İslam’da kadın ve dayak

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Yanımda sen olmadığında, senin gibi benimde bir yanım her zaman eksik kalacaktır.

Bilmemek tehlikeli değildir. Asıl tehlikeli olan bilmediğini bilmemektir. Eğer, Kuran, Musevilik ve Hıristiyanlığı güncellemek için gönderilmeseydi, bakınız bugün insanlık özellikle de kadınlar ve köleler ne durumda olacaktı?

Çoğunluğun sık sık seslendirdiği, ancak gerçek fazlaca bilinmediği için,

İslam, Kadının dövülmesini öğütler!” manasında bir kanaat vardır.

Gerçeği öğrenmek adına önce  ‘Veda Hutbesi‘nde konu ile ilgili bölümü verelim;

VEDÂ HUTBESİ

(8 Mart 632 Cuma)

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Vedâ haccında, Cuma günü zevâlden sonra Kasvâ adlı devesi üzerinde, Arafat Vâdisi’nin ortasında 124 bin Müslümanın şahsında bütün insanlığa şöyle hitab etti:

“Hamd Allah’a mahsustur. O’na hamdeder, O’ndan yardım isteriz. Allah kime hidâyet ederse, artık onu kimse saptıramaz. Sapıklığa düşürdüğünü de kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki; Allah’dan başka ilâh yoktur. Tektir, eşi ortağı, dengi ve benzeri yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed O’nun kulu ve Rasûlüdür.”

…Ashabım! Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmutallib’in oğlu (amcam) Abbas’ın faizidir. Lakin anaparanız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.

…Ey insanlar! Muhakkak ki, şeytan şu toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız.

Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah’ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah’ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınızı; yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evlerinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onları yataklarında yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

…Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah’tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O’ndan en çok korkanınızdır. Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah’ın kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz.  Kimse kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz. (Veda hutbesi’nin tamamı için;Diyanet Başkanlığının web sitesine bakabilirsiniz.)

Şimdi kadınlar ile ilgili kısmı biraz açalım,

-“Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah’ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah’ın emriyle helal kıldınız.

Ne vurgulanmaktadır?

Kadınlar size Allah’ın emanetidir.

-“Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınızı; yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evlerinize almamalarıdır.”

Ne vurgulanmaktadır?

Kadınların ve erkeklerin karşılıklı hakları vardır. (Kimse diğerine göre aşağıda ve yukarıda değildir)

Başka;

-“Yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evlerinize almamalarıdır.”

– Bu ifadelerde kastedilenler için, İslam öncesi  döneme dönmemiz gerekmektedir.

– O dönemler, “Yatağın çiğnendiği ve evlerin dışarıya açık olduğu” dönemler midir?

O dönemlerin diğer özellikleri?

Kız çocukları diri diri toprağa gömülmektedir...

Başka;

Özellikle kadınlar (insanlar) mal gibi alınıp satılmaktadır...

Başka,

Zenginlerin yanında çalışanların, ağır işkencelere uğraması, sakat kalmaları hatta, basit nedenlerle öldürülmeleri, sıradan olaylardandır.

Başka,

Kadın (bugünün anlayışı ile evli olmasına rağmen) doğurmadan aileye alınmamaktadır…

Başka,

Kadınlar ve kız çocuklara değer verilmemekte, Kocanın ölen kadın, tam bir yıl matem tutmak zorundadır.

Başka,

Bazı cariyelerin sahipleri, onları fuhşa sevk etmekte, Kadınların namusuna saygı gösterilmemektedir.

Başka,

– (İslam öncesi) Araplar nikah hususunda yaptıkları en kötü şeylerden biri de, üvey anneleriyle evlenmektedirler. Bir Arap, karısını boşar veya ölürse, bu adamın büyük oğlu bu kadınla evlenmek istediği zaman elbisesini o kadının üzerine atarak onunla evlenebilmektedir.

Kaldığımız yerden devamla;

-“Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onları yataklarında yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

Bunlar ne anlama gelmektedir?

İslam dininin tebliğindeki ilk günler, içki (yaygın alışkanlık nedeniyle) ancak bir süreç içerisinde yasaklanır. Kölelikte, (o dönemde büyük bir gelir kapısı ve servet ölçüsüdür)  günün şartlarına göre birden kaldırılmayacağı için, kölelik ilk adımda olabildiğince zorlaştırılmış, esirler, aileden birisi ölçüsünde değerli kılınmıştır.

Peki, O dönem Bugün “Medeni” dediğimiz Batı, Avrupa nasıldır?

– Kadınların “Cadı” Suçlamaları ile fırınlarda yakıldığını ifade edersek herhalde başka bir anlatıma gerek kalmayacaktır.

**

Kadın;

Kadın ve kokulu güllerin bir ortak özellikleri vardır; İkisi de sevgisiz-soğuk ortamlarda açmazlar ve o mis kokularını içlerine hapsederek etraflarına yaymazlar…

Açmamış her kadın bir cam fanusunun içinde sadece bir görüntüdür. Kokusuz ve donuk…

-“Hakkını helal et!”

– İslam anlayışında her vefat eden için, defnedilmeden evvel (musalla taşının üzerindeyken) üç kez tekrar edilerek helallik istenir;

Hakkınızı helal ediniz… Hakkınızı helal ediniz… Hakkınızı helal ediniz…”

İnanan bir insan üzerinde diğerine ait  maddi-manevi bir hak ile ebedi aleme, yolculuğa  gidebilir mi?

İki Cihan güneşi Hz. Muhammed (s.a.v.) Kadın konusunda inananları nasıl uyarmaktadır?

“Kadınlar size Allah’ın emanetidir.”

Rahmet Peygamberi, Kadınlarla ilgili  akıl sahiplerine daha ne demelidir?

 

Resim;www.kursatsenturk.com’dan alıntıdır.

 

 

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*