Dürzi Emin Beşir’e,

-Maruni ve

-Yahudilere yazdıkları mektuplardan olumlu cevap alamaz.

Hatta 22 Mayıs 1799’da Moituer Üniversel gazetesine verdiği bir ilanda da bütün Avrupa, Asya ve Afrika Yahudilerini Fransız ordusuna gönüllü asker olarak katılmaya çağırmakta, buna karşılık da Filistin’de bir Yahudi devleti kuracağını vadetmektedir…

Özetle Fransa, El (Osmanlının) kesesinden Yahudilere yurt vadetmektedir.

Okuyanın dikkatini;“Araplar arkamızdan vurdular!”  Kurgusunda başrolde olan  Vahhabiler’le Batının dirsek teması 1900’lerin başında değil, 1799’larda, Vahhabiler’e gönderilen mektup (Bugünkü Suudi Arabistan yönetimi) çekecektir. Gerçeğinde,“Vahhabilik” mezhebinin oluşumunda  İngilizler ’in parmağı olduğudur. (2)

Yıl 1799,  Fransız Komutan Napolyon, içerisinde bulunduğu zor durumdan kurtulmak için kimleri ayaklandırmaktadır?  

Vahhabilerin kurucusu Abdulvahhab’ı,  Mekke şerifi Galip bin Musaid’i, Maskad İmamı’nı, Dürzi Emin Beşir’i, Maruni ve Yahudileri…

Yıl 2012, Fransız Büyükelçi, ülkesi adına Suriye’yi kaybetme endişesi karşısında kimlere davetiye çıkarmaktadır?

Suriye Kürtleri ulusal mücadelelerinde sonuna kadar haklılar. Onların birlik ve dayanışma çabalarına tam destek veriyorum. Suriyeli Kürtler sadece kültürel taleplerle yetinmemeli, Güney’deki (Not: Kuzey Irak’taki) Kürtler gibi yönetim özerkliği için mücadele etmeliler. Kürtler artık başkalarının idaresi altında yaşamaya son vermeli, kendi kendilerini yönetecek duruma gelmeliler...”

Bir mesele daha ne kadar açık yazılabilir?

-Tarih tekrar –tekerrür- eder mi?

-Eder… Özellikle de ders almayan aptallar için.

www.canmehmet.com

Resim; enerjienstitusu.com

Kaynaklar;

(1)Yazının tamamı için bakınız; (Erdal Şafak-Sabah gazetesi) http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/safak/2012/10/16/picot-ve-dorin

(2)Daha fazlası ve kaynaklar için bakınız; http://www.canmehmet.com/anglosaksonlar-mukemmel-bir-zamanlama-ile-yahudilere-devletlerini-kurarlar-3.html

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*