‘İslam Şehri’, Heyhat ! İslam’ı ve İslam Medeniyeti’ni Cambridge’den mi öğrenecektik ? (1)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
Kişi için tehlikeli olan; bilmemek değil, bilmediğini bilmemektir.

Kişi için tehlikeli olan; bilmemek değil, bilmediğini bilmemektir.

İngiliz Cambridge Üniversitesi’nde (*) 19-23 Temmuz 1976’da İslam Medeniyeti konulu bir Kolokyum düzenlenir. Akabinde de konuşmacıların tebliğleri Unesco tarafından bir kitap haline getirilir. (**)

Bu yazı dizisinde, kitap haline getirilmiş bu eserden alıntılar da yapılarak, aralarında, Fransız, İngiliz, İspanyol ve İsviçreli ilim insanlarının da olduğu araştırmacıların,  hem İslam, hem de İslam Medeniyeti ile ilgili tespitleri ve görüşleri aktarılacaktır.

Bölümün en sonunda, 1882’de, Mısırlı Ali Mübarek tarafından yazılan, “Alemu’d-Din” isimli eserden, “İslam Medeniyeti aydınlığını neden devam ettirmedi?” Konusundaki ilginç tespitlerine yer verilecektir.

Bu toplantıda tebliğ sunanlar arasında (ne yazık ki, bildiğimiz kadarı ile)  Türkiye’den bir ilim insanı yoktur. Ki;

Osmanlı İmparatorluğu, altı yüz yıl boyunca, İslam Medeniyeti’ne ve Hilafet kurumu’na hizmet etmiştir.

Bunun yorumunu okuyanlara bırakıyoruz.

Bu konuda elbette bilgimizin ve yeteneğimizin yeterli olmadığını biliyor, İslam ve Medeniyeti hakkında aktardıklarımızdaki eksikliklerimizden dolayı okuyanların hoşgörülerine sığınıyoruz.

Başlarken…

Çok ileri bir medeniyet nasıl oldu da,

Kendisi ile hiçbir şekilde bağdaştırılamayan ifadelere muhatap olabildi?

İslam’da ilk (Vahiy) emrin,“OKU/DÜŞÜN!” Olmasına;

Hz. Muhammed’e (sav), İlâhî tebliğdeki görevinin, eğitim-öğretimden ibaret olduğu bildirilmesine;

Kuran’ın;

-“Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah mü’minlere büyük bir lütufda bulunmuştur.”(1) denilmesine;

Hz. Peygamber’in (sav);

-“Allah beni bir muallim olarak göndermiş bulunuyor.”(2) ifadesine;

-“10 Müslümana okuma yazma öğreten esirler azat edileceklerdir!” işaretine;

Hz Ali’nin, Eğitimin ve öğretmenin önemini belirletmek için;

-“Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum!” Demesine rağmen.

İslam ve İslam Medeniyeti’nde İlim ve Âlimler;

-“Alimler ve ilimle uğraşanlar, Hz. Peygamber’in, (sav) Halifeleridir.”

-“Âlimler, yeryüzünün kandilleri, Peygamberlerin halifeleri, benim ve diğer Peygamberlerin vârisleridir.”

-“Kıyamet gününde âlimlerin mürekkebi ile şehitlerin kanı tartılır, âlimlerin mürekkebi şehitlerin kanından ağır gelir.”

-“Âlimlere tabi olun! Çünkü onlar, dünya ve ahiretin ışıklarıdır.”

-“Âlimler, kurtuluş yolunu gösteren birer rehber ve kılavuzdur.”

-“Âlime hürmet eden, bana hürmet etmiş, onu ziyaret eden beni ziyaret etmiş olur.”

-“Ya âlim, ya öğrenci, ya dinleyici veya bunları seven olun. Yoksa helak olursunuz.”

-“Âlimler, dünyada Peygamberlerin halifeleridir, ahirette ise şehitlerdendir.”

-“Âlimler olmasaydı, insanlar helak olurdu.”

-“Bilmediklerinizi salih (âlim)lerden sorup öğrenin!”

-“Salih âlim ile nebi arasında bir derece fark vardır. O da nebilik makamıdır.”

-“Âlimlerin ihtilafları, farklı ictihadları rahmettir.”
-“Âlim olmayan veya ilim öğrenmeye çalışmayan bizden değildir.”

-“Âlim ile beraber olun, diz dize oturun. Çünkü Allahü teâlâ, yağmurla ölü toprağı dirilttiği gibi, ölü kalbleri de ilim nuru ile diriltir.”

-“Allahü teâlâ, sizden ilmi almak için ilmi ile amil olan âlimleri kaldırır. Cahiller kalır. Dinden sual edenlere, kendi akılları ile cevap verip, insanları doğru yoldan ayırırlar.”

-“Bir âlim ölünce, İslam da bir gedik açılmış olur ve kıyamete kadar kapanmaz.”

-“Bir âlimin ölmesi, bir şehir halkının ölümünden daha büyük ziyandır.”

-“Ahir zamanda, âlimler ölür, cahiller din adamı yerine geçirilir. Onlar da bilmeden yanlış fetva verir, kendisi sapar, başkalarını da saptırır.”

-“Âlimin sohbetinde bulunmak, bin rekât nafile namazdan üstündür.”(3)

 

Resim; http://www.ademyakup.com/teror/teror2.html’dan alınmıştır.

Devam edecek…

Konuşmacıların anlattıkları ile cevap bulacak sorulardan bazıları;

-İslam, İnsan, Kadın ve İşçi hakları kapsamında neler getirmiştir?

-Diğer inanç sahipleri İslam ülkelerinde hangi şartlarda yaşamışlardır?

-İslam’da, eğitim, üretim ve ticaret alanındaki kurallar nedir?

-Bir Barış, Merhamet ve kardeşlik dini olan İslam bugün neden farklı şekilde seslendirilmektedir?

Namaz ve Hac’da bir arada olmak, saf tutmak  ne anlama gelmektedir?

Cami’ler ilk günlerdeki işlevlerini ne zaman ve nasıl kaybettiler?

-İslam’da neden bir “Hükümdar!” anlayışı yoktur.

-Müslümanların yaşamındaki,  ışıkları, rehberleri Kuran ve  Hadislerin yanında, “İcma” (****) nın yeri ve önemi nedir? Ve bugün neden uygulamada yoktur?

 

Açıklamalar;

(*) Cambridge Üniversitesi (İngiltere); Üniversite özellikle ünlü bilim adamlarını yetiştirmesiyle ünlüdür. Isaac Newton, Charles Darwin, William Harvey, Paul Dirac, J. J. Thomson, Ernest Rutherford, Jane Goodall, James Clerk Maxwell, Francis Crick, Alan Turing, Stephen Hawking bunlardan bazılarıdır.

(**) World of Islam Festival Trust’ün düzenlediği İslam Şehri Toplantısı, Unesco’nun himayesinde İngiltere’de Cambridge Üniversitesi’nin Doğu Bilimleri Fakültesi’nde yer alan Orta Doğu Merkezi’nde yapıldı. Konuşmalara Müslüman ülkelerden ve Avrupa’dan önemli uzmanlar katıldı ve çalışmalar bu kitapta bir araya getirildi.

(***) Kolokyum nedir? “Belirli bir konuyu aydınlatmak amacıyla, bilim adamı ve araştırıcıların bir araya geldikleri ve konunun bir bilim adamı ya da ekip tarafından sunulduğu ve tartışıldığı toplantıdır.”(turkceciler.com)

İslam Şehri”, İslam Medeniyeti’nin konu edildiği Kollokyuma katılan ilim adamları ve tebliğ sundukları konular;

-Dinî Kurumlar/ Jean-Louis Michon, Fransa

Hukukî Kurumlar/ Muddessir Abdürrahim, Sudan

-Hükümet Kurumları/ Abdulaziz Durî, Irak

-Eğitim Kurumları/ Hişam Naşabî, Lübnan

Fiziki Plan/ Nikita Elisseeff, Fransa

-Pazarlar/ Pedro Chalmeta, İspanya

-Arabistan’da Toplumsal Tabakalaşma/R. B. Serjeant, İngiltere

-San’a/ Paolo M. Costa, İtalya

-Fez/ Titus Burckhardt , İsviçre

-Halep/Afif Bahnassi, Suriye

-Ali Mübarek’in Modern Vizyonu/ B. F. Müsellem, Lübnan

(****) İcma nedir? “Eshab-ı kiramın söz birliğine icma denir. Bir şeyi, Eshab-ı kiram, sözbirliğiyle bildirmediyse, Tabiinin sözbirliği bu şey için icma olur. Tabiin de bu şeyi sözbirliğiyle bildirmediyse, Tebe-i tabiinin sözbirliğiyle bildirmeleri, bu şey için icma olur, çünkü bu üç asrın âlimleri yani müctehidleri, hadis-i şerifle övülmüştür. Bunlara Selef-i salihin denir.(S. Ebediyye) Daha geniş bilgi için bakınız;  http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=727

Kaynaklar;

(1) Âl-i İmrân Sûresi 164.

(2) İbn Hanbel, III, 328; İbn Mâce, I, 17 (3) (Kaynak; http://www.sorularlaislamiyet.com/m/index.php?oku=183118

(3) http://www.ilahi.org/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=24784; Hadis ve aktarıcılar sırası ile; (Suyûti, el Câmiu’s Sağir, nr 10026; İbn Abdilberr, Câmiu Beyâni’l- İlm, nr. 139.;Ebu Nuaym;Deylemi; İbni Adiy; İ. Neccar;İ. Rafii; Beyheki; Hatib ; İ. Maverdi; Taberani ; R. Nasıhin ; Beyheki ; Deylemi; Taberani ; Buhari ; İ. Süyuti; Taberani ; Buhari ; İ. Gazali)

826 Toplam Ziyaretçimiz 1 Günlük Ziyaretçimiz

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*